SPOR - 12 Şubat 2026 Perşembe 15:07

Gazipaşa’yı temsil eden badminton takımı Antalya şampiyonu oldu

A
A
A
Gazipaşa’yı temsil eden badminton takımı Antalya şampiyonu oldu

Antalya’da düzenlenen Okul Sporları Yıldız Erkekler Badminton İl Birinciliği müsabakalarında İstiklal Şehit Süleyman Gür Ortaokulu Badminton Takımı, tüm rakiplerini 5-0’lık skorlarla mağlup ederek il şampiyonu oldu.


Gazipaşa’yı temsil eden takım, turnuva boyunca sergilediği üstün performansla dikkat çekerken, elde ettiği birincilikle Afyon’da gerçekleştirilecek Türkiye Şampiyonası grup müsabakalarına katılma hakkı kazandı. Organizasyonda 14 ilin takımlarının mücadele edeceği bildirildi.


Şampiyon sporcular, Gazipaşa Kaymakamı Selami Korkutata tarafından makamında kabul edildi. Ziyarette İlçe Milli Eğitim Müdürü Remzi Yetkin de yer aldı. Kaymakam Korkutata, öğrencileri ve emeği geçen öğretmenleri tebrik ederek, Türkiye Şampiyonası sürecinde başarılar diledi.


Okul yönetimi ise disiplinli çalışma, azim ve takım ruhunun elde edilen başarıda önemli rol oynadığını belirterek, Türkiye Şampiyonası grup müsabakalarında da aynı kararlılıkla mücadele edeceklerini ifade etti.



Gazipaşa’yı temsil eden badminton takımı Antalya şampiyonu oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Savcı Yavuz Engin’i tehdit davasında mütalaa açıklandı: Sanık Mustafa Kemal Zengin hakkında 8 yıla kadar hapis talebi Yenidoğan çetesi soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin’i makamında tehdit eden Mustafa Kemal Zengin’in de aralarında bulunduğu 13 sanıklı davada Cumhuriyet Savcısı esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Savcılık, sanık Zengin’i 4 yıldan 8 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi. Sanık Aylin Arslantatar hakkında 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası, diğer 11 sanığın ise ayrı ayrı beraatları talep edildi. Yenidoğan Çetesi soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin’i makamında tehdit eden Mustafa Kemal Zengin’in de aralarında bulunduğu 13 sanıklı davanın görülmesine devam edildi. Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, müşteki Beydanur Danaş ile davanın tek tutuklu sanığı Mustafa Kemal Zengin ile 5 tutuksuz sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. "Şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum" Duruşmada beyanda bulunan müşteki Beydanur Danaş, "Aylin Arslantatar’ı annemin arkadaşı olması nedeniyle 20 yıldır tanıyorum. Müşteki Halil Emre Yılmaz’la ilgili bir davam vardı. Ailesinden aldığım tehdite ilişkin davaydı. Bizde avukatım olsun Aylin ablayı aradık. Ben bu süreçte Aylin ablanın bürosuna gittim. Oraya gittiğimde Mustafa Kemal Zengin’i orada iki üç kere gördüm. Mustafa Kemal Zengin’le Aylin ablanın arkadaşı olarak tanıştım. Mustafa Kemal Zengin benim konularıma hakim olmaya başladı. Numaramı değiştirdiğim halde tehditler devam etti. Mustafa Kemal Zengin bana ’konuşuruz, hallederiz bu konuyu çözeriz. Sen korkma. Ben gerekirse karşı tarafla da görüşürüm.’ dedi. Bu yüzden benim ve Halil Emre Yılmaz’ın numaralarını annem Aylin Arslantatar’a gönderdi. O da görüşme yapması için Mustafa Kemal Zengin’e gönderdi. Numaram sadece iletişim kurulsun diye verildi. Benim cep telefon numaram zaten Arslantatar’da vardı. Bir şey olursa aranmam içim Mustafa Kemal Zengin’e gönderildi. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığında ifade sırasında bana baskı yapıldı. Numaralarım paylaşıldığı, görüşmelerimin ele geçirildiği için korktum. Bu yüzden de şikayetçi olduğumu söyledim. Şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum" dedi. "Engin bana, ’Bu hiç normal bir arama değil tutanak tutalım’ dedi" Duruşmada ‘tanık’ sıfatıyla beyanda bulunan müşteki Yavuz Engin’in zabıt katibi O.