ÇEVRE - 29 Nisan 2025 Salı 10:36

Elektronik gemi denetim sistemiyle Antalya körfezinde 124 gemiden kaçak deşarj tespit edildi

A
A
A
Elektronik gemi denetim sistemiyle Antalya körfezinde 124 gemiden kaçak deşarj tespit edildi

Antalya Büyükşehir Belediyesi, Akdeniz’in doğal zenginliklerini korumak için su üstünden su altına kadar çok yönlü temizlik ve denetim çalışmaları yürütüyor. Antalya’da dere ağızlarına kurduğu kapanlarla haftada 65 kilogram deniz çöpünün denize ulaşmasını önlerken, Türkiye’de ilk kez devreye aldığı Elektronik Gemi Denetim Sistemi sayesinde 5 Temmuz 2023’ten bu yana 124 deniz aracına kaçak deşarj nedeniyle ceza uyguladı. Başkan Danışmanı Lokman Atasoy, Beşgöz Deresi’nden Göynük Çayı’na kadar 52 kilometrelik sahil bandında, 20 optik ve 20 termal kamerayla tam hakimiyet sağladıklarını vurguladı.


Elektronik Gemi Denetim Sistemi Türkiyede ilk


Yaklaşan yaz sezonu öncesi Dünya Sağlık Örgütü’nün değerlerine, Avrupa Birliği yüzme suyu standartlarına ve Mavi Bayrak kriterlerine göre temiz bir deniz için kolları sıvayan Antalya Büyükşehir belediyesi çalışmalara hız verdi. 2020 yılında kurulan Deniz ve Kıyı Yönetimi Şube Müdürlüğü, 25 uzman personel ve oluşturulan deniz araçları filosuyla denetimlerin güçlendirildi.


Türkiye’de ilk kez Antalya’da uygulamaya konulan Elektronik Gemi Denetim Sistemi ile yaklaşık bir buçuk yılda 124 deniz aracına kaçak deşarj nedeniyle cezai işlem uygulandı. Hayalet ağlara karşı başlatılan "Denizleri Ağlatmayın" projesiyle 8 noktada konteynerler yerleştirdi ve şimdiye kadar 5 bin 850 kilogram hayalet ağ toplandı,derelerden gelen çöpler için kapan kuruldu.


Örnek çalışma


Antalya Büyükşehir Belediyesi, Akdeniz’in korunması amacıyla hayata geçirdiği projelerle Türkiye’ye örnek oluyor. Belediye Başkan Danışmanı ve Çevre Yüksek Mühendisi Lokman Atasoy, Antalya Körfezi’nde deniz temizliğinin korunmasına yönelik yürütülen çalışmaları anlattı.


Atasoy, denizlerin turizm, balıkçılık, ulaşım ve yaşam açısından taşıdığı önemi vurgulayarak, "Aldığımız nefesten ikisinden birini denizlere borçluyuz. Antalya için bu kadar önemli olan bir doğal zenginliği korumak için elimizden gelen bütün gayreti gösteriyoruz" dedi.Antalya Körfezi’nde 81 noktada, Sağlık Bakanlığı’nın da 640 kilometrelik kıyı bandında düzenli su numuneleri alındığını belirten Atasoy, tüm analiz sonuçlarının yüzme alanları için uygun çıktığını söyledi. "Dünya Sağlık Örgütü’nün değerlerine, Avrupa Birliği yüzme suyu standartlarına ve Mavi Bayrak kriterlerine göre temiz bir denizdeyiz" diyen Atasoy, bu temizliğin korunmasının büyük bir sorumluluk olduğunu ifade etti.


Deniz ve Kıyı Yönetimi Şube Müdürlüğü kuruldu


Lokman Atasoy, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in öncülüğünde 2020 yılında Deniz ve Kıyı Yönetimi Şube Müdürlüğü’nün kurulduğunu, 25 uzman personel ve oluşturulan deniz araçları filosuyla denetimlerin güçlendirildiğini kaydetti. Atasoy, "Atık alım gemisini, deniz süpürgesini ve Suculot kesme teknelerini Antalya’ya ilk biz getirdik. Şu anda termal kameralı ve gece görüşüne sahip denetim teknemizle Akdeniz’i koruyoruz" dedi.


