EĞİTİM - 20 Ekim 2025 Pazartesi 12:24

Öğrenciler uygun fiyata otel konforunda hizmet alıyor

A
A
A
Öğrenciler uygun fiyata otel konforunda hizmet alıyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi üniversite öğrencilerine sunduğu yurt imkânları ile barınma sorununa alternatif çözüm sunmaya devam ediyor. Ekonomik olarak zorlanan öğrencilere Büyükşehir Belediyesi yurtları bu yıl da kapılarını açtı.


Üniversitelerde akademik yılın başlamasıyla birlikte Antalya’da öğrencilerin yaşadığı barınma sorunu için Antalya Büyükşehir Belediyesi kız ve erkek öğrenci yurtlarıyla hizmet vermeye devam ediyor. Özel yurt ücretlerinin pahalılığı ve ev kiralarının yüksek olması nedeniyle barınma sorunu yaşayan öğrenciler bu yıl da Büyükşehir yurtlarına yoğun ilgi gösteriyor. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığına bağlı öğrenci yurtları kayıt döneminin tamamlanmasıyla birlikte öğrencileri ağırlamaya başladı. Öğrenciler için tüm ayrıntıların düşünülerek, modern imkânlarla donatılan yurtlar, sıcak yuva ortamında kaliteli hizmet sunuyor.



Otel standartlarında konaklama


Büyükşehir Belediyesi yurtlarında kalan öğrencilere sabah kahvaltısı, akşam yemeği, ücretsiz internet, çamaşır yıkama ve kurutma hizmeti veriliyor. Otel konseptinde modern imkânların sunulduğu odalarda ayrı banyo ve tuvaletler, termosifon su ısıtma sistemleri de yer alıyor. Yurtlarda ayrıca öğrencilerin ders çalışabileceği etüt sınıfları, kütüphaneler ve sosyal alanlarda mevcut. Yurtlara yerleşen öğrenciler sağlanan imkânlardan büyük memnuniyet duyuyor.



"Burada kendimi evimde gibi hissediyorum"


Büyükşehir Belediyesi Kepez Kültür Mahallesinde bulunan kız öğrenci yurdunda kalmaya başlayan Akdeniz Üniversitesi Gıda Mühendisliği birinci sınıf öğrencisi Mine Şimşek, "Bulunduğumuz bölgede ev kiraları 15 bin TL’den başlıyor. Bu durum hem beni hem de ailemi maddi olarak çok zorlayacaktı. Ne yapacağım diye düşünürken Antalya Büyükşehir Belediyesi öğrenci yurtlarını duydum ve hemen başvurdum. Başvurumun kabul edilmesiyle birlikte yurda hemen yerleştim. Konumu çok güzel, ortam temiz, düzenli ve güvenli. Burada kendimi evimde gibi güvenli hissediyorum" dedi.



"Butik otel gibi"


Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazanan oğlunu üniversiteye yerleştirmek için Konya’dan Antalya’ya gelen Celalettin Yağbasan, "Oğlum Büyükşehir Belediyesi yurdunu internetten görmüş ve online olarak müracaatta bulunmuş. Ailecek gelerek onu yurduna yerleştirdik. Gerçekten çok memnun kaldık. Yurttan öte butik bir otel havasında odalarında klimaları, banyoları, tuvaletleri her türlü ihtiyaçları düşünülmüş. Çok sıcak karşılandık burada güzel bir aile ortamı var. Belediyenin bu uygulamasından çok memnun kaldık. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu.



"İmkanlar çok iyi"


Ailesi ile birlikte Konya’dan Antalya’ya gelen Talha Yağbasan ise "YKS’de 7096’cı olarak Antalya’yı tercih ettim. Bu yurdu tercih etmemin nedeni araştırdığım kadarıyla imkân ve imkanların son derece iyi olmasıydı. Tıp okuyan öğrencilerle aynı kat ve odalarda kalmak bizim için çok değerli bir imkan. Antalya’da yaşadığımız için odalarda klima bulunması son derece önemli. Güvenliği, düzen ve temizliği ile gerçekten çok rahat edebileceğim otel konforunda bir ortam" diye konuştu.



"Derslerimize rahat çalışabiliyoruz"


Tıp Fakültesinde eğitim gören bir başka öğrenci Kayra Demirtaş da yurtlardan duyduğu memnuniyeti şu sözlerle ifade etti:


"İki yıldır burada kalıyorum. İlk geldiğimde bu bölgede ailemle birlikte uygun bir yer aramıştık. Kiralar oldukça yüksek olduğu için yer bulmamız zor olmuştu. Bu süreçteyken Büyükşehir yurtlarını gördüm ve hemen araştırdım. İyi bir fiyat uygulaması vardı. Sunduğu imkânları da görünce başvuruda bulundum. İyi ki de burayı tercih etmişim. Sunduğu hizmet kalitesi ve imkânlar fiyatının çok çok üzerinde."



