KÜLTÜR SANAT - 02 Şubat 2026 Pazartesi 12:30

Kepez’den Balkanlara uzanan kültür ve sanat buluşması

A
A
A
Kepez’den Balkanlara uzanan kültür ve sanat buluşması

Kepez Belediyesi ev sahipliğinde Antalya Balkan Türkleri Dayanışma Derneği işbirliğiyle düzenlenen "Atatürk Resim Sergisi" ile "Antalya Balkan Türküleri Göç Yolunda Türküler Gecesi", Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde yoğun ilgiyle gerçekleştirildi. Kepez’den Balkanlara uzanan kültürel yolculuk gecesinde konuşan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Antalya Balkan Türkleri Göç Yolunda Türküler gecesinin geçmişten bugüne uzanan güçlü bir gönül köprüsü olduğunu söyledi.


Resimlerde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izleri, türkülerde Balkanlardan Anadolu’ya uzanan ezgiler, Kepez’de aynı yüreklerde buluştu. Kepez Belediyesi ev sahipliğinde Antalya Balkan Türkleri Dayanışa Derneği işbirliğiyle "Atatürk Resim Sergisi" ile "Antalya Balkan Türküleri Göç Yolunda Türküler Gecesi", düzenlendi. Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’ndeki program Atatürk Resim Sergisi’nin açılışıyla başladı. Sergi alanını gezen Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, birbirinden anlamlı Atatürk portrelerini inceledi, sanatçıları ve emeği geçenleri tebrik etti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sanata verdiği önemi hatırlatarak, "Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir" sözünü hatırlattı.



Balkanlardan Anadolu’ya uzanan göç türkülerde


Serginin açılışının ardından sahne alan Mimar Sinan Akademisi Türk Halk Müziği Korosu, Şef Mahmut Özmen yönetiminde seslendirdiği eserlerle izleyicilere duygu dolu bir gece yaşattı. Balkanlardan Anadolu’ya uzanan göçün acısı, umudu ve direnci türküler aracılığıyla salonda yankılandı.


Antalya Balkan Türküleri Göç Yolunda Türküler Gecesi’nde konuşan Prof. Dr. Güven Dinç, Balkanların Türk tarihi açısından taşıdığı derin anlamlara dikkat çekti. Dinç, "Bugün sadece bir coğrafyadan değil; bir tarihten, bir ruhtan ve bir geçmişten bahsediyoruz. Türk milletinin elveda ederken bile kalbini bıraktığı Balkanlardan ve orada sönmeyen varlığımızdan söz etmek için buradayız" dedi.



Medeniyetin yaşam iradesi


Türk varlığının Balkanlarda Osmanlı’dan çok önce başladığını vurgulayan Prof. Dr. Dinç, Hunlarla başlayan sürecin Selçuklular ve Türkmen boylarıyla kalıcı hale geldiğini belirtti. "Balkanları vatan yapan irade, Anadolu’dan sevgi ve barış taşıyan Evlad-ı Fatihan’dır" diyen Dinç, Osmanlı döneminde gerçekleşen yoğun Türkmen yerleşimiyle birlikte mimari, adalet ve hoşgörünün Balkan topraklarına taşındığını ifade etti.


Balkan Türkleri için göçün büyük acılarla anıldığını söyleyen Dinç, bugün Balkanlarda 2,5 milyondan fazla Türk yaşadığını ve bu varlığın yalnızca bir nüfus meselesi değil, bir medeniyetin yaşama iradesi olduğunu vurguladı.


Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ise konuşmasına, Antalya yolunda meydana gelen trafik kazalarında hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve yaralılara acil şifa dileyerek başladı. Atatürk Resimleri Sergisi ile büyük bir liderin hatırasını saygıyla andıklarını belirten Başkan Kocagöz, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün düşünceleri, duruşu ve bizlere emanet ettiği değerler bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor" dedi.