2024 yılı itibarıyla deniz süpürgesiyle yaklaşık bin 850 kilogram deniz çöpü toplandığını belirten Atasoy, deniz suyu numunesi alan teknelerin de düzenli olarak çalıştığını söyledi.


Elektronik gemi denetim sistemiyle 124 cezai işlem uygulandı


Çevre Yüksek Mühendisi Lokman Atasoy, Türkiye’de ilk kez Antalya’da uygulamaya konulan Elektronik Gemi Denetim Sistemi hakkında da bilgi verdi. Sistemin 2023 yılında, Kaputaj Bayramı haftasında 5 Temmuz’da hizmete alındığını belirten Atasoy, yaklaşık bir buçuk yılda 124 deniz aracına kaçak deşarj nedeniyle cezai işlem uygulandığını söyledi.


Atasoy, "Deniz araçlarından kaynaklanan kirliliğin tespiti takdir edersiniz ki çok zor. Yani gece kaçak deşarj olabilir, gündüz olabilir ve bu anında bir müdahale gerektiriyor" dedi. Elektronik Gemi Denetim Sistemi sayesinde hızlı müdahale imkânı sağladıklarını vurgulayan Atasoy, uygulamanın büyük bir caydırıcılık etkisi oluşturduğunu da kaydetti.


20 adet 40x optik büyütmeli PTZ kamera ve 20 adet otomatik obje tanıma özellikli termal kamerayla körfezin izlenildiğini belirten Atasoy, sistemin doğuda Beşgöz Deresi’nden batıda Göynük Çayı’na kadar olan alanı kapsadığını ifade etti. 90 deniz mili menzilli suüstü radarı ve otomatik tanımlama sistemi (AIS) desteğiyle toplam 52 kilometrelik sahil bandı ve 340 kilometrekarelik deniz alanında tam hakimiyet sağladıklarını aktaran Atasoy, Antalya kıyılarının tamamını kapsayacak şekilde sistemin genişletilmesinin planlandığını söyledi.


Hayalet ağlar toplanıyor, geri dönüştürülüyor


Denizlerde avlanmaya devam eden hayalet ağlara karşı başlatılan "Denizleri Ağlatmayın" projesinden de söz eden Atasoy, 8 noktada konteynerler yerleştirdiklerini ve şimdiye kadar 5 bin 850 kilogram hayalet ağ toplandığını aktardı. Atasoy, "Bu ağları geri dönüştürerek balıkçı kasası ve şamandıra gibi ürünlere dönüştürüyoruz" diye konuştu. Bu çalışmalarla Antalya Büyükşehir Belediyesi, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’ndan KÖK ödülüne layık görüldü.


Derelerden gelen çöpler için kapan kuruldu


Atasoy, derelerden denize taşınan çöpleri engellemek için Arapsuyu 1 ve 2 derelerine atık kapanları kurduklarını belirterek, haftada 65 kilogram deniz çöpünün bu şekilde denize ulaşmadan toplandığını söyledi.


Konyaaltı sahilinde 3 adet insansız cankurtaran


Antalya’nın, 233 mavi bayraklı plajıyla dünyada en fazla mavi bayraklı plaja sahip kent olduğunu vurgulayan Atasoy, "Bu bir tesadüf değil. 36 merkezi arıtma tesisimiz, güçlendirilen kanalizasyon hatlarımız ve derin deniz deşarj yatırımlarımız sayesinde bu başarıyı sağlıyoruz" ifadelerini kullandı.


Ayrıca, Konyaaltı sahilinde 3 adet insansız cankurtaran aracıyla güvenliği artırdıklarını belirten Atasoy, iklim değişikliğinin de deniz üzerindeki en büyük baskı unsurlarından biri haline geldiğini söyledi. Aslan balığı ve balon balığı gibi istilacı türlere karşı kamuoyunu bilinçlendirdiklerini ve avcılık etkinlikleri düzenlediklerini aktardı.


