ASAYİŞ - 20 Ekim 2025 Pazartesi 12:44

Oğlu bıçaklanarak öldürülen anne gözyaşları içinde adalet istedi: "Tarla gibi yapmış oğlumu"

A
A
A

Antalya’da eski kız arkadaşının evinin önünde çıkan tartışmada bıçaklanarak hayatını kaybeden gencin ölümüne ilişkin 1’i tutuklu 4 sanığın yargılandığı dava sürüyor. Öldürülen gencin acılı annesi, "Oğluma tarlasını sürdürmüştü, çocuğumu bıçaklayarak tarlaya benzer hale getirmiş. Ben çocuğuma bir litre süt alıp içiremeden ne zorluklarla büyüttüm" diyerek gözyaşı döktü.

Olay, geçen yıl 25 Aralık’ta Aksu ilçesi Pınarlı Mahallesi Cumhuriyet Caddesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Seyit Muhammet Talay (26), bir süre önce ayrıldığı kız arkadaşı A.S.’nin (23) evinin yakınında aracında beklemeye başladı. Durumu fark eden A.S.’nin babası Ö.S. ve yakınları, Talay’ın yanına giderek tartışmaya başladı. Kısa sürede kavgaya dönüşen olayda Talay karnından bıçaklandı. Aldığı bıçak darbesiyle ağır yaralanan Talay, kaldırıldığı Kepez Devlet Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Olay sonrası, Ö.S., kızı A.S. ve diğer yakınları gözaltına alındı. Şüphelilerden Ö.S. tutuklanırken, diğer şüpheliler serbest bırakıldı.

Öte yandan, tartışma anları cep telefonu kamerasına yansıdı. Görüntülerde Seyit Muhammet Talay’ın aracının yanına gelen iki kişinin, genci evin önünden geçmemesi yönünde uyardığı, namus meselesine dönüşeceği yönünde uyarılarını sürdürdüğü görüldü.

 

Oğlu bıçaklanarak öldürülen anne gözyaşları içinde adalet istedi:

Seyit Muhammet Talay’ın ölümüyle ilgili biri tutuklu 4 kişinin yargılandığı dava, Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam ederken, çocuklarının ölümünün üzerinden geçen 10 ayın ardından Talay ailesi, olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını ve sorumluların cezalandırılmasını talep ediyor.

"Oğlumuzu kaybettik, bir de iftiralarla mücadele ediyoruz"

Baba Ramazan Talay, olaydan önce oğlunun tehdit edildiğini, 4 Kasım 2024 tarihinde de darp edildiğini ileri sürerek, "Biz o dönemde de şikayette bulunduk. Oğlum 40 gün sonra vahşice katledildi. Üç duruşmadır sürekli olarak ’Muhammet’i ailesi öldürdü’ şeklinde yalan beyanlarda bulunuyorlar. Bizi suçlayarak kendi suçlarını örtmeye çalışıyorlar. Biz oğlumuzu kaybettik, bir de iftiralarla mücadele ediyoruz. Olayın tüm delilleri ortada" dedi.

"Darp edip bıçakladılar"

Anne Sevim Talay olayı şu sözlerle anlattı: "Çocuğum arabasıyla giderken önünü kestiler. Önce kafasına sert bir cisimle vurdular, sonra arabadan indirip 30 santimlik bir bıçakla defalarca bıçakladılar. Aracın kaportasında dahi darbe izleri var. Görgü tanıkları olayı gördü ama bazıları korkutuldu. Biz 10 aydır adaletin yerini bulmasını bekliyoruz."

Oğlu bıçaklanarak öldürülen anne gözyaşları içinde adalet istedi:

Alacak verecek iddiası

Anne Talay, oğlunun bir alacak-verecek meselesi nedeniyle hedef haline geldiğini ileri sürerek, "43 bin liralık bir alacak meselesi yüzünden oğlumun canı alındı. Oğlum tehdit edildi, defalarca arandı. ’Yanına kimseyi alma, tek gel’ diye mesajlar atıldı" diye konuştu.

"Bir litre süt alıp içiremeden zorluklarla büyüttüm"

Konuşurken gözyaşlarına boğulan anne, "Ben çocuğuma bir litre süt alıp içiremeden nasıl zorluklarla büyüttüm, çiftçi olduğumuz için ne zorluklarla yetiştirdik. Bir de ’ben yapmadım’ diyorsun. Bana bu acıları yaşattın. Çocuğum kimseye kötü davranmadı; herkese iyilik yapardı. iyiliğinin kurbanı oldu. Ben nasıl yaşayacağım bu durumda? Adaleti 10 aydır bekliyorum. Biz devlete ve adalete güvendik. Gencecik çocuğumu öldürdüler. Adalet yerini bulsun. Ben onu tam yetiştirdim, rahat etsin diye düşünmüştüm; kıskandılar, çocuğumu öldürdüler" ifadelerini kullandı.

