GÜNDEM - 07 Kasım 2023 Salı 16:25

Atalarının sürgün edildiği köye gittiler, gözyaşlarını tutamadılar

A
A
A
Atalarının sürgün edildiği köye gittiler, gözyaşlarını tutamadılar

Öğretmen kızları Ardahan’ın Posof ilçesine atanan Casım-Nur Galip çifti, anne ve babalarının yıllar önce sürgün edilen Ahıska’nın Hertuz Köyü’ne gittiler. Ziyarette duygu dolu anlar yaşandı.


Casım Galip ve eşi Nur Galip atalarının sürgün edildiği Ahıska’nın Hertuz Köyü’nü ziyaret ederken gözyaşlarına engel olamadılar. Çiftin ziyaretine Ardahan’ın Posof ilçesinde öğretmenlik yapan kızları Zaide Galip’te eşlik etti. Onların hikayesi aslında bu coğrafyada yıllar önce yaşanan çileli hayatları, sürgün yaşamları ve parçalanmış aileleri en güzel şekilde anlatıyor.


Galip Efendi 4 yaşında iken Ahıska’nın Hertuz Köyü’den Kazakistan’a sürgün edilen bir ailenin çocuğuydu. Asiye Hanım da o zaman 3 yaşındaydı ve sürgün edilen başka bir ailenin kızıydı. Onları hayatı bir noktada buluştu. Kazakistan’da büyüyen Galip ve Asiye çifti sonra evlendi. Çiftin çocukları olunca adını Casım koydular. Casım polislik mesleğini seçti ve şimdiki eşi Nur Hanımla evlendi. Emekli olunca Türkiye’ye gelen çift Antalya’ya yerleşti. Kazakistan’da çocuklarını Türk okullarında okutan Casım Galip ve eşi Nur Galip çiftinin kızları Zaida Galip, Türkiye’de Türkçe öğretmenliğinde mezun oldu ve Ardahan‘ın Posof ilçesine atandı.


Posof Aşık Sabit Müdami Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde göreve başlayan Zaida Galip’in Antalya’da bulunan babası Casım Galip ve annesi Nur Galip Posof’a kızlarını ziyarete geldiler. Burada ailenin hikayesini öğrenen ve atalarının sürgün edildiği Ahıska’nın Hertuz Köyü’ne gitmek istediklerini söyleyince, vatandaşlar Ahıska’da imamlık görevi yapan Şevket Divalidze’den yardım istediler. Böylece yıllardır süren bir özlem güzel sonla bitecekti.


Atalarının Köyü’ne giden aile, ilk önce toprağı ve taşları öperek hasret giderdiler. Köydeki evlerinin virane halini izleyen Casım Galip, köy çeşmesinden abdest alarak şükür namazı kıldı ve dualar etti. Duygu dolu anlar görenleri de hüzünlendirdi.



Atalarının sürgün edildiği köye gittiler, gözyaşlarını tutamadılar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ardahan Ardahan’da kış mevsiminin uzaması hayvancılığı vurdu Türkiye’nin en fazla kar alan illerinin başında gelen Ardahan’da kış mevsiminin uzaması, besicileri zor durumda bıraktı. Ardahan’da kar yağışı ve soğuk hava nedeniyle üreticiler hayvanlarını meralara çıkaramadıkları için zor günler yaşıyor. Kış mevsiminin uzun sürmesi, özellikle hayvancılıkla uğraşan üreticiler için ciddi bir ekonomik baskı oluşturuyor. Soğuk hava şartları nedeniyle hayvanların mera yerine kapalı alanlarda daha uzun süre beslenmesi gerekiyor. Bu da yem tüketimini artırarak, maliyetleri yükseltiyor. Özellikle Ardahan gibi kışın sert geçtiği kentlerde üreticiler, aylarca süren kar örtüsü nedeniyle hayvanlarını dışarı çıkaramıyor. Bu durum saman, arpa ve fabrika yemine olan talebi artırırken, fiyatların da yükselmesine yol açıyor. Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı Seyitören köyünde hayvancılık yapan Suat Cankat, "Kışın uzun sürmesi ve son zamanlarda yem maliyetlerinin artması hayvancılığı olumsuz etkiledi" dedi. Cankat, karla kaplı araziye rağmen hayvanları araziye çıkartmak zorunda kaldıklarını söyleyerek, ’’Gördüğünüz gibi her yer bembeyaz. Bu yıl kış uzun sürdü. Hayvanlarımızı kapalı alanlarda yemliyoruz. Ve şu anda samanın tonu 12-13 bin lira, otun tonu ise 15 bin lira. Çiftçi perişan durumda, ne ot ne de saman kaldı. Baharın geleceği yok ve bir ay daha var baharın gelmesine. Ot ve saman karaborsaya düşmüş ve fırsatçılar iş başında’’ dedi. Yem fiyatlarındaki artış, üreticinin kar marjını ciddi şekilde düşürüyor. Bazı üreticiler maliyetleri karşılayamadığı için hayvan sayısını azaltmak zorunda kalırken, bazıları ise zararına üretim yapıyor. Uzayan kış aynı zamanda doğum dönemlerini ve hayvan sağlığını da olumsuz etkileyerek, verim kaybına neden oluyor. Uzmanlar, bu tür mağduriyetlerin önüne geçilmesi için yem desteği, düşük faizli kredi ve mera ıslahı gibi önlemlerin artırılması gerektiğini belirtiyor. Aksi halde bölgedeki hayvancılığın sürdürülebilirliğinin tehlikeye girebileceği ifade ediliyor.