KÜLTÜR SANAT - 06 Kasım 2023 Pazartesi 11:21

Köyünün 68 yıldır günlüğünü tutuyor

A
A
A
Köyünün 68 yıldır günlüğünü tutuyor

Ardahan merkeze bağlı Akyaka köyünde çiftçilik yapan Halim Ayran, 1955 yılından beri hem köyünde yaşanan gelişmeleri hem de dünyada yaşanan gelişmeleri notluklara yazıyor.


90 yaşındaki Halim Ayran, Ardahan merkeze bağlı Akyaka köyünde yaşıyor. Geçimini hayvancılıkla sağlayan Ayran’ın hayatı 1954 yılında askere gittiği zaman değişti. Ayran, bir yıl askerlik yaptıktan sonra arkadaşının parasını yatırmak için bankaya gittiği gün kendisine verilen takvime arkadaşının parasını yazdıktan sonra günlük tutmaya başladı. Ayran, o günden bu güne yaklaşık 68 yıldır günlük tutarak önemli gelişmeleri not ediyor.


Halim Ayran, bulduğu takvimlere köyden göç edenler başta olmak üzere; elektriğin geldiği zamanı, yeni doğanları ve ölenleri yazdığını söyleyerek şöyle devam etti:


"1954 yılında askere gittim. Bir yıl askerliğimi yaptıktan sonra arkadaşımın parasını yatırmak için bankaya uğradım. Bankada bana bir takvim verdiler ve o takvime arkadaşımın parasını yazdım. Ondan sonra önemli anları yazmaya başladım. Günlük ne yaparsam, nereye gidersen gördüğüm ve duyduğum önemli anları bu yaşıma kadar yazmaya devam etti. Günlüklerimi matbaanın çıkardığı yıllık takvimlere yazıyordum. Ama son yıllarda bu takvimler çıkarılmayınca başka takvimlere yazamaya başladım. Notlarıma; köyümüzden göç hangi tarihte başladıysa o günden bu güne göç edenleri tek tek yazmaya başladım" dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ardahan’a geldiğini duyduğunda onu görmeye kente gittiğini söyleyen Ayran, Cumhurbaşkanı’nı görmek için kalabalığı yararak yanına ulaştığını ve ’Hürdür gelen hürdür gelen, Reis-i Cumhur’dur gelen, iki göze nurdur gelen’ dedim. Ve ’Hoş geldin Cumhurbaşkanım’ deyince Cumhurbaşkanım elimden tuttu ve çok teşekkür etti dedi.


Eskiden 67 vilayeti gezdiğini söyleyen Ayran, şimdi ise 90 yaşında olduğunu, yaşı nedeniyle gezemediğini ve köyünde yaşamaya devam ettiğini söyledi.


İlerleyen yaşına rağmen günlük yazmaya devam ettiğini söyleyen Ayran, "Biz dünyadan gider olduk, kalanlara selam olsun. Bizim için hayır dua kılanlara selam olsun. Ecel büker belimizi, söylerken dilimizi, hasta iken halimizi soranlara selam olsun. Gider olduk dostluğumuza, sele verilir kastimize, cenaze için üstümüzde duranlara selam olsun. Bizden de bizi tanıyan bilen herkese selam olsun" diyerek duygularını ifade etti.



Köyünün 68 yıldır günlüğünü tutuyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ardahan Ardahan’da kış mevsiminin uzaması hayvancılığı vurdu Türkiye’nin en fazla kar alan illerinin başında gelen Ardahan’da kış mevsiminin uzaması, besicileri zor durumda bıraktı. Ardahan’da kar yağışı ve soğuk hava nedeniyle üreticiler hayvanlarını meralara çıkaramadıkları için zor günler yaşıyor. Kış mevsiminin uzun sürmesi, özellikle hayvancılıkla uğraşan üreticiler için ciddi bir ekonomik baskı oluşturuyor. Soğuk hava şartları nedeniyle hayvanların mera yerine kapalı alanlarda daha uzun süre beslenmesi gerekiyor. Bu da yem tüketimini artırarak, maliyetleri yükseltiyor. Özellikle Ardahan gibi kışın sert geçtiği kentlerde üreticiler, aylarca süren kar örtüsü nedeniyle hayvanlarını dışarı çıkaramıyor. Bu durum saman, arpa ve fabrika yemine olan talebi artırırken, fiyatların da yükselmesine yol açıyor. Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı Seyitören köyünde hayvancılık yapan Suat Cankat, "Kışın uzun sürmesi ve son zamanlarda yem maliyetlerinin artması hayvancılığı olumsuz etkiledi" dedi. Cankat, karla kaplı araziye rağmen hayvanları araziye çıkartmak zorunda kaldıklarını söyleyerek, ’’Gördüğünüz gibi her yer bembeyaz. Bu yıl kış uzun sürdü. Hayvanlarımızı kapalı alanlarda yemliyoruz. Ve şu anda samanın tonu 12-13 bin lira, otun tonu ise 15 bin lira. Çiftçi perişan durumda, ne ot ne de saman kaldı. Baharın geleceği yok ve bir ay daha var baharın gelmesine. Ot ve saman karaborsaya düşmüş ve fırsatçılar iş başında’’ dedi. Yem fiyatlarındaki artış, üreticinin kar marjını ciddi şekilde düşürüyor. Bazı üreticiler maliyetleri karşılayamadığı için hayvan sayısını azaltmak zorunda kalırken, bazıları ise zararına üretim yapıyor. Uzayan kış aynı zamanda doğum dönemlerini ve hayvan sağlığını da olumsuz etkileyerek, verim kaybına neden oluyor. Uzmanlar, bu tür mağduriyetlerin önüne geçilmesi için yem desteği, düşük faizli kredi ve mera ıslahı gibi önlemlerin artırılması gerektiğini belirtiyor. Aksi halde bölgedeki hayvancılığın sürdürülebilirliğinin tehlikeye girebileceği ifade ediliyor.