Yapay resif projesi başladı


Akdeniz Üniversitesi ve Tarım ve Orman İl Müdürlüğü iş birliğiyle Antalya Körfezi’nde balıkçılığı zenginleştirmek amacıyla yapay resif projesine başladıklarını duyurdu. Atasoy, "Balıkların hem üreyebileceği, hem yaşayabileceği hem de güvenli şekilde popülasyonlarının artırılabileceği yapay alanlar oluşturuyoruz. Belirli bir noktada demo çalışmaları yapacağız ve ardından elde edilecek bilimsel verilere dayanarak projeyi kamuoyuyla paylaşacağız" dedi.Atasoy, çevre bilincinin artırılması amacıyla "Plajına Sahip Çık" kampanyaları, sahil temizliği etkinlikleri ve çevre eğitim merkezinde yürütülen çalışmalardan da bahsetti.


Boğaçay’da bilimsel temizlik çalışmaları yürütülüyor


Antalya Büyükşehir Belediyesi Deniz ve Kıyı Yönetimi Şube Müdürü Mustafa Yıldırım ise Boğaçay’daki çalışmalar hakkında bilgi verdi. Boğaçay’ın ekolojik ve kıyı koruma açısından önem taşıdığını belirten Yıldırım, "Her yıl bilim kurulunu toplayarak Boğaçay’da temizlik çalışmalarını bilimsel esaslara göre yürütüyoruz" dedi.


Gemilerden kaynaklanan gürültü kirliliği ve baca gazı emisyonlarına karşı da çalışmalar yürüttüklerini açıklayan Yıldırım, Akdeniz’in Emisyon Kontrol Alanı ilan edilmesi kapsamında hazırlıkların sürdüğünü belirtti. Yıldırım, "Henüz mevzuat çıkmadı ancak ölçüm ve denetim faaliyetlerimize yönelik hazırlıklarımız tamamlandı" dedi.


