EĞİTİM - 15 Şubat 2026 Pazar 14:23

Miran: "28 Şubat gibi karanlık dönemlerde Eğitim-Bir-Sen yasakçı zihniyete karşı asil bir direniş sergiledi"

A
A
A
Miran: "28 Şubat gibi karanlık dönemlerde Eğitim-Bir-Sen yasakçı zihniyete karşı asil bir direniş sergiledi"

Memur-Sen İl Başkanı ve Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, sendikanın 34. kuruluş yıl dönümü sebebiyle yaptığı açıklamada sendikanın bir "emek ve özgürlük mücadelesi destanı" olduğunu vurgulayarak, 28 Şubat gibi karanlık dönemlerde Eğitim-Bir-Sen’in yasakçı zihniyete karşı asil bir direniş sergilediğini ifade etti.


Sendikacılığın sadece mali hak arama işi olmadığını belirten Miran, şunları söyledi:


"Bizler 14 Şubat 1992’de bundan 34 yıl önce, ’Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız’ diyerek, ahilik ve fütüvvet geleneğinden beslenen ’Erdemliler Hareketi’ni başlattık. Vesayetin karşısında, millet iradesinin yanında durarak; baskıcı rejimin ideolojik dayatmalarına karşı akıl ve alın terini birleştirdik."



"Kazanımların adresi olduk"


Eğitim çalışanlarının özlük ve özgürlük mücadelesini bir bütün olarak gördüklerini vurgulayan Miran, elde edilen kazanımlara değindi. Miran, "Müfredattan ders kitaplarına, öğretmen atamalarından maaş iyileştirmelerine kadar eğitim camiasının her sorununun çözümünde imzamız var. Sendikacılığı ’etkisiz toplu görüşmeden’, ’etkili toplu sözleşme’ aşamasına taşıdık. Meslek Yasası’nın çıkarılması, ek ders ve nöbet ücretlerinin artırılması gibi yüzlerce kazanımın altında teşkilatımızın teri ve imzası vardır. Üyemize ve ülkemize karşı sorumluluklarımız bilinciyle varoluş zemin ve imkânımızı yasal dayanak ve teminat altına almak için üzerimize düşeni, elimizden geleni yaptık, elimizi taşın altına koymaktan geri durmadık. Sendikacılığı etkisiz toplu görüşmeden etkili toplu sözleşme aşamasına taşıyarak hem kazanımlara yasal güvence hem sendikacılığa sosyal saygınlık ve itibar kazandırdık. Toplu sözleşme masasında müzakere ve mücadele gücümüzle yüzlerce soruna çözüm bulunmasını sağladık. Toplu sözleşme masasında, KİK toplantılarında ve hukuk yoluyla elde ettiğimiz sayısız kazanımla eğitim, öğretim ve bilim hizmet kolu çalışanlarının mali, sosyal ve özlük haklarını iyileştirdik. Unutulmasın ki, bugün istifade edilen her bir kazanım toplu sözleşme zemininde elde edilmiş, bu zeminin tesisi de Eğitim-Bir Sen’in katkı ve mücadelesiyle sağlanmıştır" dedi.



"Küresel ölçekte güç birliği"


Miran, sendikanın hedeflerinin sadece yurt içi ile sınırlı kalmadığını belirterek, mazlum coğrafyaların sesi olma vizyonunu da yineledi. Miran sözlerini şöyle sürdürdü:


"Kurucumuz Mehmet Akif İnan’dan devraldığımız mirası, yerelden evrensele taşıdık. Yeryüzünün neresinde bir zulüm varsa, ırkına veya dinine bakmadan mazlumun yanında yer aldık. 34. yılımızda, artan üye sayımız ve örgütlü gücümüzle, küresel hak ve adalet hareketine katkı sağlamaya devam ediyoruz."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ardahan Ardahan’da kış mevsiminin uzaması hayvancılığı vurdu Türkiye’nin en fazla kar alan illerinin başında gelen Ardahan’da kış mevsiminin uzaması, besicileri zor durumda bıraktı. Ardahan’da kar yağışı ve soğuk hava nedeniyle üreticiler hayvanlarını meralara çıkaramadıkları için zor günler yaşıyor. Kış mevsiminin uzun sürmesi, özellikle hayvancılıkla uğraşan üreticiler için ciddi bir ekonomik baskı oluşturuyor. Soğuk hava şartları nedeniyle hayvanların mera yerine kapalı alanlarda daha uzun süre beslenmesi gerekiyor. Bu da yem tüketimini artırarak, maliyetleri yükseltiyor. Özellikle Ardahan gibi kışın sert geçtiği kentlerde üreticiler, aylarca süren kar örtüsü nedeniyle hayvanlarını dışarı çıkaramıyor. Bu durum saman, arpa ve fabrika yemine olan talebi artırırken, fiyatların da yükselmesine yol açıyor. Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı Seyitören köyünde hayvancılık yapan Suat Cankat, "Kışın uzun sürmesi ve son zamanlarda yem maliyetlerinin artması hayvancılığı olumsuz etkiledi" dedi. Cankat, karla kaplı araziye rağmen hayvanları araziye çıkartmak zorunda kaldıklarını söyleyerek, ’’Gördüğünüz gibi her yer bembeyaz. Bu yıl kış uzun sürdü. Hayvanlarımızı kapalı alanlarda yemliyoruz. Ve şu anda samanın tonu 12-13 bin lira, otun tonu ise 15 bin lira. Çiftçi perişan durumda, ne ot ne de saman kaldı. Baharın geleceği yok ve bir ay daha var baharın gelmesine. Ot ve saman karaborsaya düşmüş ve fırsatçılar iş başında’’ dedi. Yem fiyatlarındaki artış, üreticinin kar marjını ciddi şekilde düşürüyor. Bazı üreticiler maliyetleri karşılayamadığı için hayvan sayısını azaltmak zorunda kalırken, bazıları ise zararına üretim yapıyor. Uzayan kış aynı zamanda doğum dönemlerini ve hayvan sağlığını da olumsuz etkileyerek, verim kaybına neden oluyor. Uzmanlar, bu tür mağduriyetlerin önüne geçilmesi için yem desteği, düşük faizli kredi ve mera ıslahı gibi önlemlerin artırılması gerektiğini belirtiyor. Aksi halde bölgedeki hayvancılığın sürdürülebilirliğinin tehlikeye girebileceği ifade ediliyor.