SAĞLIK - 04 Şubat 2026 Çarşamba 11:38

Kanser tedavisinde yeni ufuk: Kişiye özel kanser aşıları gündemde

A
A
A
Kanser tedavisinde yeni ufuk: Kişiye özel kanser aşıları gündemde

Kanser aşılarındaki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Ali Murat Tatlı, kişiye özel kanser aşılarının gelecekte tedavide önemli bir dönüm noktası olabileceğini söyledi.


Kanser ve teknolojinin ilerlemesiyle kanser tedavisinde geliştirilen yöntemlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Memorial Antalya Hastanesi Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ali Murat Tatlı, 2022 yılından itibaren yapılan istatistiklere göre dünyada her yıl yaklaşık 20 milyon yeni kanser vakası görüldüğünü belirtti. "Bu vakaların yaklaşık yarısında maalesef ölüm oranlarıyla karşılaşıyoruz" diyen Tatlı, Türkiye’de ise yıllık yaklaşık 240 bin yeni kanser vakası görüldüğünü, bu vakaların da yaklaşık 130 bininde ölüm gerçekleştiğini kaydetti. Tatlı, son 5 yılda Türkiye’de kanser yükünde yaklaşık 700 bine yakın birikmiş hasta popülasyonu oluştuğunu vurguladı.



En sık görülen kanser türleri


Dünya genelinde erkeklerde en sık görülen kanser türünün akciğer kanseri olduğunu, kadınlarda ise meme kanserinin öne çıktığını ifade eden Tatlı, Türkiye’ye ilişkin şu bilgileri paylaştı:


"Ülkelere, yaşam şekillerine ve çevresel faktörlere göre kanser tipleri değişiyor. Türkiye’de erkeklerde en sık akciğer kanseri görülüyor, ikinci sırada prostat, üçüncü sırada kolorektal kanseri var. Kadınlarda ise en sık meme kanseri, ardından tiroid ve kolorektal kanseri geliyor. Ancak her iki cinsi birlikte değerlendirdiğimizde en sık görülen ve ölüm oranı en yüksek tümör hâlâ akciğer kanseri."



Kanser tedavisinde yeni dönem: Aşılar


Kanser tedavisinde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını belirten Prof. Dr. Ali Murat Tatlı, moleküler testler, akıllı ilaçlar ve immünoterapiyle birlikte yeni bir döneme girildiğini söyledi. Tatlı, "Bir dönem hedeflenemez dediğimiz bazı mutasyonlar, teknolojinin ve bilimin hızla ilerlemesiyle artık hedeflenebilir hale geldi. Son yıllarda ise yeni bir çığır açılıyor, o da kanser aşıları" ifadelerini kullandı.


Kanser aşılarının toplumda sıkça yanlış anlaşıldığını vurgulayan Tatlı, HPV aşısının rahim ağzı kanserine karşı koruyucu bir aşı olduğuna dikkat çekerek, aktif kanser tedavisine yönelik kişiye özel aşıların ise farklı bir alan olduğunu söyledi.



Kişiye özel kanser aşıları


Kanserin hücrelerin genetik yapısında meydana gelen mutasyonlarla ortaya çıktığını anlatan Tatlı, bu hücrelerin normal dokulardan farklı antijenler taşıdığını belirterek, "Bu antijenler bağışıklık sistemimizdeki T lenfositler tarafından düşman olarak tanınır. Ancak bağışıklık sistemi baskılandığında tümör bağışıklıktan kaçar. Kanser aşılarıyla immünoterapinin yetersiz kaldığı noktaları tamamlamayı hedefliyoruz" dedi.


Yapay zeka destekli yöntemlerle kişiye özgü antijenlerin tespit edilebildiğini aktaran Tatlı, bu aşıların çoğunlukla immünoterapiyle kombine edildiğini ve hem ileri evre hastalıkta hem de ameliyat sonrası koruyucu dönemde kullanılabildiğini ifade etti.