(BA-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Tokatlı amatör fotoğrafçının ödülü kendisine teslim edildi Uluslararası yarışmada ödül alan Tokatlı amatör fotoğrafçının ödülü bulunup sahibine teslim edidi. Tokat’ta bir fırında simit ve poğaça ustası olarak çalışan fotoğraf tutkunu Mehmet Emin Coruş, geçtiğimiz yıl çektiği fotoğrafla Paris’te düzenlenen Uluslararası XMAGE Fotoğraf Yarışması’nda dünya ikincisi oldu. Vize alamadığı için ödül törenine katılamayan Coruş’un Fransa’dan gönderilen plaketi ve sertifikasının gümrükte imha edildiği yönündeki iddia ise haberlerin ardından yapılan incelemeyle farklı bir boyut kazandı. 170 ülkeden 725 bin fotoğrafın katıldığı yarışmada annelik bağını anlatan karesiyle büyük başarı elde eden Coruş, ödül törenine katılamamasının ardından organizasyon tarafından gönderilen plaket ve sertifikanın kendisine ulaşmadığını belirtmişti. Bunun üzerine firma yetkilileriyle iletişime geçen Coruş’a, firma tarafından gönderilen İngilizce e-postada ürünün imha edildiği bilgisi verildi. 13 Mayıs’ta gündeme gelen haber sonrası Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın, bakanlık personeline olayın araştırılması yönünde talimat verdiği öğrenildi. Yapılan incelemede, plaketin şubat ayında Türkiye’ye giriş yaptığı ve tasnif işlemlerine alındığı tespit edildi. Ticaret İl Müdürlüğü yetkilileri tarafından teslim alınan ödül plaketi, Mehmet Emin Coruş’a ulaştırıldı. Ticaret Bakanı Basın Danışmanı Bekir Kaplan, amatör fotoğrafçı Mehmet Emin Coruş ile görüntülü görüştü. Kaplan görüşmede; "Ben konuyu görür görmez bakanımız ile paylaştım. Bakanımızın talimatları doğrultusunda ilgili kargo firması ve ilgili şirketle görüşerek konunun özüne vardık. İnşallah bundan sonraki ödüllerini Allah yerinde almayı sana nasip eder" dedi. Ödül sahibine teslim edildi Ticaret İl Müdürü Ali Osman Sakar, "Kamuoyuna yansımış olan Mehmet Emin Coruş kardeşimizin uluslararası bir yarışmada aldığı ödülün imha edildiğine dair haber yapıldı. Ticaret Bakanımız Prof. Dr. Ömer Bolat’ın talimatlarıyla Mehmet Emin kardeşimize hızlı bir şekilde ulaştık. Kendisiyle irtibata geçtik. Söz konusu ödül teslim süresinde olup bakanlığımızın girişimleriyle hız kazanmıştır. Uluslararası alanda ülkemizi temsil eden Mehmet Emin kardeşimize bakanımızın selamları ile iletmekten mutluluk duyuyorum" dedi. Firma tarafından gönderilen İngilizce mailin Türkçeye çevrilmesiyle bir yanlış anlaşılma yaşandığını söyleyen amatör fotoğrafçı Mehmet Emin Coruş ise "Bildiğiniz üzere 2025 yılında uluslararası fotoğraf yarışmasında ben bir ödül kazanmıştım. Maalesef vize alamadığım Paris’e için gidememiştim. Ödülüm Türkiye’ye gelmişti. Kupamla sertifikam da gümrük sürecine takılmıştı. Gümrük yetkilileriyle yaptığımız görüşmelerden sonra XMAGE şirketiyle görüşmeye başladım. Onlar da bana bir mail attılar. XMAGE firmasından bana gelen mail İngilizce yazıyordu. Bu metni Türkçe metne çevirdiğimde imha edildiği yazıyordu. Biz de bunu haber yaptık. Bunun üzerine bakanlık devreye girdi. Bana ulaştılar. ’Ödülünüz imha edilmemiş, gümrükte bekliyor’ dediler. Bakanlığımız bu olaya hızlıca müdahale etti. Sayın Ömer Bolat bey ve ekibi kupamı biran önce elime ulaştırdılar. Kendilerine çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.
İstanbul FIBA Avrupa Kupası’nda takım sayısı 48’e çıkarıldı Uluslararası Basketbol Federasyonu (FIBA) Avrupa Yönetim Kurulu, FIBA Avrupa Kupası’nın 2026-2027 sezonundan itibaren 48 takımla oynanmasına karar verdi. Uluslararası Basketbol Federasyonu (FIBA) Avrupa Yönetim Kurulu’nun 15 Mayıs tarihinde İzlanda’nın başkenti Reykjavik’te gerçekleştirilen toplantısında, FIBA Avrupa Kupası’nın 2026-2027 sezonundan itibaren 48 takımla oynanmasına karar verildi. İzlanda Basketbol Federasyonu’nun ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya FIBA Avrupa Başkanı Jorge Garbajosa başkanlık etti. Toplantıya ayrıca FIBA Başkanı Sheikh Saud Ali Al Thani, FIBA Genel Sekreteri Andreas Zagklis ve FIBA Avrupa İcra Direktörü Kamil Novak da katıldı. Yönetim Kurulu, kulüplerden gelen geri bildirimler doğrultusunda FIBA Avrupa Kupası’nın genişletilmesini oy birliğiyle onayladı. Yeni