SAĞLIK - 20 Şubat 2026 Cuma 11:39

Kanseri yendi, annelikten vazgeçmedi: Dondurulan embriyolar tutmadı, ‘Can’ geldi

A
A
A
Kanseri yendi, annelikten vazgeçmedi: Dondurulan embriyolar tutmadı, ‘Can’ geldi

Antalya’da yaşayan 32 yaşındaki Ecem Türkdoğan, henüz evliliğinin ilk yılında 3. evre meme kanseri teşhisi aldı. Zorlu geçen üç buçuk yıllık tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuşan Türkdoğan, kanser tedavisi öncesinde dondurduğu embriyolardan sonuç alamadı. Umudunu kaybetmeyen genç kadın, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tüp Bebek Merkezi’nde uygulanan tedaviyle anne olma hayalini gerçekleştirdi. Mastektomi ameliyatı nedeniyle süt veremediğini belirten Türkdoğan, "Önemli olan süt değil, önce iyileşmek. Kanser tedavisine odaklandım, bugün oğlum kucağımda" sözleriyle sürecini anlattı.


2020 yılında, 27 yaşındayken meme kanserine yakalandığını öğrenen Ecem Türkdoğan, teşhisin ardından vakit kaybetmeden onkoloji servisine başvurdu. Memorial Göztepe Hastanesi Onkoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan ve ekibi tarafından tedaviye alınan Türkdoğan, 8 kür kemoterapi ve radyoterapi gördü. Tedavi sürecinin ardından her iki göğsünün alındığı mastektomi ameliyatı geçiren genç kadın, kanseri yenmeyi başardı.


Türkdoğan, yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı:"2020 yılında 27 yaşındayken meme kanser teşhisi aldım. Henüz bir yıllık evliydim. Hemen onkoloji servisine başvurdum. Kemoterapi gördüm, radyoterapi gördüm. Ardından mastektomi ameliyatı yani iki memenin birden alınması operasyonunu geçirdim."



Tedavi öncesi embriyo dondurdu, transferden sonuç alamadı


Kanser tedavisinin doğurganlık üzerindeki etkileri nedeniyle tedaviye başlamadan önce embriyo dondurma işlemi yaptırdığını belirten Türkdoğan, tedavisine üç buçuk yıl sonra ara verildiğini ancak dondurulan embriyoların transferinden gebelik elde edilemediğini söyledi. Türkdoğan, "Kanser tedavisinden sonra kadınlar çocuk sahibi olamayabiliyor. Bu nedenle embriyolarımızı dondurmuştuk. Tedavime ara verildiğinde transfer denedik ama gebelik oluşmadı. Farklı doktorlara başvurdum, ihtimalin çok düşük olduğu söylendi."



Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi "Umudun adresi" oldu


Olumsuz görüşlere rağmen Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tüp Bebek Merkezi’ne başvuran Türkdoğan, Merkez Sorumlusu Prof. Dr. Burak Karadağ ve ekibi tarafından tedaviye alındı. Yapılan değerlendirmelerde yumurtalık rezervinin belirgin düşük olduğu tespit edildi. Uygulanan kişiye özel tedaviyle az sayıda embriyo elde edildi. Türkdoğan, o dönemi şöyle anlattı: "Buraya geldiğimde Burak Hoca bana ‘korkma, halledeceğiz’ dedi. Tedaviye başladık. Az sayıda embriyom oluştu. Bir embriyom tuttu. Şu an oğlum Can kucağımda."



"Öncelik kanser tedavisi olmalı"


Kanserle mücadele eden ve anne olmayı hayal eden hastalara seslenen Türkdoğan, önceliğin tedavi süreci olması gerektiğini vurguladı ve şöyle devam etti: "Kanser tedavisi gibi zorlu bir süreçten çıkınca olumsuzlukları normalleştiriyorsunuz. Ben de olacak diye düşündüm ama kendime küçük bir ihtimal verdim. Doktorumun her sözünü dinledim. Öncelik kanser tedavisi olmalı. Sürece güvenmek gerekiyor. Ben süt veremeyen bir anne oldum ama bunu problem etmedim. Önemli olan önce iyileşmek."



"Süt veremeyecek bir anne olma düşüncesi beni çok ürküttü"


Mastektomi ameliyatını başlangıçta istemediğini ifade eden Türkdoğan, karar sürecindeki duygusal zorluğu da şu şekilde paylaştı: "Süt veremeyecek bir anne olma düşüncesi beni çok ürküttü. Ancak onkoloji doktorum ‘Önemli olan süt değil, önce iyileşmen gerekiyor’ dedi ve direkt kanser sürecine odaklandım."



