KÜLTÜR SANAT - 30 Ekim 2025 Perşembe 12:51

Kısa filmler, belgeseller ve sinema okulları öğrenci filmleri; Türk sinemasının genç yüzünü beyazperdeye taşıdı

A
A
A
Kısa filmler, belgeseller ve sinema okulları öğrenci filmleri; Türk sinemasının genç yüzünü beyazperdeye taşıdı

Altın Portakal bugün her türden ve her konudan filmlerle festival şenliğinin resmini sundu. Kısa filmler, belgeseller ve sinema okulları öğrenci filmleri; Türk sinemasının genç yüzünü beyazperdeye taşıdı.


62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde bugün her türden, her konudan, her açıdan filmlerle tam bir festival keyfi yaşandı. Atatürk Kültür Merkezi (AKM), Aspendos ve Perge salonlarıyla, sinemanın her rengini kucakladı.



"Gerçek diye bir şey yok; algılarımız var"


Otokurmaca hikâyeleriyle tanınan bir yazar hakkında çekilen belgesel şeklinde başlayıp önce kamera arkası çekimlerine, sonra da bir kurmacaya dönüşen ilginç yapısıyla dikkat çeken "The Making of Michale Petite", festivalde Ulusal Belgesel Yarışması kapsamında seyirciyle buluştu. Gösterimin ardından gerçekleşen söyleşiye; yönetmen Feyyaz Yıldırım, yapımcı Ferahnaz Ör ve ortak yapımcı Melda Çınar katıldı.


Yönetmen, projeyi en baştan böyle tasarlamadığını ancak tesadüflerin şekillendirdiğini söyledi. Böyle bir projenin büyük cesaret gerektirdiği yönündeki yoruma ise "Benim bir projenin peşinde koşmam için projenin beni heyecanlandırması ve farklı bir şey yaptığımı hissettirmesi gerekiyor. Bu da zaten risk alarak yapılabilen bir şey. O yüzden ben en başından motiveydim" cevabını verdi. Yapımcı Ferahnaz Ör ise proje sürecinde yaşanan heyecanın, riskten değil ‘hep birlikte iş çıkarma’ heyecanından kaynaklandığını dile getirdi.


Filmdeki bakışın, kendi günlük hayatı içinde bir karşılığı olup olmadığı şeklindeki soruyu da Yıldırım şöyle cevapladı: "Bütün bir hayatı kurmaca olarak görüyorum aslında. Bir gerçeklik yok sadece bizim oluşturduğumuz küçük gerçeklikler var. Daha somut gidecek olursak günlük yaşantımızdan bir hikâye yazarken veya günlük tutarken bile kendimizi, olduğundan farklı yazıyoruz; bize yansımasını yazıyoruz. Somut bir gerçeklik yok; her şeyin bize yansıması ve bizim onu algılayış biçimimiz var."



"Sizi rahatsız edebildiysem memnun olurum"


Türkiye’nin ilk kadın gazetecisi Sabiha Sertel’in yeğeni Nur Deriş’in, "Roman Gibi" adlı kitabı okuyup hayran kaldığı Sabiha Sertel’in, dedesinin kız kardeşi olduğunu öğrenmesinden hareketle Sertel’in zorlu hayatını ele alan "Roman Gibi", Ulusal Belgesel Yarışması kapsamında AKM Perge Salonu’nda seyirci karşısına çıktı. Gösterimden sonra yönetmen Tayfun Belet ve Nur Deriş, seyircilerin sorularını cevapladı. Belet, "Bu film, 50-60 yaşındaki insanların yurt dışına gitmek zorunda bırakıldığını ve Türkiye’nin bu kadar önemli değerlerinin gidip oralarda ölmeyi beklediğini anlatıyor. Bu yüzden sizi rahatsız etmek istedim; rahatsız olduysanız memnun olurum" diye konuştu. Nur Deriş ise Sabiha Sertel’in, eşi Zekeriya Sertel ile birlikte yayınladığı Tan Gazetesi’ne yönelik baskın olayı üzerinden ifade özgürlüğünün bugününü yorumlanması istenince şunları söyledi: "Cumhuriyet’i bu kadar desteklemiş Serteller’in başına gelenler; çok güzel düşüncelerle, özgürlük, eşitlik gibi fikirlerle kurulmuş bu cumhuriyette ve aynı zamanda bu cumhuriyetin taşıdığı çocukluk hastalıklarının da sürdüğü bir dönemde yaşanıyor. Bu çocukluk hastalıkları bir türlü tedavi edilemiyor. Bir türlü demokrasiyi sindiremiyor bu ülke" dedi.



