KÜLTÜR SANAT - 04 Şubat 2026 Çarşamba 11:43

Teke Zeybekleri Resim Sergisi Kepez’de sanatseverlerle buluştu

A
A
A
Teke Zeybekleri Resim Sergisi Kepez’de sanatseverlerle buluştu

Kepez Belediyesi Modern Sanatlar Galerisi, usta ressam Nuri Sezen’in "Teke Zeybekleri" adlı resim sergisine ev sahipliği yapıyor.


Teke yöresinin köklü zeybek ve Yörük kültürü, ressam Nuri Sezen’in "Teke Zeybekleri" adlı sergisiyle Kepez Belediyesi Modern Sanatlar Galerisi’nde sanatseverlerle buluştu. Sergi, bölgenin folklorik zenginliğini resim sanatıyla gözler önüne serdi. Kepez Belediyesi’nin ev sahipliğinde açılan sergide, Nuri Sezen’in zeybek figürlerini merkez alan eserlerinin yanı sıra sanatçılar Zafer Orhun ve Gülderen Akar’ın çalışmaları da yer aldı. Toplam 69 eserin bulunduğu sergide; eserlerin 34’ü Nuri Sezen’e, 15’i Gülderen Akar’a ve 20’si ise Zafer Orhun’a ait. Ressam Nuri Sezen, Teke Yöresi’nin müzik, folklor ve halk oyunları açısından son derece zengin bir kültüre sahip olduğunu belirterek bu birikimi tuvallere aktarmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi.


Sergi, 16 Şubat’a kadar gezilebilecek.



