KÜLTÜR SANAT - 29 Nisan 2026 Çarşamba 10:27

Müslüman olan Yoga eğitmeni Meryem: "Müslüman olduktan sonra yogaya ihtiyaç duymuyorum, Rabbimin ibadeti bana yetiyor"

A
A
A
Müslüman olan Yoga eğitmeni Meryem: "Müslüman olduktan sonra yogaya ihtiyaç duymuyorum, Rabbimin ibadeti bana yetiyor"

Müslüman olmak istediğini belirterek Antalya İl Müftülüğüne başvuran Ukrayna vatandaşı Lena Meryem Komanenkova için Şehzade Korkut Camii’nde ihtida merasimi düzenlendi. İslamiyete ilgisinin, oğlunun bebek arabasından düşmesinin ardından camiye girip dua etmesiyle daha da arttığını anlatan Komanenkova, "O olaydan sonra sadece camiye girmek istedim. Camiye girip islamiyeti tanımak istedim, içime öyle doğdu. Normalde yoga eğitmeniyim ama Müslüman olduktan sonra yogaya ihtiyaç duymuyorum, Rabbimin ibadeti bana yetiyor. Online eğitimle kadınlara jimnastik dersi veriyorum"dedi.


Ukrayna’da yaşayan Lena Meryem Komanenkova, Antalya’ya yaptığı ziyaretler sırasında İslamiyet’e ilgi duymaya başladı. Oğlu Emir’in 1 yaşındayken bebek arabasından düşmesinin ardından camiye girip dua ettiğini belirten Komanenkova, bu olaydan sonra islamiyeti daha yakından tanımak istedi. Türkiye’de edindiği arkadaşlarının da desteğiyle Müslüman olmaya karar veren Komanenkova, kendi iradesiyle Antalya İl Müftülüğüne başvurdu.


Komanenkova için Şehzade Korkut Camii’nde, KİM Vakfı üyeleri ve ailesinin katılımıyla ihtida merasimi düzenlendi. Merasimde Antalya İl Müftü Vekili Talat Özmet, Komanenkova’ya İslam dininin inanç, ibadet ve ahlak esaslarına dair temel bilgiler verdi. Ardından Kelime-i Şehadet getiren Komanenkova, Müslüman olarak "Meryem" ismini aldı.


"İnşallah bu dinle şereflenirim diye kalbimden geçirdim"


42 yaşındaki Lena Meryem Komanenkova, İslamiyet’e yöneliş sürecinin oğlunun yaşadığı bir olaydan sonra başladığını ifade etti. Oğlu Emir’in 2 buçuk yaşında olduğunu belirten Komanenkova, "Oğlum Emir 1 yaşındayken bebek arabasından düştü. O olaydan sonra sadece camiye girmek istedim. Camiye girip İslamiyet’i tanımak istedim, içime öyle doğdu" diye konuştu.


Daha önce islamiyete ilgi duyduğunu anlatan Komanenkova, Antalya’da tanıştığı Betül isimli arkadaşının bu süreçte kendisine destek olduğunu söyledi. Komanenkova, "Yaklaşık 1 yıl önce Betül adlı arkadaşımla Antalya’da tanıştım. Bana, ‘Sana nasıl yardımcı olabilirim?’ dedi. Ardından bu serüven başladı. Camiye geldim ve Allah’a dua ettim, ‘İnşallah bu dinle şereflenirim’ diye kalbimden geçirdim" ifadelerini kullandı.


"Meryem ismini imam verdi"


Arkadaşı Betül’ün kendisini imamla tanıştırdığını belirten Komanenkova, "Betül kardeşim beni imamla tanıştırdı. İmam da bana Meryem ismini verdi. Ondan sonra İslamiyet’e daha fazla ilgi duymaya başladım" dedi.


Annesinin Müslüman olmadığını ancak kendisine saygı duyduğunu dile getiren Komanenkova, "Annem Müslüman olmadığı halde bana saygı duyuyor, beni destekliyor ve benimle her seferinde camiye geliyor. Şimdi İslamiyet hakkında daha fazla bilgiye sahibim. Artık daha kolay anlayabiliyorum, elhamdülillah" diye konuştu.