Öğrenciler uygun fiyata otel konforunda hizmet alıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Bahar aylarında çocuk sağlığı için dikkat zamanı Mevsim geçişlerinde çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları ve ateşli hastalıklar artış gösterebiliyor. Uzmanlar, ebeveynlerin belirtileri yakından takip etmesi ve günlük alışkanlıklara özen göstermesinin önemine dikkat çekiyor. Mevsim geçişleriyle birlikte çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları ve ateşli hastalıklarda artış gözlenebiliyor. Özel Adatıp Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Erbil Sak, bahar aylarında çocuk sağlığında dikkat edilmesi gereken konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Sak, hava sıcaklıklarındaki ani değişimlerin ve artan polen yoğunluğunun çocukları etkileyebildiğini belirterek, "Mevsim geçişlerinde özellikle soğuk algınlığı, boğaz enfeksiyonları, öksürük ve ateş gibi şikâyetler daha sık görülebiliyor. Bağışıklık sistemi bu dönemde daha hassas hale gelebilir. Uzun süren öksürük, yüksek ateş, halsizlik ve iştahsızlık gibi durumlarda mutlaka uzman değerlendirmesi yapılmalıdır. Erken dönemde yapılan muayene sürecin sağlıklı ilerlemesine katkı sağlar" dedi. "Günlük alışkanlıklar önemli rol oynar" Bahar aylarında çocukların sağlığını korumak için düzenli uyku, dengeli beslenme ve yeterli sıvı tüketiminin önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Sak, "Hijyen alışkanlıklarının sürdürülmesi ve çocukların dinlenmesine özen gösterilmesi bu dönemde koruyucu bir yaklaşım olabilir. "Bazı çocuklar bu süreci hafif geçirirken, bazıları daha sık enfeksiyon yaşayabilir. Bu nedenle belirtiler bireysel olarak değerlendirilmelidir" diye konuştu.
Bursa Gürsu tarıma yeni destek Gürsu Belediyesi, ilçe tarımının potansiyelini yükselten ve Gürsu’ya katma değer sunan proje sayısını her geçen gün arttırıyor. Gürsu Belediyesi’nin proje tecrübesi sayesinde ARGE Müdürlüğü tarafından hazırlanan yeni proje ile Gürsu Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatif’ine kazandırılan meyve kasası üretim hattı için kalıp temini projesi hayata geçirildi. Kooperatife kendi kasalarını üretme şansını, hazırladığı proje sayesinde sunan Gürsu Belediyesi , bu kez de kalıp temininin sağlanmasına ve tasarrufun artmasını sağladı. Gürsu Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, ENCAHER hibe programı ile, Gürsu Belediyesi ARGE Müdürlüğü’nün hazırladığı proje sayesinde kasa imalat tesisi kurmuştu. Tesisin potansiyelini tam olarak kullanabilmek ve ihtiyaç duyulan meyve kasalarının üretebilmek, plastik kasaları geri kazandırabilmek için harekete geçildi. INSURE Projesi’nin bileşeni Kırsal Alanlarda Mevsimlik Tarımsal Kapasitelerin Güçlendirilmesi kapsamında; Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ne 30.821 USD değerindeki "Gözlü Kasa Üretim Kalıbı" desteği yapıldı. Süreci takip ederek projelendirilen ve Gürsu tarımına bir katkı daha sunan Gürsu Belediyesi ARGE Müdürlüğü sayesinde, kasa başına depolama kapasitesi iki katına çıktı. İhracat yolculuğunda nakliye maliyetleri ciddi oranda azaldı. Üreticinin kazancı ve emeğinin katma değeri arttı. Teslim töreninde konuşan Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, " Gürsu Belediyesi olarak ilçe tarımımıza destek veren anlamlı hamleler yapıyoruz. Bu kalıplar, meyvelerimizin tarladan toplama merkezine, oradan da nihai pazarlara uzanan yolculuğunda yaşanan ürün zayiatını ve kalite kayıplarını engellemek için temel bir gereklilikti. Özellikle hassas yapılı armut meyvelerinin uygun olmayan kasalar nedeniyle zarar görmesi, hem ürün değerini düşürmekte hem de pazar erişimini sınırlamaktaydı. Yeni üretim kalıbı ile bu sorun ortadan kalkacak" diye konuştu.
