SAĞLIK - 04 Şubat 2024 Pazar 12:08

Prostat büyümesinin tedavisinde “prostat arter embolizasyonu”

A
A
A

Prostat embolizasyonunun prostat bezi büyümesinde anjiyo ile yapılan oldukça yeni ve ameliyatsız bir tedavi olduğunu belirten Türk Girişimsel Radyoloji Derneği (TGRD) ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Levent Oğuzkurt, “Bu tedavi yöntemi yaklaşık 20 yıl önce bulundu ve son 10 yıldır çok daha yaygın olarak kullanılmaya başlandı. Bu tedavi yöntemi ile cerrahi yöntemi karşılaştırdığımız zaman hasta memnuniyeti birbirine çok yakın. İşlemden sonra hasta yaklaşık 4-6 saat hastanede gözlem altında tutulur ve sonra evine gönderilir. Hasta bir gün sonra normal yaşamına dönebilir, dinlenme dönemine gerek yoktur” dedi.

Türk Girişimsel Radyoloji Derneği (TGRD) tarafından düzenlenen 2024 Türk Girişimsel Radyoloji 19. Yıllık Toplantısı, 2-6 Şubat tarihleri arasında Antalya-Belek Titanic Kongre Merkezi’nde gerçekleştiriliyor. 2024 Türk Girişimsel Radyoloji 19. Yıllık Toplantısı, yüksek düzeyli ve merak uyandıracak bir bilimsel programla düzenleniyor. Toplantıda girişimsel radyolojideki bilimsel son gelişmelerin ve güncel uygulamaların sunulması ve karşılaşılan sorunlara çözümler üretilmesi hedefleniyor. Bu konular alanlarında uzman olan ulusal ve uluslararası bilim adamlarının katılımıyla münazara ediliyor. 650’yi aşkın katılımcının takip ettiği kongrede alanında söz sahibi 26 uluslararası bilim adamı davetli olarak yer alıyor. Türkiye’den 109 oturum başkanı ve konuşmacı görev alıyor. Paralel olarak devam eden iki salonda 51 oturum düzenleniyor. 86 araştırma görevlisi, hemşire, teknisyen ve öğrenci, dernek desteği ile kongreye katılıyor.

Prostat büyümesinin tedavisinde “prostat arter embolizasyonu”

“Embolizasyon son 15-20 yılda çok daha farklı hastalıklarda kullanılmaya başlandı”

Türk Girişimsel Radyoloji Derneği (TGRD) ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Levent Oğuzkurt, prostat büyümesinin tedavisinde “prostat arter embolizasyonu” hakkında çeşitli bilgiler verdi. Embolizasyonu kısaca anjiyo ile damar tıkama olarak tanımlayan Prof. Dr. Levent Oğuzkurt, “Bunu yıllardır kanamalarda yaptık. Bu kanamaları anjiyo ile durdurmanın ne kadar rahat olduğunu gördük. Embolizasyon son 15-20 yılda çok daha farklı hastalıklarda kullanılmaya başlandı. Daha öncesinden tümör embolizasyonları var, özellikle karaciğer tümörlerinde tümörün beslenmesini kesmekle başladı. Daha sonrasında o beslenmeyi keserken aynı yerden tümöre değişik ilaçlar vererek, çok daha aktif tedavilerle devam etti. Bunun dışında diz ağrılarında son 10 yılda çok popülerleşti” dedi.

Prostat büyümesinin tedavisinde “prostat arter embolizasyonu”

“80 yaşında insanların neredeyse yarısında görülüyor”

Prostat bezinin büyümesinin ileri yaşta çok sık görülen bir durum olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Levent Oğuzkurt, “80 yaşında insanların neredeyse yarısında görülüyor. Prostat bezi mesanenin hemen altındadır ve içinden idrar kanalı geçer. Prostat büyüdüğü zaman (BPH ya da benin prostat hipertrofisi) hem mesaneye hem de idrar kanalına baskı yaparak sık idrara çıkma, gece idrara kalkma, zor idrar yapma, mesaneyi tam boşaltamama, idrarda çatallanma gibi yakınmalar oluşturur. Bu yakınmalar arttığı zaman, örneğin günde 8-10 kere tuvalete gitme ihtiyacı olduğunda, kişinin sosyal hayatını ya da iş yaşamını etkileyebilir. Her gece birkaç kere uyanarak idrara çıkma ihtiyacı olduğunda, uyku düzeni bozulabilir ve kişinin hayat kalitesinin düşmesine yol açar. Prostat büyümesi aslında basit bir hastalıktır ancak bir kısım hasta için iş ya da sosyal hayatı ciddi zorlaştırabilir” ifadelerine yer verdi.