Oğlu bıçaklanarak öldürülen anne gözyaşları içinde adalet istedi:

Ailenin avukatı: "Sanıkların müşterek faili olduğu açık"

Ailenin avukatı Huriye Erbuğa, davadaki son gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada, dosyada biri tutuklu olmak üzere dört sanığın yargılandığını belirtti. Erbuğa, "Katıldığımız duruşmalarda sanıklar, cinayetten Talay ailesini sorumlu tutuyorlar ancak dosyada yer alan deliller, tanık ifadeleri ve olayın bütününe bakıldığında sanıkların suç işleme kastı kapsamında fikir ve eylem birliği içinde hareket ettikleri açıkça ortadadır. Sanıkların müşterek faili olduğu, yani suçu birlikte işledikleri dosya kapsamındaki delillerle sabittir" dedi.

Hilal Kara

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir AK Parti Eskişehir İl Başkanı Albayrak’tan Tepebaşı Belediyesi’ne yönelik operasyonla ilgili açıklama AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Tepebaşı Belediyesi’ne yönelik düzenlenen operasyonla ilgili olarak, "Ortaya çıkan ayrıntılar, ne yazık ki şehrimiz ve kamu vicdanı adına utanç vericidir" dedi. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Tepebaşı Belediyesi’ne geçtiğimiz günlerde yolsuzluk, nitelikli zimmet, evrakta sahtecilik ve kara para aklama suçlarıyla ilgili operasyon düzenlenmişti. Soruşturma süreci devam ederken, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, konuyla ilgili açıklamada bulundu. Başkan Albayrak’ın sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, "Soruşturmayı büyük bir dikkat, ciddiyet ve sükunetle takip etmekteyiz. Soruşturmanın selameti ve hukukun üstünlüğüne olan inancımız gereği, bugüne kadar adli makamların işleyişine saygı göstererek herhangi bir açıklama yapmamayı tercih ettik. Ancak gelinen noktada ortaya çıkan vahim tablolar, iddialar ve belgeler karşısında Eskişehir halkının hakkını savunmak adına bir kelam etme zamanı gelmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü titiz çalışma, MASAK ve Sayıştay müfettişlerinin raporları neticesinde ortaya çıkan ayrıntılar, ne yazık ki şehrimiz ve kamu vicdanı adına utanç vericidir" ifadeleri yer aldı. "Bu durumu hiçbir Eskişehirlinin kabul etmesi mümkün değildir" Albayrak, "Eskişehirli hemşehrilerimizin vergileriyle, tüyü bitmemiş yetimin hakkıyla inşa edildiği iddia edilen lüks villalar, tarım arazileri üzerine kurulan devasa malikaneler ve bu yapıların altına gizlenmiş kripto para madenciliği odaları, belediyecilik anlayışının nasıl kişisel servet edinme aracına dönüştürüldüğünün en açık göstergesidir. Bir yanda halka hizmet üretmesi gereken makamlar, diğer yanda ise bu makamların gücünü kullanarak kendi yakınlarının üzerine şirketler kurup belediyeye şişirme faturalar kesen idareciler... Bu durumu hiçbir Eskişehirlinin kabul etmesi mümkün değildir" dedi. "Sadece hukuki bir suç değil, aynı zamanda çok büyük bir ahlaki çöküştür" Aşevi üzerinden usulsüzlük yapıldığı iddialarının vahim olduğunu belirten Albayrak, şunları kaydetti: "İhtiyaç sahibi vatandaşlarımızın, yoksulun, fukaranın boğazından geçecek olan aşevi yemeklerinin sanki dışarıdaki yandaş firmalardan alınmış gibi gösterilerek belediyeye fatura edilmesi, milyonlarca liranın elden ele nakit olarak paylaştırılması sadece hukuki bir suç değil, aynı zamanda çok büyük bir ahlaki çöküştür. İhtiyaç sahibinin rızkına göz diken bu zihniyeti Eskişehir kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz. Eskişehir’imizin ve hemşehrilerimizin hakkını, hukukunu hiç kimseye yedirtmedik, yedirtmeyeceğiz. Tüyü bitmemiş yetimin hakkının, aşevindeki fukaranın rızkının son kuruşuna kadar takipçisi olacağız. Adaletin tecelli edeceğine ve suçluların en ağır cezayı alacağına inancımız tamdır."