ASAYİŞ - 22 Ekim 2025 Çarşamba 10:25

"Oğlumu tarla gibi yapmış" diyerek gözyaşı dökmüştü, davada tanıklar konuştu

A
A
A
"Oğlumu tarla gibi yapmış" diyerek gözyaşı dökmüştü, davada tanıklar konuştu

Antalya’da 26 yaşındaki gencin eski kız arkadaşının evinin önünde bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin biri tutuklu 4 sanığın yargılandığı davada tanıklar dinlendi. Mahkeme, suçlamaları reddeden tutuklu sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.


Olay, 25 Aralık 2024’te Aksu ilçesi Pınarlı Mahallesi Cumhuriyet Caddesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Seyit Muhammet Talay (26), bir süre önce ayrıldığı kız arkadaşı A.S.’nin (23) evinin yakınında aracında beklemeye başladı. Durumu fark eden A.S.’nin babası Ömer S. ve yakınları, Talay’ın yanına gelerek tartışmaya başladı. Kısa sürede kavgaya dönüşen olayda Talay, karnından bıçaklandı. Ağır yaralanan genç, kaldırıldığı Kepez Devlet Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Olay sonrası baba Ömer S., kızları A.S. ve D.S. gözaltına alındı. Şüphelilerden Ömer S. tutuklanırken, diğerleri serbest bırakıldı. Cep telefonu kamerasına yansıyan görüntülerde sanıkların Talay’ı "evin önünden geçmemesi" yönünde uyardıkları, tartışmanın namus meselesine dönüşeceği yönünde uyarılarını sürdürdüğü görüldü. Ömer S. ve kızları A.S., D.S. hakkında ’kasten öldürme’ suçlamasıyla iddianame düzenlendi. İddianamede sanıkların birlikte hareket ettikleri, maktul yaralı haldeyken de saldırıya devam ettikleri belirtildi.


Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın beşinci celsesinde sanıklar, katılan taraf ve tanıklar dinlendi.



"Daha önce de dövdüler, tehdit ettiler"


Tanık S.E., olaydan önce de sanıkların maktule saldırdığını ileri sürerek, "4 Kasım 2024’te Ömer S. ve ailesi Seyit’in yolunu kesip darbetti" dedi. S.E., "İlk olayda S.T., Muhammet’i iki defa arayıp evinin önüne çağırdı. Biz gitme dedik ama ‘Konuşacağız’ diye gitti. Ömer S. da oradaymış. S.T. ve Seyit konuşurken Ömer S. içeriden gelmiş, kovalamaca başlamış, 200 metre ileride yakalayıp dövdüler. Bağırtıları duyunca gittim. Seyit’in üstündelerdi, Ömer S. boğazını sıkıyordu. Biri arabadan kırmızı saplı bir bıçak çıkardı ama ‘Polis geliyor’ deyince tekrar arabaya koydu. Olaydan sonra Seyit’i eve götürdük. Annesi darp izlerini görünce şikayetçi oldu ama sanıklar ‘Kelle koltukta kalmaz’ diyerek şikayeti geri çektirdiler. Kavgadan bir hafta sonra A.S. bakır sülfat içti, babasına haber vermeyin dediler. Ardından Seyit’e ‘ben içtim, sen de iç’ diyerek onu da zehir içmeye zorladı. Onun da midesi yıkandı. Olay günü Seyit beni aradığında sadece bağırış sesleri duydum. Gittiğimizde bıçaklanmıştı" şeklinde konuştu.


Tanık S.E., "Olaydan 2-3 gün önce Ömer S. bana, ‘Seraları devredeceğim, gel konuşalım’ dedi. O esnada bütün bu planları kurmuşlar. Olaydan 1-2 gün önce de Ömer S.’ye ‘Senin yaşın büyük, gördüğün yerde görmemezlikten gel, çocuğa çatma. Bu iş büyümesin’ dedim. Seyit’i öldürdükleri gün Dokuma’ya misafirliğe gitmiştim, kardeşim Serdar’ı Muhammet aradı, ‘Serdar yetiş, önümü kestiler’ dedi. 20.51’de aradı, olay yerine vardığımızda 21.20 idi. Olay yerine geldiğimizde çocuk bıçaklanmıştı, olay yerinde ambulansa binip götürdük" dedi.



