POLİTİKA - 15 Ocak 2026 Perşembe 20:15

Türkiye’nin uçuş ağı 133 ülkede 356 noktaya ulaştı

A
A
A
Türkiye’nin uçuş ağı 133 ülkede 356 noktaya ulaştı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Dış hatlarda 50 ülkede 60 noktaya uçuş gerçekleştiriliyorken uçuş ağımıza son olarak Kamboçya’mın başkenti Phnom Penh’ni de katarak 133 ülkede 356 noktaya yükselttik. 91 sivil havacılık müzakeresi ile 22 yeni nokta ve 1071 ilave frekans kazanımı elde ettik" dedi.


Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türk Hava Yolları Yönetim Zirvesi’nde konuştu. İnsanlık tarihi boyunca servetlerin değiştiğini, hazinelerin farklı biçimler aldığını dile getiren Bakan Uraloğlu, "İnsanlık tarihi boyunca servetler değişti, hazineler farklı biçimler aldı: Topraklar, altınlar, gemiler, fabrikalar… Bunlar hep el değiştirip duran şeyler. Kadim tarihin uzun yolculuğunda insan, anladı ki gerçek servet ve hazine; geçtiğinde bir daha yerine konamayan, sürekli ömür sermayesini tüketen zamandır. Ve zaman günümüzde de modern dünyanın en kıymetli varlığı olmaya devam ediyor" dedi.



"Mesafeler artık kilometreyle değil zamanla ölçülüyor"


Zamanın kıtlığının bireyleri daha kısa sürede daha uzak mesafelere gitmeye yönelttiğini kaydeden Bakan Uraloğlu, "Mesafeler artık metre gibi uzunluk birimleriyle değil dakika gibi saat gibi zaman birimleriyle ölçülüyor. Artık bir yol için kilometreler anlamını yitirdi; önemli olan kaç saatte gidilebildiği. Bugün insanlar, birkaç saatlik bir uçuşla eskiden ömür boyu göremeyeceği şehirleri, kültürleri, insanları tanıma fırsatı satın alıyor. Bu yüzden dünya, zamanı en verimli kullanan yolculuk türü olarak havayolunu her geçen gün daha fazla tercih ediyor" şeklinde konuştu.



Türkiye’nin havalimanı sayısı 60’a çıkacak


Türkiye’nin 4 saatlik uçuş süresiyle 67 ülkenin merkezinde bulunan avantajlı konumuna değinen Bakan Uraloğlu, "İç hatlarda serbestleşmeyi hayata geçirerek, bu alandaki rekabetin fitilini ateşlememiz sektörümüz için yeni bir milat oldu. 2002’den bu yana 26 olan havalimanı sayımızı 58’e çıkardık. Her yıl ortalama 1,4 havalimanını hizmete açarak, gökyüzünde sınır tanımayan bir Türkiye inşa ettik. Yapım çalışmaları devam eden Yozgat Havalimanı ve Bayburt–Gümüşhane Bölgesel havalimanı ile bu sayıyı 60’a çıkaracağız" dedi.



"Dış Hatlarda 50 ülkede 60 noktaya uçuş gerçekleştiriliyorken 133 ülkede 356 noktaya yükselttik"


Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde "dünyada ulaşamadığımız hiçbir nokta kalmayacak" hedefiyle Türkiye’yi dünyanın en geniş uçuş ağına sahip ülkelerinden birine dönüştürdüklerini belirterek "Dış hatlarda 50 ülkede 60 noktaya uçuş gerçekleştiriliyorken uçuş ağımıza son olarak Kamboçya’nın başkenti Phnom Penh’ni de katarak 133 ülkede 356 noktaya yükselttik" şeklinde konuştu. Bakanlık olarak temel vizyonlarının Türk sivil havacılığının emniyetli, güvenli ve sürdürülebilir bir yapıda, gelecek hedeflerine emin adımlarla yürümesini sağlamak olduğunu dile getiren Uraloğlu, başta Türk Hava Yolları olmak üzere tüm taşıyıcıları gerekli altyapı yatırımlarıyla desteklemeye ve önlerini açmaya devam ettiklerini söyledi.



