- 22 Ekim 2020 Perşembe 10:32

81 yaşındaki Sural, Ermenilere karşı savaşarak katledilen dedesinin intikamını almak istiyor

A
A
A
81 yaşındaki Sural, Ermenilere karşı savaşarak katledilen dedesinin intikamını almak istiyor

Ardahan’da yaşayan 81 yaşındaki İsmail Sural, "Beni de askere alın.

Ardahan’da yaşayan 81 yaşındaki İsmail Sural, "Beni de askere alın. Köyümde Ermeni Hınçakların yaptığı katliamda sivil olan dedem İsmail ve 19 kişinin intikamını almak için Azerbaycan’da Ermenilere karşı intikam savaşı yapmak istiyorum" dedi.


81 yaşındaki İsmail Sural, Ardahan merkeze bağlı Taşlıdere köyü nüfusuna kayıtlı. Askerlik şubesine bir dilekçe veren Sural, dilekçesinde "Beni de askere alın. Köyümde Ermeni Hınçakların yaptığı katliamda sivil olan dedem İsmail ve 19 kişinin intikamını almak için Azerbaycan’da Ermenilere karşı intikam savaşı yapmak istiyorum" ifadelerini kullandı.



Katledilen dedesinin ismini kendisine vermişler


Birinci Dünya Harbi’nde Ermeni çeteler Ardahan ve bölgesinde katliam yaptılar. Bu katliamlardan biri de Ardahan merkeze bağlı Taşlıdere köyünde yaşandı. Ermeniler, çoluk çocuk, yaşlı, genç ve kadın dinlemeden 19 kişiyi katletti. Bu katliamda Ermenilerin öldürdüklerinden biri de İsmail Sural’dı. Kendi ismi de ona atfen babaannesi tarafından torununa verildi. İsmail Sural da dedesinin intikamını almak için Azerbaycan askerleri ile birlikte savaşmak istiyor.


Dedesinin intikamını almak isteyen 81 yaşındaki Sural, ’iyi bir avcıyım ve attığımı vururum, bu nedenle savaşmak istiyorum’ diyerek, "Ermeniler tarafından katledilen dedemi nenem çok severmiş ve ben dünyaya geldiğimde ismini bana vermiş. Ermeniler; demir çubuklar ve tüfeklerle köyümüzde 19 kişiyi katletmiş. Ben şu anda 81 yaşında olmama rağmen intikamımı almak istiyorum. Azerbaycan hükümeti beni kabul ederse askere gitmeye hazırım. İyi bir avcıyım ve attığımı da evelallah vururum. Azerbaycan devleti yaşlı olmamdan şüphelenmesin, istediğim hedefi vururum ve intikamımı da alırım. Ermenilerin yapmış olduğu sivil katliamlar nedeniyle gece uyuyamıyorum. Bu katliamları kınıyorum. Ben savaşmak istiyorum ve ölür isem de orada şehit olmak istiyorum" dedi.



"Şehit olursam da Karabağ’da olayım"


Ermeniler tarafından Karabağ’da yapılan vahşet nedeniyle çok üzüldüğünü söyleyen Sural, "Bu nedenle Karabağ’a gitmek ve orada savaşmak istiyorum. Şehit olursam da orada olayım. Esir olmuş Karabağ topraklarının kurtarılması için oradaki kardeşlerimize yardımcı olmak istiyorum. Bu konuda orada savaşmam için devlet yetkililerinden bana yardımcı olmalarını istiyorum" diye konuştu.


Yazmış olduğu dilekçenin bir suretini askerlik şubesine teslim ettiğini söyleyen Sural, "Askerlik şubesine vermiş olduğum dilekçe ilgili yerlere ulaştırılmış. Artık gereğinin yapılmasını talep ediyorum. Şu ana kadar bir bilgi verilmedi. İnşallah geri dönerler ve ben de Karabağ’da savaşmak için hedefime ulaşırım" şeklinde konuştu.


Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Erdoğan Altınkaynak ise, Birinci Dünya Harbi döneminde Ardahan başta olmak üzere Doğu Anadolu bölgesinde, Rus, İngiliz ve Fransızların kışkırtmalarıyla Taşnak ve Hınçak örgütleri tarafından katliamlar yapıldığını söyledi. Altınkaynak, "Maksat burada Wilson prensiplerine uygun olarak Türk ve Müslüman nüfusunu bölgede arındırmak ve bir Ermeni devleti kurmaktı. İşte bu nedenle Ardahan merkezde bulunan Yanık Cami’de Müslüman ahaliyi toplayıp dışarıdan ateşe vererek yakmışlardır. Ardahan merkeze bağlı Taşlıdere (Pangis) köyünde Ermeniler bilindiği kadarıyla 19, belki daha da fazla genç, Müslüman, yaşlı, kadın ve çocukları katletmişlerdir. Bu katliamın neticesinde insanların hala canlı kalan hatıralarında bir kin vardır. Tabi bu kin Ermeni halkına değil Ermeni teşkilatlarına, özellikle de askerlik teşkilatları olan Taşnak ve Hınçak örgütlerinedir. Yoksa bu bölgemizde de olsun, Türkiye’nin değişik yerlerinde de olsun Ermeni asıllı vatandaşlarımız ve bunlar sulh ve barış içerisinde yaşamaktadırlar. Ancak bizim bir başka düşüncemiz var o da şu ki, bu zamana kadar Taşlıdere köyünde bir anıt mezar yapılmamıştır. Hiç değilse 19 insanımızın hatırasına bir anıt mezar yaptırmak ve bir anıt diktirmek istiyoruz. Ve yetkililerden de bu konuda yardım bekliyoruz" ifadelerine yer verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya Üniversitelilerden ‘Melek Filo’ ile nefes kesen tatbikat Amasya’da düzenlenen UMKE tatbikatında paramedik eğitimi alan üniversite öğrencileri, felaketlerde hayatlar kurtaran ‘Melek Filo’ bünyesindeki askeri helikoptere sedyede hasta taşıyıp zamanla yarıştı. 4 ilden ekiplerin yer aldığı tatbikat nefes kesti. Amasya, Samsun, Çorum ve Ordu’dan toplam 240 sağlık personelinin görev aldığı 5. bölge illeri Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) tatbikatına Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’ndan 20 öğrenci de katıldı. 2 yıl boyunca aldıkları eğitimin ardından bir ay sonra mezun olacak öğrenciler, Türk Hava Kuvvetleri’nin hayat kurtaran kanatları ‘Melek Filo’ ile işbirliği yaptı. Kanatların çıkardığı hava akımına karşı Merzifon 5’inci Ana Jet Üs Komutanlığı bünyesinde zorlu şartlarda hayatlar kurtarmak için 7 gün 24 saat görev yapan filoya bağlı askeri helikopter havalanarak senaryo gereği acil çağrı bildirilen alana iniş yaptı. Helikopterin kanatlarının çıkardığı hava akımına karşı hareket eden öğrenciler ve UMKE ekipleri zamanla yarışıp deneyim kazandı. "Helikoptere yaklaşmak bambaşka heyecandı" Amasya İl Sağlık Müdürlüğü’nün koordinatörlüğünde gerçekleşen tatbikatı değerlendiren öğrencilerden İlk ve Acil Yardım (Paramedik) Bölümü 2. sınıf öğrencisi Sıla Naz İstifoğlu, "Helikoptere yaklaşmak bile bizim için bambaşka heyecandı" dedi. "Melek Filo hayatlar kurtarıyor" Batı Karadeniz’de 2021 yılında yaşanan sel felaketi ve 6 Şubat 2023’teki asrın felaketi depremlerde tahliye çalışmalarında aktif görev alan ‘Melek Filo’ ekibiyle aynı tatbikatta yer almanın heyecanını yaşadıklarını değinen Alya Doğan da, "Melek Filo hayatlar kurtarıyor. Tatbikat için çağırsalar koşa koşa giderim" diye konuştu. Hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde görev alacak teknik personellerin yetiştiği okullarından mezun olduktan sonra sağlık ordusuna katılmayı hedeflediklerine değinen Tuğba Akça ise, "Bizde mezun olup atanınca onlarla beraber hayat kurtarmayı, insanların en zor anında yanlarında olmayı çok isteriz" şeklinde konuştu.
