SAĞLIK - 05 Şubat 2026 Perşembe 10:29

Kemik iliği nakli artık kardeş vericilerle sınırlı değil

A
A
A
Kemik iliği nakli artık kardeş vericilerle sınırlı değil

Kemik iliği naklinde verici bulma sorununu büyük ölçüde ortadan kaldıran yarı uyumlu akraba nakilleri, son yıllarda tam uyumlu kardeş vericilerle benzer başarı oranlarına ulaşarak hastalar için yeni bir umut kapısı araladı. Hematoloji uzmanı Prof. Dr. Mustafa Çetin, "Yarı uyumlu yakın akraba vericilerin kolay ulaşılabilir olması, hastaların uzun süre donör beklemesinin önüne geçiyor" dedi.


Kemik iliği nakli, lösemi, lenfoma, aplastik anemi ve bazı kalıtsal kan hastalıkları başta olmak üzere birçok kan ve kemik iliği hastalığının tedavisinde hayati önemini koruyor. Geçmişte, kemik iliği nakline ihtiyaç duyan hastaların yalnızca yüzde 25-30’unda tam uyumlu kardeş verici bulunabilirken, son yıllarda geliştirilen yeni yöntemler sayesinde bu tablo büyük ölçüde değişti. Günümüzde anne, baba, çocuklar ve yakın akrabalardan elde edilen yarı uyumlu kan kök hücreleriyle yapılan nakillerin, tam uyumlu kardeş vericilerle benzer başarı oranlarına ulaştığı belirtiliyor. Bu gelişme sayesinde hastaların yaklaşık yüzde 90-95’i için uygun vericiye ulaşmak mümkün hale geldi.



Hastalar hastalık ilerlemeden nakle alınabiliyor


Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Hematoloji ve Kemik İliği Nakli Bölümü’nden Prof. Dr. Mustafa Çetin, yarı uyumlu akraba vericilerin sağladığı avantajlara dikkat çekti. Prof. Dr. Çetin, "Yarı uyumlu yakın akraba vericilerin kolay ulaşılabilir olması, hastaların ulusal ve uluslararası donör bankalarında uzun süre verici beklemesini önlemektedir. Böylece hastalar, hastalık ilerlemeden ve olumsuz sağlık sorunları gelişmeden hızlı bir şekilde kemik iliği nakli tedavisine alınabilmektedir" ifadelerini kullandı.



Genç yarı uyumlu vericiler öne çıkıyor


Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmaların, vericinin yaşının da tedavi başarısında önemli bir faktör olduğunu ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Çetin, bazı durumlarda yarı uyumlu fakat genç bir vericinin tercih edilebildiğini vurguladı. Çetin, "Yapılan çalışmalar, genç vericilerden yapılan nakillerin bağışıklık sisteminin yeniden yapılanmasını daha güçlü desteklediğini ve tedavi başarısını artırdığını göstermektedir. Bu nedenle bazı hastalarda, tam uyumlu ancak ileri yaşta bir verici yerine, yarı uyumlu fakat genç bir vericiden yapılan nakiller tercih edilebilmektedir" dedi.



Tedavi sürecinde önemli avantajlar sağlıyor


Yarı uyumlu akraba vericilerin, nakil sonrasında gerekebilecek hücresel destek tedavilerinin zamanında uygulanmasına da imkan tanıdığını ifade eden Prof. Dr. Çetin, bu durumun tedavi sürecini daha güvenli ve etkin hale getirdiğini kaydetti. Ayrıca bu yaklaşımın, donör bankalarından temin edilen hücresel ürünlerin yüksek maliyetini ve yoğun iş gücü ihtiyacını da önemli ölçüde azalttığını dile getirdi.



