ASAYİŞ - 29 Nisan 2025 Salı 11:10

Manavgat, Girit’ten Side’ye uzanan lezzet şöleniyle yeni bir milat başlattı

A
A
A
Manavgat, Girit’ten Side’ye uzanan lezzet şöleniyle yeni bir milat başlattı

Deniz, kum, güneş turizminin gözde destinasyonları arasında ilk sıralarda yer alan Manavgat, bu yıl ilki gerçekleştirilen Uluslararası Manavgat Girit’ten Side’ye Kültür ve Lezzet Festivali ile gastronomi turizminde de dünya sahnesine iddialı bir giriş yaptı. Türkiye’nin 61 milyar dolarlık turizm gelirinde 6,65 milyar dolar değer ile yüzde 10’dan fazla pay sahibi olan Manavgat, 24-26 Nisan tarihleri arasında Side Antik Kenti’nin tarihi atmosferinde gerçekleştirilen festivalde, kültürel mirasının bir parçası olan Girit lezzetleriyle büyük sinerji oluşturdu.


Festivalin ev sahibi Manavgat Belediye Başkanı Dr. Niyazi Nefi Kara, mübadele öncesi Manavgat’a göçen Giritlilerin köklü kültürleri, misafirperverlikleri ve eşsiz yemekleriyle Side’nin tarihine lezzet kattığını, bu eşsiz mutfak mirasını, dünyaca ünlü şeflerin tadım etkinlikleri, konser, müzik, dans, sinema gösterimi, söyleşi ve sempozyum etkinlikleriyle zenginleştirerek Side’yi uluslararası vitrine taşıdıklarını belirtti.



Milyonlar, Side’nin yeniden doğuşuna tanıklık etti


Başkan Kara, Rusya, Almanya ve İngiltere başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından turist çeken Manavgat’ı tarihi ve doğal güzelliklerinin yanı sıra kültürel mirasını yansıtan lezzetleriyle gastronomi turizminde de en çok tercih edilen turizm destinasyonu haline getirmeye kararlı olduklarını vurguladı. Uluslararası Manavgat Girit’ten Side’ye Kültür ve Lezzet Festivali’nin toplumlararası sosyalleşme, kültürel kaynaşma ve ekonomik canlılık başta olmak üzere çok yönlü faydalar sağladığını dile getiren Başkan Kara, gazeteler, dergiler, televizyonlar ve sosyal medya etkileşimleriyle de milyonlarca kişinin Side’nin yeniden doğuşuna tanıklık ettiğini söyledi.



"Turizm değerlerimizle 12 ay canlı kalan bir destinasyon oluşturmayı hedefliyoruz"


Festivalde Türkiye ve Avrupa medyasının temsilcilerini, sosyal medya fenomenlerini, yanı sıra dünya turizminde etkin rol oynayan tur operatörleri ve seyahat acentelerinin üst düzey yöneticilerini ağırladıklarını kaydeden Başkan Kara, şu değerlendirmeyi yaptı:


"Manavgat’ın sadece yaz aylarında değil yılın her mevsiminde cazibe merkezi olmasını amaçlıyoruz. Manavgat’ta hayatın hiç durmadığı, sürdürülebilir ve çeşitlendirilmiş bir turizm modeli vizyonuyla çalışıyoruz. Doğasıyla, kültürel zenginlikleriyle, sağlık ve spor turizmi imkanlarıyla yılın 12 ayı canlı kalan bir destinasyon oluşturmayı hedefliyoruz. Bu vizyon doğrultusunda düzenlediğimiz festivalimiz boyunca Side’deki restoranlarımızın ve kafelerimizin işletmecileri, Girit mutfağının özgün tatlarını menülerine taşıyarak ilçemizin gastronomi zenginliğini ön plana çıkardı. Tadım etkinliklerinde dünyaca ünlü mutfak şefleri Maria Ekmekçioğlu, Esat Özata, Dilek Yetkiner, Pasquale Lembo, Apostolos Altanis, Ioannis Koufos ve Argyrios Kontakis, Girit’in efsanevi lezzetlerini hazırladı. Side Antik Kenti’ne akın eden lezzet avcıları, yerli ve yapancı turistler Girit mutfağının seçkin tatlarını deneyimledi. Side’deki en küçük esnaftan büyük işletmelere uzanan değer zincirinde önemli ölçüde ekonomik canlılık yaşandı."