Ö., "Yavuz savcının yanında 2 buçuk yıla yakın süre çalıştım. Kendisinin tehdit edildiğini görmedim ancak yenidoğan dosyasına çalıştığımız dönem savcı Engin’in telefonu çaldı. Engin telefonu hoparlöre alarak konuşmaya başladı. Telefondaki ses ’Yavuz konuşmamız lazım birisini tutuklanmışsın sana çok kızgınlar. Bu kişiler çok tehlikeli senin hakkında her şeyi biliyor’ dedi. Bunun üzerine savcı Engin telefonu hoparlörden çıkararak camın önüne geçti ve konuşmaya başladı, uzun bir süre konuştular. Telefon kapandıktan sonra konunun ne olduğunu sordum. Savcı bana, arayanın Aylin adında bir avukat olduğunu söyledi ve yenidoğan tahliyesi için uğraştıklarını ifade etti. Engin bana, ’Bu hiç normal bir arama değil tutanak tutalım bunun hakkında’ dedi. Tüm bildiklerim bu kadar" şeklinde konuştu. Savunma yapan tutuksuz sanık Aylin Aslantatar ise, "Bebekleri koruma içgüdüsüyle hareket ettiğim için suçlu ilan ediliyorum. Dostane olarak yaklaştığım açık ve nettir. Bugün olsa yine Yavuz’u korurum. Ben vatandaşlık görevimi yaptım. Adli kontrol tedbirimin kaldırılmasını talep ediyorum" dedi. Zengin hakkında 8 yıla kadar hapis talebi Duruşmada, esasa ilişkin mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanık Mustafa Kemal Zengin hakkında ‘kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme’ ve ‘görevi yaptırmamak için direnme’ suçundan toplamda 4 yıldan 8 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Savcılık, sanık Aylin Arslantatar içi ise, ‘kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme’ suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması istedi. Ayrıca Cumhuriyet Savcısı, diğer 11 sanık hakkında suç isnadı oluşmadığı gerekçesiyle ayrı ayrı beraatlarını talep etti. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tarafların açıklanan mütalaaya karşı savunma yapmaları ve beyanda bulunmaları için süre verilmesine hükmederek, duruşmayı erteledi.
Trabzon Trabzon’da tavuk eti deposundaki bozuk ürün ele geçirildi Trabzon’un Araklı ilçesinde bir tavuk eti toptan satış ve dağıtım deposuna düzenlenen denetimde, yaklaşık 200-300 kilogram çürümüş, bozulmuş ve son kullanma tarihi geçmiş tavuk eti ele geçirildi. Alınan bilgiye göre, Araklı Belediyesi Zabıta ekipleri ile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince eş zamanlı gerçekleştirilen denetimde, halk sağlığını tehdit ettiği belirlenen çok miktarda ürüne el konuldu. Yetkililer, mevzuata aykırı şekilde muhafaza edildiği ve tüketime uygun olmadığı tespit edilen ürünlerin imha edilmek üzere muhafaza altına alındığını bildirdi. Denetimlerin ardından iş yeri mühürlenirken, işletme hakkında gerekli idari ve cezai işlemlerin başlatıldığı öğrenildi. Tavuk eti deposundaki ürünler için firmadan açıklama Trabzon’un Araklı ilçesinde faaliyet gösteren tavuk eti toptan satış ve dağıtım firmasından yapılan açıklamada, "Depomuzda incelemeye konu olan ürünler, satışa sunulacak taze ürünler değildir. Bu ürünler, rutin ticari işleyişin bir parçası olan ve prosedürlere uygun şekilde ayrıştırılmış iade statüsündeki ürünlerdir. Bu ürünlerin takibi ve depolanması ilgili mevzuatlara uygun olarak yapılmaktadır. Kayıtsız veya illegal bir emtia söz konusu değildir. İşletmemiz, gıda güvenliği ve ticari kanunlara harfiyen uymaktadır. Hakkımızda oluşturulmaya çalışılan kusurlu mal bulundurma veya yasadışı işlem algısı tamamen gerçek dışıdır. Firmamızda iade faturalarımız mevcut olup gerekli mercilere iletilmiştir" ifadelerine yer verildi.