"Nilgün Marmara’nın dilinin peşine düştük"


Cezmi Ersöz ve Haydar Ergülen gibi isimlerin de katkıda bulunduğu "Nilgün" belgeseli, objektifini Türk edebiyatının en özgün kalemlerinden Nilgün Marmara’nın hayatına çeviriyor. Ulusal Belgesel Yarışması’ndaki filmin gösteriminin ardından yönetmen Tolga Oskar, yapımcı Beyazıt Yüksekdam, sanat yönetmeni Ebrarnur Altın ve görüntü yönetmeni Atakan Demirbozan seyircilerin sorularını cevapladı. Marmara üzerine uzun süre araştırmalarda bulunduklarını söyleyen Oskar, "Dilin imkanlarını yetkin bir biçimde kullandığı ve kelimelerin yerlerini değiştirerek semantik bir yapı oluşturduğundan dolayı bu işe başladık" dedi. Eserlerinden çok intiharından bahsedilen Marmara’yı, belgeselde de bu yönüyle konumlandırmaktan kaçındıklarını belirten Atakan Demibozan ise "Bunu dramatikleştirmemek için başta daha yalın bir dil kullandık. İntihara odaklanmaktan ziyade onun yaşamına, nasıl biri olduğuna dikkat ettiğimiz bir çerçeveye yaklaştırmak istedik ve görsel dünyamızı da bunun üzerine kurduk" diye konuştu.



Kısa Film 2. Seçkisi AKM Perge’deydi


Ulusal Kısa Film Yarışması’ndaki filmlerden oluşan ikinci seçki, AKM Perge Salonu’nda seyirci karşısına çıktı. "Giderayak" filminden yönetmen Nuh Lalbay, yönetmen yardımcıları Burak Lalbay ve Nesli Özalp ile oyuncular Atilla Acar, Vadi Cirik ve Bahadır Kaytan, gösterimin ardından soruları cevapladı. Filmde yardımcılığını da yapan oğlu Burak’ın aldığı "yurt dışına git, hayatını kurtar" tavsiyelerinden hareketle filmi yaptığını söyleyen Nuh Lalbay, "Ben filmde bu konuda bir sonuca varmaya çalışmadım sadece tartışmak istedim" dedi.


"Akşam Yemeği" filmi ekibindense yönetmen Okan Akgün, yapımcı-senarist Suat Köçer, uygulayıcı yapımcı Hümam Özkara ve oyuncular Yağmur Ruken Kahraman, Berfin Taş ve Sefa Şenel; gösterimden sonra seyirci karşısındaydı. Suat Köçer, senaryoyu; 30’lu yaşlarında ve henüz evlenmediği için ailesinden baskı gören bir arkadaşının yaşadıklarından hareketle yazdığını belirtirken yönetmen Okan Akgün, şu an hikayenin uzun metraj halini tasarladığını duyurdu.


"Defne" filminin; yönetmen Hamdi Furkan Yıldırım, yapımcılar M. Sait Dindar ve Faruk Ulusoy, görüntü yönetmeni Cemal Çimen ve oyuncular Gülşah Büktür ile Lidya Akkuş’tan oluşan ekibi de seyirciyle buluştu. Yönetmen; defnenin mitolojik hikayesine, Joseph Campbell’ın "Kahramanın Sonsuz Yolculuğu" kitabını okurken rastladığını, bunun üzerine bu filmi yapmaya karar verdiğini söyledi.


Festivalin bu yıl hayata geçirdiği Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’ndaki filmlerden oluşan ikinci seçki de bugün AKM Aspendos Salonu’daydı. "Sazdan Örülen Hayat" filminin yönetmenleri Zeynep Aslı Yoncu ve Zübeyde Melek Algül, "Çukurova’nın Kara Ekmeği" filminin yönetmeni Onur Sürek, "Seni Görebilecek Miyim Anne?" filminin yönetmeni Hasan Hüseyin Korkmaz, "Tümseğin Uğultusu" filminin yönetmeni Abdurrahim Karabulut, "Köye Dönerken" filminin yönetmeni Musa Uysun gösterimlerin ardından düzenlenen söyleşilere katıldı.



