POLİTİKA - 07 Mayıs 2025 Çarşamba 13:48

Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez: "Adalet anlayışımız ortak bir paydada buluşacak"

A
A
A
Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez: "Adalet anlayışımız ortak bir paydada buluşacak"

Antalya’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Yüksek Mahkemeler Konferansı’nda "Antalya Statüsü" imza altına alındı. Türk Devletleri Teşkilatı’na üye yüksek mahkemeler arasında hukuki iş birliğini kurumsallaştıracak olan "Antalya Statüsü"ne ilişkin metne nihai hali Antalya’da verildi. Statüye, Türkiye adına Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez ve Danıştay Başkanı Zeki Yiğit’in yanı sıra Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yüksek mahkeme temsilcileri imza attı.


6-7 Mayıs 2025 tarihlerinde Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Yüksek Mahkemeleri Konferansı, üye ülkelerin yüksek yargı organlarını bir araya getirdi. Konferansa, Türkiye’yi temsilen Yargıtay ve Danıştay başkanlarının ev sahipliğinde; Azerbaycan, Kazakistan, Kırgız Cumhuriyeti, Özbekistan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden yüksek mahkeme başkanları ile üst düzey yargı mensupları katıldı.


Etkinlikte, Türk dünyasının ortak hukuki meselelerdeki tecrübe paylaşımı, yargı alanındaki iş birliğinin kurumsallaştırılması, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, insan hakları ve dijitalleşmenin yargıya etkisi gibi çok sayıda başlık masaya yatırıldı.



"Adalet anlayışımız ortak bir paydada buluşacak"


Konferansın açılış konuşmasını gerçekleştiren Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, Türk devletlerinin ortak tarih, dil ve kültür bağlarına işaret ederek, yüksek yargı kurumları arasında kurumsal bir iş birliği ağının kurulmasının tarihi bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Kerkez, "Bizler aynı yıldızın altında doğmuş, aynı göğe bakarak dua etmiş milletlerin evlatlarıyız. Ortak bir geçmişi, dili, kültürü ve medeniyeti paylaşan, kardeşliği miras kabul eden devletlerin yüksek yargılarını temsil ediyoruz. Bu nedenle Türk devletleri arasındaki iş birliğini yargı alanında da taşımayı tarihi bir görev olarak kabul ediyor, konferansımızda sizleri misafir etmekten onur duyuyorum" diye konuştu.


Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, Türk Devletleri Teşkilatı’nın ekonomi, gümrük, turizm, eğitim ve sağlık gibi birçok alanda yürüttüğü faaliyetlere dikkat çekerek, yargı alanındaki iş birliğinin de bu çerçevede kurumsallaşmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Kerkez, "Yüksek mahkemelerimiz arasındaki düzenli, sürekli ve karşılıklı görüşme ve diyalog ile ortak faaliyetler sayesinde birbirimize büyük katkılar sağlayacağımıza yürekten inanıyorum. Şuşa Deklarasyonu’nun öncülük ettiği bu süreçte dün yüksek mahkemelerimizin değerli temsilcilerinin uzlaşısı ve çalışması ile konferansa ilişkin statü belgesine nihai hali verilmiştir. Bu statüye Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan yüksek mahkemeleri olarak atacağımız imzalarla gönüllerimizdeki iş birliğinin bir kez daha pekişecek olmasından büyük mutluluk duyuyorum" dedi.


Yargıtay Başkanı, Türkiye’de istinaf sisteminin 2016 yılında uygulanmaya başladığını hatırlatarak, "Yargıtay, 157 yıllık geçmişi ve kurumsallığıyla özel hukuk ve ceza hukukunda doktrine esas içtihatlar oluşturmaktadır. Bu gelişme ile yüksek mahkeme olarak yargılamayı sonlandıran Yargıtay’ın içtihat mahkemesi sıfatı daha da güçlenmiştir" ifadelerini kullandı. Kerkez, "İnanıyorum ki aynı destanlarla büyüyen, aynı türkülere kulak veren ortak hafızamız, sadece kalbimizi değil, adalet anlayışımızı da ortak bir paydada buluşturacaktır" şeklinde konuştu.