Teke Zeybekleri Resim Sergisi Kepez’de sanatseverlerle buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri ’Asrın felaketi’nde bölgeye ulaşan ilk ekipler yaşadıklarını anlattı Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023’te meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgeye ulaşan ilk ekiplerde görevli sağlık çalışanları yaşadıklarını anlattı. Depremde hasar gören hastanenin yenidoğan bölümündeki 33 bebeği ambulansla güvenli bir hastaneye naklederek hayatlarını kurtaran Kayseri UMKE Sorumlusu İslam Köseoğlu, "Her bebek gördüğümde hafızamdan silinmeyen olayların başında geliyor" dedi. 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş’ta meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler 11 ili etkilemiş ve birçok ilde büyük yıkımlara neden olmuştu. Depremlerin ardından Kayseri’den yola çıkan ve afetin ilk saatlerinde bölgeye ulaşan sağlık ekipleri yaşadıklarını anlattı. Kahramanmaraş’ta depremlerde hasar alan üniversite hastanesinin yenidoğan bölümündeki 33 bebeği ambulansla Kayseri’deki hastanelere nakleden Kayseri UMKE Sorumlusu İslam Köseoğlu, "6 Şubat gecesi Türkiye’yi sarsan ve 11 ili etkileyen bir deprem yaşandı. Kayseri de bu illerin arasındaydı. Depremin ilk yaşandığı saatten itibaren acil sağlık hizmetleri çalışanları olarak görev yerimize gitmek için hareket etmiştik. Öncesinde ailemizi güvenli yerlere emanet etmemiz gerekiyordu. Eşim de sağlık çalışanı, 3 tane oğlumu güvenli bir yere teslim etmemiz zor bir süreçti. Eşimi ve çocuklarımı teslim ettikten sonra İl Ambulans Servisi Başhekimliğine hareket ettim. Başhekimliğe geldikten sonra ekipler kuruldu ve özellikli olan 4 sedyeli ambulansla Kahramanmaraş’a hareket ettik. Özellikle Kayseri çıkışları, Pınarbaşı, Sarız ve Göksun çıkışlarında ciddi bir tipi söz konusuydu. Saat 09.45 itibarıyla Kahramanmaraş merkeze giriş yaptık. Gerçekten yaşamış olduğumuz afet, daha önceki depremlere benzemiyordu, enkaz sayıları çok fazlaydı. İlk gün kaç vakaya müdahale ettik hatırlamıyorum ama birçok vaka bizde de psikolojik olarak yıkım bıraktı ancak görevimizi en iyi şekilde yapmaya çalıştık. Üniversite hastanesi öğlen yaşanan büyük depremden sonra hasar almıştı. Oradaki yenidoğan bebeklerin tahliyeleri gerekiyordu. Görevli arkadaşlarımızla 33 tane yenidoğan bebeği ambulansların içerisine aldık. Birçoğunun oksijen ihtiyacı vardı, birçoğunun ısıtılması gerekiyordu, çünkü hava soğuktu. Bu süreçte Kayseri İl Sağlık Müdürümüz Mehmet Erşan ve Sağlık Hizmetleri Başkanımız Figen Gürbeden devreye girdi. Kayseri’deki bütün yenidoğan ambulansları, kuvöz ambulansların hepsini Kahramanmaraş’a yönlendirdiler. Bu süreçte bebeklerimizin Kayseri’ye nakilleri sağlanmış oldu. Kısa bir süreç gibi anlatılıyor ama hastaneden bebeklerin çıkarılma süreci, gerekli desteklerin sağlanması zor bir süreçti. Her bebek gördüğümde hafızamdan silinmeyen olayların başında geliyor" dedi. "Enkazda anneyi kurtarmaya çalışırken ikinci büyük deprem meydana geldi" Enkaz altında annesinin kucağında olan bebeği sağlıklı bir şekilde kurtardıklarını, anneyi kurtarma çalışmaları devam ederken 7.6’lık depreme yakalandıklarını aktaran UMKE İstasyon Sorumlusu Paramedik Yunus Erol ise, yaşanılanlara rağmen anneyi de sağlıklı bir şekilde enkazdan çıkartarak bebeğiyle kavuşturduklarını anlattı. Erol, "6 Şubat zamanı depreme uyandık, çok ciddi bir sarsıntı olmuştu. Kurumumuzdan haber gelir gelmez hareket etmek için hazırlık yaptık. Tabii bu süreçte de ailemi komşulara emanet ederek çıkmak zorunda kaldım. Onlar da korkmuştu ama bizi de bekleyen bir görev vardı. UMKE’nin kurulma amacı bu tür olaylara hızlı reaksiyon verebilmek olduğu için Kahramanmaraş’a ilk hareket eden ekiplerden biri bizdik. Kahramanmaraş’a 08.20 civarında ulaştık. Bir deprem vardı bilgilendirilmiştik ama şehre girdiğimiz zaman bu kadar yıkıcı, bu kadar vahim bir tabloyla karşılaşmayı beklemiyorduk. Her müdahale ettiğimiz hasta bizim için bir anı. İlk vakamız anne ve bebek enkazda kalmıştı, bebekte sıkışma yoktu, annenin kucağındaydı. Bebeği aldık ve 112 ekiplerimize sağlıklı bir şekilde teslim ettik. Daha sonrasında annenin bacaklarında sıkışma olduğu için kurtarma işlemi uzun sürdü. Anneyi kurtarmaya çalışırken ikinci büyük deprem meydana geldi. Çalıştığımız alanın hemen yakınında ilk depremde hasar almış çok da sağlam olmayan bir bina vardı. Orada anneyi bırakıp gidemiyoruz, diğer arama kurtarma ekipleri de çalışıyordu. İçimizden dua eden arkadaşlarımız vardı. Arkamızdaki bina yıkılacak olsaydı belki de hiçbirimizin kurtulma şansı yoktu. Çok şükür daha sonra anneyi de enkazdan sağlıklı bir şekilde dışarıya çıkardık ve sağlık ekiplerine teslim ettik" diye konuştu. Acil Tıp Teknisyeni Enes Köse de görev yerine ulaştıklarında tarif edilemez bir yıkımla karşılaştıklarını kaydederek, "6 