Kısa filmler, belgeseller ve sinema okulları öğrenci filmleri; Türk sinemasının genç yüzünü beyazperdeye taşıdı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Gaziantep’te halk sağlığını tehdit eden 600 kilo cips ele geçirildi Gaziantep’te Şahinbey Belediyesi zabıta ekiplerinin merdiven altı bir işletmeye yönelik denetimlerinde hijyen kurallarının hiçe sayıldığı şok görüntüler ortaya çıktı, halk sağlığını tehdit eden 600 kilo cips ele geçirildi. Şahinbey Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, halk sağlığını korumak amacıyla ilçe genelinde gerçekleştirdiği denetimlerini aralıksız sürdürüyor. Denetimler çerçevesinde Tarım Müdürlüğü’ne bağlı ekiplerin katılımıyla bir iş yerine baskın yapıldı. İş yerinde gerçekleştirilen denetim sonucunda halk sağlığını tehdit ettiği belirlenen 600 kilogram patates cipsine el konuldu. Ürünlerin, gerekli incelemelerin ardından imha edilmek üzere muhafaza altına alındığı bildirildi. Denetimler sırasında ürünlerin hijyen standartları ve mevzuata uygunluğu detaylı şekilde incelendi. Mevzuata aykırı durumların tespit edildiği işletme hakkında ise yasal işlem başlatıldı. "Denetimlerimiz aralıksız sürecek" Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, denetimlerle ilgili yaptığı açıklamada, "Şahinbey’de vatandaşlarımızın sağlığı ve güvenliği için denetimlerimizi titizlikle sürdürüyoruz. Market, kasap, restoran, hangi işletme olursa olsun, kurallara uymayanlara gerekli işlemleri uygulamaya devam ediyoruz. Denetimlerimiz aralıksız sürecek" ifadelerini kullandı.
Karaman Karaman’da 4 kişiyi silahla vuran zanlı tutuklandı Karaman’da baba ve 3 oğluna sokak ortasında kurşun yağdıran ve bir kişinin ölümüyle sonuçlanan olayın zanlı tutuklandı. Olay, dün saat 11.30 sıralarında Kirişçi Mahallesi 49. Sokak’ta yaşandı. Edinilen bilgiye göre, aralarında alacak verecek meselesi bulunduğu öğrenilen M.K., sokak ortasında karşılaştığı baba M.Ş. (69) ve oğulları K.Ş. (39), H.A.Ş. (27) ve Yunus Emre Şahin (31) ile tartışmaya başladı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine M.K, arabasının bagajından aldığı tabancayla baba ve 3 oğluna sokak ortasında kurşun yağdırdı. Zanlı M.K. daha sonra olay yerinden kaçarken, yaralanan baba ve 3 oğlu ambulanslarla Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Burada tedavi altına alınan yaralılardan Yunus Emre Şahin (31), tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Tutuklandı Olaydan sonra yaya olarak kaçan katil zanlısı M.K. ile oğlu C.K (20), polis ekiplerinin yaptığı çalışma sonucu Larende Mahallesi’nde yakalanarak gözaltına alındı. Zanlı baba ve oğlu Emniyet Müdürlüğüne getirildi. Buradaki işlemlerin tamamlanmasının ardından polisin geniş güvenlik önlemleri arasında adliyeye arka kapıdan alınan katil zanlısı baba çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilirken, oğlu ise mahkemece serbest bırakıldı. Babası ve kardeşleriyle birlikte uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybeden Yunus Emre Şahin, katil zanlısı adliyeye çıkarıldığı sırada toprağa verildi. Şahin için Ahmet Yesevi Camisinde ikindi namazı sonrası cenaze namazı kılındı. Namaza Şahin’in ailesi ve yakınları ile vatandaşlar katıldı. Kılınan cenaze namazının ardından Yunus Emre Şahin, Hamidiye Mahallesi’ndeki şehir mezarlığında dualarla defnedildi. Silahlı saldırıda yaralanan baba M.Ş. ve diğer oğlu K.Ş. ile H.A.Ş.’nin hastanede tedavilerinin sürdüğü öğrenildi.