TEKNOLOJİ - 26 Haziran 2025 Perşembe 10:27

Evinin bir odasını labaratuvar haline getirdi, araştırmalarına ara vermedi

A
A
A
Evinin bir odasını labaratuvar haline getirdi, araştırmalarına ara vermedi

Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden 2009 yılında emekli olan, ve kekik konusunda enternasyonal düzeyde 50 civarında yayını bulunan, 83 yaşındaki Prof.Dr. Oktay Yeğen, 45 yıldır kekik bitkisi üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.


"Fitopatoloji", "Yabancıotlar ve Mücadelesi", "Bitki Fungal Hastalıkları" ve "Bahçe Bitkileri Hastalıkları" isimli kitapları ve yurtiçinde ve yurtdışında bilimsel dergilerde yayınlanmış kırktan fazla makale ve tebliği bulunan Yeğen, 1984 yılında Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Fitopatoloji Anabilim Dalı’na Profesör olarak atandı, 1985-1996 yılları arasında kesintisiz 11 yılı aşkın bir süre Akdeniz Üniversitesi’nde Rektör Yardımcılığı görevini üstlendi. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölüm Başkanlığı ve Fitopatoloji Anabilim Dalı Başkanlığı görevini sürdürdükten sonra 2009 yılında emekli olan Prof. Dr. Oktay Yeğen, emekli olmasına rağmen Antalya’nın Kepez İlçesi Masa Dağı’ndaki dairesinin bir odasını laboratuvara çevirdi. İlerlemiş yaşına rağmen 45 yıldır kekik bitkisi üzerinde çalışmalarını sürdürerek insanlığa hizmet etmenin mutluluğunu yaşıyor.



"Çocukken hastalandığımızda büyüklerimiz bizi tabi maddelerle iyileştirirdi"


Çocukluk yıllarında hasta olduklarında büyüklerinin kendilerini tabi maddelerle iyileştirdiğini dikkat çeken Yeğen, "Aksekili olmam nedeniyle ortaokula kadar Akseki’de okudum. O zamanlar insan hastalıklarıyla nasıl mücadele edildiğini gördüm. O dönemlerde Akseki’de ne doktor, nede hastane vardı. Hasta olduğumuz zaman büyüklerimiz bizi tabi maddelerle bizi iyileştirirlerdi. Bunlardan esinlenerek ben ziraat fakültesi okumaya karar verdim ve tabii maddelerin, özellikle Akseki’de yetişen kekiklerin nasıl etkili olduğunu gördüm ve doktora yaparken kekik yağını Almanya’ya götürdüm. O zamanlar Almanlar tabii maddeleri bilmiyorlardı. Sentetikler kullanıyorlardı. Bende onun üzerine çalışmak mecburiyetinde kaldım. Fakat ben kekik üzerinde çalışmalarıma devam ettim. Almanya’da Laboratuvarda çalışırken kekik yağının kapağını açık bıraktım. Daha sonra kekik yağı buharlaştı ve kokusunun bile ne kadar etkili olduğunu gördüler. Daha sonra Almanlarla birlikte bütün Akdeniz Bölgesini ve özellikle Akseki’yi Alman araştırıcı Dr. Berger ile birlikte Akseki’de yetişen kekiklerin ne kadar etkili olduğunu saptadık" dedi.



"Dünya üzerinde 50’ye yakın bitkiye kekik diyoruz"


Dünya üzerinde elliye yakın bitkiye kekik bitkisi denildiğini dikkat çeken Yeğen, "Ama hepsinin değerleri ayrıdır. Fakat Akseki’de yetişen kekik çok önemlidir. Onun için kekik bitkileri yönünden Akseki anavatanıdır. Akseki’de yetişen kekik ile elde edilen yağlardan ise "zirai mücadele preparatları, biyolojik zirai gübre preparatları, silaj katkı maddesi, aflatoksin’e karşı ürünleri kurutma katkı maddesi, ev hayvanları parazitlerine karşı preparatlar, kenelere karşı preparatlar, at parazitlerine karşı preparatlar, sivrisinek mücadelesi preparatlar, arı zararlı ve hastalıklarına karşı preparatlar" ın yapımında Akseki kekiği çok önemlidir. Fakat, son günlerde corona pandemisine etkisi nedeniyle kekikyağı talebi artmıştır. Bu nedenle, kekikyağına her tür yağ karıştırılır olmuş. Bu da Akseki kekik yağının değerini negatif yönde etkilemiştir" dedi.