Prostat büyümesinin tedavisinde “prostat arter embolizasyonu”

“Son derece güzel bir işlemdir, hastalarda rahatlamak gerçekten çok iyi olur”

Prostat büyümesi tedavi gerektirdiğinde öncelikle idrar yapmayı rahatlatan, mesane kapasitesini arttıran ilaçlar başlandığını belirten Prof. Dr. Oğuzkurt, “Bunlar bir süre hastayı rahatlatabilir, ancak prostat büyümesi ilerledikçe kullanılan ilaç şikayetleri gidermeye yetmeyebilir ve daha ileri bir tedavi gerekebilir. Bu durumda önerilen standart tedavi genellikle idrar kanalından girilerek prostat bezi içinde daralan kanalının genişletilmesi (TUR; transüretral rezeksiyon) ameliyatıdır. Bunun sonucunda hastanın idrar yapması rahatlar. Son derece güzel bir işlemdir, hastalarda rahatlamak gerçekten çok iyi olur. Ameliyat işleminde anesteziye bağlı ve cerrahi strese bağlı riskler bir kenara bırakılırsa; kanama, iltihap oluşması, geçici idrar kaçırma, geçici idrar yapamama, cinsel fonksiyon bozulması gibi sorunlar gelişebilmektedir” açıklamasına yer verdi.

Prostat büyümesinin tedavisinde “prostat arter embolizasyonu”

“20 yıl önce bulundu ve son 10 yıldır çok daha yaygın olarak kullanılmaya başlandı”

Bu tedaviye alternatif olarak bulunan prostat embolizasyonunun prostat bezi büyümesinde anjiyo ile yapılan, oldukça yeni ve ameliyatsız bir tedavi olduğunu belirten Prof. Dr. Oğuzkurt, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Anjiyo işlemi kasıktan ya da koldan girişimle yapılabilir. Anjiyo ile sağ ve sol prostat atardamarları çok küçük tıkaçlarla tıkanır. İşlem 1,5-2 saat sürüyor. Bu embolizasyon işlemini yüzlerce yerde kullanıyoruz. Burada kullanma amacımız ise organı küçültmesidir. Ve embolizasyon yaptığımız zaman hastaların çok büyük bir kısmında prostat bezi küçülüyor. Son derece kötü bir sürecin geri çevrilmesi gibidir. Prostat küçüldükçe mesaneye ve idrar kanalına olan baskı azalır, idrar kanalı genişler ve hasta tekrar idrarını rahat bir biçimde yapmaya başlar. Bu tedavi yöntemi yaklaşık 20 yıl önce bulundu ve son 10 yıldır çok daha yaygın olarak kullanılmaya başlandı. Bu tedavi yöntemi ile cerrahi yöntemi karşılaştırdığımız zaman hasta memnuniyeti birbirine çok yakın. Anjiyo ile yapılan embolizasyon, narkoz gerektirmez, ekseriyat hastaneye yatış da gerekmez ve hasta aynı gün evine gönderilebilir. Embolizasyonun riskleri son derece küçüktür. Hastaların yüzde 90’ında hiçbir sorun yaşamıyoruz.”

Prostat büyümesinin tedavisinde “prostat arter embolizasyonu”

“İşlemden sonra hasta yaklaşık 4-6 saat hastanede gözlem altında tutulur ve sonra evine gönderilir”

İşlemin 2 saate yakın sürdüğünü belirten Prof. Dr. Levent Oğuzkurt, “İşlemden sonra hasta yaklaşık 4-6 saat hastanede gözlem altında tutulur ve sonra evine gönderilir. Hasta bir gün sonra normal yaşamına dönebilir, dinlenme dönemine gerek yoktur. Türkiye’de şu anda az merkezde yapılıyor, 10-15 sene içerisinde daha da yaygınlaşacaktır. Hasta sayısında 100 katına ulaşabiliriz” dedi.

