ÇEVRE - 27 Nisan 2025 Pazar 11:07

Havaların ısınmasıyla birlikte ilaçlama çalışmaları hız kazandı

A
A
A
Havaların ısınmasıyla birlikte ilaçlama çalışmaları hız kazandı

Antalya Büyükşehir Belediyesi, yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte 19 ilçede yıl boyu aralıksız sürdürdüğü vektörle mücadele çalışmalarını yoğunlaştırdı. Büyükşehir ekipleri, vektörlere karşı 202 araç ve yaklaşık bin 600 saha personeli Antalya genelinde etkin mücadele yapıyor.


Antalya Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı, halk sağlığını korumak ve yaz aylarını konforlu geçirilebilmesi için yıl boyu sürdürdüğü vektörle mücadele çalışmalarını yoğunlaştırdı. Havaların ısınmasıyla birlikte artış gösterebilecek vektör popülasyonunu çevre ve halk sağlığını tehdit etmeyecek düzeyde kontrol altında tutmayı hedefleyen ekipler, sivrisinek, karasinek, hamamböceği, pire ve kemirgen gibi uçkun türlerine yönelik etkin bir mücadele gerçekleştiriyor. Biyosidal ürün uygulayıcısı sertifikasına sahip yaklaşık bin 600 çevre sağlığı personeli, 202 adet vektörle mücadele aracıyla birlikte gece gündüz demeden Antalya’nın dört bir yanında denetim ve ilaçlama çalışmalarını sürdürüyor.



Larva yaşam alanları imha ediliyor


Büyükşehir ekipleri, halk sağlığını tehdit eden türlerin üreme alanlarına yönelik önleyici mücadele ve imha çalışması yaparken, rögarlar, menholler, yağmur suyu ızgaraları, inşaat alanı boşlukları, fosseptikler, mezbahaneler, ahırlar, çöp konteynırları, kullanılmayan su kuyuları, pazar yerleri, apartman ve site rögarları, dereler, göl ve göletler gibi geniş sucul ortamlarda ilaçlamalar yapıyor. Yağış rejimlerindeki değişikliklere bağlı, sürekli su birikintisi oluşturarak larvalara yaşam alanı oluşturan araç lastiği, bidon, varil ve saksı gibi pek çok materyallerde ekiplerce tespit edilerek imha ediliyor.



Büyükşehirin biyolojik mücadelesi örnek oluyor


Antalya Büyükşehir Belediyesine vektörle mücadele danışmanlığı yapan Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Çetin, Büyükşehir ekiplerinin 12 ay boyunca hem larva hem de ergin mücadelesi yaptığını kaydetti. Larva mücadelesinin yılın her ayı yapıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Hüseyin Çetin, "Antalya’nın iklimi müsait olduğu için yılın tamamında özellikle fosseptik, kanalizasyon ve rögar gibi noktalarda sürekli ilaçlama yapılmaktadır. Yapılan çalışmalarda sadece kimyasal ilaçlar, zehirler kullanılmamaktadır. Biyolojik mücadele çalışmalarına da önem veriliyor. Yüz binlerce seranın sulama havuzlarında balıklar kullanılarak bu mücadele gerçekleştirilmektedir. Tarım ürünlerine zehir bulaşmaması için balık ve bakteriler kullanılarak bu süreçler titizlikle kontrol altında tutuluyor. Büyükşehir Belediyemizin özellikle değerli temiz su kaynaklarımıza yakın alanlarda uyguladığı biyolojik mücadelede örnek teşkil etmektedir" dedi.



