EKONOMİ - 11 Mayıs 2026 Pazartesi 12:12

ASO 2026 yılı Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı gerçekleşti

A
A
A
ASO 2026 yılı Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı gerçekleşti

Ankara Sanayi Odası (ASO) 2026 yılı Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı, Antalya'nın Serik ilçesinde yapıldı.

ASO 2026 yılı Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı, Serik'te bulunan bir otelde düzenlendi. ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç'ın güncel ekonomik gelişmeleri değerlendirdiği ve sanayicilerin beklentilerini ifade ettiği açılış konuşmasının ardından toplantı, Başkan Seyit Ardıç'ın moderatörlüğünü yaptığı ve kamu bankaları Genel Müdür Yardımcılarının katıldığı ‘Sanayicinin Finansmana Erişimi' konulu panelle devam etti.

Ardıç, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım olmak üzere tüm annelerin Anneler Günü'nü kutlayarak konuşmasına başladı.

"Enflasyonla mücadeledeki kararlılığı sonuna kadar destekliyoruz"

Enflasyonla mücadelenin üretim kapasitesini zayıflatarak sağlanamayacağını vurgulayan Ardıç, Türkiye'nin yeniden üretim ekonomisine odaklanması gerektiğini ifade ederek, "Patlak veren İran-ABD-İsrail savaşı enerji fiyatlarını yüzde 60 yukarı çekti. Oluşan belirsizlik, sanayicimizin üretim maliyetini, enerji, hammadde, ara malı ve teslimat süreleri üzerinden de artırdı. Dolayısıyla bugün karşı karşıya olduğumuz tabloda birçok maliyet ve belirsizlik, reel sektörün yani bizlerin üzerine binmiş durumdadır. Enflasyonla mücadeledeki kararlılığı sonuna kadar destekliyoruz. Ancak bu mücadelenin üretim, yatırım, istihdam ve ihracat kapasitesini zayıflatmadan yürütülmesi için ekonomi programının reel sektör ayağının güçlü tamamlayıcı adımlarla desteklenmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur" dedi.

"Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, ihraç ettiğimiz pek çok üründe karbon faturasını şimdiden masaya koymaktadır"

Dün maliyetlerin konuşulduğunu bugün ise kapasitenin konuşulmasının zorunda olduğunu vurgulayan Ardıç, "Savaşlar artık sadece cephede sonuç doğurmuyor; sigorta primlerinde, navlun fiyatlarında, ihracatçının teslim süresinde, enerji faturalarında, Merkez Bankalarının kararlarında sonuç doğuruyor. Bu durum doğrudan sanayicimizin maliyetini ve KOBİ'mizin nakit akışını olumsuz etkiliyor. Sorun, küresel ekonominin güven kaybetmesidir. Teknolojiyi üreten, yeteneğini geliştiren ve kullanan, veriye hakim olan, kaliteyi izleyen, tedarik zincirini takip eden, karbon yükümlülüklerine uyan ülkeler öne çıkacaktır. Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, yani Avrupa'ya mal satarken karbon ayak izi için ödenecek ek vergi; demir-çelikten alüminyuma, çimentodan gübreye, elektrikten hidrojene kadar ihraç ettiğimiz pek çok üründe karbon faturasını şimdiden masaya koymaktadır" diye konuştu.

Sanayi politikasının yalnızca teşvik, kredi ve yatırım alanlarıyla sınırlı değerlendirilemeyeceğini belirten Ardıç; teknoloji, eğitim, finansman, lojistik, enerji, dijital altyapı ve kurumsal kapasitenin birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.
Seyit Ardıç, Ankara'daki savunma sanayii, teknoparklar, OSB'ler, üniversiteler ve KOBİ'ler arasında daha güçlü iş birliği kurulması gerektiğini belirterek, mevcut potansiyelin ancak ortak üretim ve bilgi paylaşımıyla gerçek bir sıçramaya dönüşebileceğini ifade etti.