“Yaklaşık yüzde 90’lara varan başarıyla bu damarların ameliyatsız şekilde açılması sağlanmaktadır”

Türk Girişimsel Radyoloji Derneği (TGRD) ve Kongre Genel Sekreteri Prof. Dr. M. Koray Akkan ise bacak ve ayak damar tıkanıklıklarında “ameliyatsız tedavi” yöntemleri hakkında bilgi verdi. Damar sertliği ya da kireçlenmesinin dünyadaki tüm ölümlerin yarısından fazlasından sorumlu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. M. Koray Akkan, “Damar sertliği daralma ve tıkanma yaparak damar hangi dokuyu besliyorsa o dokunun beslenmesini engeller. Ortalama yaşam süresi ve diyabet oranları arttıkça bacak damar tıkanıklıkları da çok önemli hale gelmektedir. Şu an dünyada 442 milyon diyabetli hastadan bahsediliyor, Ülkemizde de 7 milyon diyabeti bulunan hasta var. Diyabeti olan hasta ömrü boyunca en az yüzde 15’i bir dönem iyileşmeyen ayak yarası ile karşılaşabiliyor. Girişimsel radyoloji, kalp damarları dışında vücuttaki tüm damar hastalıklarının anjiyografi kullanarak tedavisini yapan bölümdür. Daha önce ameliyatla tedavi edilen damar tıkanmaları, yerini daha kolay ve riski daha az olan girişimsel anjiyografi ile yapılan tedavilere bırakmaktadır. Bunun bilincinde olan sağlık endüstrisi de son yıllarda çok büyük atılım yaparak damar tıkanmalarını açmada kullanılan balon ve stentlere ek olarak damar açma cihazları geliştirmektedir. İlaç kaplı balonlar ve ilaç kaplı stentler açılan damarların daha geç tıkanmasını ve daha uzun süre açık kalmasını sağlamaktadır. Bu tedaviler deneyimli girişimsel radyologların eli altında yüzde 95 üzerinde başarı ile gerçekleştirilmekte ve klinik olarak da ampütasyonları yüzde 80 civarında önlemektedir” dedi.

Prostat büyümesinin tedavisinde “prostat arter embolizasyonu”

“Yani aslında 2 hastadan birisi 5 yıllık sürede yaşamını da kaybediyor”

Yapılan çalışmalarda bir ayak ya da diz altından bacağı kesilen hastanın 5 yıllık sağ kalım oranlarının yaklaşık yüzde 40-50 düzeyinde olduğunu belirten Prof. Dr. M. Koray Akkan, “Yani aslında 2 hastadan birisi 5 yıllık sürede yaşamını da kaybediyor. Çünkü başka damarlarında da problemler var, olmasa bile hastalar bir şekilde yaşama sevincini yitiriyor. Dolayısıyla branşımız dahilinde bu tür damar tıkanıklığı olan diyabet hastalarının ayak yaralarının iyileşmesine damarlarını açarak üstün başarı sağlıyoruz” ifadelerine yer verdi.

“Ağrı kesiciler etkisini azaltabiliyor, sorunları ortadan kaldırmıyor”

TGRD Eğitim Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Sinan Şahin de rahim ve yumurtalık varis hastalığı (pelvik konjesyon sendromu-pks) hakkında bilgi vererek, hastalığın 30-50 yaş arası kadınlarda görüldüğünü belirtti. Hastalığın nedeni açıklanmayan uzun süre devam eden pelvik ve genital bölgede ağrı, dolgunluk hissi ile seyreden, over (yumurtalık) ve uterus(rahim) çevresindeki venöz (toplardamar) yapıların genişlemesi (varisleşmesi) sonucu gelişen, az bilinen, teşhisi zor, tedavi edilebilir bir durum olduğunu belirten Prof. Dr. Sinan Şahin, “Bu hastaların dolgunluk hissi ayakta kaldıkları süre içerisinde artıyor, uzandıkları zaman ise gerileme meydana geliyor. Ağrı kesiciler bu kısmen bunların etkisini azaltabiliyor, ama temel sorunları ortadan kaldırmadığı için şikayetleri devam ediyor. Bunun nedenleri arasında birden fazla gebeliğin olması, geçirilmiş derin venöz trombozları (toplar damar tıkanıklıkları), hareketsizlik, pelvik bölgede olan kitlesel lezyonlar gibi nedenlerle hastalarımız bize başvuruyor” dedi.