"Danıştay, hukuk devletinin temel taşıdır"


Konferansta konuşan Danıştay Başkanı Zeki Yiğit ise, Türk milletinin kadim hukuk geleneğine vurgu yaparak, ortak bir geçmişe ve değerlere sahip Türk dünyasının bu mirası gelecek kuşaklara taşıyacak hukuk yapıları kurmakla yükümlü olduğunu ifade etti. Yiğit, "Bugün devletlerimiz, Türklüğün zengin tarihini ve kültürel mirasını farklı coğrafyalarda yaşatmakta; ülkeler arası daha güçlü bağların tesisi ve ortak bir geleceğin inşası için birlik ve beraberlik içinde yeniden bir araya gelmiş bulunmaktadır" ifadelerini kullandı.


Zeki Yiğit, 2021’de İstanbul’da gerçekleştirilen zirvede teşkilatın adının Türk Devletleri Teşkilatı olarak değiştirildiğini ve Türk Dünyası 2040 Vizyon Belgesi’nin kabul edildiğini hatırlattı. Bu belge kapsamında ulaşımdan enerjiye, ortak alfabe oluşturulmasından dış politikada iş birliğine kadar birçok alanda olduğu gibi yargı alanında da ortak hedefler belirlendiğini ifade etti.


Yiğit, şöyle devam etti:


"Danıştay, anayasal bir kurum olarak yüksek idare mahkemesi sıfatıyla ilk derece idare ve istinaf mahkemelerince verilen kararların son inceleme merciidir. Kanununda gösterilen belli davalara ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar. İçtihat merci rolüyle temel hak ve özgürlükler konusunda istikrarlı ve entelektüel içtihatlar vermekte, hukuk devleti ilkesinin etkili şekilde uygulanmasını temin için adaletin terzi görevini sürdürmektedir."


Konuşmasında Osmanlı’dan bugüne hukuk sisteminin gelişimine değinen Yiğit, Türk milletinin yazılı olmayan kadim hukuk anlayışına dikkat çekerek, Kutadgu Bilig’den şu ifadeleri aktardı:


"Adâlete istinat eden kanun, bu göğün direğidir; kanun bozulursa gök yerinde duramaz. Zulüm yanar ateştir, yaklaşanı yakar; kanun sudur, akarsa nimet yetişir."


Yiğit ayrıca, üye ve gözlemci ülkelerle yapılacak ortak çalıştaylar, hâkim değişim programları, sempozyumlar ve bilgi paylaşımı gibi faaliyetlerle, karşılıklı tecrübe aktarımının yargı sistemlerinin gelişimine büyük katkı sunacağını belirtti. Bu kapsamda "Türk Devletleri Teşkilatı Yüksek Mahkemeler Ağı"nın kurulmasına yönelik görüş ve temennilerini de katılımcılarla paylaştı.



İmzalar Antalya’da atıldı: Yüksek Mahkemeler arasında yeni dönem


Konferansın açılış oturumunun ardından, Türk Devletleri Teşkilatı’na üye yüksek mahkemeler arasında hukuki iş birliğini kurumsallaştıracak olan "Antalya Statüsü"ne ilişkin metne nihai hali verildi. Statüye, Türkiye adına Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez ve Danıştay Başkanı Zeki Yiğit’in yanı sıra Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yüksek mahkeme temsilcileri imza attı. Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, konuşmasında bu süreci, "Şuşa Deklarasyonu ile tohumu atılan ve bugün Antalya Statüsü ile toprak üstüne çıkıp filizlenen bu iş birliği ve birlikteliğimizin ulu bir çınar haline geleceğine inancım tamdır" sözleriyle tanımladı.