Vatandaşlara uyarılar


Vatandaşların kullanılmayan otomobil lastikleri, saksılar ve çeşitli su tutabilecek materyalleri bahçelerinde tutmaması gerektiğine vurgu yapan Çetin, "Ekipler larva oluşumuna neden olan bu materyallere ve alanlara ulaşmak istiyor ancak yüksek duvarlar, kapalı kapılar nedeniyle bu mümkün olmuyor. Böylesi özel korunaklı alanlara ne yazık ki müdahale edilemiyor. Ekiplerimiz çeşitli nedenlerle bir bahçeye girip fosseptikleri kontrol edemedikleri zaman bu alanlarda ne yazık ki yoğun bir sivrisinek oluşabiliyor. Halkımızdan ricamız ekiplerimiz saha taraması yapıyor ancak kontrol edemedikleri, gözden kaçan noktalar olabiliyor. Bir metrekare alanda binlerce sineğin gelişebileceğini düşündüğümüzde ekiplere yardımcı olmanın ne kadar önemli olduğunu hatırlatmak ister, halkımızdan bu konuda bizlere destek olmalarını bekleriz" dedi.



Sağlık Bakanlığı ve üniversite ile ortak çalışma


Antalya Büyükşehir Belediyesi Çevre Sağlığı Şube Müdürü Mesut Çınar da Antalya’nın 19 ilçesinde 913 mahallesinde yaz uygulaması olarak nitelendirilen uçkun mücadelesine 1 Nisan tarihi itibarıyla başlandığını söyledi. Vektörle mücadelenin araç takip sistemleri ile takip edilerek mahallelerin en ücra köşelerine kadar ulaşılmaya çalışıldığını söyleyen Çınar, "Mücadelede kullandığımız kimyasalların tümü biyosidal ürün niteliği taşımakta olup insan sağlığına herhangi bir zararı bulunmamaktadır. Halk sağlığının korunması amacıyla Sağlık Bakanlığı, Akdeniz Üniversitesi ve Büyükşehir Belediyemiz tarafından ortak bir mücadele çalışması gerçekleştirilmekte. Bu ortak mücadele ile Antalya’da sıtma ve buna benzer hastalık vakaları son yıllarda hiç görülmemiştir. Yaz kış vektör mücadelemizi etkin bir şekilde sürdürmekteyiz. Bu çerçevede vatandaşlarımızdan gelebilecek talep, şikâyet ve olumsuz durumları Antalya Büyükşehir Belediyesi İletişim Merkezi (ABİM) üzerinden bizlere ulaştırarak mücadelemize destek olmalarını bekleriz" dedi.