"Daha ulaşılabilir ve sürdürülebilir bir tedavi modeli"


Tüm bu gelişmelerle birlikte kemik iliği naklinin daha fazla hasta için erişilebilir hale geldiğini belirten Prof. Dr. Mustafa Çetin, "Bu yeni nakil yaklaşımı, hem sağlık sistemi hem de hastalar açısından daha sürdürülebilir bir tedavi modeli sunmaktadır. Yarı uyumlu akraba kemik iliği nakli, günümüz tıbbında hastalara umut veren önemli bir seçenek olarak öne çıkmaktadır" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul Valisi Gül: "Terör örgütlerine yönelik operasyon sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 42 arttı" İstanbul Valisi Davut Gül, 2026 yılı ocak ayında terör örgütlerine yönelik yapılan operasyon sayısının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 42 arttığını söyledi. Vali Gül, "Ocak ayında suç çetelerinin eleman devşirme ve propaganda aracı olarak kullandığı 406 sosyal medya hesabı kapatıldı" dedi. İstanbul Valisi Davut Gül, 2026 yılının Ocak ayında meydana gelen asayiş olaylarının verilerini açıkladı. AFAD İstanbul İl Müdürlüğünde gerçekleşen toplantıda basın mensuplarıyla bir araya geldi. "Bu yılın ocak ayında terör örgütlerine yönelik operasyon sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 42 arttı" Terör örgütlerine yönelik yapılan operasyon sayısının geçen yılın aynı ayına göre arttığını söyleyen Vali Gül, "Bu noktada ilk başlığımız terör. Bu yılın ocak ayında terör örgütlerine yönelik operasyon sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 42 arttı. 419 şahıs yakalandı, 74’ü tutuklandı. 89’una ise adli kontrol tedbiri uygulandı. Bu senenin ocak ayı ile geçtiğimiz yılın ocak ayını karşılaştırdığımızda rakamlar bunu açıkça gösteriyor. Kasten öldürme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, huzur ve sükunu bozma, tehdit gibi kişilere karşı işlenen suçlar yüzde 6 düşmüş. Neredeyse aydınlatılmayan hiçbir olay kalmamış. Mal varlığına karşı işlenen suçlara baktığımızda ise olay sayılarının yüzde 17 düştüğünü görüyoruz. Özellikle; oto hırsızlığında, otodan hırsızlıkta, kapkaçta yankesicilikte, gaspta ciddi oranda azalma var" dedi. "Geçtiğimiz ocak ayında, suç çetelerinin eleman devşirme ve propaganda aracı olarak kullandığı 406 sosyal medya hesabı kapatıldı" Suç çetelerine yönelik paylaşım yapan sosyal medya hesaplarının kapatıldığını söyleyen Vali Gül, "Suç oranlarındaki bu düşüşün temel sebeplerinden biri aranan şahıslara yönelik operasyonlarımız. Bu şahısların yakalanması demek tekrarlayan suçların önlenmesi demek. Özetle suç işleyenin, arananın aramızda dolaşmasına müsaade etmiyoruz. Bu şahısları tek tek yakalayıp adalete teslim ediyoruz. Dolayısıyla bu şehir eşkıyalarına yönelik mücadele sizlerin de yakinen takip ettiği gibi yurt içinde ve yurt dışında devletimizin, Bakanlığımızın kararlı mücadelesi her alanda artarak devam ediyor. Sadece geçtiğimiz ocak ayında, suç çetelerinin eleman devşirme ve propaganda aracı olarak kullandığı 406 sosyal medya hesabı kapatıldı. Kurşunlama olayları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 70 oranında düştü. Sizler aracılığıyla şunu altını çizerek söylüyorum; bu suç örgütleri devletten, adaletten asla kaçamayacaklar. En ağır bedeli ödeyecekler" şeklinde konuştu. "Bu yılın ilk ayında önlenen vergi kaybı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 