Ankara Adalet Bakanı Gürlek, Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Zupancic ile bir araya geldi Adalet Bakanı Akın Gürlek, Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Urska Klakocar Zupancic ile bir araya geldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Urska Klakocar Zupancic ile Adalet Bakanlığında görüştü. Bakanlık binasındaki Mehmet Selim Kiraz Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda iki ülke heyetleri bir araya geldi. Görüşmede, adli iş birliği ve karşılıklı ilişkilerin ele alındı. Bakan Gürlek, "Hukukun üstünlüğü, yargı alanındaki karşılıklı tecrübe paylaşımı, adli yardımlaşma ve uluslararası sözleşmeler çerçevesinde iş birliğimizin geliştirilmesine büyük önem veriyoruz. Sayın Başkan, sizin hukukçu kimliğinizi de göz önünde tutarak son dönemde hukuk sistemimizde yapmış olduğumuz bazı reformlardan kısaca size anlatmak istiyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, 2025 ve 2029 yılları arasında 4. Yargı Reformu Strateji Belgesini açıklayarak yargı alanında önemli reformlar yaptık. Bu kapsamda 2025 yılı Aralık ayında 11. Yargı Paketini meclise sunduk. Halen 12. Yargı Paketi üzerinde çalışmalarımız devam ediyor. Aynı zamanda ceza adaletini güçlendirmek, infaz ve yargılama süreçlerini daha etkin hale getirmek amacıyla Türk Ceza Kanunu ve infaz sisteminde de bir kısım değişiklikler yapmayı düşünüyoruz" dedi. "Türkiye olarak her koşulda insan onuru, barışı ve adaleti savunmaya devam ediyoruz" Türkiye olarak, adaleti ve hakkaniyeti yalnızca ulusal bir ilke değil, insanlığın ortak vicdanı olarak gördüklerini belirten Gürlek, "Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Gazze’de ateşkesin sağlanması, insani yardımların bölgeye kesintisiz aktarılması ve kalıcı barışın tesisine yönelik uluslararası çabalara destek veriyor. Bu kapsamda ülkenizin, Slovenya Ulusal Meclisi Genel Kurulunda yapılan oylama sonucunda Filistin Devleti’ni tanımasını çok çok değerli buluyoruz. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’da Slovenya’nın Filistin Devletini tanıma kararından dolayı memnuniyetini her ortamda dile getirmiştir. Türkiye olarak her koşulda insan onuru, barışı ve adaleti savunmaya devam ediyoruz. Filistin halkının haklı mücadelesinin Filistinlilerin yanında olmayı sürdürüyoruz" diye konuştu. Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Zupancic ise, "Bu kısa vaktinizde bizlere de zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Şunu da söylemek isterim ki o ki alt yapıya baktığımızda işlerin aslında Filistin’in bir bağımsız devlet olarak kabulü sadece hükümet olarak değil meclisimizden geçerek kabul görmüştür. Bu aslında diğer Avrupa Birliği ülkelerinde karşılaşan bir durum değildir ancak biz ülke ulus olarak Filistin toprak bütünlüğünden yanayız bu son derece örnek teşkil edici" dedi. Açıklamaların ardından görüşme basına kapalı olarak gerçekleştirildi.
İstanbul Aziz İhsan Aktaş’ın kardeşi: "Bizler örgüt değil, aile şirketiyiz, Aktaş ailemizin en büyüğüdür" Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davada savunma yapan Aktaş’ın kardeşi tutuksuz sanık Doğan Aktaş, "Akrabalarımla yürüttüğüm ticari işlemler, usulüne uygun, hukuka aykırı değildir. Bizler örgüt değil, aile şirketiyiz. Aile bağlarımız sıkıdır. Aziz İhsan Aktaş ailemizin en büyüğüdür. Hakkımda örgüt iddiaları yersizdir. İhaleye fesat karıştırma ve özel belgede sahtecilik suçlamaları kabul etmiyorum" dedi. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık 27 Ocak Salı günü ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. Dün görülen duruşmada, tutuksuz sanıkların savunmalarına geçilmişti. Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri kampüsünde görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu. "Şahsım üzerine bir malvarlığı bulunmamaktadır" Duruşmaya verilen yaklaşık bir saatlik aranın ardından, örgüt lideri iddiasıyla yargılanan Aziz İhsan Aktaş’ın erkek kardeşi tutuksuz sanık Doğan Aktaş savunması devam edildi. Hazırlanan iddianamede, Aktaş hakkında, hisse edinim şeklinin şüpheli olduğunun tespit edildiği, üzerine kayıtlı otomotiv sanayi şirketinin mali profili, şüphelinin hesaplarında dönen para miktarı dikkate alındığında örgüt içerisindeki konumunun diğer üyelere ve kardeşlere göre farklı olduğu, örgütün akaryakıt alanındaki faaliyetlerini bilen ve yöneten kişi olduğu, örgüt liderinin emir ve talimatları ile hareket ettiği, bu nedenle hiyerarşik yapıya dahil olduğu aktarılmıştı. Savunma yapan Doğan Aktaş, "Yapmış olduğum mühendislik işlerinden çok iyi bir gelir elde ettim. Akrabalarımla yürüttüğüm ticari işlemler, usulüne uygun, hukuka aykırı değildir. Bizler örgüt değil, aile şirketiyiz. Aile bağlarımız sıkıdır. Aziz İhsan Aktaş ailemizin en büyüğüdür. Şirketlerle ilgili sıkıntı yaşadığımızda kendisine başvururuz ama şirketle bir ilişkisi yoktur. Hakkımda örgüt iddiaları yersizdir. İhaleye fesat karıştırma ve özel belgede sahtecilik suçlamaları kabul etmiyorum. Aziz İhsan Aktaş ile aramızdaki ticari ilişkiden dolayı takip başlattım. Beşiktaş belediyesi sanıklarını tanımıyorum. Şirketim bana aittir, abime değil. Bu şirketi ben yönetiyorum. Asfalt yapma işini ben biliyorum, abim değil. Benim İstanbul’da ilk işimi İSFALT’tan aldım. Tanıkların aslı astarı olmayan beyanlarıyla şirketimi suç geliri olarak göstermektedirler. Tüm mal varlığım İç Kale A.Ş. isimli şirketim üzerinedir. Şahsım üzerine bir malvarlığı bulunmamaktadır. Mal varlığıma el konulması bu hususta yersizdir" ifadelerini kullandı. "İhale verecek olsam, bunu amcam Aziz İhsan Aktaş’ın firmasına değil, babam Ramazan Murat Aktaş’ın firmasına verirdim" İddianamede, Beşiktaş Belediyesi’nin yaptığı ihalelere yaklaşık maliyet fiyat teklifi sunduğu, firmaları örgüt liderinin talimatı ve örgütün imkanlarıyla kurduğu, örgüt liderinin talimatıyla hareket ederek, örgütün amaç ve faaliyetlerini gerçekleştirmek için ihalelere yaklaşık maliyet teklifi sunduğu, örgüt liderini koşulsuz itaat ederek, örgüt hiyerarşisinde yer aldığı ve örgüt üyesi olduğu aktarılan Aziz İhsan Aktaş’ın yeğeni tutuksuz sanık Ferhat Aktaş savunma yaptı. Aktaş, "Aziz İhsan Aktaş’ın bana emir verme yetkisi yoktur. O benim işverenim değildir. Ben örgüt üyesi değilim, suçsuzum. Ben bir ihale verecek olsam, bunu amcam Aziz İhsan Aktaş’ın firmasına değil, babam Ramazan Murat Aktaş’ın firmasına verirdim. Soyadımızı taşıyan herkese dava açıldı, burada yargılanıyor. Utku Caner Çaykara’yı yalnızca ismen tanıyorum. İhale öncesi veya sonrasında bir irtibatım olmamıştır. İhaleye fesat karıştırdığım suçlamalarını reddediyorum" şeklinde konuştu. "Benim üzerime atılı suçlamaların nedeni, rakip firma sahipleri ile aramızda oluşan rekabet ortamıdır" İddianamede, ihaleleri suç örgütüne ait firmaya pazarlık usulüyle teklif vererek, ihaleyi Aziz İhsan Aktaş’ın kontrolünde gerçekleştirdiği ve yapılan ihaleyi suç örgütüne ait firma üzerinden gerçekleştirildiği öne sürülen Aziz İhsan Aktaş’ın kuzeni tutuksuz sanık Hamit Ünal ise savunmasında, "Aziz İhsan Aktaş’ın şirketlerime bir karı yada katkısı yoktur. Yargılandığım davada üzerime atılı suçlamalar sadece rakip firma yetkilileri ve gizli tanık beyanları ile iddianameye eklenmiştir. Belirli bir bölgede firmalara davet gönderilmesi hayatın olağan akışına uygundur. Diğer firmalara yapılması planlanan ihaleleri çeşitli yöntemlerle engelleyerek kendi firmamı ön plana aldığım iddiaları kabul edilemez. Baki Nugay ile bir dönem ortaktık. Benim üzerime atılı suçlamaların nedeni, rakip firma sahipleri ile aramızda oluşan rekabet ortamıdır" dedi. Duruşma 17 Şubat’a ertelendi Savunmaların ardından mahkeme, duruşmayı, tutuksuz sanıkların savunmalarına devam edilebilmesi için 17 Şubat Salı gününe erteledi. Heyet, bu durumun kampüs içerisindeki bakım ve mahkemenin diğer dosyalar üzerindeki çalışmalarını yapacağından dolayı olduğunu belirtti.
