GÜNDEM - 10 Ekim 2025 Cuma 11:16

MSB kaynakları: "Barışın tesisi ve korunmasında tecrübe sahibi olan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz kendisine tevdi edilecek her türlü göreve hazırdır"

A
A
A

 Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, Gazze için görev yapacak Görev Gücü'nde TSK'nın da yer alıp almayacağına dair, "Barışın tesisi ve korunmasında tecrübe sahibi olan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz kendisine tevdi edilecek her türlü göreve hazırdır" dedi.

Milli Savunma Bakanlığı tarafından haftalık basın bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Denizkurdu-1/2025 Tatbikatı dolayısıyla Antalya'da bulunan TCG Anadolu'da gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan Milli Savunma Bakanlığı Basın Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, gündeme dair son gelişmeleri aktardı.

"Toplam 664 kilometre uzunluğundaki tüneller imha edilmiştir"

Türk Silahlı Kuvvetlerinin kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla 7 gün 24 saat esasıyla görev yaptığını söyleyen Aktürk, son bir haftada gerçekleşen faaliyetler hakkında şu bilgileri verdi:
"1 PKK'lı terörist daha teslim olmuştur. Sınırlarımızda ve ötesinde arazi arama-tarama; mağara, sığınak, barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmalarına devam edildi. Teröristlere ait ele geçirilen çok sayıda silah, mühimmat ve muhtelif malzeme kullanılamaz hâle getirilmiştir. Ayrıca Suriye harekât alanlarında gerçekleştirilen ‘tünel imha' faaliyetleri kapsamında bugüne kadar 276 kilometre Tel Rıfat'ta, 388 kilometre Menbic'de olmak üzere toplam 664 kilometre uzunluğundaki tüneller imha edilmiştir. Bu vesileyle sınırlarımızın ve halkımızın güvenliğini sağlamak, ülkemizin güneyinde oluşturulmak istenen terör koridorunu engellemek amacıyla 9 Ekim 2019'da başlatılan Barış Pınarı Harekâtı'nın 6'ncı yıl dönümünde canları pahasına mücadele eden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, kahraman gazilerimize saygı ve şükranlarımızı sunuyoruz" açıklamasında bulundu.

"1 Ocak'tan bugüne kadar sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 7 bin 471 oldu"
Hudut hattının Cumhuriyet tarihinin en yoğun ve etkin tedbirleri alınarak korunduğunu söyleyen Aktürk, sınır hattında son bir haftada gerçekleştirilen faaliyetler hakkında, "Yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 2'si terör örgütü mensubu olmak üzere 294 şahıs yakalanmış, 996 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylelikle 1 Ocak'tan bugüne kadar sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 7 bin 471, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 52 bin 872 olmuştur. Yine Van hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetinde yaklaşık 2 kilogram (1 kilo 995 gram) uyuşturucu madde ele geçirilmiştir" dedi.

"Gazze'de ateşkes sağlanmış olmasından memnuniyet duyuyoruz"

Gazze'de sağlanan ateşkes konusunda ise Aktürk şunları söyledi:

"Ülkemizin dâhil olduğu arabuluculuk faaliyetleri sonucunda Gazze'de ateşkes sağlanmış olmasından memnuniyet duyuyoruz. İki yıldır ağır bir insani trajedinin yaşandığı Gazze'ye insani yardımların derhâl ulaştırılması ve bölgenin yeniden imarına yönelik çalışmaların ivedilikle başlatılması hayati önemdedir. Ateşkesin; adil ve kalıcı barışın tesisine ve en nihayetinde iki devletli çözüme hizmet etmesini temenni ediyoruz."
Tuğamiral Aktürk'ün bilgilendirme toplantısı sonrası Milli Savunma Bakanlığı kaynakları gazetecilerin gündeme dair sorularını yanıtladı.

"Barışın tesisi ve korunmasında tecrübe sahibi olan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz kendisine tevdi edilecek her türlü göreve hazırdır"
Milli Savuna Bakanlığı kaynakları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın son açıklamaları üzerine Gazze için görev yapacak görev gücünde TSK'nın da yer alıp almayacağına dair sorular üzerine şunları söyledi:

"Türk Silahlı Kuvvetleri bugüne kadar uluslararası barış ve güvenliğin korunması amacıyla muhtelif kuruluşlarca farklı coğrafyalarda teşkil edilen çok sayıda misyonda görev ifa etmiş, profesyonelliği ve hakkaniyetli tutumuyla tüm tarafların takdirini kazanmıştır. Barışın tesisi ve korunmasında tecrübe sahibi olan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz kendisine tevdi edilecek her türlü göreve hazırdır."