"Artık kendimi daha iyi ve daha sakin hissediyorum"


Ukrayna’dan Türkiye’ye geldiği dönemlerde bazı zorluklar yaşadığını anlatan Komanenkova, "Ukrayna’dan Türkiye’ye gelince zorluklar çekiyordum. Ukrayna’da yaşamak zor geldi. O zaman Müslüman olmaya karar verdim. Artık kendimi daha iyi ve daha sakin hissediyorum. Önce hissettim, sonra gördüm. Şu an Ukrayna’da yaşıyorum. İnşallah önümüzdeki zamanlarda Rabbim Türkiye’de yaşamayı nasip eder. Türkiye’de yaşamayı çok istiyorum. 2024 yılında Emir 7 aylıkken ilk kez Türkiye’ye geldik. Oğlum olmadan önce de ona Emir adını vermek, İslamiyet’i bilmek istedim. O yüzden Emir ismini koydum. Sonradan Allah bana Müslüman olmayı nasip etti. Emir ismini ve Türkiye’yi çok seviyorum" dedi.


"Rabbimin ibadeti bana yetiyor"


Online eğitimle kadınlara jimnastik dersi verdiğini söyleyen Komanenkova, Müslüman olduktan sonra hayatında manevi açıdan büyük bir değişim yaşadığını ifade etti. Komanenkova, "Müslüman olduktan sonra yogaya ihtiyaç duymuyorum, Rabbimin ibadeti bana yetiyor. Online eğitimle kadınlara jimnastik dersi veriyorum" diye konuştu.


Merasimin sonunda İl Müftü Vekili Talat Özmet, Meryem ismini alan Komanenkova’yı tebrik etti. Özmet, Komanenkova’ya ihtida belgesi ile Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarından Ukraynaca mealli Kur’an-ı Kerim hediye etti.