Antalya Antalya’da yabancı uyruklu şahıs kedinin üzerine bastı, köpeği tekmeledi Antalya’da yabancı uyruklu bir şahıs mahalledeki esnafın beslediği kediyi ayağıyla ezip ardından bir köpeği tekmeledi. Güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerin sosyal medyada yayılması üzerine şahıs gözaltına alınırken sokak hayvanlarına yapılan eziyet tepki çekti. 10 Mayıs tarihinde Antalya’nın Konyaaltı ilçesi Sarısu Mahallesi 144 Sokak’ta meydana gelen olayda, Rus uyruklu Andria İ. isimli şahıs, sokak üzerinde bulunan bir zincir market şubesinin önüne geldi. İş yerinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde şahıs burada yer alan merdivenlerde yatmakta olan kediyi ayağıyla ezdi. Kedinin can havliyle kaçmasının ardından, merdivenlerden inen Andria İ. bu kez merdivenlerin alt kısmında bulunan sokak köpeğini tekmeledi. Kediyi ayağıyla defalarca ezdi İki sokak hayvanı da Andria İ.’nin darbelerinin ardından bölgeden hızla uzaklaştı. Güvenlik kamerasına da yansıyan görüntülerin sosyal medya hesaplarında yayılmasının ardından hayvanseverler, kimliği belirsiz şahsa tepki gösterdi. Kendi hallerinde marketin önünde yatmakta olan kedi ve köpeğe yapılan eziyete tepki gösteren bazı vatandaşlar görüntülerle birlikte polis merkezine giderek şahıs hakkında şikayetçi oldu. Yapılan başvuru üzerine yakalanıp gözaltına alınan Andria İ.’nin emniyet ve savcılık ifadesi sonrası deport edilmek üzere Geri Gönderme Merkezî’ne teslim edildiği bildirildi. "Görüntüleri görünce çok üzüldüm" Şahsın hayvanlara yaptığı eziyeti canice olarak nitelendiren vatandaşlardan Esen Peksoy, "Şahsı tanıyoruz, ancak samimiyetimiz yok. Gelir alışverişini yapan ve gider. 1 yılı aşkın süredir Türkiye’de kalıyor. Buraya savaştan dolayı kaçıp gelmiş. Ama buraya gelip bu hayvanlara zulüm etmesi çok üzücü. Görüntüde hayvanın kafasına basarak, ardından tekme vuruyor. Ondan sonra da aşağıda bir köpeğe tekme vuruyor. Hayvanlar can havli ile kaçıyorlar. Kamerada görünce ben çok üzüldüm. Hayvana zarar veren insana da verir. Böyle insanların cezasını çekmesini tabi ki istiyorum" dedi. "Kediyi olaydan sonra görmedik" Olayın ardından şahsın ayağı ile ezdiği kediyi birkaç gündür görmediklerini belirten Peksoy, "Şu anda kedinin durumunu bilmiyorum. Geçen gün ayağı topallıyordu, mama aldık verdik. Ondan sonra kayboldu gitti. Biz de çalıştığımız için onu takip edemedik. Büyük ihtimale hayvan büyük bir darbe aldığından ölmüş olabilir. Ben olayı kameradan gördüm. Ben çok üzüldüm, o hayvana öyle eziyet etmesi, kafasını ezmesi, vurması, hayvanın bacağını sakatlaması. Sadece bir tek kediye değil, köpeğe de şiddetin her türlüsüne karşıyız. Ama bunlar Allah’ın sessiz kulları doğru değil. Başka bir ülkeden gelip benim ülkemde malıma, canıma, hayvanıma zarar vermesi etik bir durum değil" ifadelerini kullandı.