formatta normal sezon, altışar takımdan oluşan sekiz grupta oynanacak. Gruplarını ilk iki sırada tamamlayan 16 takım ikinci tura yükselecek. Rusya ve Belarus’un durumları da konuşuldu Rusya ve Belarus takımlarının FIBA Avrupa organizasyonlarındaki statüsünün ise değişmediği açıklandı. FIBA Merkez Yönetim Kurulu’nun son kararı doğrultusunda mevcut uygulamanın sürdüğü, konunun eylül ayındaki toplantıda yeniden ele alınacağı belirtildi. Avrupa Basketbol’u da ele alındı Toplantıda ayrıca Avrupa basketbolunun çeşitli alanlarına ilişkin güncel gelişmeler ele alındı. Fenerbahçe’nin şampiyonluğu ile tamamlanan Kadınlar Avrupa Ligi (EuroLeague) Altılı Final organizasyonunun Zaragoza’daki başarısı, FIBA Kadınlar Basketbol Dünya Kupası 2026 kura çekimi ve FIBA Şöhretler Müzesi töreni değerlendirildi. FIBA 18 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nın düzenleneceği yerler açıklandı Gençler organizasyonları kapsamında 2027 FIBA 18 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nın (A veya B Klasmanı) Portekiz’in Matosinhos kentinde, 2028 FIBA 18 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nın (A Klasmanı) ise Estonya’nın Tallinn kentinde düzenlenmesi onaylandı. Yönetim Kurulu ayrıca 2026-28 dönemini kapsayan Gençlik Gelişim Fonu (YDF) ve Haziran 2026’da başlayacak TIME-OUT 4.0 projesi hakkında bilgi aldı. FIBA Avrupa Yönetim Kurulu’nun bir sonraki toplantısı Kasım 2026’da Almanya’nın Hamburg kentinde yapılacak.
Ankara Başıboş köpek mağdurları panelde buluştu Ankara’da platformlar tarafından ‘Türkiye’de başıboş köpek sorunu’ paneli düzenlendi. Mağdurlar panelde buluştu. Ankara’da platformlar tarafından 5199 sayılı Kanun’un 2024 değişikliği sonrası uygulama sorunları, belediyelerin hukuki sorumlulukları, halk sağlığı ve güvenlik boyutu, bilimsel, idrai ve insan hakları perspektiflerinin ele alındığı ‘Türkiye’de başıboş köpek sorunu’ paneli düzenlendi. Etkinliğe, başıboş köpek mağdurları katıldı. "Köpek üretimi ve rehabilite edilmesi sıkı biçimde denetlenmelidir" Kısırlaştırma ve rehabilitasyon süreçlerinin etkin biçimde yürütülmesi gerektiğini söyleyen Ankara Sivil Toplum Platformu Dönem Sözcüsü Nevzat Öylek, "Köpek üretimi ve rehabilite edilmesi sıkı biçimde denetlenmelidir. Özellikle okul çevreleri, parklar, hastaneler ve ibadethaneler güvenli alanlar haline getirilmelidir. Yalnızca şehir güvenliği konusunda değil, toplumun kültürel ve vicdani meseleleri konusunda da sorumluluk almaya devam ediyoruz. Dün RTÜK önünde gerçekleştirdiğimiz basın açıklamasında ekranlar üzerinden toplumumuza yönelik kültür emperyalizmine aile yapısını hedef alan yayınlara ve toplumsal değerlerimizi aşındırmaya çalışan içeriklere ilişkin kaygımızı ifade ettik" diye konuştu. "Hastaneye götürülürken yavrum, ‘ölmeyeceğim değil mi baba?’ diye soruyordu" Yıllarca ‘bir kap mama bir kap su koy’ sloganlarıyla adeta beyninin yıkandığını ifade eden mağdur anne ise bir hayvandan insana böylesine bir zarar gelebileceğini asla düşünmediğini kaydederek, şöyle konuştu: "Ancak bu propagandanın arka planını sorgulamamanın bedeli bizim için çok ağır oldu. Sadece 3 buçuk dakika içinde varlığıyla içimi şükürlerle dolduran kızım, başıboş köpeklerin saldırısına uğradı. Kaçarken bir kamyonun altında kaldı ve bacağı koptu. Sizin haberlerde köpek saldırısı deyip geçtiğiniz o başlıklar bizim hayatımıza düşen birer ateş topuydu. Yanına vardığımda bana, ‘özür dilerim anneciğim köpekler saldırdı’ diyordu. Hastaneye götürülürken yaşam hevesiyle dolu olan yavrum, ‘ölmeyeceğim değil mi baba?’ diye soruyor, acısı dayanılmaz hale geldiğindeyse uyutun beni diye yalvarıyordu. Biz bu felaketin ortasında çaresizce beklerken sosyal medyada bir tokat gibi yüzümüze vurulan iftiralar başladı. Kızımın hep sokaklarda olduğu, köpekleri tahrik ettiği gibi asılsız yalanlar yayıldı. İftiralar, öyle ahlaksız bir boyuta ulaştı ki olayın FETÖ kurgusu olduğundan tutun iffetime, namusuma, şahsıma yönelik onur kırıcı saldırılara kadar her türlü haksızlığa uğradım. Evladımız canıyla uğraşırken biz aynı zamanda bu organize kötülükle uğraşmak zorunda kaldık." Programa, hukukçular, mağdurlar ve akademisyenler katıldı.