Balkanlardan Anadolu’ya uzanan kültürel yolculuğun önemine dikkat çeken Başkan Kocagöz, "Türk Halk Müziği; göçlerin, ayrılıkların, dayanışmanın ve yeniden tutunmanın ortak hafızasıdır. ‘Göç Yolunda Türküler’ gecesi, geçmişten bugüne uzanan güçlü bir gönül köprüsüdür" diye konuştu. Kepez Belediyesi olarak kültüre ve ortak mirasa sahip çıkmayı sürdüreceklerini vurgulayan Başkan Kocagöz, emeği geçenlere teşekkür etti.


Konuşmaların ardından seslendirilen Balkan türküleri, dinleyicileri hem duygulandırdı hem de ortak bir tarihin izlerinde buluşturdu.



Kepez’den Balkanlara uzanan kültür ve sanat buluşması

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ Muratlı’da uyuşturucu operasyonu: 210 sentetik hap ele geçirildi TEKİRDAĞ (İHA) – Tekirdağ’ın Muratlı ilçesinde polis ekiplerinin uyuşturucu ile mücadele çalışmaları kapsamında bir kadının üzerinde 210 sentetik hap ele geçirilirken, başka bir uygulamada metamfetamin ve uyuşturucu aparatı ele geçirildi. Muratlı İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu ile mücadele kapsamında yürüttükleri çalışmalar çerçevesinde önemli bir operasyona imza attı. İlçe genelinde halkın huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla sürdürülen önleyici ve adli faaliyetlerin aralıksız devam ettiği bildirildi. Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, İstiklal Kurtpınar Mahallesi Atatürk Caddesi üzerinde gerçekleştirdikleri devriye görevi sırasında şüphe üzerine bir kadın şahsı durdurdu. Şüpheli üzerinde yapılan aramada, 4 ayrı kutu içerisinde toplam 210 adet sentetik uyuşturucu hap ele geçirildi. Gözaltına alınan şüpheli, işlemleri yapılmak üzere Muratlı İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürülürken, hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 188. maddesi kapsamında "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti" suçundan adli işlem başlatıldı. Öte yandan, aynı gün önleyici polislik faaliyetleri kapsamında gerçekleştirilen sabit ve şok uygulamalarda durdurulan bir araçta, kullanıma hazır halde bir miktar metamfetamin ile uyuşturucu içme aparatı ele geçirildi. Araç sürücüsü R.M. hakkında "Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Bulundurmak" suçundan işlem yapıldığı ve ifadesinin alındığı öğrenildi.
Erzurum Atatürk Üniversitesinden sürdürülebilir gıda ve sağlık alanında iki önemli proje başarısı Atatürk Üniversitesi, sürdürülebilir gıda üretimi ve sağlık bilimleri alanlarında yürüttüğü nitelikli araştırmalarla ulusal ve uluslararası düzeyde önemli başarılara imza atmaya devam ediyor. Üniversite bünyesinde hazırlanan iki farklı proje, PRIMA ve TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazanarak Atatürk Üniversitesinin bilimsel üretim gücünü bir kez daha ortaya koydu. Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Abdulkadir Bayır öncülüğünde hazırlanan "Biyoponik ve Akuaponiği Kullanarak Agroekolojik Gıda Üretiminin Ölçeklendirilmesi" başlıklı proje, PRIMA Programı kapsamında Section 2 çağrısı çerçevesinde toplam 150.000 Avro bütçe ile desteklendi. İspanya, Türkiye, Almanya, Portekiz, İtalya ve Ürdün’den paydaşların yer aldığı uluslararası konsorsiyum; küresel ısınma, artan dünya nüfusu ve azalan tatlı su kaynakları gibi güncel sorunlara çözüm üretmeyi hedefliyor. Proje kapsamında; tatlı su kaynaklarının daha verimli kullanıldığı, karbon ve su ayak izi minimum seviyede olan yenilikçi bir gıda üretim modeli geliştirilmesi amaçlanıyor. Bu doğrultuda Atatürk Üniversitesinden Türk bilim insanları, güneş enerjisi ve biyogaz ünitesiyle entegre edilmiş akuaponik tesisler