33 arttı" Konuşmasına devam eden Vali Davut Gül, "Bir diğer başlığımız haksız ve kanunsuz kazanca karşı mücadele. Kaçakçılık, güvenlik güçlerimizin başarılı çalışmaları neticesinde bu yılın ilk ayında önlenen vergi kaybı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 33 arttı. Özellikle sahte alkol konusunda ilgili kurumlarımızın sıkı denetimlerinin rakamlara yansıdığını, bir diğer kaçakçılık türü olan akaryakıtta ele geçirilen miktarın 4 kat arttığını görüyoruz. Burada şunun bilinmesini istiyorum. Kaçakçılık, sadece ekonomik bir suç değil, aynı zamanda terörün ve suç örgütlerinin finans kaynağı. Uyuşturucu ve madde bağımlılığı. Bütün insanlığı, gençleri hedef alan, geleceğimizi karartan bu bataklığı kurutmak için kapsamlı bir mücadele yürütüyoruz. Şehrimizi, vatandaşlarımızı bu illetten korumak için arz tarafını çökertmek için sadece operasyon yapmıyoruz. Aynı zamanda talep tarafını ortadan kaldırmak için eğitim, rehabilitasyon ve sosyal koruma faaliyetleriyle kapsamlı bir çalışma yürütüyoruz" ifadelerini kullandı. "Özellikle çocuklarımız; çevrimiçi dünyanın yönlendirmelerine, şiddetine karşı korunuyor" Siber suçlarla ilgili operasyonların kararlılığından bahseden Vali Gül, "Bir diğer başlığımız ise siber suçlar. Suç ve suçlulara karşı huzurumuzun ve güvenliğimizin sınırı sokaklardan ve caddelerden ibaret değil. Bu sınır, dijital vatan diye tabir ettiğimiz siber dünyayı da kapsıyor. Siber güvenlik ekiplerimiz, teknolojinin bütün imkanlarını kullanarak suçluların ayak izlerini bu alemde adım adım takip ediyor. Suç unsuru tespit edilen şahıs ve hesaplar inceleniyor. Özellikle çocuklarımız; çevrimiçi dünyanın yönlendirmelerine, şiddetine karşı korunuyor. Trafik bir diğer başlığımız. İstanbul’un nüfusu Türkiye’nin yaklaşık yüzde 20’si. Aynı şekilde ülkemizdeki araç sayısının yaklaşık yüzde 20’si şehrimizde. Yüzölçüm olarak baktığımızda ise İstanbul, Türkiye’nin yüzde 1’inden daha küçük" dedi. "Motosikletlere yönelik kontrollerimizi, yaptırımlarımızı artırarak devam ettiriyoruz" Motosikletlere yönelik yapılan kontrol ve yaptırımların artacağını söyleyen Vali Davut Gül, "Bu aritmetik bize şunu gösteriyor. Böylesine dar bir alanda, bu kadar büyük bir yoğunluğu yönetmenin tek yolu; herkesin kurallara istisnasız uyması. Burada özellikle şunu görüyoruz. Ölümlü ve yaralanmalı kazaların yüzde 57’si motosiklet ve motorlu bisiklet kazası. Bu duruma kayıtsız değiliz. Motosikletlere yönelik kontrollerimizi, yaptırımlarımızı artırarak devam ettiriyoruz. İhlalleri önlemek, hiçbir canı kaybetmemek için okul servisleri, taksiler ve usulsüz çakar kullananlara yönelik denetimlerimizi sürdürüyoruz. İnanıyorum ki yeni trafik kanunu ile birlikte yolarımız daha güvenli, sürücülerimiz daha dikkatli olacak" diye konuştu. "Artık, İstanbul’da saklanmak veya kaçak yaşamak mümkün değil" İstanbul’da kolluk kuvvetlerinin suçlulara göz açtırmadığını söyleyen Vali Gül, "İstanbul bir dünya şehri. Ticaretin, sağlığın, eğitimin merkezi. Dolayısıyla Paris’te, Londra’da, New York’ta ne kadar yabancı görüyorsak burada da görmemiz doğal. Bizim mücadele alanımız düzensiz, kayıtsız göç. Bu konuda kurallarımız oldukça net. Burada bulunuyorsanız bir kaydınız olacak, kurallara uyacaksınız. Artık, İstanbul’da saklanmak veya kaçak yaşamak mümkün değil. İçişleri Bakanlığımızın projesi olan Mobil Göç Noktası araçları sayesinde sistemi oturttuk. Yasal olana, üretene, okuyana kapımız her zaman açık. Kaçak olana, düzeni bozana hiçbir zaman geçit yok" dedi.