Havaların ısınmasıyla birlikte ilaçlama çalışmaları hız kazandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Kozmetik fabrikası yangını davasında iddianame iade edildi Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin iddianame, suçun sübutuna etki edecek delillerin toplanmaması ve hukuki eksiklikler gerekçesiyle iade edildi. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti. İddianame iade edildi Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 16 sanık hakkında iddianame hazırlanmıştı. 7. Ağır Ceza Mahkemesince değerlendirilen iddianame iade edildi. Mahkemece yapılan incelemede, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede suçun sübutuna doğrudan etki edecek deliller toplanmadan kamu davası açıldığı tespit edildi. İddianamede, şüphelilerin kullandığı GSM hatlarına ait arama, mesaj ve baz bilgilerini içeren HTS kayıtlarının Bilgi Teknolojileri Kurumundan istendiği, bu kayıtların gönderilmesi sonrası Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü teknik personeli tarafından HTS analiz raporu düzenleneceğinin belirtildiği, ancak bu raporlar beklenmeden iddianamenin hazırlandığı kaydedildi. Mahkeme, HTS analizlerinin özellikle "suçluyu kayırma" suçu bakımından suçun sübutuna doğrudan etki edecek nitelikte delil olduğu, soruşturmayı uzatıcı değil aksine aydınlatıcı nitelik taşıdığı halde değerlendirilmeden iddianame düzenlendiğini belirterek bu yönüyle iddianamenin iadesine karar verdi. Tanık ve güvenlik görevlileri dinlenmedi Şüpheli Ali Osman A. hakkında suçluyu kayırma suçundan cezalandırma talep edilirken, ifadesinde bahsi geçen güvenlik amiri Ali D’nin kimlik tespiti yapılmadan, bilgi ve görgüsüne başvurulmadan, ayrıca olay günü Ali D’yi arayan güvenlik personelinin kim olduğunun araştırılmadan iddianame düzenlendiği belirtildi. Mahkeme, tanık olabilecek bu kişilerin beyanlarının alınmamasının suçun sübutuna etki edecek önemli bir eksiklik olduğunu vurguladı. Şirketler hakkında hukuki dayanak gösterilmedi İddianamede Ravive Kozmetik San. ve Dış. Tic. A.Ş. ile LYKKE Kozmetik Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. malen sorumlu gösterilerek TCK 60. maddesi kapsamında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi talep edildiği, ancak şüphelilere isnat edilen suçların hiçbirinde tüzel kişilere güvenlik tedbiri uygulanabileceğine dair açık kanuni düzenleme bulunmadığı tespit edildi. Mahkeme, hangi yasal dayanakla şirketler hakkında güvenlik tedbiri istendiğinin ve bu şirketlerin ne şekilde malen sorumlu sayıldığının delillerle açıklanmadığını belirterek bu yönüyle iddianamenin CMK 170/4’e aykırı olduğunu değerlendirdi. SGK’nın suçtan zarar gören sıfatı açıklanmadı Ayrıca iddianamede Sosyal Güvenlik Kurumu’nun suçtan zarar gören olarak gösterildiği, ancak isnat edilen suçlar bakımından SGK’nın ne şekilde zarar gördüğünün delillerle açıklanmadığı, bu haliyle de CMK 170/4 maddesine aykırılık bulunduğu kaydedildi. Yakalama kararına rağmen makul süre beklenmedi Şüphelilerden Abdurrahman B. hakkında yakalama emri çıkarılmasına rağmen, makul süre beklenmeden ve ifadesi alınmadan iddianame düzenlendiği, bu durumun şüphelinin CMK 147/1-f maddesi kapsamında savunma ve lehine delil sunma hakkını kısıtladığı ifade edildi. Mahkeme, bu eksikliğin de suçun sübutuna etki eden önemli bir delil noksanlığı olduğunu belirtti. Mahkemeden iddianameye iade kararı Tüm bu gerekçelerle mahkeme, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesini iadesine, soruşturma dosyasının gereği yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine karar verdi. Fabrika sahibi cezaevinde yaşamını yitirmişti Yürütülen soruşturma kapsamında 11 şüpheli gözaltına alınırken, firma sahibi Kurtuluş Oransal, şirket yetkilileri İsmail O., Altay Ali O., Aleyna O. ile Gökberk G., ’Olası kastla öldürme’ suçlamasıyla, Ali Osman A. ve Onay Y. ise, ’Suçluyu kayırma’ suçlamasıyla tutuklanmıştı. Şüphelilerden H.E., G.B., Ö.A. ile G.D. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Tutuklu bulunduğu Kandıra Cezaevi’nde kalp krizi geçiren ve Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Kurtuluş Oransal ise hayatını kaybetmişti. Olayın ardından Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Kocaeli İl Müdürü, Müdür Yardımcısı, Gebze Sosyal Güvenlik Merkez Müdürü, Çalışma ve İş Kurumu Kocaeli İl Müdürü, İŞKUR Dilovası Hizmet Merkezi Müdürü, İŞKUR CİMER’den Sorumlu Şube Müdürü ile 1 personel açığa alınmıştı.