Ankara'nın 18,5 milyar dolarlık toplam ihracatının yaklaşık üçte birinin savunmadan geldiğinin altını çizen Ardıç, Ankara'da savunma sanayii için çalışan 50 bin nitelikli mühendis ve teknik personelin hem üretim hem de Ar-Ge yoğunluğunun kalbinde olduğunu vurguladı.

Başkan Ardıç, Ankara'nın üretim üssü konumunu koruyabilmesi için savunma sanayiindeki yüksek mühendislik kapasitesinin makine, otomotiv ve medikal gibi diğer sektörlere de yayılması gerektiğini belirtti. Ardıç, sanayisizleşmenin çoğu zaman sessiz ilerlediğini; kapasite kaybı, yatırım iştahının azalması ve fabrika kapanmalarıyla sonuçlandığını söyledi.

Seyit Ardıç, Türkiye'nin son 30 yılda ihracatta önemli ilerleme kaydettiğini ancak yüksek teknoloji alanında istenilen seviyeye ulaşılamadığını belirtti. Yüksek teknolojili ürün ihracatının 2025'te 9,9 milyar dolar seviyesinde kaldığını, buna karşılık ithalatın 37 milyar doları aştığını dile getiren Ardıç, yüksek teknolojinin ihracat yapısının merkezine yerleşemediğini söyledi. Ardıç, Türkiye'nin artık üretim, Ar-Ge, inovasyon ve verimlilik odaklı yeni bir dönüşüme ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

"Türkiye, Avrasya'nın Brezilya'sı değil; Güney Kore'si olmak zorundadır"

Yeni yüzyılda rekabetin yalnızca firmalar arasında değil, devletler ve ekosistemler arasında yaşandığını belirten Ardıç, "Bu yeni düzende Türkiye'nin önünde tarihi bir tercih var. Brezilya gibi, hammaddeye, iç pazara ve dönemsel büyümeye yaslanan bir ekonomiyle mi yetineceğiz; yoksa Güney Kore gibi teknolojiyi, ihracatı, markayı, verimliliği merkeze alan bir üretim/sanayi gücü mü olacağız? Asıl belirleyici olan hangi teknolojiyi ürettiğimizdir. Sanayicimizin küresel rekabette ulaşacağı yüksek konumdur. Türkiye, Avrasya'nın Brezilya'sı değil; Güney Kore'si olmak zorundadır" şeklinde konuştu.

"KOBİ kredilerinin toplam işletme kredileri içindeki payı 2024'te yüzde 35,2'ye gerilemiştir"

OECD verilerine değinen Seyit Ardıç, "Ülkemizde KOBİ kredilerinin toplam işletme kredileri içindeki payı 2024'te yüzde 35,2'ye gerilemiştir. Oysa OECD ortalaması yaklaşık yüzde 47 seviyesindedir. KOBİ'miz, üreticimiz, sanayicimiz hala OECD ortalamasının gerisinde bir finansman derinliğiyle üretim yapmaya çalışmaktadır. Dünya Bankası verilerine göre Türkiye'de özel sektöre banka kredilerinin Gayrisafi Yurtiçi Hasılaya oranı 2024'te yüzde 37 olup; yüksek gelirli ülkelerde bu oran çok daha üst seviyelerdedir" ifadelerini kullandı.

"Finansman mimarimiz üretken yatırımı ödüllendiren bir yapıya kavuşmalıdır"