Tanıklar dinlendi


Tanık Ş.D. ise, "4 Kasım’da S.T.’lerin sokağında rahmetliyi dövdüklerini gördüm. 3 kız, anne, baba ve S.T. birlikte dövüyordu. Olaydan sonra F.D.’nin evine başsağlığına gittik, F.D., ’Olay günü aşağı indik’ dedi. F.D. bana ’İnanmıyorsanız arkadaşımdan dinleyin’ diyerek, T. adlı bir arkadaşını aradı. Telefonun hoparlörünü açıp konuşmaları dinletti. Telefonun karşısındaki T., F.D.’ye ’Her şeyi gördün, 6 kişi katletti dedin ya’ dedi. Bunları karşıdaki anlatırken duyduk. F.D. bize, ’S.T. benim konuşmamı istemiyor. Olay günü oradaydım, ayırdım, ambulans çağıramadım arkadaşım aradı, olay yerinde 6 kişi vardı’ dedi" ifadelerini kullandı.



"Olay spontane gelişti"


Tutuklu sanık Ömer S., suçlamaları reddederek, "Tanıklar doğru söylemiyor. Pusu kurduğumuz iddiası doğru değil. Olay spontane gelişti. Daha önceki kavgada S.T. ile Muhammet sözlü tartışıyordu, biz ayırmaya çalıştık. Evime aracımla dönerken Muhammet önüme geçti. Birbirimizi itekledik, bizi ayırdılar. Bu olayın asıl görgü tanığı benim, olay günü bunlar aralarında birbirleriyle kavga ettiler. Asıl husumet Talay ailesinin kendi arasında oldu" dedi.


Tutuksuz sanık A.S. ise, telefonunu vermediğinden inceleme yapılamaması üzerine, "Telefonum bozulmuştu, yeni bir telefon almadım. Bu nedenle inceleme yapılamadı. Tanık beyanları tamamen yalan" dedi.



"Çocuğumu 6 kişi öldürdü"


Maktulün annesi Sevim Talay ise, "Benim çocuğumu 6 kişi öldürdü. Güçlü bir çocuktu, bir kişiyle olmaz. Önce beynine vuruldu, sonra arabadan indirildi. Kontağı bile kapatılmamış. Vahşice katledildi. 10 aydır adalet bekliyorum, bu olay tasarlanmış" dedi.



"Kamera kayıtları eksik toplandı"


Katılan tarafın avukatları, tüm sanıkların tutuklanmasını talep ederek, "Kamera kayıtları eksik toplandı, görüntüler araştırılmalı. Bu olay planlı, spontane değil. Sanıklar olay yerinden birkaç kez geçmiş. WhatsApp kayıtlarında A.S.’nin maktule ‘Evinin önünden geçerken dikkat et’ dediği görülüyor. Bu da önceden planlandığını gösteriyor" ifadelerini kullandı.


Sanık avukatları ise tanıkların beyanlarının duyuma dayalı olduğunu savunarak, "Olayda tek bir bıçak var, o da maktulün babasının evinde. Biz maddi gerçeğe ulaşmak istiyoruz" dedi.



Duruşma 18 Aralık’a ertelendi


Mahkeme heyeti, maktule ait telefon ve HTS kayıtlarının getirtilmesine, tanık S.E.’ye ait telefonun olay gününe ilişkin kayıtlarının incelenmesine, tutuksuz sanık A.S. tarafından polis merkezine sunulan CD’nin aslının araştırılmasına ve olay yerini gören tüm güvenlik kamera görüntülerinin toplanmasına karar vererek, duruşmayı 18 Aralık tarihine erteledi. Dava sonunda mahkeme salonundan çıkan sanık yakınlarının basın mensuplarına sözlü saldırısı ise dikkat çekti. Bir sanık yakını, "Kaç para aldıysanız biz daha fazlasını verelim, bizi de yazın" ifadelerini kullanarak, gazetecilere yakışıksız ifadelerde bulundu.