üzerinden, ülkemiz koşullarına uygun yeşil ve sürdürülebilir gıda üretim sistemleri üzerine çalışmalarını yoğunlaştıracak. Geliştirilecek teknolojilerin, konsorsiyum ülkelerinde yer alan "yaşayan laboratuvarlarda" test edilerek doğrudan uygulamaya aktarılacak olması projenin dikkat çeken unsurları arasında yer alıyor. Üniversitenin bir diğer önemli başarısı ise sağlık alanında gerçekleştirildi. Sağlık Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Mevra Aydın Çil tarafından hazırlanan "Aralıklı Oruç Uygulamasının miRNA / Sirtuin Aksı Aracılığıyla NAFLD Gelişimi ve İlerlemesi Üzerindeki Etkilerinin İncelenmesi" başlıklı proje, TÜBİTAK 3501 Kariyer Geliştirme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje ile aralıklı oruç uygulamasının, yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD) üzerindeki moleküler etkilerinin bilimsel verilerle ortaya konulması hedefleniyor. Projesi kabul edilen bilim insanlarını ziyaret eden Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Çavuşoğlu, üniversitenin bilimsel başarılarından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun tebriklerini iletti.
Samsun Uzmanı uyardı: "Zehirli guatr belirtileri ihmal edilmemeli" Zehirli guatr hakkında uyarılarda bulunan Endokrinoloji ve Metobolizma Hastalıkları Uzm. Dr. Esra Tutal, "Tiroit hormonları dokuların büyümesi, beyin gelişimi, kalori harcanması ve oksijen tüketimi gibi hayati görevlerinin yanı sıra kalp, karaciğer, böbrek, iskelet, kas ve cilt dokusu üzerinde de etki gösterir. Zehirli guatr, vücudun aşırı miktarda tiroit hormonuna maruz kalmasıdır" dedi. Tiroit bezinin, T3 ve T4 hormonlarını üreten, boynun ön kısmında yer alan, vücudun en büyük endokrin organı olduğunu belirten Liv Hospital Samsun Endokrinoloji ve Metobolizma Hastalıkları Uzm. Dr. Esra Tutal, ‘zehirli guatr’ hakkında açıklamalarda bulundu. Tiroit bezinin, T3 ve T4 hormonlarını üreten, boynun ön kısmında yer alan, vücudun en büyük endokrin organı olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Esra Tutal, "Tiroit hormonları dokuların büyümesi, beyin gelişimi, kalori harcanması ve oksijen tüketimi gibi hayati görevlerinin yanı sıra kalp, karaciğer, böbrek, iskelet kası ve cilt dokusu üzerinde de etki gösterir. Zehirli guatr vücudun aşırı miktarda tiroit hormonuna maruz kalmasıdır. Bu bazen tiroit bezinden aşırı miktarda tiroit hormonu sentezlenmesinden bazen da tiroit iltihaplarından kaynaklanır" şeklinde konuştu. Bu belirtilere dikkat Zehirli guatrın belirtilerine dikkat çeken Uzm. Dr. Esra Tutal, şu bilgileri paylaştı: "Zehirli guatrın nedenine göre değişmekle beraber çarpıntı, sinirlilik, kolay yorulma, ishal, aşırı terleme, sıcağa tahammülsüzlük, normal yemeye rağmen kilo kaybı gibi şikâyetler görülebilir. Bazı hastalarda gözde irileşme ve dışarı çıkma gibi göz kaslarının etkilenmesine bağlı bazı belirtiler, bacak derisinde kızarıklık ve deride kalınlaşma gibi belirtiler de olur." "İlaç tedavisi uygulanabilir" Hastalığın tanısının muayene sonrası kan tetkikleri ile başlayacağını vurgulayan Uzm. Dr. Esra Tutal, "Kanda T3, T4, TSH gibi tiroit hormonları, bazı tiroit antikor değerlerine bakılır. Ayrıca ultrason ve sintigrafi de tanıda kullanılan görüntüleme yöntemlerindendir. Günümüz de zehirli guatrın tedavisinde kullanılan 3 yöntem vardır. Birincisi ilaç tedavisi, ikincisi ameliyat, üçüncüsü ise halk arasında atom tedavisi olarak bilinen radyoaktif iyot tedavisidir. Hangi hastaya hangi tedavinin uygulanacağına hastalığın nedeni, şiddeti ve eşlik eden diğer problemleri göz önünde bulundurularak karar verilir" ifadelerini kullandı.