Kocaeli CHP’li meclis üyesinden ağza alınmayacak küfürler Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz’ün "Adam yerine koymayın" sözüyle gerilen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin şubat ayı meclis oturumu, salon dışındaki küfürlü kavga ile noktalandı. Meclis üyelerinin birbirine girdiği, öfkelenen CHP’li meclis üyesi Erkan Uygun’un ise küfür ettiği anlar kameralara yansıdı. Kocaeli Kongre Merkezi’nde 162 gündem maddesini görüşmek üzere toplanan mecliste söz alan CHP’li meclis üyesi Ahmet Kadı, Gebze’deki Cemevi projesinin akıbetini sordu. Kadı’nın, "Bu bölgede yaşayan tüm canlar adına soruyorum; canlar cemevini bekliyor, ne zaman yapılacak?" sorusuna, AK Partili meclis üyesi Hasan Soba, "Sayın meclis üyem, daha Derince’de yeni açtık. Orada da planlarla ilgili sorun var. Öyle bir tablo çizdin ki, kolay kolay da müdahil olmam bu şeylere ama çok haksızlık yapıyorsun şehrine" yanıtını verdi. "Onun derdi kaos üretmek" Zinnur Büyükgöz ise "Ben cevaplandıracağım, merak etme" dediği sırada salondan da ses yükseldi. Tartışmalar sürerken, CHP’li meclis üyesi Erkan Uygun’un söz almadan konuşması ve yerinden müdahale etmesi üzerine Başkan Zinnur Büyükgöz, "Bakın sana söz vermedim. Onun derdi zaten kaos üretmek. Adam yerine koymayın onu" dedi. "Sayın başkan, bu ne şimdi?" Bu sözlere İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet tepki göstererek, "Sayın başkan, bu ne şimdi? ’Adam yerine koymamak’ ne demek? Sözünüzü geri alın" çağrısında bulundu. "Ben terbiyesiz değilim" Gerginlik tırmanırken Erkan Uygun ayağa kalkarak tepkisini sürdürdü. Büyükgöz ise Uygun’u yerine oturması konusunda uyararak, "Kaos üretmek için kalkıyorsun. Yerine otur sözümü geri alırım. Oradan kalkıyor, oraya geliyor. İnsanların üzerine yürüyor. Bu ne? Böyle bir şey olmaz. Oturduğu için sözümü geri aldım. Kaç defa söyleyeceğim, Türkçe konuşuyorum. ’Oturursa sözümü geri alacağım’ dedim ve aldım, kendisi amaçlı ayakta duruyor. Terbiyesiz de sensin, bunu 4’üncü kez söylüyorsun. ’Terbiyesiz’ diyerek kalktın, ben terbiyesiz değilim" diye konuştu. Salonda kalabalıkların birbirine yürümesi üzerine Büyükgöz, "Arkadaşlar lütfen geri çekilin" diyerek tarafları sakinleştirmeye çalıştı. CHP’li meclis üyesinden küfür Meclis salonunun dışında ise meclis üyeleri ve beraberindeki kalabalık koridorlarda birbirine girdi. Olay anında kaydedilen görüntülerde, CHP’li Erkan Uygun’un sinirli olduğu ve küfürler savurduğu görüldü. Yine görüntülere yansıyan arbedede, çevresindekilerin Uygun’u ağzını kapatarak sakinleştirmeye çabaladığı anlar da yer aldı. Yaşanan arbedenin tam ortasında kadınlar da kaldı. Çevredeki diğer meclis üyeleri ve güvenlik görevlileri, küfürlerin ve yumruklaşmanın yaşandığı kavgayı ayırmak için dakikalarca uğraştı.