Kefalet limitleri, teminat şartları, kota uygulamaları ve kredi tahsis süreçlerinin iyileştirilmesi gerektiğini söyleyen Ardıç, "Proje bazlı kredi mekanizması da hala yeterli düzeyde değildir. Bizim ihtiyacımız, bilançosu güçlü olana kredi veren bir sistemin yanında; doğru projeyi, doğru yatırımı, doğru teknolojiyi, doğru ihracat potansiyelini kredilendiren bir sistemdir. Finansman mimarimiz teknolojik yeniliği ve üretken yatırımı daha fazla ödüllendiren bir yapıya kavuşmalıdır" dedi.
Seyit Ardıç, sanayicilerin beklentisinin riski yalnızca üreticinin üstlendiği değil; teknolojik dönüşümü destekleyen, üretim, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve ihracat kapasitesini önceleyen uzun vadeli ve seçici bir finansman yapısı olduğunu ifade etti.
Başkan Seyit Ardıç, teknoloji ile üretim arasındaki bağı güçlendirmek için sahada aktif çalışacaklarını belirterek, KOBİ'lerin teknoloji, finansman ve pazara erişimini kolaylaştıracak adımlar atacaklarını, üniversite-sanayi iş birliğini güçlendireceklerini ve ASO Serbest Bölgesi ile ASO Teknoloji Üssü gibi projeleri hayata geçirmek için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.

Seyit Ardıç, teşvik sisteminin yalnızca yatırımı değil üretim çıktısını da esas alması gerektiğini belirterek, dijitalleşmenin rekabet için zorunlu hale geldiğini ve sanayi finansmanının üretken yatırımları önceleyen bir yapıya kavuşturulması gerektiğini ifade etti. Ardıç, sanayisizleşme riskine karşı kararlı olduklarını söyledi.
‘Yılın Komitesi' ödülünü almaya 2025 yılı çalışmalarına ilişkin beş komite hak kazandı. Ardıç, komite üyelerine sırasıyla ödüllerini takdim etti.

Sanayicinin Finansmana Erişimi' paneli

ASO Başkanı Ardıç'ın moderatörlüğündeki panele, Ziraat Bankası Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Şükrü Taşçı, Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Yalçın Madenci, Türk Eximbank Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çağrı Altındağ ve Vakıflar Bankası T.A.O. Ticari ve Kurumsal Grup Başkanı Alparslan Şahin panelist olarak katıldı.

Ziraat Bankası olarak uzun vadede kredi verilmesinin yollarının bulunması gerektiğini söyleyen Şükrü Taşçı, finansal ve reel sektörün birbiriyle uygun hareket etmesi, koordinasyonun daha fazla arttırılması konusunda nelerin yapılması gerektiğini aktardı.

Bankaları zamanında bilgilendirebilecek, ikna edebilecek ve bankalara firmanın durumunu izah edebilecek finansçıların firmalara istihdam edilmesi gerektiğini savunan Yalçın Madenci, son birkaç yıldır özellikle sıkıntı yaşayan firmaların zayıf finans ekipleriyle çalıştıklarını gördüğünü ifade etti. Öte yandan, firmaların finansal geleceklerinin ve gidişatlarının kendi yönlendirdikleri şekilde bankalarla paylaşılmasının daha doğru olacağını dile getirdi.

Alparslan Şahin, kredi ilişkisinin yatırımlar ve işletmeler açısından büyük önem taşıdığını belirterek, kredi dışındaki ödeme ve tasarruf çözümlerinde bankalarla entegrasyonun artırılmasının hem iş birliklerini güçlendireceğini hem de maliyet avantajı sağlayacağını ifade etti. Şahin, VakıfBank başta olmak üzere bankaların dijital ödeme ve tasarruf alanında çok sayıda çözüm sunduğunu söyledi.

Mustafa Çağrı Altındağ, Eximbank'ın 2025 yılını 26,7 milyar doları kredi, 27,5 milyar doları alacak sigortası olmak üzere toplam 54,2 milyar dolarlık destekle kapattığını belirtti. 2026 yılı hedefinin ise 28 milyar dolar kredi ve 31 milyar dolar alacak sigortasıyla toplam 59 milyar dolar destek olduğunu ifade eden Altındağ, 2020'den bu yana takip edilen 50 milyar dolarlık hedefin 2025'te aşıldığını, 2026'da ise 60 milyar dolar seviyesinin üzerine çıkmayı hedeflediklerini söyledi. Bankanın bilanço büyüklüğünün 1,5 trilyon liraya ulaştığını kaydeden Altındağ, aktif büyüklüğünün yüzde 90'ının ihracatçı firmaların kullandığı krediler olduğunu bildirdi.