Gaziantep GSO Başkanı Adnan Ünverdi’nin 6 Şubat anma mesajı Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, 6 Şubat depreminin üçüncü yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında, "Allah ülkemize ve tüm insanlığa böylesi bir acıyı bir daha yaşatmasın. Yüreğimizi yakan acıların tekrar yaşanmaması için tedbirlerimizi önceden almak durumundayız" ifadelerini kullandı. Yaşanan felaketlerden ders çıkarmak gerektiğinin altını çizen Adnan Ünverdi, "11 ili kapsayan bir alanda 50 binden fazla insanımızı kaybettiğimiz deprem felaketinin yıl dönümünde kaybettiğimiz tüm canlarımızı rahmetle anıyorum. Yakınlarını kaybedenlere bir kez daha baş sağlığı ve sabır diliyorum. Tarifsiz bir gecenin sabahına uyandığımız o zor günlerde en başından itibaren yanımızda olan aziz milletimize, tüm imkanlarını seferber eden kurumlarımıza ve sivil inisiyatiflere bir kez daha şükranlarımı sunuyor, teşekkür ediyorum. Bölge olarak üç yılda bizler devletimizin de destekleri ile önemli mesafeler kat ettik. En başta konut ihtiyacının karşılanması, istihdamımızı da olumsuz etkileyen bölgemizden başka illere göçün önüne geçilmesi, üretim süreçlerinin yeniden eski haline gelmesi, ticaretimizin devamlılığı konularında bölge olarak toparlanma için olağanüstü mücadele verdik. Üst kuruluşumuz olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) başta olmak üzere, sivil toplum kuruluşlarının yürütmüş olduğu kampanya ve çalışmalarda sosyal ve ekonomik anlamda bölgemize önemli katkılarda bulundu. Pandeminin etkileri devam ederken Rusya-Ukrayna savaşıyla ticaret zincirinin bozulduğu bir dönemde depremle birlikte büyük bir darbe daha alan bölge ticaretimizi yeniden ayağa kaldırmak için Gaziantep Sanayi Odası olarak bizler de gerek sorunların çözümü gerekse projelerimizle bu sürecin atlatılabilmesi için etkin rol üstlendik. Halihazırda depremin hemen ardından yaşanan ticaret savaşları, artan küresel riskler ve iç piyasa şartlarına rağmen Gazi şehrimiz direnci, üretkenliği ve istihdamı ile sosyal yaşamın devamlılığına en büyük katkıyı vermeyi de sürdürmektedir. Reel sektörün desteğe ihtiyaç duyduğu bu dönemde, Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan ve İmalat sanayi işletmelerine yönelik 100 milyar TL büyüklüğündeki finansman paketi için de teşekkür ediyor, bölgemizdeki üretim ve istihdamın sürdürülebilirliğine önemli katkılarının olacağına inanıyoruz. Bölge olarak çok zor günlerden geçtik, bu zorlukları da bugüne kadar işimize sahip çıkarak atlattık. Psikolojik, sosyal ve ekonomik anlamda yaralarımızı sarmak için ilacımız çalışmak oldu. Bundan sonra da ülkemiz ve geleceğimiz için çalışmaya devam edeceğiz. Allah bir daha böylesi bir acıyı kimseye yaşatmasın. Afetin ne zaman geleceğini bilmemiz mümkün değil, bu yüzden lütfen tedbirlerimizi de önceden alalım. Bu duygu ve düşüncelerle, 6 Şubat depreminde kaybettiğimiz canlarımıza Yüce Allah’tan rahmet, geride kalanlarımıza başsağlığı ve sabır diliyorum. Allah aziz milletimizi ve tüm insanlığı her türlü felaketlerden korusun" ifadelerini kullandı.