(BA-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TOBB Sağlık Meclisi Başkanlığına Doç. Dr. Gülçin Türkmen Sarıyıldız seçildi TOBB bünyesinde faaliyet gösteren Türkiye Sağlık Hizmetleri Meclisi Başkanlığı’na Medicana International Ankara Hastanesi Genel Müdür ve Başhekimi Doç. Dr. Gülçin Türkmen Sarıyıldız seçildi. Sağlık sektörünün farklı paydaşlarını bir araya getiren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye Sağlık Hizmetleri Meclisi, sektörün gelişimi, sürdürülebilirliği ve koordinasyonunun güçlendirilmesi açısından önemli bir platform olarak öne çıkıyor. Türkiye Sağlık Hizmetleri Meclisi Başkanlığı seçimleri Ankara’da gerçekleştirildi. Yapılan seçim sonucunda Medicana International Ankara Hastanesi Genel Müdürü ve Başhekimi Doç. Dr. Gülçin Türkmen Sarıyıldız, meclis başkanlığı görevine getirildi. Sarıyıldız’ın başkanlığa seçilmesiyle birlikte sağlık politikalarının geliştirilmesi ve sektörün geleceğine yön verilmesi süreçlerinde aktif rol üstlenmesi bekleniyor. Gülçin Türkmen Sarıyıldız kimdir 1970 yılında Ankara’da doğan Gülçin Türkmen Sarıyıldız, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Genel cerrahi uzmanlık eğitimini Ankara Onkoloji Hastanesi’nde tamamladı. Ankara Çağ Hastanesi ve bağlı kuruluşlarında genel müdürlük görevini üstlenen Sarıyıldız, Ankara Liv Hospital’de kurucu genel müdür olarak görev yaptı. 2015 yılından bu yana Medicana International Ankara Hastanesi’nde genel müdür ve başhekim olarak görevini sürdüren, evli ve bir çocuk annesi Gülçin Türkmen Sarıyıldız, iyi derecede İngilizce bilmektedir.
Trabzon Trabzon Şehir Hastanesi inşaatında alt yapı çalışmaları sürüyor Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yapımı tamamlanmak üzere olan ve 2026 yılı içerisinde hizmete alınması planlanan Şehir Hastanesi’nin altyapı çalışmaları sürüyor. Alt yapı çalışmaları kapsamında son olarak Trabzon Büyükşehir Belediyesi İçme Suyu ve Kanalizasyon İdaresi (TİSKİ) Genel Müdürlüğü tarafından hastanenin faaliyete geçmesiyle birlikte oluşacak evsel nitelikli atık suyun çevre mevzuatına uygun şekilde bertaraf edilmesi amacıyla atık su terfi merkezi inşa edildi. Yapılan teknik değerlendirmelere göre, şehir hastanesinden günlük yaklaşık bin 200 metreküp atık su oluşması beklenirken, kurulan sistem sayesinde bu atık su, hastane sahası içerisindeki terfi merkezi aracılığıyla yaklaşık 180 metrelik hat üzerinden mevcut kanalizasyon sistemine aktarılacak. Atık su, Şenol Güneş Spor Kompleksi bünyesindeki atık su arıtma tesisinde arıtılarak çevreye zarar vermeden bertaraf edilecek. Artan kapasite ihtiyacını karşılamak amacıyla mevcut atık su arıtma tesisinin de revize edilmesi planlanırken, bu kapsamda tesis kapasitesinin günlük 800 metreküpren 2000 metreküp kapasiteye çıkarılması hedefleniyor. Sistemin kademeli olarak çalışabilecek şekilde projelendirilmesi planlanıyor. Öte yandan, şehir hastanesinin içme suyu ihtiyacını karşılamak amacıyla içme suyu hattı imalatına da başlandı. Bu çalışmalarla birlikte hastanenin hem atık su hem de içme suyu altyapısının modern ve sürdürülebilir bir şekilde tamamlanması hedefleniyor. Gerçekleştirilen yatırımlarla Trabzon Şehir Hastanesi’nin tüm altyapı ihtiyaçlarının eksiksiz şekilde karşılanması amaçlanırken, çevreye duyarlı ve uzun ömürlü bir sistemin hayata geçirilmesi düşünülüyor.
Samsun Atakumlu çiftçiye 100 bin sebze fidesi Samsun’un Atakum ilçesinde belediye, çiftçiye 100 bin adet sebze fidesi desteğinde bulundu. Atakum Belediyesi ile Atakum Kent Konseyi iş birliğinde kentte tarımsal üretimi yaygınlaştırmak ve çiftçiye ekonomik destek vermek amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında 100 bin adet sebze fidesinin üreticilere dağıtımına başlandı. Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel öncülüğünde hazırlanan projeyle domates, biber, patlıcan gibi yazlık sebzelerden oluşan fideler, kentin kırsal mahallerindeki ailelere teslim ediliyor. Çiftçiye nefes aldıracak fideler, ilk olarak Karaoyumca Mahallesi’nde yaşayan ailelerle buluştu. Atakum Belediye Başkan Yardımcısı Suat Yıldız, Atakum Belediye Meclis Üyesi Murat Akar, Belediyenin Kırsal Hizmetler Müdürlüğü ekipleri ile Atakum Kent Konseyi Tarım ve Kırsal Kalkınma Komisyonu üyelerinin katıldığı fide dağıtımı, mahalle halkı tarafından sevinçle karşılandı. Sebze fidelerini teslim alan vatandaşlar, belediyenin ziraat mühendisleri ve ziraat teknikerleri tarafından fidelerin dikimi ve bakımı hakkında detaylı şekilde bilgilendirildi. "Kendi seralarımızda üreteceğiz" Atakum Belediye Başkan Yardımcısı Suat Yıldız tarımsal üretimi destekleme çalışmalarının kesintisiz devam edeceğini belirterek, 0"Atakum Belediyesi olarak, üreticiye destek olmak amaçlı 31 tane mahallemizde 100 bin adet sebze fidesi dağıtımı yapacağız. Kırsal Müdürlüğü ekiplerimiz ve Atakum Kent Konseyi iş birliğinde, bu işlemleri yapıyoruz. Salatalık, domates, biber ve patlıcan fidesi dağıtacağız. Bu fideleri muhtarlarımız, köylerdeki üretici sayısına göre ayarlayacak. Biz bugün burada Karaoyumca Mahallesi’nde ilk açılışı, kendimiz yapalım istedik. Nasip olursa çiftçilerimize, biz kendimiz dağıtacağız. Bundan sonraki fidelerimizi, kendi seralarımızda üreteceğiz. Kırsal Hizmetler Müdürümüz Eylem Hanım ve ekibi seranın hazırlığına başladı. Çok yakında, fide üretim seramız da faaliyete geçecek. Belki bu dağıttığımızdan çok daha fazla fideyi, kendimiz yetiştirip kendimiz büyütüp sizlerin hizmetine sunacağız" dedi. Atakum Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürü Eylem Oktay Aktaş, programda vatandaşların fidelerden en iyi verim alınması için dikkat edilmesi gereken noktalara dikkat çekti. Aktaş "Domates, biber, salatalık ve patlıcan fidelerimizi vereceğiz. Ekonominize de, sofranıza da destek olur diye umuyoruz. Toprak hazırlığı çok önemli. Bu sene, biraz havalar geç ısınıyor. Fidelerimizi dağıtacağız ama toprak ve hava sıcaklığını siz takip ederek, belki birkaç gün öteleyerek toprağa dikebilirsiniz. Sizlere vereceğimiz yazılara dikkat ederek, topraktaki gübrelemeyi ve sulamayı kontrol altında tutarak fideleri yetiştirirseniz maksimum miktarda ürün alırsınız. Tekrar bereketli olsun" diye konuştu. "Her zaman çiftçimizin yanındayız" Atakum Belediye Meclis Üyesi Ziraat Mühendisi Murat Akar çalışmalar hakkında "Atakum Belediyesi olarak, her zaman çiftçimizin yanındayız. Bugün de burada değişik türde sebze fidelerini, kırsal mahallelerimizde dağıtarak çiftçimize destek olmaya çalışıyoruz" derken Atakum Kent Konseyi Tarım ve Kırsal Kalkınma Komisyonu Üyesi emekli Veteriner Hekim Harun Pir "Atatürk’ün dediği gibi ‘Çiftçi milletin efendisidir.’ Biz, bugün efendilerimizin yanındayız. Türkiye’nin en temel sorunları üretim ve israftır. Atakum Belediyesi, üreticinin yanındadır. Bunu göstermek için de 100 bin tane fide dağıtımı yapılmaktadır ve ciddi bir şekilde aile ekonomisine katkıda bulunmaktadır" ifadelerini kullandı. Atakum Kent Konseyi Tarım ve Kırsal Kalkınma Komisyonu Üyesi emekli Ziraat Teknikeri Süleyman Taş da "Köylüye gelir kaynağı temin etmek için, hem yardım hem ekonomiye katkı hem de insanların doğal beslenmesini sağlamak için bu hizmeti vermekteyiz. Atakum Belediyesinin varlığı Kent Konseyi için büyük hizmet alanı oluşturuyor. Bundan sonraki hizmetlerimizi de, bu şekilde devam ettireceğiz" şeklinde konuştu. Fide desteğinin ülke olarak geçirilen ekonomik süreçte kendileri için çok önemli olduğunu belirten üreticiler, Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel’e desteğinden dolayı teşekkür etti.
Bursa Bursa’da gebelere yakın takip: ‘Her Gebeye Bir Ebe’ Sahada" Sağlık Bakanlığı’nın "Her Gebeye Bir Ebe" uygulaması kapsamında Bursa’da son üç ayına giren gebelerin doğuma hazırlık konusunda danışmanlık hizmetleri ve yüksek riskli gebelerin takibi "Koordinatör Ebeler" ile sağlanıyor. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda ilçe sağlık müdürlükleri ve sağlıklı hayat merkezlerinde görev alan koordinatör ebeler, Sağlık Bakanlığı’nın "Annelik Yolculuğu" mobil uygulamasından da yararlanarak, şehrin merkeze en uzak noktasında bile doğum sürecinde gebeleri yalnız bırakmıyor. Mustafakemalpaşa İlçe Sağlık Müdürlüğü’nde koordinatör ebe olarak görev yapan Fatmanur Demirarslan, koordinatör ebenin bir gününü anlattı. 