"Oğlumu tarla gibi yapmış" diyerek gözyaşı dökmüştü, davada tanıklar konuştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta ilginç olay: Anahtar kapının üzerinde unutuldu, İtfaiye camdan girip kapıyı açtı Kars’ta yaşanan ilginç olay, hem mahalle sakinlerini şaşırttı hem de yüzlerde tebessüm oluşturdu. Kars’ın Sarıkamış ilçesinde evinden kısa süreliğine çıkan Nurhayat Çetiner, geri döndüğünde anahtarını kapının üzerinde unuttuğunu fark etti. Kapı kilitli olduğu için içeri giremeyen Çetiner, bir süre kendi imkanlarıyla çözüm arasa da başarılı olamayınca çareyi itfaiyeden yardım istemekte buldu. İhbar üzerine kısa sürede olay yerine gelen Sarıkamış itfaiye ekipleri, durumu değerlendirdikten sonra binanın dış cephesinden müdahale etmeye karar verdi. Kadının daire kapısının içeriden açılması gerektiği anlaşılınca, itfaiye merdiveni devreye sokuldu. Ekipler, merdiven yardımıyla apartmanın 3’üncü katına kadar yükselerek dairenin açık olan camından içeri girdi. Profesyonel ve dikkatli bir çalışmanın ardından içeriye ulaşan ekipler, kapıyı içeriden açarak kadının yeniden evine girmesini sağladı. "Bayram şekeri ikram etti" Yaşadığı kısa süreli paniğin ardından rahat bir nefes alan Nurhayat Çetiner, itfaiye ekiplerine teşekkür etmeyi ihmal etmedi. Olayın bayram gününe denk gelmesi ise hoş bir anıya dönüştü. Çetiner, kendisine yardımcı olan itfaiye personeline bayram şekeri ikram etti. Mahalle sakinlerinin de ilgiyle izlediği olay, herhangi bir olumsuzluk yaşanmadan son bulurken, itfaiye ekiplerinin hızlı ve çözüm odaklı müdahalesi takdir topladı.
İzmir Filenin yıldızı geleceğin hukukçusu Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Selin Filiz, akademik başarısı ile profesyonel voleybol kariyerini aynı potada eriterek genç sporculara örnek oluyor. Geçtiğimiz sezon İzmir DSİ formasıyla şampiyonluk yaşayan genç yetenek, hem sahada hem de hukuk kürsüsünde zirveyi hedefliyor. Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Selin Filiz, eğitim hayatı ile profesyonel voleybol kariyerini bir arada başarıyla sürdürüyor. Geçtiğimiz sezon İzmir DSİ takımıyla 2. Lig’de şampiyonluk yaşayan genç sporcu, disiplinli çalışmasıyla dikkat çekiyor. Spor hayatına 5 yaşında jimnastikle başlayan ve üniversitede voleybola yönelen Selin Filiz, akademik başarıları ile sportif hedeflerini aynı çizgide buluşturuyor. İzmir DSİ (Devlet Su İşleri Spor) altyapısında yetişen ve üniversite sınavı döneminde kısa süre ara verdiği voleybola profesyonel olarak dönen Filiz, geçtiğimiz sezonu kupa ile tamamladı. Yaşar Üniversitesi Voleybol Takımı’nda da 3 yıldır oynayan genç sporcu, üniversite takımıyla Avrupa Üniversiteler Voleybol Şampiyonası’nda ikincilik gururu yaşadı. Eğitim ve spor arasındaki denge Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde eğitimine devam eden Selin Filiz, öğrencilikle profesyonel sporculuğu birlikte sürdürmenin özveri gerektirdiğini söylüyor. 4 ay içerisinde 35 lig müsabakasında görev alan genç sporcu, bu sürecin kendisini hem fiziksel hem de zihinsel olarak geliştirdiğini belirterek "Hukuk fakültesindeki eğitimimle birlikte yoğun antrenman ve maç takvimini yönetmek bazen yorucu olabiliyor. Ancak voleybolu bir yaşam tarzı olarak görüyorum. İleride icra edeceğim hukuk mesleğinin bana verdiği güç, zorluklarla mücadele etmemde en büyük motivasyon kaynağım oluyor" diyor. Sahadaki başarı ve takım ruhu 2025-2026 sezonunda İzmir DSİ formasıyla mücadele eden Selin Filiz, yaş ortalaması oldukça genç kadroyla önemli bir başarıya imza attıklarını belirtiyor. Final Grubu’nu lider tamamlayarak şampiyon olan takımın oyuncusu olmaktan gurur duyduğunu ifade eden Filiz, sözlerini şöyle tamamladı: "Çok zorlu süreçleri geride bırakarak şampiyonluğa ulaştık. Bu başarının büyüklüğünü sanırım zamanla daha iyi anlayacağız. Takım arkadaşlarımın ve bizi destekleyenlerin emeği çok büyük, hepsine teşekkür ediyorum. Gelecekte hem iyi bir hukukçu hem de başarılı bir voleybolcu olarak anılmak istiyorum. Eğitim hayatım süresince Yaşar Üniversitesi Voleybol Takımı ile yeni başarılar elde etmeyi hedefliyorum. Bugünlere gelmemde en büyük pay annem ve babama ait. Onlara teşekkürü borç biliyorum."