"Erken faz çalışmalar umut veriyor"


Lynch sendromu gibi yüksek riskli durumlara yönelik yürütülen çalışmalara da değinen Tatlı, kolorektal kanser riskini azaltmaya yönelik aşı çalışmalarında önemli sonuçlar elde edildiğini söyledi. Prof. Dr. Tatlı, şunları kaydetti:


"Bu aşılar bugün yarın klinikte rutin kullanıma girecek aşamada değil. Faz 1 ve faz 2 çalışmaları devam ediyor. Ancak erken faz çalışmalarda, daha önce immünoterapiden fayda görmeyen hastalarda bile bağışıklık sistemini güçlü şekilde aktive edebildiğimizi görüyoruz."



"Her hasta için özel aşı seçeneği gündeme gelebilir"


Kanserde henüz yüzde yüz çözümden söz edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Ali Murat Tatlı, "Kanserde tamamında yüzde yüz çözüm oldu diyemem ama her kanser tipi ve her hasta için özel bir aşı seçeneği ortaya çıkacak gibi görünüyor. İlk çalışmalarda her hastaya özel bir aşı platformu oluşturulabildiğini görüyoruz. Bugün maliyetli ve zor, ancak genetik analizlerin yaygınlaşmasıyla bu süreç giderek kolaylaşıyor" dedi.



Kanserden korunmanın temel yöntemleri


Kanserden korunmada yaşam tarzının büyük önem taşıdığını vurgulayan Tatlı, bağışıklık sisteminin güçlü tutulması gerektiğinin altını çizerek, "Sigara ve tütün ürünlerinden uzak durmak, obeziteyle mücadele etmek, düzenli fiziksel aktivite yapmak, sağlıklı beslenmek ve yeterli uyku çok önemli. Alkol tüketimi, ağız hijyeni, bağırsak mikrobiyotası ve stres yönetimi de kanser riskini etkileyen faktörler arasında" dedi.


