ÇEVRE - 11 Mart 2026 Çarşamba 10:44

Zirveler karla kaplanınca yaban keçileri yerleşim alanlarına indi

A
A
A
Zirveler karla kaplanınca yaban keçileri yerleşim alanlarına indi

Antalya’nın Akseki ilçesindeki Gidengelmez Dağları’nda kar kalınlığının artmasıyla yiyecek bulmak için yerleşim alanlarına inen yaban keçileri, evlerin bahçelerinde görüntülendi.


Akseki ilçesi sınırlarında yer alan ve 2000 metreyi aşan yüksekliğiyle dikkat çeken Gidengelmez Dağları, Anadolu yaban keçisinin (Anatolian wild goat) Türkiye’deki en yoğun yaşam alanlarından biri olarak biliniyor. Kış aylarında yüksek kesimlerde kar kalınlığının artmasıyla birlikte yiyecek bulmakta zorlanan yaban keçileri, zaman zaman dağların eteklerine kadar iniyor. Özellikle Akseki’ye bağlı Değirmenlik Mahallesi çevresinde görülen yaban keçileri evlerin bahçelerine kadar indi. Mahallede sabah saatlerinde sürüler halinde görülen yaban keçilerinin evlerin bahçelerinde otladığı, daha sonra ise hava kararmadan tekrar dağlara döndükleri gözlemlendi. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından koruma altında bulunan bölgede yaşayan yaban keçileri, sarp kayalıklarda sürü halinde dolaşırken de kameralara yansıdı. Mahallede insanlarla adeta iç içe yaşayan yaban keçilerini görmek ve fotoğraflamak için kent dışından gelen doğaseverler de bölgeyi ziyaret ediyor.


Değirmenlik Mahallesi sakinlerinden 62 yaşındaki Mehmet Özdemir, köylerinin Gidengelmez Dağları’nın eteklerinde kurulu olduğunu ve yaban hayatıyla iç içe yaşadıklarını söyledi. Özdemir, "Gidengelmez Dağları yaban keçilerinin yaşam alanıdır. Yaban keçileri yıllardır olduğu gibi yeniden köyümüzde arazilere inmeye başladılar. Hatta benim evimin önünde bulunan bahçemde her gün 20-30’arlı gruplar halinde yayılım yapıyorlar. Bizim bahçelerimize kadar inerek otlanıyorlar. Onları görmek bizi mutlu ediyor. Onlarla iç içe yaşıyoruz. Bu güzellikler dünyanın hiçbir yerinde yoktur" dedi.



"Yaban hayatıyla iç içe yaşıyoruz"


Mahallede kaçak avcılara kesinlikle izin vermediklerini belirten Özdemir, yaban keçilerinin genellikle sabah saatlerinde köy çevresine indiğini söyledi. Özdemir, "Yaban keçileri genellikle sabah saat 10.00 gibi iner, öğleden sonra 14.00-15.00 saatlerine kadar yayılıp tekrar yataklarına dönerler. Biz yaban hayatı ile iç içe yaşamaya alıştık. Onlar bizim bir parçamız. Her yıl köyümüze inmelerini bekliyoruz. Doğum zamanı olan mayıs ayında dağların iç kesimlerine giderler, doğumdan 10-15 gün sonra tekrar köy çevresine inmeye başlarlar. Havalar ısınınca ve karlar eriyince yeniden Gidengelmez Dağları’nın derinliklerine çekilirler" diye konuştu.



Yaban keçisi popülasyonu her geçen yıl artıyor


Nesli Tükenme Tehlikesi Altında Olan Türlerin Kırmızı Listesi’ni yayımlayan International Union for Conservation of Nature verilerine göre dağ keçileri dünya genelinde koruma altında bulunuyor. Devletin uyguladığı yasal düzenlemeler nedeniyle avlanması ve evcilleştirilmesi yasak olan dağ keçileri, yiyecek bulmakta zorlandıkları kış aylarında yerleşim alanlarına kadar inebiliyor.