"ICAO üyesi olan 192 ülkenin tamamıyla hava ulaşım anlaşması imzalamayı hedefliyoruz"


Türk Hava Yolları’nın son yıllardaki devasa büyümesinde, İstanbul Havalimanı’na yaptıkları stratejik yatırımın hayati bir payı olduğuna inandıklarını belirten Bakan Uraloğlu, "Bu altyapı gücünü, diplomatik başarılarla da perçinliyoruz. 2003 yılında yalnızca 81 olan Hava Ulaştırma Anlaşması sayımızı bugün 175’e çıkardık. 2053 stratejik hedeflerimiz doğrultusunda, ICAO üyesi olan 192 ülkenin tamamıyla hava ulaşım anlaşması imzalamayı hedefliyoruz. Şu an itibarıyla bu hedefi yüzde 91 oranında gerçekleştirdik ve kalan ülkelerle de sizlerin büyüme planları doğrultusunda anlaşmalarımızı tamamlayacağız. Bugün THY’nin 53’ü iç hatlar olmak üzere 356 noktaya uçuyor olması, Türkiye’nin havacılık alanındaki gücünün büyük bir göstergesidir. 2026 yılında filoya katılacak yeni uçaklarla birlikte, frekans derinliğinin artacağına ve ağın daha da genişleyeceğine olan inancımız tamdır" şeklinde konuştu.



1071 ilave frekans


91 sivil havacılık müzakeresi ile 22 yeni nokta ve 1071 ilave frekans kazanımı elde ettiklerini belirten Bakan Uraloğlu, "Karadağ, Gürcistan, Panama, Brezilya ve Arjantin ile yapılan düzenlemelerle nokta ve frekans kısıtlamalarını tamamen kaldırdık. Çin ile yürüttüğümüz zorlu müzakereler sonucunda, frekans sayısını haftalık 49’a çıkardık. Benzer şekilde Singapur, Hong Kong ve Endonezya hatlarındaki frekans artışlarının, THY’nin doğu-batı bağlantısallığına ve ülkemiz ekonomisine ciddi getiriler sağlayacağının farkındayız. 2026 planlamalarımızda da ticari sürdürülebilirliğinizi desteklemek önceliğimiz olacak. Bakanlık olarak bizler, gökyüzündeki rotanızı yasal ve altyapısal olarak temizlemek için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.



"Cumhuriyet tarihinin yeni rekorunu kırdık"


2002’de iç ve dış hatlarda seyahat eden yaklaşık 34.5 milyon olan yolcu sayısını da 2025 yılında transit yolcularla birlikte 247 milyon 163 bine çıkardıklarını kaydeden Bakan Uraloğlu, "Sizlerle birlikte Cumhuriyet tarihinin yeni rekorunu kırdık. Hatırlayacağınız üzere İstanbul Havalimanı’nda üçlü bağımsız pist operasyonu ile Avrupa’da bir ilki de gerçekleştirdik. Bu uygulamayı ABD’nin ardından hayata geçiren tek ülke olarak tarihe geçtik. İstanbul Havalimanımızda aynı anda 3 uçağın iniş ve kalkış yapmasıyla daha verimli ve dinamik kapasite yönetimi ile olası gecikmeleri ortadan kaldırdık" dedi. Bu atılımın uçak trafiğinde yüzde 6, toplam yolcu trafiğinde ise yüzde 5 artış sağlayarak İstanbul Havalimanı’na ne kadar büyük bir doping etkisi yaptığını gördüklerini dile getiren Uraloğlu, "İstanbul Havalimanı’mızda 2025 yılında iç ve dış hatlarda toplam 549 bin 319 uçak trafiği gerçekleşti. İç hatlarda 17 milyon 730 bin, dış hatlarda 66 milyon 727 bin olmak üzere 84 milyon 457 bin yolcuya hizmet sunduk. Bu sayıyla İstanbul Havalimanı, yolcu sayısı bakımından Avrupa’da 2’nci, dünya genelinde ise 7’nci sırada yer aldı" diye konuştu. İstanbul Havalimanı’nın tek başına Türkiye nüfusuna yakın sayıda yolcuyu misafir ettiğine dikkati çeken Bakan Uraloğlu, havalimanının büyük bir başarıya imza attığını kaydetti.