Evinin bir odasını labaratuvar haline getirdi, araştırmalarına ara vermedi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Vali Baruş, öğrencilerle iftar sofrasında buluştu Erzurum Valisi Aydın Baruş, GSB Yurtları Merkez Merkezi Yemekhane’de kız öğrencileriyle iftar sofrasında buluştu. Samimi bir ortamda geçen iftar buluşmasında Vali Baruş öğrencilerle sohbet etti. İftar öncesinde Bindallı Kıyafetli öğrenciler tarafından çiçeklerle karşılanan Vali Aydın Baruş’a Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur da eşlik etti. Nenehatun Kız Yurdu Müdürü Hatice Özulus’un da katıldığı iftar yemeğinde Vali Aydın Baruş, yemek reyonuna geçerek burada eldiven, bere giydi. Ardından maske takan Vali Baruş, kendi elleriyle öğrencilere yemek servisi yaptı. Yemekhane işletmecisi Rıza Altunayar, Vali Baruş’a yemekhanedeki Ramazan ayı çalışmaları hakkında bilgi verdi. Ezan ve Kur’an-ı Kerim tilavetinin adından Erzurum Valisi Aydın Baruş, öğrencilerle birlikte iftarını açtı. Öğrencilerle tanışan ve samimi bir ortamda sohbet eden Vali Baruş, "Hepinizin Mübarek Ramazan ayını tebrik ediyorum. Allah tuttuğunuz oruçları ve yaptığınız ibadetleri kabul etsin. Ramazan bayramında memleketlerine gidecek olan öğrencilerimizin ailelerine ve yakınlarına şimdiden selamlarımı iletiyorum" dedi. Vali Baruş, yemekhane işletmecisi Rıza Altunayar ve personeline teşekkür ederken, Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur nezdinde, Nenehatun Yurt Müdürü Hatice Özulus ile yurt yönetim memurlarını da tebrik etti. İftarda öğrenciler Erzurum türküleri ve ilahiler seslendirdi.
Denizli Dünyaca ünlü piyanist Gülsin Onay Denizli’de öğrencilerle buluştu Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi tarafından bu yıl 9’uncusu düzenlenen Piyano Festivali kapsamında Denizli’ye gelen dünyaca ünlü piyanist ve devlet sanatçısı Gülsin Onay, öğrencilerle bir araya gelerek tecrübelerini paylaştı ve mini bir konser verdi. Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi tarafından bu yıl 9’uncusu düzenlenen Piyano Festivali kapsamında Denizli’ye gelen dünyaca ünlü piyanist ve devlet sanatçısı Gülsin Onay, Denizlili sanatseverlerle buluştu. Festival çerçevesinde ilk olarak Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi’nde öğrencilerle bir araya gelen Onay, genç müzisyenlerle sohbet ederek sanat yolculuğuna dair deneyimlerini paylaştı. Öğrencilerin sorularını da yanıtlayan Onay, müzik eğitiminin önemine değinerek genç yeteneklere tavsiyelerde bulundu. Program kapsamında öğrencilere mini bir piyano dinletisi de sunan Onay, performansıyla büyük beğeni topladı. Ünlü piyanist, akşam saatlerinde ise Pamukkale Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen konserle Denizlili vatandaşlarla buluştu. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği konser, katılımcılardan büyük alkış aldı. Festival kapsamında gerçekleşen etkinlik, müzikseverlere unutulmaz bir akşam yaşattı. Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi öğretmen ve öğrencilerine övgüyle bahseden devlet sanatçısı Gülsin Onay, yaptığı açıklamada, "Bu gerçekten sözlere sığmayacak kadar gurur verici bir olay. Çünkü festival dokuz yıldır düzenleniyor ve her geçen yıl daha da büyüyor. Bu yıl sanırım yaklaşık beş yüze yakın katılımcı var. Gerçekten muhteşem. Ben de bugün öğrencileri dinleme fırsatı buldum. Hocalarıyla birlikte bir araya geldik ve performanslarını çok beğendim. Düzeyleri oldukça iyi. Onlarla sohbet etme imkânı da bulduk. Bu akşamki konser öncesinde böyle bir ortamda bulunmaktan dolayı çok mutluyum ve emeği geçen herkesi içtenlikle tebrik ediyorum. Bu organizasyon büyük bir emek, ciddi bir hazırlık ve yoğun bir çalışmanın ürünü. Ben de her zaman gençlerin yanındayım