Sağlıklı bir yaşam çerçevesi oluşturmanın kanserden korunmada etkili olabileceğini ifade eden Tatlı, "Yaşam şeklimizi ne kadar dengeli hale getirirsek kanserden korunmamız o kadar mümkün olur" değerlendirmesinde bulundu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri ’Asrın felaketi’nde bölgeye ulaşan ilk ekipler yaşadıklarını anlattı Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023’te meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgeye ulaşan ilk ekiplerde görevli sağlık çalışanları yaşadıklarını anlattı. Depremde hasar gören hastanenin yenidoğan bölümündeki 33 bebeği ambulansla güvenli bir hastaneye naklederek hayatlarını kurtaran Kayseri UMKE Sorumlusu İslam Köseoğlu, "Her bebek gördüğümde hafızamdan silinmeyen olayların başında geliyor" dedi. 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş’ta meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler 11 ili etkilemiş ve birçok ilde büyük yıkımlara neden olmuştu. Depremlerin ardından Kayseri’den yola çıkan ve afetin ilk saatlerinde bölgeye ulaşan sağlık ekipleri yaşadıklarını anlattı. Kahramanmaraş’ta depremlerde hasar alan üniversite hastanesinin yenidoğan bölümündeki 33 bebeği ambulansla Kayseri’deki hastanelere nakleden Kayseri UMKE Sorumlusu İslam Köseoğlu, "6 Şubat gecesi Türkiye’yi sarsan ve 11 ili etkileyen bir deprem yaşandı. Kayseri de bu illerin arasındaydı. Depremin ilk yaşandığı saatten itibaren acil sağlık hizmetleri çalışanları olarak görev yerimize gitmek için hareket etmiştik. Öncesinde ailemizi güvenli yerlere emanet etmemiz gerekiyordu. Eşim de sağlık çalışanı, 3 tane oğlumu güvenli bir yere teslim etmemiz zor bir süreçti. Eşimi ve çocuklarımı teslim ettikten sonra İl Ambulans Servisi Başhekimliğine hareket ettim. Başhekimliğe geldikten sonra ekipler kuruldu ve özellikli olan 4 sedyeli ambulansla Kahramanmaraş’a hareket ettik. Özellikle Kayseri çıkışları, Pınarbaşı, Sarız ve Göksun çıkışlarında ciddi bir tipi söz konusuydu. Saat 09.45 itibarıyla Kahramanmaraş merkeze giriş yaptık. Gerçekten yaşamış olduğumuz afet, daha önceki depremlere benzemiyordu, enkaz sayıları çok fazlaydı. İlk gün kaç vakaya müdahale ettik hatırlamıyorum ama birçok vaka bizde de psikolojik olarak yıkım bıraktı ancak görevimizi en iyi şekilde yapmaya çalıştık. Üniversite hastanesi öğlen yaşanan büyük depremden sonra hasar almıştı. Oradaki yenidoğan bebeklerin tahliyeleri gerekiyordu. Görevli arkadaşlarımızla 33 tane yenidoğan bebeği ambulansların içerisine aldık. Birçoğunun oksijen ihtiyacı vardı, birçoğunun ısıtılması gerekiyordu, çünkü hava soğuktu. Bu süreçte Kayseri İl Sağlık Müdürümüz Mehmet Erşan ve Sağlık Hizmetleri Başkanımız Figen Gürbeden devreye girdi. Kayseri’deki bütün yenidoğan ambulansları, kuvöz ambulansların hepsini Kahramanmaraş’a yönlendirdiler. Bu süreçte bebeklerimizin Kayseri’ye nakilleri sağlanmış oldu. Kısa bir süreç gibi anlatılıyor ama hastaneden bebeklerin çıkarılma süreci, gerekli desteklerin sağlanması zor bir süreçti. Her bebek gördüğümde hafızamdan silinmeyen olayların başında geliyor" dedi. "Enkazda anneyi kurtarmaya çalışırken ikinci büyük deprem meydana geldi" Enkaz altında annesinin kucağında olan bebeği sağlıklı bir şekilde kurtardıklarını, anneyi kurtarma çalışmaları devam ederken 7.6’lık depreme yakalandıklarını aktaran UMKE İstasyon Sorumlusu Paramedik Yunus Erol ise, yaşanılanlara rağmen anneyi de sağlıklı bir şekilde enkazdan çıkartarak bebeğiyle kavuşturduklarını anlattı. Erol, "6 Şubat zamanı depreme uyandık, çok ciddi bir sarsıntı olmuştu. Kurumumuzdan haber gelir gelmez hareket etmek için hazırlık yaptık. Tabii bu süreçte de ailemi komşulara emanet ederek çıkmak zorunda kaldım. Onlar da korkmuştu ama bizi de bekleyen bir görev vardı. UMKE’nin kurulma amacı bu tür olaylara hızlı reaksiyon verebilmek olduğu için Kahramanmaraş’a ilk hareket eden ekiplerden biri bizdik. Kahramanmaraş’a 08.20 civarında ulaştık. Bir deprem vardı bilgilendirilmiştik ama şehre girdiğimiz zaman bu kadar yıkıcı, bu kadar vahim bir tabloyla karşılaşmayı beklemiyorduk. Her müdahale