İstanbul Havalimanı Avrupa’nın devlerini geride bıraktı


Uraloğlu, "Ayrıca, 339’u aşkın uçuş noktasıyla dünya çapında ilk 3 havalimanı arasında yer almakta ve dünyada en fazla havayolu şirketinin uçuş gerçekleştirdiği 2’nci havalimanı konumundadır. 2025 yılını günlük ortalama 1491 uçuşla tamamlayarak, Amsterdam, Heathrow, Paris CDG ile Frankfurt gibi Avrupa’nın köklü dev havalimanlarını geride bırakmıştır" açıklamasında bulundu. İstanbul Havalimanı’nın geleceğe yönelik hedeflerinin de bir o kadar iddialı olduğunu dile getiren Bakan Uraloğlu, "2026’da 90 milyon, 2030’da 100 milyon, 2033’te ise 110 milyon yolcu barajını aşmayı planlıyoruz. Bu orta vadeli hedefler gerçekleştiğinde İstanbul Havalimanı, yolcu sayısı bakımından Avrupa’da 1’inci, dünyada ise 5’inci sıraya yükselerek küresel havacılıkta yeni bir çığır açacaktır" dedi.



Ankara Esenboğa Havalimanı müjdesi


Aynı kararlılıkla Ankara’nın da havacılık alanındaki konumu güçlendirdiklerini söyleyen Bakan Uraloğlu, "Pazartesi günü, Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle Ankara Esenboğa Havalimanımızın kapasite artırımı projesinin birinci etap eserleri olan 3. pisti ve hava trafik kontrol kulesiyle birlikte tamamlayıcı tesislerimizi milletimizin hizmetine sunacağız. Bu önemli adım, Ankara’mızın dünyaya daha güçlü kanatlarla açılmasının yeni bir nişanesi olacak ve Türk havacılığının yükselişini sürdüreceğinin en güzel göstergelerinden biri olacaktır" ifadelerini kullandı.



"Türk Hava Yolları dünyada en fazla noktaya uçan hava yolu unvanını taşıyor"


THY’nin bugünkü dünyada en fazla ülkeye ve noktaya uçan, küresel liderliğe oynayan hava yolu olma iddiasının altında tam bir başarı destanı yattığını dile getiren Uraloğlu, "Cumhuriyetin gençlik yıllarında, 1933’teki ilk ticari uçuşuyla gökyüzüne adını altın harflerle yazdıran Türk Hava Yolları, 93 yıllık köklü geçmişi, eşsiz birikimi ve Türkiye’nin milli gururu olarak dimdik ayakta durmaktadır. Neredeyse bir asra yaklaşan bilgi birikimi, son teknoloji altyapısı ve 516 uçaktan oluşan dev filosu ile bugün neredeyse tüm dünyayı kanatları altına almış bulunuyor ve dünyada en fazla noktaya uçan hava yolu unvanını taşıyor" şeklinde konuştu.


Bu muazzam küresel yolcu ağının aynı zamanda Turkish Cargo’nun kargo kapasitesini dünya çapında rakipsiz bir etkinlikte kullanmasını sağladığını da söyleyen Uraloğlu, "27 uçaklık özel filosu, 115 doğrudan kargo destinasyonu ve yolcu uçuşlarıyla entegre operasyonel modeli sayesinde dünyanın en geniş lojistik ağlarından birini yönetmektedir. İstanbul’un coğrafi stratejik üstünlüğü ve İstanbul Havalimanımızın ileri teknoloji altyapısı, Turkish Cargo’ya uzun menzilli hatlarda yüksek kapasite, hızlı transit süreleri ve özel kargo segmentlerinde eşsiz operasyonel esneklik kazandırmaktadır" dedi.