İmza için tarafların uzlaştığı metinle birlikte, yüksek mahkemeler arasındaki dayanışma ilk kez kurumsal çerçeveye oturtulmuş oldu. Açılış oturumunun ardından çekilen aile fotoğrafı ile konferansın resmi bölümü tamamlandı.



Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez: "Adalet anlayışımız ortak bir paydada buluşacak"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta kadim ezgilerin yankısı: "Aheng-i Nefes Topluluğu"ndan unutulmaz gece Kars, Anadolu’nun köklü irfan geleneğini yaşatan anlamlı bir kültür sanat etkinliğine ev sahipliği yaptı. Kafkas Üniversitesi Devlet Konservatuvarı tarafından düzenlenen "Aheng-i Nefes Topluluğu: Semahlar ve Deyişler II" konseri, sanatseverleri manevi atmosferi yüksek bir yolculuğa çıkardı. Ahmet Arslan Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen program, yoğun ilgi gördü. "Gelin Canlar Bir Olalım" çağrısıyla sahneye taşınan konser, yalnızca müzikal bir etkinlik olmanın ötesine geçerek Anadolu’nun yüzyıllardır süregelen kültürel ve tasavvufi mirasına saygı duruşu niteliği taşıdı. Yaklaşık 50 kişilik sanatçı kadrosunun aylar süren titiz hazırlıklarıyla şekillenen program, izleyicilere duygu dolu anlar yaşattı. Şef Dr. Öğr. Üyesi Elif Bektaş yönetimindeki topluluk, sahnedeki uyumu ve güçlü yorumuyla dinleyicileri derinden etkiledi. Programın müzikal altyapısında ise Dr. Öğr. Üyesi Caner Bektaş’ın geleneksel ezgileri modern orkestrasyon anlayışıyla buluşturan özgün düzenlemeleri dikkat çekti. Deyişler ve semahlar, bağlamanın içten tınılarıyla salona yayılırken, semah ekibinin estetik ve vakur performansı geceye ayrı bir anlam kattı. Konser boyunca icra edilen eserler, Anadolu’nun kadim inanç ve irfan kültürünü sanat aracılığıyla yeniden görünür kıldı. Akademik disiplin ile sanatsal zarafetin buluştuğu programda, izleyiciler zaman zaman duygusal anlar yaşarken, salonu dolduran davetliler performansları uzun süre alkışladı. Etkinliğin sonunda projeye emek veren öğretim üyelerine çiçek takdim edildi. Konservatuvar öğrencileri ve akademisyenler, dakikalarca ayakta alkışlanarak emeklerinin karşılığını aldı. Kars’ın kültürel belleğinde iz bırakan gece, birlik, beraberlik ve ortak değerler etrafında kenetlenme mesajıyla sona erdi. "Aheng-i Nefes Topluluğu: Semahlar ve Deyişler II" konseri, kadim Anadolu ezgilerinin modern sahne yorumuyla gelecek kuşaklara aktarılmasının önemini bir kez daha gözler önüne serdi.
Balıkesir Ayvalık’ta özel öğrencilerden anlamlı gösterim Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde; Cunda Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesindeki özel eğitim sınıfı öğrencileri, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası nedeniyle son derece anlamlı bir etkinliğe imza attı. Farklılıkların eksiklik değil, insan olmanın en özel renkleri olduğunun vurgulandığı etkinlik, "Aynı bahçenin farklı çiçekleriyiz" mottosuyla, okulun özel eğitim öğretmenleri Hafize Batar ve Özlem Erdoğan’ın öncülüğünde düzenlendiği öğrenildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan etkinlikte konuşan Cunda Turizm MTAL Müdürü Abdülaziz Yük, özel sınıftaki öğrencilerin özel öğrencilerin düzenlediği etkinlikte bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti. Herkesin aynı bahçede birer çiçek olduğunu söyleyen Müdür Yük, "Hepimiz bu bahçedeyiz. Kimimiz