Bilal Sarıkavak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Yangında mahsur kalan yaşlı kadını jandarma ekipleri kurtardı Manisa’nın Yunusemre ilçesinde bir evde çıkan yangında mahsur kalan yaşlı kadın Manisa İl Jandarma Komutanlığına bağlı ekipler tarafından kurtarılırken olay anı güvenlik kamerası görüntülerine yansıdı. Edinilen bilgiye göre yangın, 7 Mayıs günü saat 18.25 sıralarında Yunusemre ilçesi Muradiye Mahallesi Ata Sokak’ta bulunan 8 numaralı evde meydana geldi. Evden dumanların yükseldiğini görenlerin ihbarı üzerine olay yerine hızla Manisa İl Jandarma Komutanlığına bağlı 2 asayiş timi, 1 trafik timi, sağlık ve Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına bağlı ekipler sevk edildi. Kısa sürede adrese intikal eden jandarma devriye ekipleri, dumanların kapladığı ikamete girerek içeride yaşayan 76 yaşındaki Naide Doğrular’ı dışarı çıkarmayı başardı. Faciadan kıl payı kurtarılan ve dumandan etkilendiği belirlenen yaşlı kadın, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye sevk edilerek tedavi altına alındı. Yaşlı kadının sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığına bağlı 3 itfaiye aracı ile müdahale edilen yangın, ekiplerin yoğun çalışmaları sonucunda söndürülerek soğutma çalışmaları tamamlandı. Öte yandan yaşanan can pazarı güvenlik kameraları tarafından saniye saniye görüntülendi. Herhangi bir can kaybının yaşanmadığı ancak evde büyük çapta maddi hasara yol açan yangının, sobadan kaynaklandığı değerlendirilirken yangınla ilgili soruşturma başlatıldı.
Gaziantep Silahlı saldırganı etkisiz hale getiren cesur taksici o anları anlattı Gaziantep’te polisle çatışan zanlıyı yaptığı müdahaleyle yakalatan taksi şoförü Ramazan Yıldırım, "Şükürler olsun ki polis zarar gelmedi bu bana yeter" dedi. Gaziantep’te kız arkadaşıyla birlikte ticari taksi şoförü Ramazan Yıldırım’ı rehin alan silahlı şahsın polis ekiplerine ateş açarak uzun süre direndiği olayda yeni görüntüler ortaya çıktı. İlçede başlayan kovalamacanın şehir merkezinde sona erdiği olayda taksicinin soğukkanlı müdahalesi araç içi kamerasına yansıdı. Şoför Yıldırım saldırganın elindeki silahı alarak kimseye zarar gelmesini engelledi. "Her polis noktasında ekiplere ateş etti" İhlas Haber Ajansı’na konuşan taksi şoförü Ramazan Yıldırım, "Ben 20 yıldır taksiciyim. Araban’da taksicilik yapmaktayım. Dün şahıs internet üzerinden taksi çağırdı oraya gittiğimde elinde silahla yanındaki kadını kendisine siper etmişti. Ben gidecektim silahı bana çevirdi. Taksimin arka koltuğuna bindi. Gitmemi istedi 5 kilometre sonra polis otosunu görünce ona ateş etti. 10-15 kilometre sonra yine polis otosuna sıktı. Yavuzeli ilçesinde ekipler bizi bekliyordu orada da bana silah doğrultarak oradan da geçtik. Başka bir uygulama noktasında da barikat kuran ekiplere ateş etti oradan da geçtik. Kırmızı ışıkta bile beni durdurmuyordu sivil araçlara silah çekerek yolu açtırıyordu" dedi. "Tek tesellim polisimize bir şey olmaması" Şoför Yıldırım, "En son galericiler sitesinde ekipler barikat kurmuşlardı onlara ateş etmeye başladı. Biz varız diye polisler havaya ateş ediyordu. Yakında bir polise ateş etmek üzereyken ön camdan silahını tutarak polise değmesini engelledim. Daha sonra silahı arkaya çekti ben de döndüm son gücümle elindeki silahı almaya çalıştım. Ardından polislere seslendim ekipler müdahale etti. Ben şuna şükrediyorum, hiçbir Türk polisine zarar gelmedi. Şahsa müdahale sırasında elim de parçalandı 7 dikiş atıldı. Yaralanmam hiç önemli değil hem polislere hem de kimseye zarar olmadı gerisi önemli değil" diye konuştu.