"Tedavi başlamadan başvurun"


Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Burak Karadağ ise kanser hastalarında fertilitenin korunmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Karadağ, "Ecem Hanım bize başvurduğunda daha önce embriyo dondurma işlemi yaptırmıştı. Ancak transferlerden gebelik elde edilemeyince merkezimize geldi. Değerlendirmelerde yumurtalık rezervinin belirgin azaldığını gördük. Kemoterapi ve radyoterapi sonrası bu tabloyla sık karşılaşıyoruz. Gerekli tedavi planlamasını yaptık ve mevcut sınırlı sayıda yumurtayla gebelik elde ettik" dedi.


Karadağ, üreme çağındaki hastalar için şu uyarıda bulundu: "Kanser hastaları için en kritik adım, tedavi başlamadan önce başvurmaktır. Yumurtalık rezervi etkilenmeden yumurta, sperm ya da embriyo dondurma işlemleri yapılabilir. Bu yaklaşım yalnızca meme kanseri için değil, tüm kanser türleri için geçerlidir."



Kamu hastanesinde ‘fiyat avantajı’


Merkezde uygulanan işlemlerin uluslararası standartlarda sürdürüldüğünü belirten Karadağ, kamu hastanelerinin sağladığı avantajlara da şu şekilde değindi: "Merkezimizde fertilite koruyucu işlemleri başarıyla uyguluyoruz. Kamu kurumu olmamız nedeniyle hastalar açısından maliyet avantajı söz konusu. Uygun endikasyonlarda rapor düzenlenmesi de devletin sunduğu önemli bir destek. Merkez açıldığından bu yana hasta sayımız artıyor, başarı oranlarımız uluslararası standartlarda."