ve onların gelişimini görmek hepimizi çok mutlu ediyor. Bu da bana büyük bir heyecan veriyor" şeklinde konuştu. Denizlili müzikseverlerle buluştuğu için heyecanlı olduğunu ifade eden sanatçı Onay, "Üniversitenin bu güzel salonunda, harika bir ortamda Denizlili müzikseverlerle müziği paylaşacak olmak benim için büyük bir mutluluk olacak" dedi. Bu yıl 9’uncusu düzenlene Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi Piyano Festivalini geleneksel hale getirmekten mutluluk duyduklarını ve festivalde dünyaca ünlü sanatçıları ağırlamaktan mutluluk duyduklarını belirten Okul Müdürü Sinan Demircan, festival kapsamında yaptığı açıklamada, "Piyano Festivali, Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi ile bütünleşmiş bir festivaldir. Bu yıl dokuzuncusunu düzenlediğimiz festival, Denizli ve Ege Bölgesi’nde müziğe ve sanata gönül veren, piyano çalmayı seven müzisyenlerin ve müzik öğrencilerinin bir araya geldiği önemli bir platform haline gelmiştir. Festival sayesinde katılımcılar yalnızca müzikal duygularını değil, aynı zamanda sahne performanslarını da sergileme fırsatı bulmaktadır. Okul ve kurum politikalarımız açısından baktığımızda ise Denizli ve Ege Bölgesi’nde kültürel ve sanatsal etkinliklere mutlaka yer verilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu anlayış doğrultusunda kurum olarak Piyano Festivali’ni hayata geçirdik. Bugün ise festivalimizin finalinde, dünyaca ünlü devlet sanatçımız Gülsin Onay’ın gala konseriyle bu özel etkinliği taçlandırmış bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.
Aydın Aydın dağlarında incir ve zeytin üreticisinin karasabanla zorlu mücadelesi başladı Türkiye’nin en fazla incir ve zeytin üretiminin yapıldığı Aydın’ın verimli dağlarında çiftçilerin karasabanla zorlu mücadelesi başladı. Baharın gelmesiyle birlikte toprağın tavı kaçmadan arazilerini sürmek isteyen üreticiler, zorlu arazi şartlarında karasabana koştukları atlarla yoğun mesai harcıyor. Dağlık alanlarda modern tarım makinelerinin kullanılamaması nedeniyle üreticiler, geleneksel yöntemlerden biri olan karasabanla arazilerini sürmeye devam ediyor. Bu yıl Ramazan ayının çift sürme dönemine denk gelmesi nedeniyle çiftçilerin mücadelesini oruçlu olarak sürdürüyor. Atlarla çift süren vatandaşlardan Atilla Özkan, dağlık arazilerde traktörle çalışmanın mümkün olmadığını belirterek, "Arazilerimiz çok eğimli olduğu için traktör giremiyor. Bu yüzden yıllardır atlarla karasaban kullanıyoruz. Toprağın tavı kaçmadan sürmemiz gerekiyor. Ramazan ayında oruçlu olsak da üretim için çalışmaya devam ediyoruz" dedi. "Günlük 6 bin TL aylık 180 bin TL kazanıyorlar" Çalıştıktan sonra herkesin ekmeğini kazanabildiği ve yılın 12 ayı çalışana işin bulunduğu Aydın’da atlarla çift süren ilkokul mezunu bir kişi mühendis ve doktor maaşına eş değer para kazanıyor. Piyasa değeri 40-50 bin TL olan ve çift sürmeye alışık 2 ata sahip olan Aydın’ın dağ köylerindeki erkekler, sezon boyunca günlüğü 6 bin TL’ye çift sürüyor. Aylık kazançları 180 bin liraya yaklaşan çiftçiler çalıştıktan sonra herkesin para kazanabileceğini ancak yeni neslin zor geldiği için atlarla çift sürmeye yanaşmadığını belirtti. Günlük kazancının oldukça iyi olduğunu belirten çiftçilerden Atilla Özkan, "Şu anda günlük 6 bin TL yevmiye ile çift sürüyoruz. Bu da ayda 180 bin TL ediyor. Çok şükür güzel para. Buna rağmen bu işi yapan kişi sayısı çok az. Yeni nesil bu işi yapmak istemiyor. Atlarla çift sürmek zor bir iş olduğu için gençler pek yanaşmıyor" diye konuştu. Toprağın tavını kaybetmeden işlenmesinin ürün verimi açısından büyük önem taşıdığını belirten çiftçiler, hem incir hem de zeytin ağaçlarının daha verimli olması için arazileri zamanında sürmeye çalıştıklarını ifade etti.