Uzmanlar, Gidengelmez Dağları’nın zengin biyolojik çeşitliliği sayesinde Türkiye’nin önemli doğal yaşam alanları arasında yer aldığını ve koruma çalışmaları sayesinde yaban keçisi popülasyonunun her geçen yıl arttığını belirtiyor.



Zirveler karla kaplanınca yaban keçileri yerleşim alanlarına indi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Üroloji Uzmanı Dr. Şığva: "Taş hastalığı böbrek kaybına yol açıyor" Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Uzmanı Dr. Hakan Şığva, bölgede taş hastalıklarına bağlı böbrek kayıplarının ciddi boyutlara ulaştığını belirterek, "Ağrım geçti diyerek doktora gelmemezlik yapmamak lazım. Taşlar enfeksiyon ve tıkanma yoluyla böbrek yetmezliğine neden olabiliyor" dedi. Dünya genelinde her yıl 12 Mart’ta kutlanan Dünya Böbrek Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Uzmanı Dr. Hakan Şığva, böbrek sağlığının hayati önemine ve bölgedeki taş hastalığı riskine dikkat çekti. Böbreklerin vücudun süzgeci olduğunu ve hayati organların başında geldiğini ifade eden Dr. Şığva, "Böbreklerimiz, vücudumuzdaki diğer tüm organlar gibi en önemli hayati işlevlerden birini üstlenmektedir. Günümüzde dünyada böbrek hastalıklarıyla mücadele eden kişi sayısı 800 milyona ulaşmış durumdadır. Maalesef ülkemizde de 11-12 milyon civarında böbrek hastası mevcuttur. Bu veriler, yaklaşık her 6-7 kişiden birinin böbrek hastalıklarıyla uğraştığını göstermektedir. Böbreklerimizin ana görevi, vücudumuzda bir süzgeç işlevi görmektir. Dolayısıyla böbreklerimiz çevresel her faktörden etkilenebilmektedir. Hava kirliliği genellikle akciğerlerle ilişkilendirilse de, solunan kirli hava akciğerlerden kana karıştıktan sonra maalesef böbreklerimizde kalıcı hasarlara neden olabilmektedir" diye konuştu. "Ancak içtiğimiz her suyun böbreğe iyi geldiği söylenemez" Sağlıklı böbrek için en kritik unsurlardan birinin içilen sular olduğunu dile getiren Şığva, "Dünyadaki katı atıklar, hava ve çevre kirliliği sonucunda sağlıklı suya ulaşım oldukça zorlaşmıştır. Bu nedenle kaliteli suları tüketmemiz gerekmektedir. Sağlıklı bir bireyde, özellikle kadınlarda günde 2-2.5 litre, erkeklerde ise 2.5-3 litre su tüketilmesini tavsiye etmekteyiz. Ancak su tüketiminin kısıtlanması gereken özel durumlar da mevcuttur. Özellikle kalp yetmezliği ve ileri derece böbrek yetmezliği gibi durumlarda sıvı kısıtlaması uygulanmaktadır. Bu tür durumlarda hastalarımızı ilgili uzmanlara yönlendiriyoruz" şeklinde konuştu. "Böbrek hastalıkları çok sinsi ilerleyebilmektedir" Genellikle böbrek hastalıklarının çok sinsi şekilde ilerlediğini ifade eden Şığva, sözlerini şöyle sürdürdü: "En yakınımızdaki aile hekimine giderek yapılacak basit bir kan ve idrar tahliliyle böbrek sağlığımızın ne durumda olduğunu ve bir rahatsızlık olup olmadığını öğrenmek mümkündür. Bölgemiz özelinde Van ve çevre illerini değerlendirdiğimizde ürolojide en sık karşılaştığımız sorunların başında taş hastalıkları gelmektedir. Hastalarımız genellikle taşın sadece ağrı yaptığını düşünmektedir ancak taşlar enfeksiyonlara, tıkanmalara ve ‘nefron’ dediğimiz böbrek çalışma hücrelerinin kaybına yol açarak böbrek yetmezliğine sebep olabilmektedir. Dolayısıyla taş hastalığını hafife almamak, ‘ağrım geçti’ diyerek doktor kontrollerini aksatmamak gerekir. Maalesef bu bölgede taş kaynaklı çok fazla böbrek kaybı yaşanmakta ve bu organları ameliyatla almak zorunda kalmaktayız."
