SAĞLIK - 14 Şubat 2026 Cumartesi 10:05

Sevgililer Günü’nde eşinden gelen hayat

A
A
A
Sevgililer Günü’nde eşinden gelen hayat

Antalya’da yıllarca diyaliz tedavisi gören Fatma Aydın Dönmez, Sevgililer Günü’ne eşinin bağışladığı böbrekle giriyor. Dönmez, nakil sürecini anlatırken 8 yaşındaki kızlarının ameliyat öncesi kendisine, "Anne bir gün iyileşeceksin değil mi?" diye sorduğunu belirterek, "Eşimin bana karşı olan sevgisi, fedakârlığı, saygısı hayatımın devam etmesini sağladı" dedi.


Antalya’da yaşayan Fatma Aydın Dönmez’in yaşamını değiştiren süreç, bacak ağrısıyla başladı. Hastaneye başvuran Dönmez’e yapılan tahlillerde böbreklerinde rahatsızlık olduğu belirlendi. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bölümü’nde yapılan ileri tetkiklerin ardından Dönmez’e yüksek tansiyona bağlı böbrek yetmezliği teşhisi kondu. Tedavi süreci devam ederken hamile kalan Dönmez’in böbrek fonksiyonları hamilelik döneminde daha da geriledi. Doğumun ardından diyaliz tedavisine başlanan Dönmez, uzun yıllar makineye bağlı bir yaşam sürdürdü.



Yıllarca umutla organ bağışı bekledi


Nakil için geçen yılları anlatan Fatma Aydın Dönmez, diyalizle geçen sürecin hem fiziksel hem de psikolojik olarak yıpratıcı olduğunu söyledi. Organ bağışının önemine dikkat çeken Dönmez, yaşadıklarını şu sözlerle dile getirdi: "44 yaşındayım. Yaklaşık 9 yıllık evliyiz. İlk önce bacağımdaki ağrı nedeniyle hastaneye başvurdum. Ayağım uyuşmaya başlamıştı. Yapılan tahlillerde böbreklerde ciddi sıkıntı olduğu söylendi. Acil nefrolojiye yönlendirildik. O bölüme girdikten sonra bir daha çıkamadım. Biopsiler, tahliller derken yüksek tansiyona bağlı böbrek yetmezliği teşhisi kondu. Tedavi altına alındım. Ardından hamilelik süreci başladı. Doğumla birlikte böbreklerim tamamen iflas etti. Diyaliz süreci başladı. Beş yıl boyunca organ bağışı bekledik ama ne yazık ki uygun organ bulunamadı."



"Keşke bu fedakârlık gerekmeseydi"


Uzun süre organ bağışı beklemelerine rağmen sonuç alamadıklarını belirten Dönmez, eşinden yapılan naklin ardından sağlığına kavuştuğunu ancak yaşadığı duyguyu buruk bir sevinçle anlattı. Dönmez, "Eşim bu konuda hep çok ısrarcıydı. Biraz daha bekleyelim, belki organ bağışından bir haber gelir diyordum. Ama gelmeyince başka çaremiz kalmadı. Eşimin bana karşı olan sevgisi, fedakârlığı ve saygısı hayatımın devam etmesini sağladı. Ona minnettarım. Ama keşke bu fedakârlık gerekmeseydi. Keşke bir organ bağışıyla gerçekleşseydi. Ameliyata girerken beni uğurlaması bile benim için yeterliydi. Toprağa gidecek bir organın, başka bir bedende hayat bulması elbette çok daha anlamlı olurdu. Toplumda organ bağışı bilincinin artmasıyla bu farkındalığın güçleneceğine inanıyorum. Sevgi ise her şeyin en büyük gücü. Sevgi ve saygı, hayatın önünde gelen en kıymetli değerler. Eşim organını verse de vermese de ben onu her şeyden önce çok seven ve değer veren biriydim. Benim için o, rüyalarımın insanıydı" şeklinde konuştu.



"Anne bir gün iyileşeceksin değil mi?"


Nakil sürecinin aile üzerindeki en ağır yükünün 8 yaşındaki kızları olduğunu ifade eden Dönmez, ameliyat öncesi yaşadıkları duygusal anları da şöyle paylaştı: "En zor olan çocuğumdu. Ameliyat öncesinde bana ‘Anne bir gün iyileşeceksin değil mi?’ diye soruyordu. Benim için dua ediyordu. Ameliyatın ardından kızımın ‘Anne, artık iyileştin, sağlıklısın değil mi?’ dediğini duydum ve gözlerindeki sevincin ışığını gördüm. Onunla birlikte ben de mutlu oldum."