"Küresel arenada ödüllerle tescillenen dev bir güç"


Turkish Cargo’nun, 2024’te IATA tarafından yayımlanan uluslararası hava kargo sıralamasına göre dünyanın en büyük 3. hava kargo taşıyıcısı konumuna ulaştığını hatırlatan Uraloğlu, "2025 yılında ise ‘Yılın Küresel Hava Kargo Taşıyıcısı’ ödülü ile sektörel arenada bir kez daha tescil edilmiştir. THY’nin bu büyük operasyonel hacmi, aynı zamanda dijital altyapı ihtiyacını da artırmakta. İşte bu vizyonla, geçen hafta temelini attığımız 8 projeden biri olan Veri Merkezi projemiz de Türk Hava Yolları’nın operasyonel sürekliliğinin dijital omurgasını oluşturacak. Yüksek güvenlikli altyapısı, ileri seviye veri yönetim kabiliyetiyle şirketimizin teknoloji kapasitesini yeni bir ölçeğe taşıyacak. Böylece THY; sadece yolcu ve kargo taşımayacak, aynı zamanda ürettiği veriyi de en güvenli şekilde muhafaza edecektir. Kıtalararası yolculukların haritasını yeniden çizen, Avrupa ve Orta Doğu’nun devleriyle, köklü havayolu şirketleriyle gökyüzünde destansı bir mücadele veren THY, kıtalararası yolcu ve kargo akışından çok daha büyük pay almak için kıyasıya rekabet etmektedir" diyerek sözlerine son verdi.



