EKONOMİ - 06 Ocak 2026 Salı 14:57

Enerjinin Yıldızları Projesi, sektöre yeni yıldızlar kazandırmaya devam edecek

A
A
A
Enerjinin Yıldızları Projesi, sektöre yeni yıldızlar kazandırmaya devam edecek

Enerji sektörünün nitelikli insan kaynağına ve genç istihdamına katkı sunmak hedefi ile 2018 yılında hayata geçirilen "Enerjinin Yıldızları" Projesi’nde yeni dönem başladı. AEDAŞ ve Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü projeyi uzatarak 3 yıl daha devam edecek yeni protokolü imzaladı.


"Enerjinin Yıldızları" Projesi her geçen gün daha da güçlenerek sektöre yeni yıldızlar kazandırmaya devam ediyor. Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü ile 2018 yılında imzalanan "Mesleki Eğitim Protokolü" kapsamında hayata geçirilen "Enerjinin Yıldızları Projesi" ile mesleki eğitimin güçlenmesine katkı sunan Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş.(AEDAŞ) teorik eğitimin saha ile buluşmasına katkı sağlıyor. Bugüne kadar 281 genci sektöre kazandıran Enerjinin Yıldızları Projesi’nin Antalya’da devamı için Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile AEDAŞ arasında 3 yıl devam edecek yeni protokole imza atıldı.


2018 yılında başlayan ve Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. (AEDAŞ), Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. (BEDAŞ) ve Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş’nin (ÇEDAŞ) hizmet bölgelerinde yürüttüğü Enerjinin Yıldızları Projesi ile, Antalya, İstanbul Avrupa Yakası ve Sivas’ta belirlenen meslek liselerinde eğitim ile istihdam arasında güçlü bir bağ kuruluyor. Bu kapsamda Kepez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde "Yüksek Gerilim Laboratuvarı" kuran AEDAŞ, Yüksek Gerilim Sistemleri Dalı bölümünü tercih eden öğrencilerin hem akademik hem de mesleki gelişimlerini destekliyor.



"Mezuniyet sonrasında da istihdamla destekliyoruz"


Akdeniz bölgesinde yeni dönem ile birlikte daha fazla gence ulaşma fırsatına sahip olacaklarını ifade eden AEDAŞ Genel Müdürü İlkay Baydar, "Enerjinin Yıldızları Projesi ile yalnızca teknik bilgi kazandırmayı değil, gençlerin mesleklerine güvenle adım atabilecekleri sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi hedefliyoruz. Eğitim kurumlarımızla kurduğumuz bu güçlü iş birliği sayesinde öğrencilerimizi daha eğitim hayatları devam ederken sektörle buluşturuyor, mezuniyet sonrasında da istihdamla destekliyoruz. Mesleki eğitimin güçlenmesi, hem sektörümüz hem de ülkemizin geleceği açısından büyük önem taşıyor. AEDAŞ olarak bu sorumluluğu kararlılıkla üstlenmeye devam edeceğiz. Geçtiğimiz ay Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun (TİSK), çalışma hayatında fark oluşturan projeleri görünür kılmak ve iyi örnekleri teşvik etmek amacıyla düzenlediği "Ortak Yarınlar" Programı’nda "Çeşitlilik ve Kapsayıcılık" kategorisinde verilen "Gençlerin Yolunu Açanlar Ödülü"nü Enerjinin Yıldızları Projemizin layık görülmesi bizim için çok büyük bir motivasyon kaynağı oldu" değerlendirmesinde bulundu.



"Ekipman desteği de yapılıyor"


Enerjinin Yıldızları Projesi kapsamında AEDAŞ, öğrencilere uygulayarak öğrenme fırsatı sunarken, okula malzeme ve ekipman desteği sağlıyor, laboratuvar altyapısını güçlendiriyor. Öğrencilere takım çantası, laboratuvar uygulamalarında kullanılacak aletler, ekipmanlar ve önlükler temin edilirken; başarılı ve ihtiyaç sahibi öğrencilere burs imkânı sunuluyor. Ayrıca öğrencilerin mesleki gelişimlerini desteklemek amacıyla staj imkanları, teknik eğitimler ve sektörel geziler düzenleniyor. AEDAŞ bünyesinde görev yapan uzman çalışanlar da yıl boyunca öğrencilere mentörlük desteği veriyor.