Ankara Dışişleri Bakanı Fidan, Katar’ı ziyaret edecek Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, 12 Mayıs’ta Katar’a gerçekleştireceği ziyarette Türkiye-Katar ilişkileri, bölgesel güvenlik gelişmeleri, Körfez’deki kriz, Gazze’deki insani durum ve İsrail’in bölgedeki faaliyetlerinin ele alınması bekleniyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 12 Mayıs tarihinde Katar’a ziyaret gerçekleştirecek. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan’ın ziyaret kapsamında Katarlı yetkililerle bir araya gelmesi öngörülüyor. Kaynaklar, Bakan Fidan’ın görüşmelerde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad El Sani’nin başkanlıklarında 2026 yılı içerisinde Türkiye’de düzenlenmesi planlanan Türkiye-Katar Yüksek Stratejik Komite 12. Toplantısı’nın hazırlıklarını gözden geçirmesinin beklendiğini bildirdi. Bakan Fidan’ın ayrıca mart ve nisan aylarında Katar’a yönelik gerçekleştirilen saldırılar karşısında Türkiye’nin Katar’la dayanışmasını ve desteğini teyit etmesinin öngörüldüğü aktarıldı. "Hürmüz’de seyrüsefer serbestisi kritik önemde" Kaynaklar, görüşmelerde Bakan Fidan’ın Türkiye’nin Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin yeniden tesis edilmesine yönelik hassasiyeti paylaştığını vurgulamasının beklendiğini kaydetti. Bu durumun yalnızca bölgesel güvenlik açısından değil, küresel ekonomik istikrar bakımından da kritik öneme sahip olduğuna dikkat çekmesinin öngörüldüğü belirtildi. Bölgedeki son gelişmelerin askeri ve savunma alanındaki iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koyduğuna işaret etmesi beklenen Fidan’ın, bağlantısallık alanındaki ortak çabaların da bölgesel istikrar bakımından stratejik değer taşıdığını ifade etmesinin beklendiği bildirildi. Gazze, Körfez ve Lübnan gündemde olacak Kaynaklara göre, Bakan Fidan’ın görüşmelerde Körfez’deki ihtilafın kalıcı biçimde sona erdirilmesinin en acil öncelik olduğunu vurgulaması ve bu doğrultuda yürütülen diplomatik girişimlere ilişkin görüş alışverişinde bulunması öngörülüyor. Bakan Fidan’ın ayrıca İsrail’in bölgesel istikrarı bozucu faaliyetleri başta olmak üzere bölgedeki sorunların çözümüne yönelik bölgesel sahiplenme anlayışı temelinde ortak çabaların güçlendirilmesinin önemine dikkat çekmesi bekleniyor. Görüşmelerde, İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’daki eylemleri ile ortaya çıkan insani durumun uluslararası toplumun gündeminde tutulmasının önemine vurgu yapılmasının da öngörüldüğü kaydedildi. Bakan Fidan’ın ayrıca, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin barış çabalarını baltalamaya yönelik politikaları karşısında dikkatli olunması gerektiğini ifade etmesinin beklendiği belirtildi. Kaynaklar, Bakan Fidan’ın İsrail saldırıları karşısında Lübnan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunmasının, bölgedeki istikrarsızlığın derinleşmesini önlemek açısından önem taşıdığına da işaret etmesinin öngörüldüğünü bildirdi.