Prostat büyümesinin tedavisinde “prostat arter embolizasyonu”

“Mutlaka pelvik bölgenin renkli ultrasonla gösterilmesi gerekir”

Şikâyetlerin tedavisinde çeşitli yöntemlerle bu damarların tıkanmasının önlenebildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Sinan Şahin, “Ancak tedavisinde en önemli yöntem girişimsel işlem dediğimiz kasık veya boyun toplardamarından girilerek problemli toplardamarların belirlenmesini takiben özel ekipmanlar yardımı ile çeşitli maddeler ile (coil, köpük, tıkaç, yapıştırıcı sıvı maddeler) embolizasyonu yani tıkama işlemidir. Hastanın hayat konforu normal hale getirilebilir. Burada o damara ya kasık ya da boyun damarından ulaşılabiliyor. Teşhis konulabilmesi için önce akla gelmesi gerekir. Varisi olan hastaların hemen hemen hepsinde mutlaka pelvik bölgenin renkli ultrasonla gösterilmesi gerekir. Buradan yola çıkılarak ilgili damarın farklı yöntemlerde tıkanması sonucu tedavi yapılabilir” dedi.

“Sanal ve arttırılmış gerçeklik alanındaki yenilikler, tedavi hedefindeki tümöre güvenli ulaşımın yolunu açtı”

Türk Girişimsel Radyoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. H. Tuğsan Ballı ise konuşmasında şu sözlere yer verdi:

“Çağımızın hastalığı kanserdir. Kanserin önümüzdeki yıllarda sayı olarak artacağı öngörülüyor. Çok fazla tedavi yöntemleri var. Son yıllarda kanser tedavilerinde en önemli gelişmelerden bir tanesi de minimal invaziv tedavi yöntemleridir. Yani uygun hasta grubunda kanser tedavilerinin ameliyatsız yönetimidir. Biz tümörü daha öncesinde görebilirken, şimdiki görme şeklimizle daha önceki görme şeklimiz çok farklı. Sadece görmek değil, o tümörlere ulaşabilme imkanını sağladık. Böylece belirli kanser türlerinde daha başarılı sonuçlar elde etmeye başladık. Sadece tedavisini yapmak değil yaptığımız tedavilerin sonuçlarını ne olabileceğini öngörebilmeye başladık. Bu teknoloji yöntemlerini diğer hekim arkadaşlarımız ile birlikte kullanımız hastaların sağ kalımını arttırdı. Teknolojideki gelişmelerin daha da belirgin hale gelmesiyle daha iyi tedavi yöntemleri ortaya çıkacağı aşikardır. Bu tedavileri daha doğru nasıl yapabileceğimizi konuşuyoruz. Ancak son dönemde, teknolojik gelişmeler özellikle de sanal ve arttırılmış gerçeklik alanındaki yenilikler, tedavi hedefindeki tümöre güvenli ulaşımın yolunu açtı. Sanki bir video oyunu platformundaymış gibi, hedef tümörlere güvenli ulaşım ve sonrasında tedaviye birçok anatomik zorluk için imkan sağladı. Navigasyon, hedefleme ve işaretleme gibi üst düzey yazılımların da yardımı ile günümüzde birçok tümörün tedavisi mümkün olmaktadır. Buna ek olarak tedavi ile eş zamanlı bir şekilde tedavi yanıtını değerlendiren yazılımların da entegrasyonu, bütüncül yaklaşımı tamamlamaktadır” dedi.