42 öğrenci AEDAŞ’ta işe başladı


Mezuniyet sonrasında da gençlerin yanında yer alan AEDAŞ, elektrik dağıtım sektöründe kariyer yapmak isteyen gençlere istihdam desteği sağlıyor. Proje kapsamında Elektrik Tesisatları ve Dağıtımı Dalı’ndan mezun olan ve sektörde çalışma hayatına atılan 14 öğrencinin 2025 yılında iş başı yapmasıyla, bugüne kadar projeden mezun olan 281 öğrenci arasından AEDAŞ’ta istihdam edilen öğrenci sayısı 42’ye ulaştı. Güncel durumda 2025-2026 eğitim öğretim yılında, 12. sınıfta öğrenim gören öğrenciler haftada 3 gün AEDAŞ’ta staj yaparak iş hayatını yerinde deneyimlerken 11. sınıftaki 62 öğrenci ise Kepez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Elektrik-Elektronik Teknolojisi Alanı, Elektrik Tesisatları ve Dağıtımı Dalı’nda eğitim-öğretim hayatına devam ediyor.



Enerjinin Yıldızları Projesi, sektöre yeni yıldızlar kazandırmaya devam edecek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğla’daki hastanede yeni tedavi dönemi Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi, modern tıbbın en güncel cerrahi yöntemlerinden biri olan HoLEP (Holmium Lazer Enükleasyon Prostatektomi) yöntemini bünyesine katarak üroloji alanında yeni bir dönem başlattı. Halk arasında "iyi huylu prostat büyümesi" (BPH) olarak bilinen rahatsızlığın tedavisinde altın standart olarak kabul edilen bu yöntemle ilk başarılı operasyon gerçekleştirildi. Özellikle büyük prostat hacmine sahip hastalar için geleneksel olarak uygulanan açık cerrahi, yerini tamamen kapalı (endoskopik) bir yöntem olan HoLEP’e bırakıyor. Prof. Dr. Hüseyin Tarhan ve Doç. Dr. İlker Akarken öncülüğünde gerçekleştirilen ilk ameliyatla birlikte, hastanenin teknolojik altyapısındaki güçlenme de gözler önüne serildi. Operasyon sonrası açıklamalarda bulunan Üroloji Klinik Sorumlusu Prof. Dr. Hüseyin Tarhan, HoLEP yönteminin hastalara sunduğu kritik avantajları şu şekilde özetledi: "Karın bölgesinde hiçbir kesi yapılmadan, doğal idrar yollarından girilerek operasyon tamamlanır. Minimum Kanama Riski: Lazer teknolojisi, dokuyu ayırırken aynı anda damarları mühürlediği için kanama riski yok denecek kadar azdır. Bu durum, özellikle kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalar için büyük bir güvenlik sağlar. Hastalar genellikle operasyondan sadece bir gün sonra taburcu edilir; sonda kullanım süresi ise minimuma iner. Tekrarlama riski ortadan kalkıyor. Prostat dokusu kapsülünden tamamen sıyrılıp çıkarıldığı için geride parça kalmaz ve hastalığın nüksetme ihtimali neredeyse sıfırlanır" dedi. Hastanenin teknolojik gelişimine vurgu yapan Prof. Dr. Tarhan, "Hastanemizin teknolojik altyapısını güçlendiren bu önemli cihazın temininde desteklerini esirgemeyen Sağlık Bakanlığımıza teşekkürlerimizi sunarız" açıklamasında bulundu. Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi yönetimi ise, başarılı geçen ilk operasyonun ardından emeği geçen tüm sağlık ekibini tebrik ederek, bölge halkına sunulan sağlık hizmeti kalitesinin artarak devam edeceğini belirtti.
Erzurum Atatürk Üniversitesi ATA-AÖF’te dijital dönüşüm rüzgârı: "ATA-AÖF’e bahar geldi" Atatürk Üniversitesi Açık ve Uzaktan Öğretim Fakültesi (ATA-AÖF), Bahar dönemiyle birlikte eğitim teknolojileri ve pedagojik tasarımı bütüncül bir yaklaşımla yeniden ele alarak Öğrenme Yönetim Sistemini (ÖYS) kapsamlı biçimde yeniledi. "ATA-AÖF’e Bahar Geldi" sloganıyla duyurulan yeni sistem; teknik altyapısı, kullanıcı deneyimi ve içerik mimarisi bakımından modernize edilerek öğrencilerin erişimine açıldı. Eğitimde yeni bir eşik: Etkileşim, derinlik ve ölçülebilirlik Yenilenen ÖYS, uzaktan eğitimi yalnızca içerik aktarımına dayalı pasif bir model olmaktan çıkararak; öğrenciyi merkeze alan, etkileşimli ve ölçülebilir bir öğrenme ekosistemine dönüştürüyor. Sistem; bilişsel kalıcılığı artırmayı, eleştirel düşünmeyi teşvik etmeyi ve öğrenme çıktılarını