İstanbul İstanbul’da Afet Entegre Haberleşme Sistemi hayata geçirildi İstanbul Valisi Davut Gül, muhtemel bir afet durumunda kritik kamu kurumlarının kesintisiz, güvenli ve ortak bir haberleşme altyapısı üzerinden iletişim sağlayabilmesi amacıyla hayata geçirilen Afet Entegre Haberleşme Sistemi’ni (AFHES) tanıttı. Yeni sistem hakkında bilgi veren Vali Gül, "İstanbul depreminde iletişimin sağlıklı yürüyebilmesi, dolayısıyla da kurtarmanın sağlıklı yapılabilmesi için çeşitli alternatifler hayata geçiriliyor" dedi. Afet ve acil durum yönetiminde kesintisiz, güvenli ve koordineli haberleşme sağlamak amacıyla İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından afet öncesi hazırlık, afet anı müdahale ve afet sonrası koordinasyon süreçlerinin tamamını kapsayan, modern ve yedekli bir haberleşme altyapısı olan AFHES hayata geçirildi. AFHES’in İstanbul il sınırları içerisinde 27 adet haberleşme röle istasyonu kurulumu tamamlandı. Ankara’da bulunan AFAD Başkanlık yerleşkesinin sistemin uzak röle noktası olarak yapılandırıldığı AFHES altyapısına entegre edildiği öğrenildi. Sistem için 190 nokta faaliyette Altyapı kurulumlarının tamamlanmasının ardından AFHES’in sahada etkin kullanılabilmesi amacıyla İstanbul genelinde TAMP ana çözüm ve destek çözüm ortağı kurumlar, 39 ilçe emniyet müdürlüğü, 10 ilçe jandarma komutanlığı, 39 ilçe afet yönetim merkezi, kritik kamu kurum ve kuruluşlarla ile 190 nokta AFHES haberleşme altyapısına dahil edildi. Sistem üzerinden sesli haberleşme, anlık konum bilgisi paylaşımı, kısa veri mesajı iletimi, yetkisiz ve kayıtsız telsizlerin sistem dışı bırakılması, tüm haberleşmelerin kayıt altına alınması, kullanıcı, grup ve yetki bazlı erişim yönetimi merkezi olarak gerçekleştirilebilmekte olduğu öğrenildi. Bu özellikler sayesinde AFHES’in afet yönetiminde kontrollü, izlenebilir ve güvenli bir iletişim ortamı sağlayacağı öğrenildi. "İstanbul depreminde iletişimin sağlıklı yürüyebilmesi dolayısıyla da kurtarmanın sağlıklı yapılabilmesi için çeşitli alternatifler hayata geçiriliyor" İstanbul Valisi Davut Gül, AFAD İstanbul Yerleşkesi’nde düzenlenen basın toplantısında AFHES’in detaylarını paylaştı. Vali Gül, Avcılar, Fatih, Pendik ve Silivri ilçe kaymakamlıklarına canlı bağlanarak sistemin çalışma şeklini anlattı. İstanbul’da muhtemel bir depremde iletişimin kesilmemesi gerektiğini söyleyen Vali Gül, "Bildiğiniz gibi bugün 6 Şubat depreminin öncesindeyiz. 3 yıl önce ülke olarak millet olarak çok büyük bir afet yaşadık. Öncelikle hayatını kaybeden hemşehrilerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Yaralananlara sağlık, afiyetler diliyoruz. Rabbim bir daha milletimize, devletimize böyle acılar yaşatmasın. Tabii deprem olduğunda birçok ihtiyaç ortaya çıkıyor. En önemli ihtiyaçlardan bir tanesi de iletişim. Muhtemel bir İstanbul depreminde iletişimin sağlıklı yürüyebilmesi dolayısıyla da kurtarmanın sağlıklı yapılabilmesi için çeşitli alternatifler hayata geçiriliyor. Bunlardan bir tanesi GSM operatörleriyle birlikte 2 senedir yapılan özellikle verici olarak sağlam kulelerin yapılması, depreme dayanıksız binalardan vericilerin daha dayanıklı yerlere taşınması, bununla ilgili kapsamlı bir çalışma oldu. Bunun neticesinde de 3 GSM operatörünün toplamda 800’den fazla ilave sağlam vericiler yapıldı" dedi. "İPKB’nin