Ankara DEHB çocukların okul ve sosyal hayatını etkileyebiliyor Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun (DEHB) çocukların hem akademik başarısını hem de sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebileceğini belirten Psikolog İrem Güler, "Sosyal ilişkilerde dürtüsellik nedeniyle akran ilişkilerinde sorunlar yaşanabilir. Ancak doğru destekle çocuklar hem akademik hem de sosyal alanlarda önemli gelişmeler gösterebilir" dedi. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun (DEHB) yalnızca çocukluk dönemine özgü bir durum olmadığına dikkat çekiliyor. Medical Park Ankara Hastanesi’nden Psikolog İrem Güler, bu nörogelişimsel tablonun ergenlik ve yetişkinlikte de devam edebileceğini, ancak doğru tanı ve çok yönlü destekle bireylerin yaşam kalitesinin belirgin şekilde artırılabileceğini vurguladı. "DEHB dikkat, dürtü ve aktiviteyi etkileyen bir durumdur" DEHB’nin dikkat süreçlerini, dürtü kontrolünü ve aktivite düzeyini etkileyen bir durum olduğunu belirten Güler, "DEHB; yalnızca çocuklara özgü değildir, pek çok bireyde ergenlik ve yetişkinlik döneminde de varlığını sürdürür. Tanı için belirtilerin genellikle 12 yaşından önce başlaması beklenir ancak her zaman bu dönemde fark edilmeyebilir" diye konuştu. "‘Çok hareketli değilse DEHB değildir’ düşüncesi doğru değildir" DEHB’nin belirtilerinin dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsellik olmak üzere üç ana başlıkta toplandığını ifade eden Güler, "Dikkatini sürdürmekte zorlanma, sık hata yapma, eşyaları kaybetme ve görevleri organize edememe dikkat alanındaki güçlükler arasındadır. Hiperaktivite yerinde duramama ya da içsel huzursuzluk şeklinde ortaya çıkabilir. Dürtüsellik ise söz kesme, sırasını bekleyememe ve sonuçlarını düşünmeden hareket etme gibi davranışlarla kendini gösterir. Her bireyde aynı belirtiler görülmeyebilir. Dikkat eksikliği ile hiperaktivite her zaman birlikte görülmez. Bu nedenle ‘çok hareketli değilse DEHB değildir’ düşüncesi doğru değildir" açıklamasında bulundu. "Okul başarısı ve sosyal ilişkiler etkilenebilir" DEHB’nin akademik performansı dolaylı olarak etkileyebileceğini aktaran Güler, "Dikkatini sürdürememe, ödevleri organize edememe ve zaman yönetiminde zorlanma notlara yansıyabilir. Sosyal ilişkilerde ise dürtüsellik nedeniyle akran ilişkilerinde sorunlar yaşanabilir. Ancak doğru destekle çocuklar hem akademik hem de sosyal alanlarda önemli gelişmeler gösterebilir" dedi. "Tanı süreci çok yönlü değerlendirme gerektirir" Güler, tanının tek bir teste dayanmadığını vurgulayarak "Tanı süreci uzman tarafından yürütülür. Gelişim öyküsü, aile ve öğretmen gözlemleri ile belirtilerin birden fazla ortamda görülüp görülmediği birlikte değerlendirilir. Bazı durumlarda bilgisayar tabanlı testler de süreci desteklemek amacıyla kullanılabilir" şeklinde konuştu. Tedavi sürecine ilişkin bilgi veren Güler, şu bilgileri paylaştı: "İlaçlar dikkat ve dürtü kontrolünü düzenlerken, psikolojik destek bireye zaman yönetimi ve başa çıkma becerileri kazandırır. Hafif durumlarda yalnızca psikolojik destek yeterli olabilirken, orta ve ağır vakalarda iki yöntemin birlikte uygulanması daha etkili sonuçlar verir." Ailelere önemli uyarılar Ebeveynlerin ev ortamında sağlayacağı düzenin önemine dikkati çeken Güler, "Tutarlı bir günlük rutin oluşturmak, görevleri küçük parçalara bölmek, görsel hatırlatıcılar kullanmak ve çocuğun başarılarını takdir etmek motivasyonu artırır. Ekran süresinin sınırlandırılması ve düzenli uyku alışkanlığı da belirtilerin kontrolünde önemli rol oynar" ifadelerini kullandı. DEHB’li bireylerin güçlü yönlerine de değinen Güler, "Bu bireyler ilgi duydukları alanlarda yoğun odaklanma geliştirebilir. Hızlı problem çözme ve farklı düşünme becerileri sık görülen özellikler arasındadır. Doğru destekle bu özellikler önemli bir avantaja dönüşebilir" diye konuştu. Toplumda DEHB ile ilgili yanlış bilgilerin yaygın olduğunu söyleyen Güler, "DEHB tembellik ya da yaramazlık değildir. Nörobiyolojik temelli bir durumdur. ‘Sadece çocuklarda görülür’ ya da ‘ilaçlar çocuğu robotlaştırır’ gibi yanlış inanışlar, bireylerin destek almasını geciktirebilir" ifadelerine yer verdi. Güler, doğru tanı ve uygun destekle DEHB’li bireylerin hem eğitim hem de sosyal yaşamda başarılı ve üretken bireyler olabileceğinin altını çizdi.