somut verilerle izlenebilir kılmayı hedefliyor. Bu kapsamda geliştirilen yeni öğrenme araçları arasında: Aktif Hatırlama Modülleri: Hafıza kartları, kavram sözlükleri ve eşleştirme etkinlikleri ile temel kavramların uzun süreli bellekte kalıcılığı destekleniyor. Analitik Düşünme Araçları: Vaka analizleri ve neden-sonuç ilişkisine dayalı uygulamalar sayesinde öğrenciler teorik bilgiyi gerçek yaşam senaryolarına uyarlama fırsatı buluyor. Zenginleştirilmiş İçerik Tasarımı: Podcast yayınları, metafor temelli anlatımlar ve yapay zekâ destekli video içerikleri ile öğrenme süreci görsel ve işitsel boyutta güçlendiriliyor. Anlık Ölçme ve Değerlendirme: Ünite sonu özetleri ve kısa cevaplı sorular aracılığıyla öğrenciler kendi akademik gelişimlerini eş zamanlı olarak takip edebiliyor. Bu bütüncül yapı, pedagojik derinliği yüksek, veri temelli ve sürdürülebilir bir uzaktan eğitim modelini hayata geçiriyor. 7/24 Dijital Rehber: AÖFCAN Yeni sistemin dikkat çeken unsurlarından biri de dijital rehber (tutor) olarak tasarlanan AÖFCAN uygulaması oldu. Öğrencilerin içerik yoğunluğu içerisinde yön bulmalarını kolaylaştıran AÖFCAN; çalışma planı oluşturma, içerik önerileri sunma ve öğrenme araçlarını etkin kullanma noktasında destek sağlıyor. Böylece öğrenciler, kişiselleştirilmiş ve disiplinli bir öğrenme süreci deneyimliyor. ATA-AÖF, pedagojik dönüşümün yanı sıra teknolojik erişilebilirliği de güçlendirdi. Güncellenen mobil uygulama altyapısı ve yenilenen Online Kitap Satış sayfası sayesinde öğrenciler, akademik materyallere hızlı ve kesintisiz biçimde ulaşabiliyor. Sistem, farklı cihaz ve platformlarda uyumlu çalışacak şekilde optimize edilerek kullanıcı deneyimi üst seviyeye taşındı. Rektör Hacımüftüoğlu: "Dijital dönüşüm, stratejik vizyonumuzun temel bileşenlerinin başında gelmektedir" Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Ahmet Hacımüftüoğlu, dijital dönüşümün üniversitenin stratejik vizyonunun temel bileşenlerinden biri olduğunu vurguladı. Rektör Hacımüftüoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Açık ve uzaktan öğretimde kaliteyi artırmak, erişilebilirliği güçlendirmek ve öğrencilerimize çağın gerekliliklerine uygun bir öğrenme ortamı sunmak temel önceliğimizdir. ATA-AÖF bünyesinde hayata geçirdiğimiz bu yenilikçi Öğrenme Yönetim Sistemi, yalnızca teknik bir güncelleme değil; pedagojik yaklaşımımızın da yeniden yapılandırılması anlamına gelmektedir. Amacımız, öğrencilerimizin bilgiyi ezberleyen değil; analiz eden, yorumlayan ve üreten bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamaktır." Rektör Hacımüftüoğlu ayrıca, dijitalleşmenin üniversitenin kurumsal gelişiminde kritik bir rol oynadığını belirterek, "Uzaktan eğitimi sürdürülebilir, ölçülebilir ve nitelikli bir geleceğin öğrenme modeline dönüştürme kararlılığımız devam edecektir" dedi.
İstanbul AKRA Gran Fondo Antalya’da pedallar ‘Yeşil Gelecek’ için dönecek AKRA Gran Fondo Antalya, bu yıl 11-12 Nisan 2026 tarihlerinde sekizinci kez Antalya’nın Kemer ilçesinde düzenlenecek. AKRA Gran Fondo Antalya, bu yıl da Kemer’de bisiklet tutkunlarını bir araya getirecek. İki gün sürecek organizasyon, amatör sporculara hem rekabet hem de keyif dolu bir yarış deneyimi sunacak. "Yeşil Gelecek" temasıyla start alacak yarış, Batı Toroslar’ın eteklerinden Akdeniz kıyılarına uzanan parkuruyla katılımcılara eşsiz manzaralar eşliğinde pedal çevirme imkanı sunacak. 2018 yılından bu yana düzenlenen AKRA Gran Fondo Antalya, her yıl olduğu gibi bu yıl da Türkiye’nin yanı sıra farklı ülkelerden Kemer’e gelen bisikletçilere doğayla iç içe bir gran fondo deneyimi sunmayı hedefliyor. 2 gün boyunca yarış heyecanı Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) ve Türkiye Bisiklet Federasyonu kurallarına uygun olarak düzenlenecek AKRA Gran Fondo Antalya, farklı zorluk seviyelerine sahip parkurlarıyla 2 gün boyunca her seviyeden bisikletçiye hitap edecek. 