Bursa Yıldırım Belediyesi 46 bin kişiyi istihdama kazandırdı Yıldırım Belediyesi İstihdam Merkezi, bin 734’ü özel gereksinimli birey, 17 bin 53’ü kadın olmak üzere 45 bin 763 Bursalının iş sahibi olmasına katkı sağladı. Yıldırım Belediyesi, kentsel dönüşüm ve imar düzenlemeleri alanlarında olduğu gibi istihdama yönelik projeleriyle de farkındalık oluşturuyor. Yıldırım İstihdam Merkezi, Yıldırım Sosyal İnovasyon ve Girişimcilik Merkezi, 15 kadın kooperatifi, 30 kadın eğitim ve girişimcilik merkezi ile iş arayanların umudu oluyor. Yıldırım Belediyesi, Yıldırım İstihdam Merkezi aracılığıyla 7 yılda, bin 734’ü özel gereksinimli birey, 17 bin 53’ü kadın olmak üzere 45 bin 763 Bursalının iş sahibi olmasına katkı sağladı. İstihdama yönelik 49 proje Yıldırım’da tüm hizmetlerin ve projelerin merkezinde insan olduğuna vurgu yapan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Bir taraftan insanlarımız için daha yaşanabilir, daha güvenli bir şehir oluştururken, diğer taraftan da insanlarımız sosyal ve ekonomik hayatlarına katkı sağlıyoruz. Bu kapsamda hemşehrilerimizin meslek ve iş sahibi olmalarına destek sağlamak adına kadın eğitim merkezlerinden, istihdam fuarlarına ve istihdam odaklı eğitimlere, 49 farklı projeyi hayata geçirdik. İstihdam Merkezimiz aracılığıyla hem kamu kurum ve kuruluşlarıyla hem de özel sektör temsilcileriyle gerçekleştirdiğimiz projelerimizle 45 bin 763 kardeşimizin iş sahibi olmasına katkı sağladık" diye konuştu. Hem eğitim hem iş Bursalılara sadece iş bulmadıklarına da işaret eden Başkan Yılmaz, "Aynı zamanda hemşerilerimiz için eğitim kursları düzenliyoruz. Özel sektör temsilcileriyle yaptığımız görüşmeler ve onların talepleri doğrultusunda tekstil, otomotiv ve makine sektörü gibi farklı alanlarda istihdama yönelik eğitimler veriyoruz. Bu minvalde girişimcilik ve eğitim merkezlerimizde 15 bin 450 insanımıza mesleki eğitim verdik. Yine kurduğumuz 15 kadın kooperatifi ve birliği ile de yüzlerce kadının üretime ve ekonomik hayata dahil olmasına katkı sağladık. İnsanımızı ve şehrimizi birlikte kalkındırıyoruz" ifadelerini kullandı.
Kayseri ABD’ye 400 milyon dolarlık portföy Türk Girişimci Ozan Dökmecioğlu, Boston’da 400 milyon dolarlık gayrimenkul portföyüne ulaştı. Boston merkezli gayrimenkul geliştirme şirketi DND Homes, Boston ve Cambridge’de geliştirdiği projelerle çoklu konut portföyünü büyütmeye devam ediyor. Şirketin ABD ve Kuzey Kıbrıs’taki projeleriyle toplam yatırım portföyü yaklaşık 400 milyon dolar büyüklüğe ulaştı. Boston ve Cambridge’de stratejik büyüme Boston merkezli gayrimenkul geliştirme şirketi DND Homes, kurucusu ve CEO’su Ozan Dökmecioğlu’nun liderliğinde ABD’nin en dinamik gayrimenkul pazarlarından biri olan Boston ve Cambridge bölgelerinde çoklu konut projeleri geliştirmeyi sürdürüyor. Şirketin