Manavgat’ın turizm potansiyeli Avrupa’nın tur operatörlerini etkiledi


Avrupa ülkelerinin turizmine yön veren tur operatörleri ve seyahat acentelerinin üst düzey yöneticilerinin Side’nin potansiyelini yerinde görmesinin Manavgat için çok büyük fırsat olduğuna işaret eden Başkan Kara, "Turizm, konaklama, yeme-içme, ulaşım, eğlence ve kültürel etkinlikler gibi birçok sektörü kapsayan büyük ve çok yönlü bir endüstri. Manavgat da 423 konaklama tesisi ve 193 bin yatak kapasitesi ile bu hizmet endüstrisinde çok güçlü altyapıya sahip. Özellikle beş yıldızlı otellerimizin sayıca fazlalığı ve yüksek hizmet kalitesi, yabancı turistlerin tercihlerini doğrudan etkiliyor. Avrupa’nın önde gelen tur operatörleri, turizm değerlerimizi ve hizmet kapasitemizi yerinde gördü, lezzetlerimizi tattı. Gastronomi turizminde Side’nin yeni bir destinasyon olacağına dair çok olumlu düşüncelerini dile getirmesi bizleri son derece heyecanlandırdı ve mutlu etti. Girit’ten gelen dostlarımızın, festival konuklarının, esnafımızın, ilçemiz sakinlerinin memnuniyet ifadeleri doğru yolda ilerlediğimizi kanıtladı ve motivasyonumuzu daha da artırdı. Girit lezzetlerinin yanı sıra Manavgat’ın zeytinini, zeytinyağını, yöresel ürünlerini ön plana çıkan organizasyonlarla gastronomi turizmindeki yerimizi güçlendirmeye devam edeceğiz" dedi.


Manavgat Belediye Başkanı Dr. Niyazi Nefi Kara, festivalin dünya turizmine kazandırılmasında kendilerine büyük destek veren Girit’in Hanya Belediyesi yöneticilerine, Giritliler Federasyonu yöneticilerine, ana sponsorlar Barut Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Haydar Barut ve Seher Hotelleri Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güneş’e, sinema sanatçılarına, akademisyenlere, yazılı ve görsel medya ile sosyal medya mensuplarına teşekkür etti.



