ÇEVRE - 20 Ekim 2025 Pazartesi 10:26

Kovanlarından kaçan firari arıların izini sürüp Toroslardaki doğal kovanları buluyorlar

A
A
A

Antalya’nın Akseki ilçesinde yaşayan arıcılar, kovanlarından kaçan firari arıların doğal yuvalarını bulmak için dağ taş geziyor. Yaz aylarında Toros Dağlarının yüksek kesimlere çıkarak arıcılık yapan vatandaşlar, dağlardaki oyuk ağaçlarda ve kaya aralıklarında kolonileşen arıların izini sürüyor. Doğal ortamda, insan müdahalesi olmadan üretilen balın kilosu 5 bin liraya kadar alıcı buluyor.

Arıcılar, "Firari arılar" olarak adlandırdıkları bu yabanileşmiş kolonileri bulduklarında, bal dolu petekleri dikkatle toplayıp yeniden kovanlara yerleştiriyor. Doğal ortamda üreyen bu arıların balının daha aromatik ve güçlü olduğunu belirten üreticiler, Toroslardaki zengin bitki örtüsünün bu kalitede büyük payı olduğunu ifade ediyor. Vatandaşlar, firari arıların doğada kaybolmaması ve kolonilerin korunması için her yıl düzenli olarak bölgedeki doğal yuvaları kontrol ediyor.

Kovanlarından kaçan firari arıların izini sürüp Toroslardaki doğal kovanları buluyorlar

"Firari arıları günlerce arıyorlar"

Eşi Mehmet Kara ile birlikte firari arıları takip eden Fatma Kara, nisan sonları ile mayıs aylarında kovanlardan oğul yapan arıların dağlara kaçmasıyla birlikte Toros Dağları’nın zirvelerinde günler süren arayışa çıktıklarını söyledi. Bazen 3 günde, bazen 15-20 güne kadar süren bu arayışın sonunda ağaç kovuklarında firari oğul arıları bulduklarını söyleyen Kara, "Ancak bulduğumuz arıların o mevsimde bal hasadı yapmıyoruz. Ağustos’un 15’inden sonra bu balı kesiyoruz. Bu ballar şifadır. Bal haşatına sıcak günlerde gidiyoruz. Balı aldıktan sonra kovanlara katarak diğer arılarımızın kovanlarına koyuyoruz" dedi.

"Zorda olsa zevkli bir iş"

Toros Dağlarında oğul yapıp kovanlarından firar ederek ağaç kovuklarında yapmış oldukları balların doğal yöntemlerle ürettikleri balın değerine dikkat çeken Kara,. "Eşim işten ayrıldı. Eşim bu yıl işten ayrıldı. İkimiz birlikte hem arkadaş, hem eş olarak Torosların zorlu coğrafyasında arı peşine düşüyoruz. Zor şartlarda da olsa bu iş bizim içi zevkli bir iş. Toros Dağlarında, sadece Akseki’de değil, Seydişehir’den Beyşehir’e, Konya’ya kadar gidiyoruz" diye konuşan Kara şöyle devam etti.

Kovanlarından kaçan firari arıların izini sürüp Toroslardaki doğal kovanları buluyorlar

"Kilogramı 5 bin lira"

Doğal ortamda, hiçbir insan müdahalesi olmadan üretilen bu balın kilosu 5 bin liraya kadar alıcı bulunuyor. Bu bal dağlarda bin bir çeşit çiçekten, ağaçların basarasından toplanıyor. Tamamen doğal, insan eli değmemiş bir bal. Müşterisi de çok. İsteyen soran eksik olmuyor. Torosların balı şifadır, şifa kaynağıdır" şeklinde konuştu.

"30 yıllık arıcı"

30 yılı aşkındır arıcılık yapan Mehmet Kara, kendisininde 40 civarında arı kovanının bulunduğunu ve arıcılık mesleği ile uğraştığını söyledi. Kaçan oğul arıları nisan ayında dağlarda aramaya başladığını söyleyen Kara, "Subaşlarında, çeşmelerde, derelerde arıları takip ederek günlerce arıyorum. Yeri geldiğinde Toros Dağlarının zirvelerinde, ağaç diplerinde geceleri yatıyorum. Bu meslekten zevk duyuyorum" dedi.