son dönemde duyurduğu projeler ve gerçekleştirdiği stratejik arsa yatırımları hem yerel medya hem de gayrimenkul sektörünün önde gelen yayınlarında yer alarak dikkat çekiyor. Allston’da 145 konutluk yeni proje Boston’un Allston bölgesinde bulunan 201-207 Brighton Avenue adresinde planlanan yeni konut projesi, Boston’un önde gelen yerel haber platformlarından Universal Hub tarafından gündeme taşındı. Aynı proje, ABD gayrimenkul sektörünün önemli yayınlarından Banker & Tradesman tarafından da haberleştirilerek şehirde giderek yaygınlaşan ‘araçsız şehir yaşamı’ konseptinin dikkat çeken örneklerinden biri olarak değerlendirildi. Altı katlı olarak planlanan projede toplam 145 konut birimi yer alması öngörülüyor. East Boston’da 109 konutluk rezidans projesi DND Homes’un Boston’daki bir diğer önemli yatırımı ise 9 Chelsea Street - East Boston adresinde geliştirilen 109 konutluk rezidans projesi. Boston’un hızla gelişen bölgelerinden Maverick Square’de konumlanan projede konutların yanı sıra ticari alanların da yer alması planlanıyor. Harvard’a yürüme mesafesinde 120 konutluk proje Şirket ayrıca Cambridge’te büyümesini sürdürüyor. Harvard Üniversitesi’ne yürüme mesafesinde bulunan 122, 124 ve 132 Western Avenue adreslerindeki üç bitişik parseli portföyüne dahil eden DND Homes, bu lokasyonda 120 konutluk yeni bir rezidans projesi geliştirmeyi hedefliyor. Uluslararası deneyimle gelişen bir vizyon DND Homes’un kurucusu ve CEO’su Ozan Dökmecioğlu, uluslararası kariyerinden edindiği deneyimi gayrimenkul geliştirme alanına taşıyarak Boston ve Massachusetts genelinde prestijli konut projeleri geliştirmeye devam ediyor. Dökmecioğlu aynı zamanda Kuzey Kıbrıs’ta yaşam odaklı büyük ölçekli projeler geliştiren DND Cyprus’un da kurucusu olarak faaliyet gösteriyor. Boston ve Cambridge gibi yüksek talep gören pazarlarda geliştirilen projelerle birlikte DND Homes’un şehirdeki çoklu konut portföyünü adım adım büyüttüğü belirtiliyor. Şirketin ABD ve Kuzey Kıbrıs’taki projeleriyle toplam yatırım portföyünün yaklaşık 400 milyon dolar büyüklüğe ulaştığı ifade ediliyor. DND Homes’un Boston’daki Konut Geliştirme Portföyü ise 145 konut - Allston, 109 konut - East Boston, 120 konut - Cambridge olmak üzeere toplam geliştirme hedefi yeni projelerle birlikte yaklaşık 800 konut. DND Homes, merkezi Boston, Massachusetts’te bulunan uluslararası bir gayrimenkul geliştirme ve yatırım şirketidir. Şirket; lokasyon seçimi, proje geliştirme, mimari planlama, inşaat yönetimi ve uzun vadeli değer oluşturma odaklı çoklu konut projeleri geliştirmektedir. Boston ve Cambridge gibi ABD’nin en dinamik gayrimenkul pazarlarında faaliyet gösteren DND Homes, stratejik arsa yatırımları ve disiplinli geliştirme modeliyle sürdürülebilir büyümeyi hedeflemektedir. Şirketin kurucusu ve CEO’su Ozan Dökmecioğlu, ABD ve Kuzey Kıbrıs’ta geliştirdiği projelerle yaşam odaklı ve uzun vadeli değer oluşturan gayrimenkul projelerine imza atmaktadır. DND Homes ve DND Cyprus’un ABD ve Kuzey Kıbrıs’taki projeleriyle toplam yatırım portföyü yaklaşık 400 milyon dolar büyüklüğe ulaştı.