Embolizasyon işlemlerinin genellikle girişimsel radyologlar tarafından gerçek zamanlı görüntüleme modaliteleri olarak floroskopi gibi yönlendirilen kateterler aracılığıyla çeşitli embolik ajanlar ile uygulandığına dikkat çeken ABD Mayo Clinic, Vasküler ve Girişimsel Radyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rahmi Oklu ise şu açıklamalarda bulundu:

”Embolizasyon işlemleri, damar kapanmasını tetikleyen embolik ajanlar olarak bilinen çeşitli cihazlardan yararlanır. Kan damarı anormallikleri veya kanamalar için altın standart işlem, tel şeklindeki uzun metal telleri damara tekrar tekrar sıkı bir şekilde yerleştirmeyi içerir, böylece kan akışının yavaşlamasına ve pıhtılaşmasına izin verir. Sonuç olarak, bobinler etkili bir şekilde çalışmak için hastanın pıhtılaşma yeteneğine bağımlıdır. Kan inceltici ilaç kullanan hastalar, coilin (metalik sarmallar) düzgün çalışmasını zorlaştırabilir ve tekrar embolizasyon işlemleri veya cerrahiye yol açabilen yeniden kanama ihtimali yüksektir. Coil ayrıca, proksimal anatomik taramaların teşhis kullanışlılığını azaltan görüntü oluşturabilirler.”