11 Nisan Cumartesi günü, tırmanış performansının ön planda olduğu tırmanış etabı koşulacak. Kemer Olbia Parkı’ndan saat 16.00’da başlayacak parkur, Olympos Teleferik’te sona erecek. Toplam 17.81 kilometrelik parkurda sporcular 806 metrelik bir tırmanışla mücadele edecek. 12 Nisan Pazar günü ise organizasyonun ana yarışları gerçekleştirilecek. Bu kapsamda sporcular, 98 kilometrelik parkurda 2 bin metre irtifa kazanımıyla zorlu bir mücadele verirken, 48 kilometrelik parkur ise daha kısa mesafede yarışmak isteyen bisikletçilere keyifli bir alternatif sunacak. Her iki parkur da Kemer Olbia Parkı’ndan start alacak ve aynı noktada sona erecek. 98 km’lik parkur saat 08.00’de, 48 km’lik parkur ise saat 08.30’da start alacak. Organizasyonun ödül töreni de aynı gün saat 14.00’te Kemer Olbia Parkı’nda düzenlenecek. Kayıtlar sürüyor Yarışlara katılmak isteyen sporcular için kayıt süreci devam ediyor. Tüm parkurlar için son kayıt tarihi 7 Nisan 2026 olarak açıklandı. Organizasyonla ilgili detaylı bilgi ve kayıt işlemleri akragranfondoantalya.org adresinden yapılabiliyor.
Kocaeli Cinayete kurban gittiği değerlendirilen kadının komşuları konuştu Kocaeli’nin Körfez ilçesinde yatalak annesine yemek hazırladığı sırada evinin mutfağında kanlar içinde ölü bulunan Gül Dağ’ın komşuları olayın şokunu yaşıyor. Cinayete kurban gittiği değerlendirilen Dağ’ın yaşlı annesini bakmak için 6 ay önce yanına aldığını belirten bir arkadaşı, "Boğazının kesildiğini biliyorum. Çok iyi biriydi, kendi halindeydi ve kimseye kolay kolay kapı açmazdı" dedi. Olay, 27 Şubat’ta saat 17.30 sıralarında Mimar Sinan Mahallesi Çağlayan Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yaşlı annesine bakan 63 yaşındaki Gül Dağ, mutfakta yemek hazırladığı sırada yere yığıldı. Sesler üzerine Dağ’ın annesi bağırarak yardım istedi. Yardım çığlığının ardından olay yerine gelen Dağ’ı kanlar içinde bulan komşular durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri yaptıkları kontrolde Gül Dağ’ın olay yerinde hayatını kaybettiği belirledi. Boğazında kesik olduğu belirlenen kadının cenazesi otopsi işlemleri için morga kaldırıldı. Yapılan otopsi sonucunda olayın cinayet olabileceği şüphesi ağırlık kazanınca, soruşturma dosyası İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerine devredildi. Başsavcı evde inceleme yaptı Soruşturma kapsamında polis ekiplerince mühürlenen evde, Körfez Cumhuriyet Başsavcısı ve nöbetçi savcı nezaretinde detaylı inceleme yapıldı. Polis, şüpheli veya şüphelilerin tespiti ve yakalanması amacıyla çevredeki güvenlik kameralarının kayıtlarını mercek altına aldı. "Boğazının kesildiğini biliyorum" Olayın ardından büyük üzüntü yaşayan mahalle sakinleri, Gül Dağ’ın sakin bir hayat sürdüğünü ve ailenin maddi durumunun iyi olduğunu anlattı. Maktulün arkadaşı olduğunu söyleyen Zehra Karaca, "Gül’ün eşi bildiğim kadarıyla pandemi döneminde öldü. Gül’ün ilk eşinden zihinsel engelli bir çocuğu varmış ancak yanında yaşamıyor. Bir sene olmadan daha yeni Gül annesini bakmak için yanına getirdi. Nasıl vefat ettiğini bilmiyorum ancak boğazının kesildiğini biliyorum. Çok iyi biriydi. Kendi halindeydi, kimseye kolay kolay kapı açmazdı, sosyal biri değildi" dedi. "Gül’ün ikinci evliliğiydi" Bir diğer komşu ise "Gül’ün ikinci evliliği olduğunu biliyorum. Eşi hastaydı, bir sene kadar önce vefat etti. Yakın zamanda da annesini yanına aldı. Annesinin yatalak olduğunu biliyorum. Dostu, düşmanı var mıydı bilmiyorum" şeklinde konuştu. Komşu Kenan Çekiç ise "İftar zamanında bir şüphelinin zile bastığını ve kadına darbelerle vurduğunu komşulardan duyduk. Kadının da eşinin de ikinci evlilikleri. Eşinin çocukları vardı ancak kadının var mıydı bilmiyorum. Gül Hanım yaşlı annesine bakıyormuş. Mahallemizde böyle bir olay olduğu için üzgünüz. Varlıklı bir ailelerdi" ifadelerini kullandı.