ettiğimiz hasta bizim için bir anı. İlk vakamız anne ve bebek enkazda kalmıştı, bebekte sıkışma yoktu, annenin kucağındaydı. Bebeği aldık ve 112 ekiplerimize sağlıklı bir şekilde teslim ettik. Daha sonrasında annenin bacaklarında sıkışma olduğu için kurtarma işlemi uzun sürdü. Anneyi kurtarmaya çalışırken ikinci büyük deprem meydana geldi. Çalıştığımız alanın hemen yakınında ilk depremde hasar almış çok da sağlam olmayan bir bina vardı. Orada anneyi bırakıp gidemiyoruz, diğer arama kurtarma ekipleri de çalışıyordu. İçimizden dua eden arkadaşlarımız vardı. Arkamızdaki bina yıkılacak olsaydı belki de hiçbirimizin kurtulma şansı yoktu. Çok şükür daha sonra anneyi de enkazdan sağlıklı bir şekilde dışarıya çıkardık ve sağlık ekiplerine teslim ettik" diye konuştu. Acil Tıp Teknisyeni Enes Köse de görev yerine ulaştıklarında tarif edilemez bir yıkımla karşılaştıklarını kaydederek, "6 Şubat gecesi şiddetli bir sarsıntıyla eşimle birlikte uyandık. Eşim gebeydi ve o da Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı SAKOM biriminde görev yapmaktaydı. Deprem durduğunda bunun sıradan bir sarsıntı olmadığını, yakınımızda büyük bir felaket yaşandığını hissettik. Vakit kaybetmeden iş kıyafetlerimizi giyerek bağlı olduğumuz birimle iletişim haline geçtik. Sağlık müdürümüz ve sağlık hizmetleri başkanımızın talimatıyla 3 kişilik ekip oluşturduk ve Kahramanmaraş’a doğru yola çıktık. Yoğun kar yağışı ve olumsuz hava şartlarına rağmen bölgeye en kısa zamanda ulaşmaya çalıştık. Şehre girdiğimizde gördüğümüz görüntü anlatılanların çok ötesindeydi. Kelimelerle tarif edilemeyecek bir yıkım vardı. Bölgeye ulaştıktan sonra enkazlara yöneldik, zamanla yarışılan anlara tanıklık ettik. Soğuk, yorgunluk, uykusuzluk bunların hiçbiri bizim için önem arz etmiyordu. Tek gayemiz bir cana daha ulaşabilmekti. Ambulansta görev yapan paramedikler ve acil tıp teknisyenleri olarak tek görevimiz hastaya müdahale etmek değil, en karanlık anlarda hayata dokunabilmektir. Unutmamak, ders çıkarmak ve hazırlıklı olmak zorundayız. 112 ve UMKE çalışanları olarak bizler bu tür afetlere her zaman hazırlıklıyız" ifadelerini kullandı. "İkinci depreme yakalandığımızda hamile eşim Kayseri’de, ben Kahramanmaraş’taydım" Depremin ardından hamile olan eşinin Kayseri’de, kendisinin de Kahramanmaraş’ta görev yaptığını ifade eden Köse, "Eşim gebe olmasına rağmen depremin ardından 2 gün görev yaptı. İkinci depremi yaşadığımızda eşim Kayseri’de, ben de Kahramanmaraş’ta görev yapmaktaydım. Duygusal anlar yaşasak da görevimizi en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştık" dedi.
Ağrı Patnos’ta trafik levhalarına düzenleme Ağrı’nın Patnos ilçesinde, köy yollarında trafik güvenliğini artırmaya yönelik önemli bir çalışma hayata geçirildi. Patnos İlçe Özel İdaresi ekipleri tarafından başlatılan hız limit ve trafik uyarı levhaları montaj çalışmaları, zorlu kış şartlarına rağmen aralıksız şekilde sürdürülüyor. Vatandaşların can ve mal güvenliğini önceleyen çalışmalar kapsamında, özellikle kış aylarında görüş mesafesinin düştüğü, buzlanma ve kar birikiminin sık yaşandığı güzergâhlara hız limit tabelaları ile dikkat ve uyarı levhaları yerleştiriliyor. Bu sayede sürücülerin daha kontrollü ve güvenli bir şekilde seyahat etmeleri amaçlanıyor. Kar, tipi ve soğuk havaya aldırış etmeden sahada görev yapan İlçe Özel İdaresi ekipleri, bir yandan kapanan köy yollarını açık tutmak için mücadele ederken, diğer yandan da trafik güvenliğini kalıcı hale getirecek bu çalışmaları titizlikle yürütüyor. Yapılan planlama doğrultusunda levha çalışmaları, ilçeye bağlı tüm köy yollarını kapsayacak şekilde etap etap devam edecek. Yetkililer, sürücülerden yeni yerleştirilen levhalara uymalarını, özellikle kış koşullarında hız limitlerine dikkat etmelerini isterken, bu çalışmaların kazaların önüne geçilmesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Köylerde yaşayan vatandaşlar ise kar kış demeden çalışan Patnos İlçe Özel İdaresi ekiplerine teşekkür ederek, yapılan hizmetlerin hem ulaşımı kolaylaştırdığını hem de güvenliği artırdığını ifade etti.