"Ayıdan kurttan korkmadan balın peşinde"

Dağlarda arı kovanlarını ararken birçok kez doğayla baş başa kaldığını ve tehlikelerden korkmadığını belirten Kara, "Kaçan arıları bulmak için defalarca dağda yatıyorum. "Ayılar gelir, kurtlar gelir" diyorlar. Gelsin diyorum, bana bir şey yapmazlar. Ben onların arkadaşıyım" diye konuştu.

Kovanlarından kaçan firari arıların izini sürüp Toroslardaki doğal kovanları buluyorlar

"Kimisinde bal çıkıyor, kimisinde çıkmıyor"

Eşi ile birlikte günlerce arıların izini sürdüğünü anlatan Kara, "Bunları günlerce arıyorum. Bulduğum doğal kovanları sadece Ağustos ayından sonra hasat ediyoruz. Bulduğum arıların kimisinde bal çıkıyor, kimisinde çıkmıyor. "Bu dağların verdiği Cenab-ı Allah’ın verdiği doğal baldır. Ağustos’un 15’inden sonra keseriz biz bunu. Havalar iyi giderse kasım ortasına kadar devam eder." dedi.

"Sarı kızlar dediğimiz arılar ne emeklerle bal yapıyorlar"

Torosların taşlık bölgelerinde doğayla iç içe, sabırla bal aradığını anlatan Kara, "O arıları da buluyorum ama dağda bırakmam, bir tanesinin kaldığına gönlüm razı olmaz. Ben arıcıyım. O sarı kızlar dediğimiz arılar ne emeklerle bal yapıyorlar. Toprakta da buluyoruz, kayada da buluyoruz ama topraktaki arı zayıf oluyor, üşüyor. Taştaki arı ise kendini ısıtıyor, balı daha güzel oluyor." diyerek sözlerini tamamladı.