"Eurofighter tedariki konusunda henüz kesinleşen bir durum bulunmamaktadır"

Bakanlık kaynakları, Eurofighter tedariki konusunda son duruma ilişkin sorular üzerine de şu bilgileri paylaştı:
"Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın harekât ihtiyacının karşılanması amacıyla milli uçağımız KAAN hizmete girinceye kadar gelişmiş teknolojiyle donatılmış modern savaş uçaklarının envantere alınması ve envanterin çeşitlendirilmesi kapsamında çalışmalarımız çeşitli kongfigürasyonlar üzerinde devam etmektedir. Eurofighter tedariki konusunda henüz kesinleşen bir durum bulunmamaktadır. Sözleşme onay aşamasına geldiğinde kamuoyuna duyurulacaktır. Resmî kaynaklar haricinde yapılan açıklamalara itibar edilmemesini bir kez daha hatırlatmak isteriz."

"Türkiye, görüşme ve toplantılara değil, imzalanan mutabakatın sahaya yansımalarına bakmakta"

Bakanlık kaynakları, Suriye'deki son gelişmelerle ilgili sorulara, "Suriye'de düzenlenen seçimleri ülkenin üniter yapısı, güvenliği, istikrarı ve bölgenin huzuru için önemli ve olumlu bir adım olarak görüyoruz. Münbiç ve Halep kırsalında Suriye hükümet güçlerine saldıran SDG terör örgütünün 10 Mart 2025'te Suriye hükümeti ile imzaladığı mutabakata uygun hareket etmediğini ve bölgesel barış ve istikrara tehdit oluşturduğunu bir kez daha göstermiştir. Öte yandan Suriye hükümeti ile SDG terör örgütü arasındaki temas ve görüşmeler dikkat ve hassasiyetle takip edilmektedir. Türkiye, görüşme ve toplantılara değil, imzalanan mutabakatın sahaya yansımalarına bakmakta ve Suriye'nin ‘tek devlet, tek ordu' ilkesini desteklemeye devam etmektedir" cevabını verdi.

"Şüpheli cisim gören, tespit eden balıkçılarımız başta olmak üzere tüm vatandaşlarımız dikkatli olmalı"

Bakanlık kaynakları, Trabzon ve Artvin açıklarında tespit edilen İnsansız Deniz Araçları (İDA) ile ilgili sorular üzerine şunları söyledi:

"Karadeniz'de bölgesel sahiplik ilkesi çerçevesinde deniz yollarının açık tutulması ve seyir serbestisinin sağlanması kapsamında sürüklenen mayın/İHA/İDA'ların tespiti ve imhası maksadıyla havadan ve denizden 24 saat keşif ve gözetleme faaliyetlerine devam edilmektedir. 7 Ekim'de Trabzon açıklarında su ürünleri araştırma gemisi, Artvin açıklarında ise balıkçı teknesi tarafından İDA olduğu değerlendirilen şüpheli cisimler tespit edildiği, Deniz Kuvvetlerimiz ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca bildirilmiştir. Söz konusu İDA'lar bölgeye gönderilen SAS timlerimiz tarafından imha edilmiştir. Bu konuda yeni tedbirlerin ve işbirliğinin geliştirilmesi için Ukrayna ile de görüşmeler yapıyoruz. Daha önce de vurguladığımız gibi şüpheli cisim gören, tespit eden balıkçılarımız başta olmak üzere tüm vatandaşlarımız dikkatli olmalı ve herhangi bir müdahale bulunmadan ivedikle güvenlik birimlerimize haber vermelidir.