Türkiye’nin uçuş ağı 133 ülkede 356 noktaya ulaştı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Dijital habercilik için rehber kitap Sosyal medya çığ gibi büyürken, konvansiyonel medyanın bile önüne geçti ve binlerce yeni haberci ya da fenomen ortaya çıktı. İnternet haberciliği konusunda uzman olan ve milyar barajını aşan görüntülemeler alan ekiplerin liderliğini yapan Ogün Öcek, ‘Dijitalden Ne haber’ isimli kitabıyla dijital mecralardaki haberciliği yazdı. Kitapta, özellikle sosyal medyada fenomen olmak isteyenler ve kurumsal sosyal medya hesapları yönetenler için de önemli ipuçları bulunuyor. İnternet altyapısının tüm dünyada hızlı bir biçimde gelişmesiyle, haberciliğin ve yayıncılığın şekli de değişti. Artık haberleri almak için günler hatta saatlerce beklemek gerekmiyor. Tüm dünyadan anlık olarak haberler veriliyor ve milyonlarca kişiye ulaşıyor. Bu gelişme, dijital haberciliği, geleneksel gazete ve televizyonların önüne geçirdi. Sosyal meydanın gelişmesiyle birlikte ise ortaya binlerce yeni isim çıktı. ‘Fenomen’, ‘influencer’ gibi isimlerle anılan bu kişiler milyonlarca kullanıcı tarafından takip ediliyor. Haberin yönü değişti Habercilikte yaşanan bu değişim ve sosyal medyanın haber ya da yayın amaçlı kullanılması, Türkiye gibi sosyal medyanın çok kullanıldığı ülkelerde de yakından takip ediliyor. Milyar barajını aşan görüntülemeler elde ederek dünya çapında başarılara imza atan ekiplerin liderliğini yapan Gazeteci-Yazar ve Dijital Habercilik Eğitmeni Ogün Öcek, ‘Dijitalden Ne Haber’ adıyla, tecrübelerini kitaplaştırdı. Destek Yayınevi tarafından okuyucu ile buluşturulan kitap, haberin değişen yönünü, basılı haberden dijital habere geçişi ve bunun etkilerini rakamlarla ortaya koyuyor, örneklerle anlatıyor. Fenomenler ve kurumsallar Kitapta bir haber sitesinin nasıl olması gerektiği, neden videolu haberlerin yazılı haberlerin önüne geçtiği, sosyal medya haberciliğinin nasıl web sitesi haberciliğini geride bıraktığı ve bundan sonra neler olabileceğine ilişkin pek çok bilgi yer alıyor. Dezonformasyon, Yapay Zeka gibi konulara da yer verilen kitapta Facebook, Instagram, Tiktok, X gibi sosyal medya platformlarına ilişkin pek çok ipucu bulunuyor. Sosyal medya üzerinden habercilik yapmak ya da fenomen olmak isteyenler için kitap adeta bir rehber niteliğinde. Bunun yanı sıra özellikle kamu ya da özel şirketlere ait kurumsal hesapların nasıl yönetilmesi ve topluma nasıl ulaşabileceklerine ilişkin önemli veriler bulunuyor. İletişim öğrencileri için de kaynak Yıllardır dijital habercilik konusunda çalışmalar yürüten Ogün Öcek, halen TRT Haber Dijital ekiplerinin liderliğini yapıyor ve TRT Akademi’de dijital habercilik üzerine eğitimler veriyor. Öcek, ‘Dijitalden Ne haber’ kitabı hakkında şunları söyledi: "Tüm dünyada bir dönüşüm yaşanıyor. Bu dönüşümü doğru anlayanlar, arama motorları üzerinden gelecek kullanıcı ve reklama bel bağlamamalı çünkü bir algoritma değişikliği her şeyi bozabiliyor. Doğru olan, gittikçe gelişen sosyal medya üzerine yoğunlaşmaktır. Ancak her platformun özellikleri, kullanıcı kitlesi farklı. Instagram için hazırlanan bir paylaşımla, X üzerinde ya da TikTok, YouTube üzerinde aynı sonucu alamazsınız. Artık Yapay Zeka da dijital haberciliğin bir parçası haline geldi ve yeni bir dönem başladı. Kitapta hem haberciliğin dönüşümünü hem de neyin, nasıl yapılması gerektiğini anlatmaya çalıştım. Dijitalden Ne Haber’in hem üniversitelerde açılmaya başlanan ‘yeni medya’ bölümleri için hem de kişisel ya da kurumsal olarak sosyal medyayı ve dijital kanalları daha doğru yöneterek hedeflerine ulaşmak isteyenler için kaynak olacağını düşünüyorum."
İstanbul Arnavutköy’de kontrolden çıkan minibüs markete böyle daldı İstanbul Arnavutköy’de gece saatlerinde meydana gelen kazada, kontrolden çıkan bir minibüs cadde üzerindeki markete daldı. Kaza anı güvenlik kamerası tarafından saniye saniye görüntülenirken, market içerisinde kimsenin manav reyonu önünde bulunmaması olası bir faciayı önledi. Kaza, geçtiğimiz gün akşam saat 23.00 sıralarında Arnavutköy Adnan Menderes Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, yağış nedeniyle kayganlaşan virajlı yolda seyir halinde olan minibüs, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kaldırıma çıktı. Kontrolden çıkan araç, marketin önünde bulunan su paletlerine çarptıktan sonra paletleri devirerek direğe vurdu ve marketin içine girdi. Marketin önünde dizili ürünler ve su bidonları etrafa savrulurken, kazanın yaşandığı esnada reyon önünde müşteri bulunmaması büyük bir faciayı önledi. Çevredeki vatandaşlar büyük panik yaşarken, olay yerine gelen mahalle sakinleri market sahibine yardım etti. "Birisi olsaydı çok daha kötü olabilirdi" Kazanın ardından konuşan market sahibi Muhammet Dayan, yaşananları şu sözlerle anlattı; "Akşam 11 sıralarında burada bir trafik kazası oldu. Burası virajlı bir yol, yağmur da yağıyordu. Araçlar zaten yolun kayganlığından dolayı savruluyordu. Muhtemelen o da virajı alamayarak kaldırıma çıktı. Kaldırımdan su paletine vurdu, paleti çekip diğer suları devirdi ve direğe çarptı. Bizim için bayağı sıkıntılı bir durum oldu. Normalde akşamları burada gençler oluyor, işten çıkıyorlar, oturup muhabbet ediyorlar. Çok şükür hava yağmurluydu, ondan dolayı kimse yoktu. Kimsenin olmaması olası bir faciayı önledi diyebiliriz. Birisi olsaydı ciddi bir sıkıntı olabilirdi. Kardeşim de genelde o saatlerde kapıda dolapları diziyordu, Allah’tan o da dışarıda değildi. Cana zarar gelmemesi bizim için en önemli şeydi. Görüntüleri görünce şok oldum. Büyük bir ses duydum, komşular indi. İnsanlar deprem oldu sandı, herkes dışarı çıktı. Sağ olsun herkes bize yardımcı oldu. Dükkanın içinde de müşteriler vardı, onlar da ne oluyor diye panik yaşadı" ifadelerini kullandı. Kaza sonrası markette maddi hasar meydana geldi.