Ertuğrul Gün- Fırat Demir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Osmangazi’de Gönül sofrası Bağlarbaşı’nda kuruldu Osmangazi Belediyesi’nin Bağlarbaşı Mahallesi’nde kurduğu gönül sofrası, yüzlerce vatandaşı Ramazan’ın bereketinde buluşturdu. İftar programına katılan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, mahalle sakinleriyle orucunu açarak vatandaşların talep ve önerilerini dinledi. Osmangazi Belediyesi, Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve kardeşlik ruhunu yaşatmak amacıyla mahalle iftarları düzenlemeye devam ediyor. Bu kapsamda Bağlarbaşı Mahallesi’nde kurulan gönül sofrası, yüzlerce mahalle sakininin bir araya gelmesine vesile oldu. Aynı sofrada buluşan vatandaşlar, Ramazan’ın bereketini ve manevi atmosferini birlikte yaşadı. Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen iftar programına Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın da katıldı. Mahalle sakinleriyle aynı sofrada orucunu açan Başkan Aydın, vatandaşlarla yakından ilgilenerek onların talep ve önerilerini dinledi. Samimi bir atmosferde gerçekleşen programda, mahalle sakinleri Ramazan ayının birlik ve beraberlik duygularını güçlendiren bu anlamlı buluşmadan duydukları memnuniyeti dile getirdi. "Osmangazi Belediyesi olarak, sizlerin yanında olup, birlikte Ramazan’ı Eda ediyoruz" Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ayı olduğunu vurgulayan Başkan Aydın, şöyle konuştu: "Allah hepimizin oruçlarını kabulü makbul eylesin, inşallah önce Kadir Gecesi’ne, ardından Ramazan Bayramı’na hep birlikte erişelim. Ramazan sofralarında her akşam Osmangazi’nin bir mahallesinde sizlerle birlikte oluyoruz. Oruçlarımızı açıp, iftar sofralarında Ramazan’ın bereketini, paylaşımını, huzurunu ve dayanışmasını birlikte yaşıyoruz. Bu Ramazan ayı boyunca da Osmangazi’mizde her akşam birçok noktada toplamda yaklaşık 4 bin 500 vatandaşımızla iftar sofralarında buluşuyoruz. Ramazan ayı boyunca da 120 bine yakın vatandaşımızla iftar sofralarında buluşmuş olacağız. Yine ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza da erzak yardımıyla bir nebze de olsun, şu ekonomik krizin içerisinde destek olmaya çalışıyoruz. Osmangazi Belediyesi olarak, sizlerin yanında olup, birlikte Ramazan’ı eda ediyoruz. Hepinize teşekkür ediyoruz, şimdiden Ramazan Bayramı’nızı tebrik ediyorum." Osmangazi Belediyesi, Ramazan ayı boyunca ilçenin farklı mahallelerinde kurduğu iftar sofralarıyla vatandaşları buluşturmaya ve Ramazan’ın birlik, beraberlik ve paylaşma ruhunu yaşatmaya devam edecek.
Antalya Korkuteli’nde yem ezme ve kırma makinesi üreticiye kolaylık sağlıyor Antalya Büyükşehir Belediyesi Korkuteli’nin Yazır Mahallesi’ne kazandırdığı yem ezme ve kırma makinesi bölgedeki çiftçilere yardımcı oluyor. Hayvan yemi için ayırdıkları tahılları makine sayesinde hızlı bir şekilde öğüten üreticiler hem yem maliyetlerini azaltıyor hem de hayvanlarının verimliliklerini doğal yollarla koruyor. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Yazır Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi işbirliği ile Yazır mahallesine yem ezme makinesi ekipman desteği sağladı. Hayvancıların işlerini kolaylaştıran makinenin katkısıyla yaz-kış ezme yem üretimi yapılıyor. Saatte 3 ton yem üretimi kapasitesine makine ile çiftçiler depoladıkları tahılları hızlı bir şekilde hayvan yemine dönüştürebiliyor. "Hayvanların sindirimleri kolaylaşıyor" Büyükşehir işbirliği ile bölgedeki hayvancılığa önemli bir destek sunulduğunu belirten S.S. Yazır Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Yaşar Kocaoğlu "Burada daha önceden sadece kırma yapabiliyorduk. Sonra Büyükşehir Belediyemizden talepte bulunarak ezme makinesini de ekledik. Artık herkes küçükbaş ve büyükbaş hayvanlarına ezme yem vermeye başladı. Vatandaşlarımız ellerinde ne varsa arpa, buğday, yulaf tahıllarını getiriyor. Ellerinde her zaman bulunduramayacağı ham maddeleri pamuk küspesi, kepek ve mısır gibi ek ürünleri de sürekli elimizde bulundurarak biz temin ediyoruz. Vitamin ve tuzu da ekleyip fabrikada üretilen yemler gibi üretim yapabiliyoruz. Ekipman desteğinin bölgemizdeki üreticilere katkısı oldukça büyük oldu. Sürekli ezme yem kullanıldığı için hayvanların sindirimleri kolaylaşıyor bu da verimin artmasına neden oluyor" dedi. "Kendi yemimizi kendimiz üretiyoruz" Yazır Mahallesi’ndeki yem ezme