Şubat gecesi şiddetli bir sarsıntıyla eşimle birlikte uyandık. Eşim gebeydi ve o da Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı SAKOM biriminde görev yapmaktaydı. Deprem durduğunda bunun sıradan bir sarsıntı olmadığını, yakınımızda büyük bir felaket yaşandığını hissettik. Vakit kaybetmeden iş kıyafetlerimizi giyerek bağlı olduğumuz birimle iletişim haline geçtik. Sağlık müdürümüz ve sağlık hizmetleri başkanımızın talimatıyla 3 kişilik ekip oluşturduk ve Kahramanmaraş’a doğru yola çıktık. Yoğun kar yağışı ve olumsuz hava şartlarına rağmen bölgeye en kısa zamanda ulaşmaya çalıştık. Şehre girdiğimizde gördüğümüz görüntü anlatılanların çok ötesindeydi. Kelimelerle tarif edilemeyecek bir yıkım vardı. Bölgeye ulaştıktan sonra enkazlara yöneldik, zamanla yarışılan anlara tanıklık ettik. Soğuk, yorgunluk, uykusuzluk bunların hiçbiri bizim için önem arz etmiyordu. Tek gayemiz bir cana daha ulaşabilmekti. Ambulansta görev yapan paramedikler ve acil tıp teknisyenleri olarak tek görevimiz hastaya müdahale etmek değil, en karanlık anlarda hayata dokunabilmektir. Unutmamak, ders çıkarmak ve hazırlıklı olmak zorundayız. 112 ve UMKE çalışanları olarak bizler bu tür afetlere her zaman hazırlıklıyız" ifadelerini kullandı. "İkinci depreme yakalandığımızda hamile eşim Kayseri’de, ben Kahramanmaraş’taydım" Depremin ardından hamile olan eşinin Kayseri’de, kendisinin de Kahramanmaraş’ta görev yaptığını ifade eden Köse, "Eşim gebe olmasına rağmen depremin ardından 2 gün görev yaptı. İkinci depremi yaşadığımızda eşim Kayseri’de, ben de Kahramanmaraş’ta görev yapmaktaydım. Duygusal anlar yaşasak da görevimizi en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştık" dedi.
Ağrı Patnos’ta trafik levhalarına düzenleme Ağrı’nın Patnos ilçesinde, köy yollarında trafik güvenliğini artırmaya yönelik önemli bir çalışma hayata geçirildi. Patnos İlçe Özel İdaresi ekipleri tarafından başlatılan hız limit ve trafik uyarı levhaları montaj çalışmaları, zorlu kış şartlarına rağmen aralıksız şekilde sürdürülüyor. Vatandaşların can ve mal güvenliğini önceleyen çalışmalar kapsamında, özellikle kış aylarında görüş mesafesinin düştüğü, buzlanma ve kar birikiminin sık yaşandığı güzergâhlara hız limit tabelaları ile dikkat ve uyarı levhaları yerleştiriliyor. Bu sayede sürücülerin daha kontrollü ve güvenli bir şekilde seyahat etmeleri amaçlanıyor. Kar, tipi ve soğuk havaya aldırış etmeden sahada görev yapan İlçe Özel İdaresi ekipleri, bir yandan kapanan köy yollarını açık tutmak için mücadele ederken, diğer yandan da trafik güvenliğini kalıcı hale getirecek bu çalışmaları titizlikle yürütüyor. Yapılan planlama doğrultusunda levha çalışmaları, ilçeye bağlı tüm köy yollarını kapsayacak şekilde etap etap devam edecek. Yetkililer, sürücülerden yeni yerleştirilen levhalara uymalarını, özellikle kış koşullarında hız limitlerine dikkat etmelerini isterken, bu çalışmaların kazaların önüne geçilmesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Köylerde yaşayan vatandaşlar ise kar kış demeden çalışan Patnos İlçe Özel İdaresi ekiplerine teşekkür ederek, yapılan hizmetlerin hem ulaşımı kolaylaştırdığını hem de güvenliği artırdığını ifade etti.
İstanbul Cirque du Soleil’in böceklerin dünyasını anlatan dev yapımı İstanbul’da sahne alacak Dünyanın en büyük sirk topluluklarından biri kabul edilen Cirque du Soleil, en büyük prodüksiyonlarından "OVO" ile 10 yıl aradan sonra İstanbul’da sahne alacak. Biletinial’dan yapılan açıklamaya göre, böceklerin renkli dünyasını ve doğanın ekosistemini konu alan gösteri 21-24 Mayıs tarihleri arasında Ülker Arena’da sanatseverlerle buluşacak. Toplam 8 kez sahnelenecek gösterinin biletleri, etkinlik platformu Biletinial üzerinden satışa sunuldu. Portekizce "yumurta" anlamına gelen OVO, doğanın gücünü hareket, renk ve akrobasiyle harmanlayarak sahneye taşıyor. Gösteri, izleyicileri böceklerin dünyasına davet ederken, biyoçeşitliliğin güzelliğini kendine özgü bir anlatımla sunuyor. Kostümlerde organik dokunuşlar Gösterinin görsel dünyası, ünlü tasarımcıların teknikleriyle şekillendi. Liz Vandal tarafından tasarlanan kostümlerde, Pierre Cardin’in grafik çizgileri ve Japon modacı Issey Miyake’nin plise tekniklerinden esinlenildi. Vandal’ın doğadan ilham alarak hazırladığı, hareket özgürlüğü sağlayan özel kumaşlı kostümler, görsel şölene katkı sağlıyor. Sahnede 8,5 metrelik dev yumurta Gösterinin müzikleri ise Berna Ceppas imzasını taşıyor. Bossa nova, samba, funk ve elektronik öğelerin birleştiği bestelerde, gerçek böcek seslerinden ilham alındığı belirtildi. Gringo Cardia tarafından tasarlanan sahnede ise 8,5 metre büyüklüğünde dev bir yumurta yer alıyor. OVO dünyasının merkezini oluşturan bu dekor, bazen dev bir ormana bazen de gizemli bir mağaraya dönüşerek hikayenin ana eksenini oluşturuyor.