"Hayatımı paylaştığım kişiyle organımı da paylaşırım"


Eşinin sağlık mücadelesine tanıklık etmenin kendisi için çok zor olduğunu belirten Deniz Dönmez ise süreci şu sözlerle anlattı: "9 yıllık evliyiz. Aynı yerde çalışıyoruz, kendi emlak ofisimiz var. Süreç bizim için gerçekten çok zordu. Sevdiğiniz bir insanın gözünüzün önünde erimesi çok ağır bir duygu. Uzun süre organ naklini bekledik. Sonunda doktorlarımız ‘Sen verici olabilirsin’ dedi. Hayatımı paylaştığım kişiyle organımı da paylaşmam benim için çok doğal. Ancak herkes bu sürece aynı duyarlılıkla yaklaşmıyor. Oysa organ nakli, bir hayatı kurtarmak demek. Bir çocuğun annesine, bir eşin sevdiğine, bir ailenin babasına yeniden kavuşması İnsanlar bunun ne anlama geldiğini bilse, organ bağışına çok daha fazla destek verir diye düşünüyorum."



Sevgililer Günü’nde eşinden gelen hayat

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Her Ebeye Bir Gebe uygulaması anne adaylarının doğum yolculuğuna rehberlik ediyor Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen Her Gebeye Bir Ebe Uygulaması Denizli’de de başarıyla yürütülüyor. Merkezefendi Sağlıklı Hayat Merkezi’nde Koordinatör Ebe olarak görev yapan Biran Kuru da ilk gebeliğini yaşayan Sena Ferik’i evinde ziyaret ederek Her Gebeye Bir Ebe uygulaması hakkında önemli bilgilendirmelerde bulundu. Sağlık Bakanlığı’nın temel hedeflerinden biri olan gebelik dönemi ve doğum sürecinde anne - bebek sağlığı açısından daha kaliteli, verimli, etkin ve güvenli sağlık hizmeti sunulmasıdır. Bu doğrultuda ülkemizde normal doğumun teşvik edilmesi, normal doğumu özendirerek endikasyonsuz sezaryen oranlarının azaltılması amacıyla Normal Doğum Eylem Planı hazırlanmış ve eylem planı kapsamında Her Ebeye Bir Gebe Uygulaması hayata geçirilmiştir. Uygulama kapsamında son üç ayına giren gebelere Koordinatör Ebeler tarafından danışmanlık hizmeti verilmektedir. Denizli’de de Toplum Sağlığı Merkezleri, İlçe Sağlık Müdürlükleri ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinde toplam 34 Koordinatör Ebe görevlendirildi. Uygulama kapsamında şuana kadar 6 bin 403 gebeye telefonla ulaşılarak gerekli bilgilendirmeler yapılmış ve ilk gebeliği olan 568 gebeye de ev ziyareti gerçekleştirildi. "Bireysel ihtiyaçlarını göz önünde tutan, sürekli ve bütüncül bakım anlayışını benimseyen bir uygulamadır" Merkezefendi Sağlıklı Hayat Merkezi’nde Koordinatör Ebe olarak görev yapan Biran Kuru da uygulama kapsamında ilk gebeliğini yaşayan Sena Ferik’i evinde ziyaret etti. Ziyarette anne adayının gebelik süreciyle ilgili merak ettiği konular ele alınırken, sağlıklı bir gebelik geçirebilmesi için dikkat etmesi gereken hususlar detaylı bir şekilde ele alındı. İlk kez anne olacak bireylerin doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmasının önemine değinen Ebe Biran Kuru, "Bakanlığımızın "Her Gebeye Bir Ebe Uygulaması" kadının gebelik sürecinde bireysel ihtiyaçlarını göz önünde tutan, sürekli ve bütüncül bakım anlayışını benimseyen bir uygulamadır. Gebenin izlemleri, eğitim, danışmanlık, gebelik, doğuma hazırlık ve lohusalık dönemine rehberlik ederek anne ve bebek sağlığını korumada etkin rol oynamaktadır. Anne adayının kendini güvende hissetmesini sağlayarak gereksiz müdahalelerin azaltılması ve pozitif doğum deneyimine katkı sağlamak amaçlanmaktadır. Ayrıca koordinatör ebe gebenin risk değerlendirmesi, fiziksel, ruhsal ve sosyal açıdan bireysel ihtiyaçlarını destekleyecek psikososyal bir yaklaşım sunan danışmanlık ve eğitim hizmeti vermektedir" dedi. Ziyaret kapsamında anne adayına, gebelikten doğuma ve bebek bakımına kadar pek çok konuda rehberlik eden ‘Annelik Yolculuğu’ mobil uygulaması hakkında da bilgi veren Ebe Biran Kuru uygulamanın anne adaylarının gebelik haftasına göre bilgilendirme sunduğunu, hatırlatmalarla sürecini kolaylaştırdığını ve güvenilir içeriklerle annelere destek olduğunu belirtti, anne adaylarının uygulamayı aktif şekilde kullanmasının faydalı olacağını vurguladı. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Sena Ferik de ilk gebeliğinde kendisini yalnız hissetmediğini ve verilen bilgilerin kendisi için çok değerli olduğunu ifade etti.
Malatya Hükümlüler kamu hizmetlerinde çalıştırılacak Malatya Büyükşehir Belediyesi ile Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı arasında ’Malatya’da Hükümlülerin Topluma Kazandırılmasına Yönelik Örnek İş Birliği’ protokolü imzalandı. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifleri Genel Müdürlüğü tarafından hükümlülerin topluma kazandırılması, üretken bireyler olarak sosyal hayata yeniden uyum sağlamaları ve meslek edinmelerini desteklemek amacıyla yürütülen iş birliği çalışmaları kapsamında Malatya Büyükşehir Belediyesi ile Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı arasında önemli bir adım atıldı. Bu çerçevede, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı ile Malatya Büyükşehir Belediyesi arasında Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ve Malatya Cumhuriyet Başsavcısı Ömer Mete’nin katılımlarıyla, Akçadağ Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan hükümlülerin kamu hizmetlerinde çalıştırılmasına yönelik iş birliği protokolü imzalandı. İlk etapta 50 hükümlü görev alacak ’Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’ kapsamında hayata geçirilen protokol kapsamında hükümlüler kamu düzeni, güvenlik ve toplumsal hassasiyetler gözetilerek, tamamen yasal mevzuat çerçevesinde ve ilgili kurumların denetim ve sorumluluğu altında Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin hizmet alanlarında ilk etapta 50 hükümlü görev alacak. Bu uygulama ile hükümlülerin kontrollü, planlı ve kamu yararını esas alan bir çalışma düzeni içerisinde topluma kazandırılması amaçlanıyor. Söz konusu protokol, hükümlülerin meslek edinmelerine, çalışma disiplinini geliştirmelerine ve sosyal hayata uyum süreçlerinin güçlendirilmesine katkı sağlamasının yanı sıra, Malatya Büyükşehir Belediyesinin ihtiyaç duyduğu iş gücünün ekonomik ve verimli bir şekilde karşılanmasına da imkân tanıyacak. "Gayet güzel bir proje" Protokol kapsamında görev alacak hükümlülerin barınma ve temel ihtiyaçları, belediyeye ait ve bu amaçla tahsis edilen alanlarda karşılanacak; tüm süreçler ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda titizlikle yürütülecek. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, protokol imza töreninde yaptığı konuşmada, "Malatya Cumhuriyet Başsavcımız projeden bahsettiğinde çok heyecanlandım. Sadece iş gücü açısından değil, mahkumların rehabilitasyonu açısından da önemli bir proje. Bunun yanında kamuya olan yükü de gidermiş olacak. Bizde de hükümlülük süreçlerini iyi değerlendirirlerse belediye kurumlarımıza en çokta kendilerine katkısı olacak. Hayırlı olsun, gayet güzel bir proje" ifadelerini kullandı. "Belediye mahkumların giderlerini karşılayacak" Malatya Cumhuriyet Başsavcısı Ömer Mete ise projenin Türkiye’de ilk uygulamalarından biri olduğuna dikkati çekerek, "Belediye mahkumların giderlerini karşılayacak, çok düşük ücretlerle hükümlüleri çalıştırmış olacak. Hükümlüler, bu çalıştıkları süreçte hem maddi geliri olacak hem de sigortaları karşılanacak. Cezaevinde geçireceği süre yarıya inecek. Bir gün çalıştığı