Manavgat, Girit’ten Side’ye uzanan lezzet şöleniyle yeni bir milat başlattı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya’da üretici don nöbetinde Antalya’da hava sıcaklıklarının gece saatlerinde düşmesiyle birlikte üreticiler, ürünlerini dondan koruyabilmek için seralarında sabaha kadar nöbet tuttu. Üreticiler, sobaları yakarak gece boyunca seraları ısıttı, ürünlerinin zarar görmemesi için gözlerini kırpmadan mücadele etti. Aksu İlçesi Yeşilkaraman Mahallesi’nde yaklaşık 13-14 yıldır kapya biber üretimi yapan Hasan Arslan, don tehlikesine karşı ilk nöbeti 5 dekarlık serasında başlattığını söyledi. Toplamda 10 dekar serası bulunduğunu belirten Arslan, "İlk don nöbetini buradan başlattım. Allah’ın izniyle diğer seralarımı da sırayla yakacağım. Sabah 07.30’a kadar seranın içindeyiz, bitkilerimiz üşümesin diye nöbet tutuyoruz" dedi. Soğuk havanın etkisini erken saatlerde hissettirdiğini ifade eden Arslan, "Dün gece sobaları 23.30-00.00 civarında yaktık. Bugün ise hava daha erken soğuduğu için 20.00- 20.30 gibi sobaları faaliyete geçirdik. Sabaha kadar don nöbetimiz devam edecek" diye konuştu. Don nöbetinin ailece tutulduğunu dile getiren Arslan, üretimin büyük bir özveri gerektirdiğini vurguladı. "Eşim ve çocuklarım da burada. Odun taşımada, sobaların kontrolünde bana yardımcı oluyorlar. Bu serada 9 soba yakıyoruz. Sabaha kadar sürekli kontrol etmek zorundayız" ifadelerini kullandı. Akdeniz bölgesinde olunmasına rağmen üreticinin soğukla mücadele ettiğini belirten Arslan, "Doğuda insanlar karda kışta yollarla mücadele ediyor. Biz de Antalya’da, sahil kesiminde ürettiğimiz ürünü dondan koruyabilmek için sabaha kadar serada bekliyoruz. Bitkiler üşümesin diye gözümüzü kırpmıyoruz" dedi. Don nöbetinin üreticiye ciddi bir yük getirdiğini belirten Arslan, maliyetlerin her geçen yıl arttığına dikkat çekti. Bir sobaya sabaha kadar defalarca odun atıldığını ifade eden Arslan, "Her sobaya gecede yaklaşık 150 kilo odun yakıyoruz. Odunun tonu 7 bin lira. Geçen yıl 19 ton odun aldım. Bu şartlarda üretim yapmak giderek zorlaşıyor" sözleriyle yaşadıkları zorluğu dile getirdi. "Yazın sıcağa karşı, kışın dona karşı mücadele ediyoruz" Kurşunlu Mahallesi’nde domates üreticisi Songül Çimen’de dondan korunmak için gece boyunca serasını terk etmeyen üreticiler arasında yer aldı. 5,5 dekarlık alanda domates üretimi yaptığını belirten Çimen, sobaları akşam saatlerinden itibaren yakmaya başladıklarını söyledi. Çimen, "Saat 20.30 gibi sobalarımızı yaktık. Sabaha kadar, saat 07.00’ye kadar don nöbeti bekliyoruz. Dün de sabaha kadar buradaydık" dedi. Don nöbetinin uykusuz ve yoğun bir çalışma gerektirdiğini ifade eden Çimen, "Bugün hiç yatmadık desek yeridir. Odunlarımızı, kömürlerimizi taşıdık, sobaların başında bekledik. Çalışmasak olmuyor. Bu iş kolaylıkla olmuyor" diye konuştu. Domates üretiminin hem yazın sıcakla hem de kışın soğukla mücadele gerektirdiğini vurgulayan Çimen, "Yazın sıcağa karşı, kışın dona karşı mücadele ediyoruz. Domates zor ama biz seve seve yapıyoruz. Zorluklarla yetiştiriyoruz" ifadelerini kullandı. "Üretici kadın olarak devletimize çok teşekkür ediyorum" Serasındaki domateslerin henüz bir kez hasat edildiğini belirten Çimen, "Domatesimiz bir sefer toplandı, geri kalanı duruyor. Bugün piyasa 45 lira olarak okunmuş. İnşallah umduğumuz gibi olur, yüzümüz güler" dedi. Çiftçinin ayakta kalmasının herkes için önemli olduğunu vurgulayan Çimen, "Çiftçinin yüzü gülerse Türkiye’nin yüzü güler. İlaççının da, komisyoncunun da yüzü güler. Hepimiz mutlu oluruz. Bütün don nöbeti bekleyen kardeşlerime kolaylıklar diliyorum. Mücadele edelim, üretmeye devam edelim. Türkiye’mizi biz doyuruyoruz" ifadelerini kullandı. Devletin verdiği desteklere de değinen Çimen, "Üretici kadın olarak devletimize çok teşekkür ediyorum. Destek oldu, yardımcı oldu. Fiyatlar yükseldi" diyerek sözlerini tamamladı.