tesisinin çevre mahallelerden de ilgi gördüğünü söyleyen Korkuteli Yazır Mahalle Muhtarı Mehmet Kocaoğlu ise "Bu ekipman desteği mahallemize kazandırılmadan önce yemlerimizi hazır olarak alıyorduk. Bu makine geldiğinden beri çiftçilerimiz tahıllarını getirerek ezme işlemi yapıyor. Hayvanlara bu yem iyi geliyor. Ben kendim de hayvancılık yapıyorum. İşimizi kolaylaştıran güzel bir hizmet. Bu öğütücü yokken ilçe merkezine gitmek zorunda kalıyorduk. Herkeste yemi taşıyacak büyük kapasitede vasıta olmadığı için sürekli gidip gelmek maliyetli ve zor oluyordu. Şimdi ise çevremizdeki sekiz dokuz mahalle ile birlikte burayı kullanıyoruz" diye konuştu. Maliyeti uygun Yazır Mahallesi’ne 6 km uzaklıktaki Esenyurt Mahallesi’nden gelerek tahıllarını öğüten Recep Aksakal isimli üretici de "Yem ezme makinesinden son derece memnunuz. Hem yakın olması hem uygun fiyatlı olması bizim için büyük avantaj sağlıyor. Burada yem kırma makinesi yokken hazır yem kullanıyorduk. Arpa, buğday gibi tahıllarımız kendimizin olduğu için burada sadece öğütme parası vererek yemlerimizi üretiyoruz. Hayvanlarımıza verdiğimiz yemlerin içerisine hangi katkıları koyduğumuzu gözümüzle görüyoruz" şeklinde konuştu.
Gaziantep Gaziantep’te esnaf bayram hazırlığına başladı Gaziantep’te Ramazan Bayramı yaklaşırken beklenen alışveriş hareketliliği henüz başlamasa da esnaf, tezgahlarını kurarak ve ürünlerini vitrinlere çıkararak bayram yoğunluğuna şimdiden hazırlanıyor. Yaklaşan Ramazan Bayramı nedeniyle kentte başta gıda, ayakkabı ve giyim olmak üzere birçok farklı sektörde alışveriş hareketliliği yaşanması bekleniyor. Ramazan Bayramı öncesinde çarşı ve pazarda bayram hazırlığı yoğun bir şekilde sürerken, esnafın yüzü bayramın bereketiyle gülecek. Bayram alışverişi heyecanı yaşanıyor Ramazan Bayramı’na günler kala vatandaşlar bayram için alışveriş telaşına başladı. Gaziantep’in tarihi çarşıları ve pazarlarında esnaf, bayram hazırlıklarını günler öncesinden tamamladı. Mübarek Ramazan ayının bitmesine sayılı günler kala özellikle gıda ve giyim ürünleri satan mağazalarda bayram alışverişi heyecanı yaşanıyor. Esnaf, bayram öncesi son hazırlıklarını tamamlayarak müşterilerini beklemeye başlarken, bayram için gıda, kıyafet, ayakkabı, tatlı ve kuruyemiş almak isteyen vatandaşlar kent merkezindeki tarihi alışveriş yerlerini tercih ediyor. Esnaf bayramdan umutlu Esnaf için en bereketli günlerin yaşandığı Ramazan Bayramı öncesinde tezgahlarını rengarenk şeker, çikolata ve lokum çeşitlerinin yanı sıra Antep fıstığı ile diğer kuruyemiş ürünleriyle süsleyen esnaf, dört gözle müşterilerini bekliyor. Gaziantep’te tarihi ve turistik değerleriyle öne çıkan tarihi Zincirli Bedesten, Almacı Pazarı, Bakırcılar Çarşısı’nda ve Kültür Yolu üzerinde bulunan esnaf, bayramlık şeker, lokum ve çikolataları müşterilerin beğenisine sunuyor. Bayram alışverişinden umutlu olan esnaf, hafta sonundan itibaren yoğunluğun artmasını ve bayram alışverişinin de başlamasını bekliyor. Tarihi Almacı Pazarı’nda Antep fıstığı üretimi ve satışı yapan işletmeci Elif Derbent, esnafın bayram hazırlığına başladığını belirtti. "Çarşıda hareketlilik başladı" Adı kentle özdeşleşen Antep fıstığına talebin arttığını ve hediyelik paketlerinin hazırlandığını ifade eden Derbent, "Ramazan Bayramı’na hazırız. Tüm hazırlıklarımızı tamamladık ve diğer hazırlıklarımızı da yapıyoruz. Antep fıstıklarımızı taze taze kavruluyor ve tezgahlara getiriliyor. Şeker, çikolata, Antep fıstıklı muska, fıstık ezmesi, lokum ve diğer tatlı çeşitlerini getirdik. Tüm ürünlerimizle bayrama hazırız ve müşterilerimizi bekliyoruz. Daha çok online sipariş alıyoruz. Şehir dışından ve yurt dışından gelen müşterilerimizde alışverişlerini mağazalara gelerek yapıyor" dedi. "Bayram bereketiyle geliyor" Yaklaşan Ramazan Bayramı öncesi alışveriş hareketliliğinden umutlu olduklarını belirten Ahmet Şenci ise, "Bayram hazırlıkları başladı. Gaziantep’e özgü kurabiye, bayram kahkesi ve diğer pasta çeşitleri için kullanılan malzemelerin satışı başladı. Özellikle kurabiye ve kerebiç için çekilmiş Antep fıstığı ve ceviz içi alınıyor. Çarşımızda hareketlilik de başladı. İnşallah bu hareketliliğin devamı da gelecektir. Şu an daha çok çerez türlerine rağbet var. Vatandaşlarda Antep fıstığı, çerez, lokum, şeker, cevizli sucuk ve fıstıklı muska gibi hazırlıklarını yapıyorlar" diye konuştu.