3 arkadaşı ile birlikte görev yaptığını belirten Demiraslan, gebelere gebeliğinin başından lohusalık dönemi boyunca sonuna kadar hizmet verdiklerine dikkat çekti. Gebe eğitimleri, lohusa eğitimleri ve yüksek riskli gebelerin takibini yaptıklarını dile getiren Demiraslan, "Aynı zamanda son üç ayı kalan gebelere gebelik yolcuğunu anlatıyoruz. Yüksek riskli gebelerin takiplerini yapıyoruz. İlk gebeliği olan gebelerimize ev ziyareti yapıyoruz." şeklinde konuştu. Gebelerin bu hizmetten oldukça memnun olduğunun altını çizen Demiraslan, "Verdiğimiz eğitimlerden çok memnun olan gebelerimiz var. Eğitimlerimiz emzirme döneminde de lohusa döneminde de devam ediyor. Bu süreçte tabii ki de gebelerimize ve lohusalarımıza her şeyden bahsetmeye, her şekilde destek olmaya çalışıyoruz." dedi. Normal Doğum Teşvik Ediliyor Normal doğumu teşvik etmek için çalışmalar gerçekleştirdiklerini vurgulayan Demiraslan, "İlk gebeliği olan hastalarımıza doğum egzersizleri, normal doğumu kolaylaştıran hareketler öğretilip, normal doğumun doğal bir süreç olduğundan, hastalar için eğer ki herhangi bir riski yoksa normal doğum yararlarından, faydalarından bahsetmeye çalışıyoruz." diye konuştu. Gebeleri ve lohusaları, ilçe sağlık müdürlüğüne davet eden Demiraslan; burada bireysel ve toplu eğitimler gerçekleştirdiklerini ancak vakti olmayan gebeler için de bire bir danışmanlık hizmeti verdiklerini sözlerine ekledi. Ebe Demiraslan daha sonra yerinde takip amacıyla merkeze en uzak noktalarından biri olan Fevzidede mahallesinde hayvancılıkla uğraşan Gebe Rejkane Sattari’ye ziyareti gerçekleştirdi. Afgan uyruklu aile, erkek olarak dünyaya gelecek ikinci çocukları gün sayarken, Ebe Demiraslan tarafından rutin kontrolleri yapıldı. Aldığı hizmetten oldukça memnun olduğunu ifade eden Gebe Rejkane Sattari, emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti.
İstanbul Milletvekili Çalışkan: "Türkiye fizyoterapi için en çok rağbet gören ülke konumunda" İstanbul Gelişim Üniversitesi’nde düzenlenen "Fizyoterapide Kariyer Yolculuğu" etkinliği ile fizyoterapinin geleceği ele alındı. Etkinlikte konuşma yapan TBMM Nevşehir Milletvekili Emre Çalışkan, Türkiye’nin fizyoterapi alanında lider konumda yer aldığını vurguladı. İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü iş birliğiyle, Mehmet Akif Ersoy Konferans Salonu’nda gerçekleşen etkinlik, saygı duruşu ve İstiklal Marşıyla başladı. Fizyoterapinin bugününün ve geleceğinin değerlendirildiği etkinlikte Türkiye Fizyoterapistler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Uzman Fizyoterapist Zafer Aksungur ile TBMM Nevşehir Milletvekili Emre Çalışkan konuşma yaptı. Üniversite öğrencileri, mezuniyet öncesi deneyim kazanıyor Fizyoterapi öğrencilerini mezun olmadan meslek hayatına hazırlamayı planladıklarını belirten TBMM Nevşehir Milletvekili Emre Çalışkan, şu ifadeleri kullandı: "TBMM’deki ilk ve tek fizyoterapist milletvekili olarak, aynı zamanda mesleğimizin kuruluşunda uzun yıllar yöneticilik yapmış biri olarak fizyoterapi öğrencileriyle üniversitelerde buluşuyoruz. Hem deneyimlerimizden bahsediyoruz hem fizyoterapinin dünü, bugünü ve yarınıyla alakalı söyleşiler yapıp öğrencilerin sorularını yanıtlıyoruz. Öğrenci arkadaşlarımızın mezuniyetinden sonrasıyla alakalı şimdiden plan yapmaları için bu toplantıları tertip ediyoruz. Bütün illerde de inşallah yapacağız. Türkiye Fizyoterapistler Derneği’nin organizasyonuyla üniversitelerimizde bunu yapmaya devam edeceğiz. Birçok üniversitedeki arkadaşlarımızı mezuniyetten önce hem bilgilendirmek hem de meslek hayatlarına daha hazırlıklı olmalarını sağlamak için bu söyleşileri planladık." Sağlık turizmine katkı sağlıyor Türkiye’de fizyoterapinin iyi bir noktada olduğunu ve sağlık turizmine katkı sağladığını belirten Milletvekili Çalışkan, "Türkiye özellikle Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı hastanelerle, üniversite hastaneleriyle fizyoterapi alanında Türkiye’de ve dünyada çok iyi bir noktada. Birçok teknoloji artık ülkemizde mevcut. Daha önce hastalarımız yabancı ülkelere gitmek zorunda kalırken, artık sağlık turizmiyle beraber fizyoterapi için ülkemize çok ciddi bir rağbet var. Özellikle hemipleji ve tetrapleji hastalarımızın SGK sisteminde karşılanması sebebiyle de çok ciddi rağbet görüyor. Fizyoterapi alanında şu an hem Orta Doğu’da hem Avrupa’da hem de kıtalararası birçok ülkede en çok rağbet gören ülkelerden biriyiz ve hatta en çok rağbet gören ülkeyiz diyebilirim" diye konuştu. Kalitenin her geçen gün arttığını belirten Milletvekili Çalışkan, Türkiye’de mezun olup fizyoterapist unvanı alan kişilerin birçok ülkede çalışabilme imkanı bulduğunun da altını çizdi. (EK-