SAĞLIK - 17 Nisan 2025 Perşembe 09:42

Gece nefes alamamak, gündüz kazaya yol açıyor

A
A
A
Gece nefes alamamak, gündüz kazaya yol açıyor

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Karadağ, uyku sağlığının hem bireysel hem toplumsal sağlık açısından kritik olduğunu belirterek, "Uyku sırasında nefes alıp veremeyen kişi sadece uykusuz kalmaz, beyni, kalbi, tüm organları beslenemez. Bu da trafik kazalarına, iş kazalarına kadar pek çok riski doğurur" dedi.


Akciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım Derneği (ASYOD) tarafından düzenlenen 10. Uluslararası Katılımlı Akciğer Sağlığı Kongresi (UASK), 9-12 Nisan tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirildi. Kongrede solunum hastalıkları, tütün bağımlılığı, akciğer kanseri, yapay zekâ destekli tanı yöntemleri ve uyku sağlığı gibi birçok konu ele alındı.


Kongreye katılan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Karadağ, özellikle uyku sağlığına dikkat çekti. Uyku sağlığının dünyada yeterince önemsenmediğini ifade eden Karadağ, her yıl 70’ten fazla ülkede düzenlenen Dünya Uyku Günü etkinliklerinin bu konuya farkındalık sağlamak amacıyla düzenlendiğini söyledi. "Uyku sağlığınızı önceleyin" mesajının bu yılki tema olduğunu aktaran Karadağ, uykunun yalnızca dinlenme değil, aynı zamanda fiziksel ve psikolojik sağlığın sürdürülebilmesi için zorunlu bir süreç olduğunu vurguladı. Karadağ, "Hayatımızın üçte birini uykuda geçiriyoruz. Uyku bir restorasyon dönemidir. Sağlıklı bir gün için sağlıklı uyku şart" diye konuştu.



"85 ayrı uyku bozukluğu tanımlanmış durumda"


Uyku bozukluklarının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Prof. Dr. Mehmet Karadağ, dünya genelinde 85 ayrı uyku bozukluğu tanımlandığını kaydetti. En yaygın uyku bozukluğunun ise uyku apnesi olduğunu söyleyen Mehmet Karadağ, bu rahatsızlığın solunumun durmasıyla birlikte beyin ve diğer hayati organların yeterince oksijen alamamasına neden olduğunu ifade etti. Karadağ, "Geceleri horlayan ya da nefesi duran biri, aslında uykuda sağlıklı şekilde nefes alıp veremiyordur. Bu durum beyni, kalbi, karaciğeri, böbrekleri ve tüm vücudu olumsuz etkiler. Sabah yorgun uyanan, gün içinde sürekli uykusu gelen kişilerde konsantrasyon bozukluğu, depresyon, dikkat dağınıklığı başlar" ifadelerini kullandı.



Uyku apnesi artık sürücü belgesi için yasal değerlendirme kriteri


Prof. Dr. Karadağ, Türkiye’de 2015’te yürürlüğe giren düzenleme ile birlikte uyku apne sendromunun sürücü belgelerinde doğrudan değerlendirilmesi gereken bir sağlık kriteri haline geldiğini hatırlattı. Karadağ, şöyle devam etti: "Artık profesyonel ehliyetler 5 yılda bir, amatör ehliyetler ise 10 yılda bir sağlık raporuyla yenilenmek zorunda. Bu raporlarda uyku apnesi de değerlendiriliyor. Bu kişiler de elbette sürücü olabilir. Ancak bunun için tanılarının konulması, gerekli tedavilerinin yapılması ve bu durumun üç uzman hekimden oluşan bir heyet tarafından onaylanması gerekiyor" diye konuştu. Karadağ, bu uygulamanın trafik güvenliği açısından büyük önem taşıdığını da sözlerine ekledi.



"Uyku apnesi olanların yüzde 90’ı tanı almamış durumda"


Toplumda uyku apnesinin görülme sıklığının yaklaşık yüzde 5 olduğunu, ancak bu kişilerin yüzde 90’ının tanı almadığını belirten Prof. Dr. Karadağ, bu durumun ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekti. Uyku bozukluğu olan kişilerin hem bireysel sağlıkları hem de toplum güvenliği açısından risk oluşturabileceklerine işaret eden Karadağ, "Uyku bozukluğu tanısı konmamış bir kişi, trafikte ya da işyerinde ciddi kazalara neden olabilir. Avrupa’da ve ülkemizde bu nedenle yasal düzenlemeler yapıldı. Kazaların ve buna bağlı ölümlerin azaldığını görüyoruz. Ancak halk bu konuda hâlâ yeterince bilinçli değil" dedi.