Kanseri yendi, annelikten vazgeçmedi: Dondurulan embriyolar tutmadı, ‘Can’ geldi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Hatay’da gerçekleşen silahlı saldırıda; annenin ardından baba da hayatını kaybetti, kız evlatlarının yaşam mücadelesi sürüyor Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde iftar vaktinde bir aileye karşı gerçekleşen silahlı saldırıda 40 yaşındaki Cemile Yıldırım olay yerinde hayatını kaybetmişti. Eşi Hüseyin Yıldırım da hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Kız evlatları Melike ise yaşam mücadelesi veriyor. . Kırıkhan ilçesi Karataş Mahallesi’nde bulunan konteyner kentte yaşayan 40 yaşındaki Cemile Yıldırım ve ailesine iftar vaktinde konteynerde oldukları esnada silahlı saldırı gerçekleşti. M.D. isimli şahıs tarafından bilinmeyen bir nedenle Yıldırım ailesine düzenlenen silahlı saldırıda; anne Cemile Yıldırım olay yerinde yaşamını yitirirken, 45 yaşındaki baba Hüseyin Yıldırım ve kızı Melike Yıldırım ise ağır yaralandı. Olayı gören vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı üzerine olay yerine polis ve ambulans ekibi sevk edildi. Kısa sürede bölgeye gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ağır yaralılar hastaneye sevk edildi. Hastane de yapılan tüm müdahalelere rağmen baba Hüseyin Yıldırım hayatını kaybetti. Vefat eden çiftin evlatları Melike’nin ise yoğun bakımda yaşam mücadelesi verdiği öğrenildi. Baba Hüseyin Yıldırım’ın son sözlerinin ise iftar vaktinde konteynerde M.D. tarafından silahlı saldırıya uğradıklarını söylediği olduğu öğrenildi. Polis ekiplerinin, silahlı saldırı düzenlendikten sonra kaçan şüpheli M.D. isimli şahsı yakalamak için başlattığı çalışmalar sürdürüyor.
Bursa Bursa’da heyelan: Mudanya-Kurşunlu yolu trafiğe kapandı Bursa’nın Mudanya ilçesine bağlı Güzelyalı Burgaz Mahallesi Beyaz Kayalar mevkiinde, etkili olan yağışların ardından toprak kayması meydana geldi. Olayda herhangi bir can ya da mal kaybı yaşanmadı. Yoldan geçen bir vatandaşın 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı üzerine bölgeye, Bursa İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı Mudanya İtfaiye Amirliği ekipleri, trafik polisleri, Karayolları Genel Müdürlüğü ve Mudanya Belediyesi ekipleri sevk edildi. Olay yerinde yol, güvenlik gerekçesiyle iki yönlü olarak trafiğe kapatıldı. Olay yerine gelerek incelemelerde bulunan Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, toprak kaymasının nedenine ilişkin yaptığı açıklamada, son günlerde etkili olan yoğun yağışlar nedeniyle toprağın suya doyduğunu, ardından yaşanan ani ısınmalar ve hava değişimleriyle zeminin dayanımının zayıfladığını belirterek bu durumun kaymaya yol açtığını ifade etti. Başkan Dalgıç, "Şu anda kayanın üzerindeki toprak birikintileri, ağaçlar ve çalılarla birlikte aşağıya indi. Yol her iki yönden kapatıldı ve gerekli emniyet tedbirleri alındı. Bölge oldukça dik ve karanlık olduğu için şu aşamada müdahalede bulunmuyoruz. Karayolları uzmanlarının yapacağı incelemenin ardından atılacak adımlara karar verilecek" dedi. Başkan Dalgıç, olayda herhangi bir can ve mal kaybının bulunmadığını vurgulayarak, yolun boş olduğu bir saatte meydana gelmesinin muhtemel bir faciayı önlediğini söyledi. Mudanya Belediyesi’ne bağlı zabıta, ulaşım müdürlüğü, iş makineleri ve itfaiye ekiplerinin bölgede hazır beklediği, muhtemel yeni toprak kaymalarına karşı güvenlik önlemlerinin sürdürüldüğü bildirildi. Karayolları Genel Müdürlüğü ekipleri sabah saat 07.30 itibarıyla aydınlıkta uzman ekipler tarafından kontrollü şekilde çalışma ve inceleme yapacak. Güvenlik gerekçesiyle yolun trafiğe kapalı tutulacağı belirtildi.
Karaman Karaman’da beton duba ve aydınlatma direğine çarpan otomobil yan yattı: 2 yaralı Karaman’da refüjdeki beton duba ve aydınlatma direğine çarpan otomobil kontrolden çıkarak yan yattı. 2 kişinin hafif şekilde yaralandığı kaza anları kamerada. Kaza, akşam saat 19.30 sıralarında Hamidiye Mahallesi Sanayi Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, H.B.E. idaresindeki 70 FK 267 plakalı otomobil, önündeki aracı solladığı esnada sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu refüjdeki beton duba ile aydınlatma direğine çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan otomobil yol üzerine yan yattı. Kazada araç içerisinde bulunan B.A. ve C.K. yaralandı. İhbar üzerine adrese sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yan yatan araçtan vatandaşların yardımıyla çıkarılan yaralı 2 kişi, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulansla Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alınırken, sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Aracın LPG’li olması nedeniyle itfaiye ekipleri, güvenlik önlemi aldı. Yapılan incelemelerin ardından kazaya karışan araç çekiciyle yoldan kaldırıldı. Kazayla ilgili tahkikat başlatıldı. "Kaza anı kamerada" Öte yandan kaza anı ise çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasında görüntülendi. Görüntülerde, otomobilin önünde seyreden başka bir aracı solladığı esnada kontrolden çıkarak refüjdeki duba ve aydınlatma direğine çarptıktan sonra yan yattığı anlar yer alıyor.
Muğla Milas’ta tefecilik soruşturmasındaki iddialar dikkat çekti: 4 tutuklama Muğla’nın Milas ilçesinde tefecilik operasyonu kapsamında 4 şüpheli tutuklanırken, soruşturma dosyasında yer alan farklı zamanlardaki intihar olaylarına ilişkin iddialar ise dikkat çekti, bağlantılı olaylar mercek altına alındı. Milas Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen soruşturma çerçevesinde, yüksek faizle borçlandırma (tefecilik) iddiaları ve bağlantılı olaylar mercek altına alındı. Soruşturma dosyasında, Önder Ö. isimli şahsın yüksek faizle borçlandırıldığı ve sonrasında intihar ettiği, tefecilik mağduru olduğu belirtilen Ö.’in oğlu M.A.Ö. tarafından şüpheli M.D.’nin oğlu Ali Taha Demir ile arkadaşı Halil İbrahim Tuzcu’nun öldürüldüğü, ayrıca Serkan A. isimli bir başka şahsın da yüksek faiz karşılığı borçlandırılarak evini devrettiği ve mektup yazarak intihar ettiği iddiaları yer aldı. Milas ve Osmaniye’de eş zamanlı operasyon Yürütülen planlı çalışma kapsamında 17 Şubat tarihinde Muğla’nın Milas ilçesi ile Osmaniye ilinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Belirlenen adreslerde yapılan aramalarda, intihar eden Serkan A. adına düzenlenmiş 1 milyon 500 bin TL tutarında senet fotokopisi, intihar eden Önder Ö. adına düzenlenmiş 1 milyon 650 bin TL tutarında senet fotokopisi, 5 milyon TL tutarında bir adet senet ile çeşitli suç unsurları ele geçirildi. Operasyon kapsamında yakalanarak gözaltına alınan 5 şüpheli ise gerekli işlemlerinin tamamlanmasının ardından dün adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden A.B. isimli şahıs serbest bırakılırken, M.D., N.B., A.T. ve G.K. isimli 4 şüpheli tutuklanarak cezaevine teslim edildi. Yetkililer, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğünü ve dosya kapsamında yeni gelişmelerin olabileceğini bildirdi.