bu telsiz alt yapısını hizmete almış olacağız" Vali Gül, "Buradaki hemşehrilerimize hizmet verecek, herkese hizmet verecek. Ayrıca AFAD’ın koordinasyonunda kamu, kurum ve kuruluşlarının, kurtarma ekiplerinin, çalışma ekiplerinin birbirleriyle de iletişime geçmesi lazım. Bunun için sık sık sizlerle konuştuğumuzda dile getirdiğimiz İPKB isminde bir birimimiz var. Nedir? İPKB 2006 yılında Cumhurbaşkanımızın başbakanlığı döneminde İstanbul’a özel kurulan ve tek amacı kamuya ait yapıların depreme dayanıklı hale getirilmesi ve bu anlamda da afet altyapımızı güçlendirmeye yarayacak tedbirler alan bir birimimizdir. İPKB’nin bu telsiz alt yapısını hizmete almış olacağız" şeklinde konuştu. "En kötü senaryoda bile iletişimin kesilmediği bir sistem" Sistemin en kötü senaryoda bile çalıştığını söyleyen Vali Gül, "Ne yapacak burada bu sistem? Bu özetle valiliklerin kaymakamlıklarla iletişimini, ilçe emniyetlerle iletişimini, ilçe jandarmalarla iletişimini, 23 çalışma grubuyla iletişimini, ilçelerdeki afet koordinasyon merkezleriyle iletişimini sağlayacak ve en kötü senaryoda bile o iletişimin kesilmediği bir sistem" ifadelerini kullandı. "Mevcut sistemi modernize ettik" Var olan sistemin geliştirildiğini söyleyen Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) İstanbul İl Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener ise, "Bu amaçla İstanbul’da muhtemel bir afette iletişimin kesilmemesi adına böyle bir sistem gerçekleştirildi. Aslında bu sistemin bir öncesinde de hiç yok değildi. Bu sistem vardı. Bu sistemi modernize ettik. Yerelde 23 tane çalışma grubu var. Bu çalışma gruplarının birbirleri arasındaki haberleşmesini, jandarmamızla, emniyetimizle, ilçe afet merkezlerimizde kaymakamlıklarımızla iletişimin sağlayarak dolayısıyla bir afet anında hiçbir kesintiye uğramadan tüm müdahale ekiplerinin tüm karar vericilerinin bir anda konuşabileceği bir sistem sistemden bahsediyoruz" ifadelerini kullandı. "İstanbul’la Ankara’nın da iletişimi hiçbir şekilde kesilmeyecek" Hayata geçirilecek sistemle Ankara ile İstanbul’un iletişiminin kesilmeyeceğini söyleyen Özener, "Mobil iletişim operatörlerinin son yıllarda yapmış olduğu çalışmalarla özellikle baz istasyonlarının muhtemel bir afetten sonra çalışabilmesi için daha sağlam yerlerde konuşlanması sağlandı. Benzer şekilde de bu yapmış olduğumuz çalışmalarda 28 tane role istasyonumuz var. Bunlar da depremde kesinlikle zarar almayacak ve bir deprem anında da operasyona devam edecek şekilde dizayn edilmiş kulelerimizde bu rollerimiz. Bir tanesi de Ankara’da AFAD Başkanlığımızda. Dolayısıyla İstanbul’la Ankara’nın da iletişimi hiçbir şekilde kesilmeyecek" dedi. "Ayrıca yine cep telefonları, uydu ve diğer sistemlerle de alternatif olarak desteklenecek" İstanbul Proje Koordinasyon Birimi Direktörü Yalçın Kaya da, "Alımı, kurulumu, test ve devre yanması yürüttüğümüz bir çalışma. Alternatif haberleşme kanallarımızdan en önemlisi. Kamunun üzerinde afet anında haberleşeceği, depreme dayanıklı direklerle, jeneratörlü sistemleri desteklenen kesintisiz bir haberleşme sağlayacak. Ayrıca yine cep telefonları, uydu ve diğer sistemlerle de alternatif olarak desteklenecek. Yani haberleşme kesintisiz ve sorunsuz olarak yapılması amacıyla kurulmuş alternatif sistemlerden biri ve en önemlisi" dedi.