süre iki gün olarak hesaplanacak. Bizim açımızdan da mahkum kurumda barındırılmayacak, haftanın 6 günü tamamen dışarıda aylık 35 saat üzerinden hesaplanan çalışması olacak. Barınma ve ihtiyaçları dışarıda karşılanacak. Ceza İnfaz kurumuna da bir artısı olacak. Asıl gayemiz ise mahkumların ıslah edilip, iyileştirilmesi. İlk etapta 50 mahkumla başlayacağız, sonrasında bu sayı artacak" diye konuştu. Konuşmaların ardından Malatya Büyükşehir Belediyesi ile Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı arasında ’Malatya’da Hükümlülerin Topluma Kazandırılmasına Yönelik Örnek İş Birliği’ protokolü imzalandı.
Antalya DIGIFEST Antalya 2026 başlıyor Antalya Büyükşehir Belediyesi, HADO Türkiye ve Teknospor iş birliğiyle DIGIFEST Antalya 2026 etkinliğine ev sahipliği yapacak. 14-17 Mayıs tarihleri arasında Cam Piramit’te gerçekleştirilecek etkinlikte dijital spor ile fiziksel aktivite etkinlikleriyle gençler, girişimciler ve spor tutkunları Antalya’da buluşacak. Antalya Büyükşehir Belediyesi teknoloji ile sporu aynı zeminde buluşturacak olan DIGIFEST etkinliğiyle oyun geliştiricilerden sporculara, gençlerden teknoloji meraklılarına kadar geniş bir katılımcı kitlesini Antalya’da bir araya getiriyor. DIGIFEST Antalya 2026, 14-17 Mayıs tarihleri arasında Cam Piramit’te kapılarını açacak. Festival, dijital spor ile fiziksel aktiviteyi bir araya getirerek gençleri, girişimcileri, spor ve e-spor tutkunlarını Antalya’da buluşturacak birçok etkinliği içinde barındırıyor. Festival boyunca interaktif deneyim alanları, dijital spor uygulamaları ve rekabetçi turnuvalar ziyaretçilere yenilikçi bir spor deneyimi sunacak. Sahne etkinlikleri ve spor alanları Cam Piramit içinde; HADO turnuvaları, e-spor, arttırılmış gerçeklik ve karma sporlar, sanal gerçeklik sporları, akıllı fitness ve performans teknolojileri, mobil spor uygulamaları, dijital spor yayıncılığı, oyun geliştirme ve spor teknolojileri girişimleri, simülasyon ve ekipman teknolojileri gibi birçok alan yer alacak. Cam Piramit’in dış alanında ise hem sahne etkinlikleri hem de fiziksel spor alanları ve stantlar yer alacak. AKM’de ise oyun, teknoloji ve yazılım alanlarına dair söyleşi ve atölyeler yapılacak. Klasik etkinlik anlayışının ötesinde Festival alanında kurulacak dijital deneyim alanları, artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik uygulamalarıyla desteklenirken; fiziksel hareket ve rekabet unsurları bu teknolojilerle entegre bir şekilde katılımcılara sunulacak. DIGIFEST kapsamında katılımcılar, yalnızca izleyici olarak değil; sahada aktif rol alan birer oyuncu olarak etkinliğe dahil olacak. DIGIFEST Antalya kapsamında HADO Türkiye, HADO Avrupa Şampiyonası ile takımları Türkiye’de buluşturacak. Türkiye ev sahipliğinde düzenlenecek olan HADO Avrupa Şampiyonası için 11 ülke; Belçika, Çekya, Fransa, Galler, Hollanda, İngiltere, İspanya, Güney Kıbrıs, Polonya ve Yunanistan katılacağını onayladı. Etkinlik programının öne çıkan başlıkları arasında TÜSF Üniversiteler Arası HADO Türkiye Şampiyonası da yer alıyor. Festival kapsamında ayrıca, genç sporcuların yer alacağı HADO Junior Cup da düzenlenecek. "Dijital spor dünyasında ben de varım" diyen herkesi bir araya getirecek olan festival, dört gün boyunca Antalya’da teknoloji, spor ve eğlenceyi bir arada sunacak. Festivalde stant, uygulama, etkinlik gibi farklı alanlarda yer almak isteyenler 0242 321 24 70 numaralı telefondan Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ile irtibata geçebilecek. Festival programı ise çok yakın zamanda Büyükşehir Belediyesi ve festivalin sosyal medya hesaplarından duyurulacak.