"Uyku sağlığı obezite ve hipertansiyonla da bağlantılı"


Prof. Dr. Karadağ, uyku apnesinin obezite ve hipertansiyon gibi yaygın sağlık sorunlarıyla da doğrudan ilişkili olduğunu söyleyerek, uyku sağlığının ihmal edilmesinin uzun vadede kilo alımı, tansiyon yüksekliği ve metabolik bozukluklara neden olabileceğini aktardı. Karadaği "Uyku sırasında yeterince nefes alamayan kişi zamanla kilo alır, tansiyonu yükselir, ruh hali bozulur. Bu zincirleme etki sağlığın tüm alanlarını etkiler. Uyku sağlığı, genel sağlığın temellerinden biridir" diyerek uykunun hayat kalitesi üzerindeki belirleyici rolüne dikkat çekti.



Gece nefes alamamak, gündüz kazaya yol açıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Tokat’ta sel alarmı: Önlemler üst seviyeye çıkarıldı Tokat’ta muhtemel sel ve su baskınlarına karşı düzenlenen koordinasyon toplantısının ardından açıklama yapan Tokat Valisi Abdullah Köklü, bazı köylerin tedbir amaçlı tahliye edildiğini belirterek vatandaşlara dere yatakları ve riskli bölgelerden uzak durmaları çağrısında bulundu. Tokat Valiliği koordinasyonunda Tokat AFAD İl Müdürlüğünde Turhal ilçesi sel-su baskını koordinasyon toplantısı düzenlendi. Toplantıya il protokolü ve kurum amirleri katıldı. Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Tokat Valisi Abdullah Köklü, "Bugün de internet sitelerimizden, sosyal medya valilik hesaplarından bahsettiğimiz gibi önlemlerimizi alıyoruz. Tüm vatandaşlarımızı duyarlı olmaya tekrar davet ediyorum. Burada olan bu afete hazırlıklı olmak. Afete hazırlıklı olmak demek önceden önlem almak demek. Bu sene gerçekten son 60 yılın en kuvvetli yağışlarını yaşadık. Bu yağışlar nedeniyle ilgili kurumlarla toplantısını yaptık. Tokat Valiliği ve tüm kurumlar olarak bölge müdürlerimizle burada sağ olsunlar geldiler. Hazırız inşallah. Hep beraber el birliğiyle atlatmayı ümit ediyoruz. Bazı köylerimizi önleme amaçlı tahliye ettik. Tabii ki bu vatandaşlarımızın can güvenliğini temin etmek için aldığımız kararlar bunlar. Yani iki gün, üç gün vatandaşlarımız dışarıda, canı sağ olsun. Diğer konular çok önemli değil. Vatandaşlarımızı duyarlı olmaya davet ediyorum. Özellikle dere yataklarından ve güzergahlardaki taşkın olabilecek tehlikeli yerlerden vatandaşlarımız mümkün olduğu kadar uzak dursunlar. Güvenlik güçlerimizin, tarım müdürlüğümüzün, özel idaremizin, Devlet Su İşlerimizin uyarılarına lütfen dikkatle dinlesinler. Onlar için önemli konular. Çünkü biz o planlamaları beraber yapıp vatandaşlarımızı bu konuda uyarıyoruz. O konulara biraz daha dikkat verirlerse memnun oluruz. Turhal derken tüm Tokat vilayetinin toplantısını yaptık. Tabii ki tarım arazilerinde en fazla derenin şehrin içinden geçen yerler biraz daha hassas oluyor. Tural da o ilçelerimizden bir tanesidir. Zaten perşembe gününden beri cuma günü, cumartesi günü tüm özel idare, Devlet Su İşleri, belediye, AFAD, herkes sahada. 24 saat esasına göre dönem dönem bin 200 personelle 500 bandında araca çıktık. Özel sektörden de destek aldık. Gerekiyorsa daha fazla araçla müdahale ederiz. Vatandaşlarımız da duyarlı olurlarsa, bizlere yardımcı olurlarsa çalışmamıza inşallah afeti hep beraber güzel bir şekilde yönetmiş oluruz" dedi.