Ömer Faruk Karataş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan: "Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" dedi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü ve dirayetli liderliğinde Türkiye; sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen ve dengeleri etkileyen bir aktör konumuna taşınmıştır. Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" ifadelerini kullandı. Hiçbir ithamın Türkiye’nin ortaya koyduğu çabaları gölgeleyemeyeceğini vurgulayan Fidan, "Devlet yönetmenin sorumluluğuyla attığımız adımları görmezden gelmek, yaptığımız açıklamaları çarpıtmak, kötü niyetin ve milletimize karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmayan sağduyusuz zihinlerin ürünüdür. Bölgemizdeki krizlere soğukkanlılıkla yaklaşıp, barış ve istikrar için sorumluluk üstlenmekteyiz. Türkiye, doğru bildiğini her zaman net biçimde tüm taraflara söyleyebilmiş bir ülkedir. Hakikatten kopuk ithamlar bugün olduğu gibi sadece söyleyeni yorar; samimiyetle gayret eden Türkiye’nin ortaya koyduğu çabayı gölgeleyemez" dedi.
Ankara TBMM’de "basın özgürlüğü" tartışması TBMM’de AK Parti ile DEM Parti arasında tutuklu gazeteciler konusunda çıkan tartışmada "Türkiye-İsrail" polemiği yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti ile DEM Parti arasında Türkiye ile İsrail basını polemiği yaşandı. AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, tutuklu gazetecilerin hiçbirinin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu olmadığını belirterek, "Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye’nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir" dedi. Arslan, İsrail’de son iki yılda 250’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini de belirterek, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde İsrail’i Türkiye’den öne alan bir raporu hiçbir vicdanın kabul edemeyeceğini ifade etti. Söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Arslan’ın konuşmasına atıfta bulunarak, "Hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, çünkü AK Parti’ye karşı haber yapmayı bir meslek olayı olarak görmüyorlar. Böyle bir tablo çizdi. Şimdi İsrail’de Basın Özgürlüğü Endeksi Türkiye’den yukarı, çünkü gerçekten İsrail’de basın özgürlüğü var biliyor musunuz? Oradaki gazeteciler, o soykırımcı Netanyahu hakkında yazıp çizebiliyorlar, haber yapabiliyorlar. Ama bu ülkede binlerce insan Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle hâlâ tutuklanıyor. Böyle bir suç var, böyle bir suç uyduruldu bu ülkede ne yazık ki. Üstelik de bakın hakaret değil, eleştiri yaptığı için. Şimdi belge paylaşmak, haber yapmak, iktidar karşıtı, iktidarı eleştiren haber yapmak, halka haber ulaştırmanın kendisini siz suç olarak tarif ediyorsunuz. Vekilimiz söyledi, Nedim Oruç Cizre’de olay takibi, eylem takibi yapıyordu, polisler darbederek aldılar. Hiçbir suçu yok, ’terör propagandası’ dediniz. Ya bizim gözümüzün önünde gittiğimiz eylemde insanları, gazetecileri döve döve polis gözaltına alıyor, diyor ki ’Örgüt propagandası yaptı.’ Niye? Eylemi fotoğraflıyor, eylemin videosunu çekiyor. Şimdi, gerçekle yüzleşmek lazım. Çünkü bu gerçek aynı zamanda bu ülkenin gerçeği ve sizin iktidarınızın oluşturduğu bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşmeden bu ülkede basın özgürlüğü olmaz. Herkesin ağzına bant yapıştırın, gözlerini de kapatın, ondan sonra deyin ki ’Bu ülkede basın özgürlüğü var. Niye yazmıyorsunuz? Niye konuşuyorsunuz?’ Meseleniz budur" şeklinde konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, İsrail ile Türkiye’yi karşılaştırmanın doğru olmadığını ve İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemenin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Başkanım, Sayın Grup Başkanvkilinin İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, bütün basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları katleden, kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail’e ’Bu anlamda Türkiye’den daha iyi noktadadır’ demek asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu topraklara ait, bu topraklardan neşet etmiş hiçbir kimse Türkiye’yi soykırımcı İsrail’le mukayese edemez. Mukayese ettiğinde de ’Türkiye her zaman daha iyi noktadadır’ demesi gerekirken bu anlamdaki tavrı, yaklaşımı asla kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, tasvip etmiyoruz ve reddediyoruz" diye konuştu. Koçyiğit ise gazetecilerin Netanyahu’yu eleştirebildiklerini söyledi.