Ayşe Çatlı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul Havalimanı bayramda 873 Bin 851 yolcuya ev sahipliği yaptı İGA İstanbul Havalimanı, Ramazan Bayramı’nda 873 bin 851 yolcuyu ağırladı. Bayram tatilini değerlendirmek isteyen pek çok kişi, hem yurt içi hem de yurt dışı uçuşlar için İGA İstanbul Havalimanı’nı tercih etti. Oluşabilecek yoğunluğa karşı tüm operasyonel önlemleri alan ve titizlikle uygulayan İGA, Ramazan Bayramı boyunca toplam 5 bin 871 uçuşa ev sahipliği yaptı. Havacılık veri ve analiz alanında dünyanın en köklü kuruluşlarından Cirium tarafından "Havalimanı Platin Ödülü"ne layık görülen İGA İstanbul Havalimanı, bayram yoğunluğunu sorunsuz bir şekilde yönetti. İGA, teknolojik altyapısı ve misafir odaklı anlayışıyla Ramazan’dan bir gün önce başlayan misafir ve uçuş trafiğini hiçbir aksama yaşanmadan yürüttü. Toplam bin 577 uçuş gerçekleşti 19 Mart’ta başlayan yoğunlukta 212 binden fazla yolcu ağırlanırken, dönüş yolculuğunun başladığı 22 Mart Pazar günü havalimanı tarihinin en yoğun günlerinden biri yaşandı. Toplam bin 577 uçuşun gerçekleştiği pazar gününde 246 bin 625 kişi, İGA güvencesiyle sevdiklerine ulaştı. Avrupa’nın en yoğun havalimanı olan İstanbul Havalimanı, 2 Ağustos 2025’te 284 bin 527 yolcuya ev sahipliği yaparak, Avrupa’nın günlük yolcu rekorunu kırmıştı. 18 Temmuz 2025 tarihinde ise günlük bin 707 uçuşla tüm zamanların hava trafik rekoruna imza atmıştı.
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu suç örgütü’ davasında İmamoğlu, Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Sukas’a sorular yöneltti ‘Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasında sanık Ekrem İmamoğlu, Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas’a sorular yöneltti. İmamoğlu’nun "Çalıştığınız kişiler AK Partiliymiş, şu partiliymiş, bu partiliymiş, işten hemen çıkartın diye bir dayatma yaşadınız mı?" sorusuna Ali Sukas, "Kesinlikle hayır. Böyle bir şey yaşanmadı" dedi. İmamoğlu, sorusundan önce savcının duruşmada gösterdiği Ağaç A.Ş. ile ilgili para çıkışlarının yıllara göre karşılaştırmalı tablosu hakkında ise, "Sayın hakim, kınıyorum iddia makamını. Bu tablo yalan. İddia makamının ortaya koydukları çöp niteliğindedir. Ortaokul IQ’su ile bile daha iyi hazırlanılırdı. Sizin suç duyurusunda bulunmanız gerekir" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasının ilk duruşmasının sekizinci oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada Ekrem İmamoğlu, Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas’a soru sormak istedi. İmamoğlu, sorusundan önce savcının duruşmada gösterdiği Ağaç A.Ş. ile ilgili para çıkışlarının yıllara göre karşılaştırmalı tablosu hakkında, "Sayın hakim, kınıyorum iddia makamını. Bu tablo yalan. İddia makamının ortaya koydukları çöp niteliğindedir. Ortaokul IQ’su ile bile daha iyi hazırlanılırdı. Sizin suç duyurusunda bulunmanız gerekir. Sizin böyle bir işlem yapmanız gerekir. Bu hayati bir dava" dedi. Daha sonra Ekrem İmamoğlu, "Ali Bey siz nasıl işe başladınız? Nasıl işe alındınız?" sorusunu yöneltti. Ali Sukas ise, "Ben mühendisim ve kendimi sürekli güncelledim. Ben Ağaç A.Ş.’ye gelmeden önce serbest meslek mensubuydum. Çevremde tanınırdım. İBB’nin insan kaynakları tarafından arandım ön görüşme yaptık. İkinci görüşme için arandım. Yine bir insan kaynakları sorgulamasıydı aslında. Daha sonra Saraçhane’ye davet edildim. Sayın başkanımızın bir hayırlı olsununu aldık ve işe başladım" cevabını verdi. İmamoğlu’nun "Sizin çalıştığınız dönemde ‘Ekrem İmamoğlu şunu istiyor’ diye bir dayatma yapıldı mı?" şeklindeki sorusuna Sukas, "Kesinlikle hayır" şeklinde cevap verdi. İmamoğlu’nun "Çalıştığınız kişiler AK Partiliymiş, şu partiliymiş, bu partiliymiş, işten hemen çıkartın diye bir dayatma yaşadınız mı?" sorusu üzerine ise Ali Sukas, "Kesinlikle hayır. ‘Burada işini yapan herkesle çalışmaya devam edeceğiz’ dedim. Böyle bir şey yaşanmadı" dedi. Ekrem İmamoğlu’nun "Herhangi bir kurum ya da şirketle ilgili ‘bununla çalış ya da bununla çalışma’ diye bir söylemim oldu mu?" şeklindeki sorusu üzerine Ali Sukas, "Kesinlikle hayır. Böyle bir söylem olmadı" cevabını verdi. Duruşma, avukatların tutuklu sanık Ali Sukas’a yönelttiği sorular ile sürüyor.
İstanbul Fatih’te çöken binada hayatını kaybeden yaşlı kadın son yolculuğuna uğurlandı Fatih’te doğal gaz patlamasında çöken binada hayatını kaybeden 65 yaşındaki Semra Uruncan, son yolculuğuna uğurlandı. Fatih’te dün Ayvansaray Mahallesi’nde doğal gaz patlamasında bitişik olan iki bina çökmüştü. Enkaz altından 10 kişi yaralı olarak kurtarılırken, mahallede "Pamuk Teyze" olarak tanınan 65 yaşındaki Semra Uruncan ise hayatını kaybetmişti. Uruncan’ın cenazesi, Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsi işlemlerinin ardından yakınları tarafından teslim alındı. Yaşlı kadın için Hacı İlyas Yatağan Camii’nde cenaze namazı kılındı. Cenazeye İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız ve AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu katıldı. Semra Urunca, kılınan cenaze namazının ardından Tokmaktepe Mezarlığı’na defnedildi. "Arabaların üstüne bütün camlar döküldü" Cenaze töreninde konuşan yaşlı kadının komşusu Emine Durmuşoğlu, "Sabah saat 12 gibiydi. Evde uzanmış dinleniyorduk. Cam açıldı şiddetli bir şekilde ve ’Eyvah’ dedim camlar mı aşağı indi? Arabalarımız var, burası garaj yerimiz. Arabaların üstüne bütün camlar döküldü. Cama baktım bir şey olmadı. Camlar sağlam duruyor. Sonra bir baktım burası bütün bir bulut. Beyaz bir toz bulutu kapladı. İnanılır gibi değildi. Karşı Haliç’in oradan bile duyulmuş. Sonra insanlar doldu, polisler geldi. Her yer doldu" dedi.