Kocaeli Kozmetik fabrikası yangını davasında iddianame iade edildi Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin iddianame, suçun sübutuna etki edecek delillerin toplanmaması ve hukuki eksiklikler gerekçesiyle iade edildi. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti. İddianame iade edildi Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 16 sanık hakkında iddianame hazırlanmıştı. 7. Ağır Ceza Mahkemesince değerlendirilen iddianame iade edildi. Mahkemece yapılan incelemede, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede suçun sübutuna doğrudan etki edecek deliller toplanmadan kamu davası açıldığı tespit edildi. İddianamede, şüphelilerin kullandığı GSM hatlarına ait arama, mesaj ve baz bilgilerini içeren HTS kayıtlarının Bilgi Teknolojileri Kurumundan istendiği, bu kayıtların gönderilmesi sonrası Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü teknik personeli tarafından HTS analiz raporu düzenleneceğinin belirtildiği, ancak bu raporlar beklenmeden iddianamenin hazırlandığı kaydedildi. Mahkeme, HTS analizlerinin özellikle "suçluyu kayırma" suçu bakımından suçun sübutuna doğrudan etki edecek nitelikte delil olduğu, soruşturmayı uzatıcı değil aksine aydınlatıcı nitelik taşıdığı halde değerlendirilmeden iddianame düzenlendiğini belirterek bu yönüyle iddianamenin iadesine karar verdi. Tanık ve güvenlik görevlileri dinlenmedi Şüpheli Ali Osman A. hakkında suçluyu kayırma suçundan cezalandırma talep edilirken, ifadesinde bahsi geçen güvenlik amiri Ali D’nin kimlik tespiti yapılmadan, bilgi ve görgüsüne başvurulmadan, ayrıca olay günü Ali D’yi arayan güvenlik personelinin kim olduğunun araştırılmadan iddianame düzenlendiği belirtildi. Mahkeme, tanık olabilecek bu kişilerin beyanlarının alınmamasının suçun sübutuna etki edecek önemli bir eksiklik olduğunu vurguladı. Şirketler hakkında hukuki dayanak gösterilmedi İddianamede Ravive Kozmetik San. ve Dış. Tic. A.Ş. ile LYKKE Kozmetik Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. malen sorumlu gösterilerek TCK 60. maddesi kapsamında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi talep edildiği, ancak şüphelilere isnat edilen suçların hiçbirinde tüzel kişilere güvenlik tedbiri uygulanabileceğine dair açık kanuni düzenleme bulunmadığı tespit edildi. Mahkeme, hangi yasal dayanakla şirketler hakkında güvenlik tedbiri istendiğinin ve bu şirketlerin ne şekilde malen sorumlu sayıldığının delillerle açıklanmadığını belirterek bu yönüyle iddianamenin CMK 170/4’e aykırı olduğunu değerlendirdi. SGK’nın suçtan zarar gören sıfatı açıklanmadı Ayrıca iddianamede Sosyal Güvenlik Kurumu’nun suçtan zarar gören olarak gösterildiği, ancak isnat edilen suçlar bakımından SGK’nın ne şekilde zarar gördüğünün delillerle açıklanmadığı, bu haliyle de CMK 170/4 maddesine aykırılık bulunduğu kaydedildi. Yakalama kararına rağmen makul süre beklenmedi Şüphelilerden Abdurrahman B. hakkında yakalama emri çıkarılmasına rağmen, makul süre beklenmeden ve ifadesi alınmadan iddianame düzenlendiği, bu durumun şüphelinin CMK 147/1-f maddesi kapsamında savunma ve lehine delil sunma hakkını kısıtladığı ifade edildi. Mahkeme, bu eksikliğin de suçun sübutuna etki eden önemli bir delil noksanlığı olduğunu belirtti. Mahkemeden iddianameye iade kararı Tüm bu gerekçelerle mahkeme, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesini iadesine, soruşturma dosyasının gereği yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine karar verdi. Fabrika sahibi cezaevinde yaşamını yitirmişti Yürütülen soruşturma kapsamında 11 şüpheli gözaltına alınırken, firma sahibi Kurtuluş Oransal, şirket yetkilileri İsmail O., Altay Ali O., Aleyna O. ile Gökberk G., ’Olası kastla öldürme’ suçlamasıyla, Ali Osman A. ve Onay Y. ise, ’Suçluyu kayırma’ suçlamasıyla tutuklanmıştı. Şüphelilerden H.E., G.B., Ö.A. ile G.D. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Tutuklu bulunduğu Kandıra Cezaevi’nde kalp krizi geçiren ve Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Kurtuluş Oransal ise hayatını kaybetmişti. Olayın ardından Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Kocaeli İl Müdürü, Müdür Yardımcısı, Gebze Sosyal Güvenlik Merkez Müdürü, Çalışma ve İş Kurumu Kocaeli İl Müdürü, İŞKUR Dilovası Hizmet Merkezi Müdürü, İŞKUR CİMER’den Sorumlu Şube Müdürü ile 1 personel açığa alınmıştı.