kırmızı, kimimiz mor, kimimiz sarı, kimimiz de farklı farklı renklerdeyiz. Ama hepimiz aynı bahçedeyiz. Bu özel bahçenin oluşturulmasında emeği geçen öğretmenlerimize ben çok teşekkür etmek istiyorum. Özel öğrencilerimiz ve onların öğretmenleri tarafından hazırlanan bu programın hepimiz de farklı duygulara oluşturacağından eminim. Bizim arzumuz; hep birlikte bu güzel hayatı daha güzelleştirip, daha da güzelleştirebilmek için hep beraber yol yürüyeceğiz" dedi. Cunda MTAL Kuvayi Milliye Salonu’nda gerçekleşen etkinlikte; okulun öğrencileri tarafından hazırlanan ve özel öğretiminin önemini anlatan video röportaj ve özel insanları anlatan film salondaki izleyicilerle paylaşıldı. Atatürk İlkokulu Ana Sınıfı öğrencileri de öğretmenleri Sevilay Çalışkan’ın öncülüğünde anlamlı bir dans gösterimi gerçekleştirdi. Minik öğrenciler izleyenler tarafından büyük ilgiyle izlenildi. Cunda Turizm MTAL Özel Eğitim öğrencilerinin gösterimi ise duygusal anların yaşanmasına neden oldu. Programın sonunda; salonda bulunan Cunda Turizm MTAL Müdürü Abdülaziz Yük’ün yanı sıra etkinliği izlemeye gelen konuk okul müdürleri tarafından özel öğrencilere başarı belgeleri özel öğrencilere takdim edildi. Özel öğrenciler de okul müdürlerine kendi el emekleriyle yaptıkları el işlerini hediye etti.
İstanbul Sultangazi’de kan donduran saldırı: Marketten bıçak alıp eşinin önünü kesti, çocuğunun gözü önünde 6 yerinden yaraladı Sultangazi’de boşanma aşamasındaki eşinin aracının önünü kesen saldırgan, çocuğunun gözleri önünde genç kadını 6 yerinden bıçakladı. Öte yandan, şüpheli şahıs eşinin aracının önünü kesip camı bıçakla kırmaya çalışırken, saldırganın olay anından hemen önce bir markete girip bıçak sorduğu anlar kameralara yansıdı. Olay, geçtiğimiz günlerde Sultangazi’de meydana geldi. İddiaya göre, 9 yıllık evliliğini bitirme aşamasında olan ve can güvenliği endişesiyle bir süredir ailesinin yanında kalan Ecem Turan Öge, çocuğunu almak için Sultangazi’ye gitti. Çocuğunu aldıktan sonra Öge’nin aracının önü, boşanma aşamasında olduğu eşi tarafından tek yönlü yol üzerinde kesildi. Öge, çocuğunun gözleri önünde uğradığı saldırıda 6 yerinden yaralandı. Öte yandan saldırganın olaydan hemen önce çevredeki bir markete girerek bıçak satın almak istediği, bu anların ise iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdığı öğrenildi. Görüntülerde şahsın markete girerek reyonları kontrol ettiği ve bıçak sorduğu iddia edildi. "Çocuğumun gözü önünde camı kırmaya çalıştı" Yaşadığı dehşet anlarını anlatan mağdur Ecem Turan Öge, "Çocuğu alıp arabayı hareket ettirdiğim anda önüme geçti. Hemen camları ve kapıları kilitledim. Bu kez elindeki bıçakla camı kırmaya, kapıyı zorlamaya başladı. İçeride çocuğum vardı, büyük korku yaşadı. Çevredeki araçlar hareket edince bir boşluk bulup oradan çıkabildim ancak bu sırada vücudumun çeşitli yerlerinden 6 bıçak darbesi aldım. Kolumla kendimi korumaya çalıştım" dedi. "10 yıldır işkence çekiyor" Kızının yıllardır şiddet gördüğünü belirten anne Fehmiye Turan ise, "Bu olayın 10 yıllık bir evveliyatı var. Kızım yıllardır işkence çekiyor. ‘Pompalı tüfekle vururum’ diye tehditler savuruyor. Artık çocuklarımızı okula bile gönderemez hale geldik. Yardım istiyoruz, can güvenliğimiz yok" ifadelerini kullandı.
Eskişehir Eskişehir merkezli 33 ildeki 8,7 milyar liralık yasa dışı bahis operasyonunda 45 şüpheli adliyeye sevk edildi Eskişehir merkezli 33 ilde yürütülen ve yasa dışı yollardan 8,7 milyar lira gelir elde ettiği belirlenen şebekeye yönelik operasyonda gözaltına alınan 91 şüpheliden 45’i adliyeye sevk edildi. Edinilen bilgilere göre; Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ve Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının desteğiyle; Eskişehir merkezli olmak üzere Adana, Adıyaman, Ankara, Antalya, Aydın, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bursa, Diyarbakır, Edirne, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Kastamonu, Kayseri, Kırıkkale, Kırklareli, Kocaeli, Konya, Kütahya, Mardin, Mersin, Muğla, Niğde, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ ve Van’da ’Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma’, ’Yasa Dışı Bahis’, ’Nitelikli Dolandırıcılık’ ve ’Suçtan Kaynaklanan Gelirlerin Aklanması’ suçları kapsamında eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Polis ekiplerince takibe alınan şüphelilerin bahsi geçen suçlardan 8,7 milyar lira gelir elde ettikleri, bu tutarın 1,2 milyar liralık işlem hacminin ise 8 ayrı paravan şirket üzerinden gerçekleştiği tespit edildi. 45 şüpheli hakim karşısında Operasyon kapsamında hakkında gözaltı kararı verilen 135 şüpheliden 91’i yakalanarak gözaltına alındı. Hakkında karar bulunan 44 şüphelinin ise yurt dışında olduğu tespit edildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 91 şüpheliden 46’sı ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, aralarında örgüt yöneticilerinin de bulunduğu değerlendirilen 45 şüpheli, geniş güvenlik önlemleri altında bugün adliyeye sevk edildi.
İstanbul İstanbul merkezli 4 ilde pırlanta kaçakçılığı operasyonunda ikinci dalga: 81 gözaltı Türkiye’ye kaçak getirilen pırlantaların ticaretine ilişkin yürütülen soruşturmada ikinci dalga operasyon başlatıldı. İstanbul, Antalya, İzmir ve Hatay’da düzenlenen "2. Dalga" operasyonda 81 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı, çok sayıda pırlanta ele geçirildi. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yurt dışından yasa dışı yollarla değerli taş kaçakçılığı yapan şüphelilerin deşifre edilerek yakalanmasına yönelik yapılan çalışmalarda ikinci dalga operasyon başlattı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve ilki geçtiğimiz yılın Ağustos ayında düzenlenen operasyonda gözaltına alınan şüpheliler ve ele geçirilen deliller doğrultusunda yeni bir şebeke tespit edildi. Yurt dışından organize şekilde ülkeye sokulan pırlanta kaçakçılığı ile büyük bir vurgun yapan söz konusu şebekenin izini süren polis, ilk operasyon ile bu soruşturma kapsamında devam eden ve "2. Dalga" olarak nitelendirilen son operasyonun hazırlık sürecinde, toplam piyasa değeri yaklaşık 349 milyon lirayı aşan pırlanta ele geçirdi. Elde edilen delil ve bulguların incelenmesi neticesinde bu sabah İstanbul, Antalya, İzmir ve Hatay’ı kapsayan toplam 4 ilde eş zamanlı düzenlenen "2. Dalga" operasyonda 81 şüpheli yakalandı. Gözaltına alınan zanlılar emniyete götürülürken, bu şüphelilere ait ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda çok sayıda pırlanta ele geçirildi. Operasyonla ilgili yürütülen tahkikat işlemlerinin devam ettiği aktarılırken, gözaltı sayısının artabileceği ifade ediliyor.