ASAYİŞ - 07 Mayıs 2024 Salı 09:42

Nehir taştı, 2 vatandaş sular altında kalan ovada mahsur kaldı

A
A
A
Nehir taştı, 2 vatandaş sular altında kalan ovada mahsur kaldı

Ardahan’da hayvanlarını otlatırken suların aniden yükselmesiyle mahsur kalan 2 vatandaş, AFAD ekiplerinin çalışması sonucu kurtarıldı.

Edinilen bilgiye göre olay, Ardahan ovasında meydana geldi. Ovada hayvanlarını otlatırken suların aniden yükselmesi sonucu mahsur kalan 2 vatandaş durumu Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’ne (AFAD) bildirdi. AFAD ekipleri, 2 ekip 2 araç 1 bot ile olay yerine intikal etti.
AFAD ekipleri, bölgeye botla giderek, adı açıklanmayan 2 kişiyi kurtardı. 

Olgun Yıldız

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Yerli üretimi korumak için ithalata yönelik birçok düzenlemeyi devreye alındı Ticaret Bakanlığı, yerli üretimin korunması ve teşviki amacıyla bu yıla yönelik önemli ithalat düzenlemeleri yaptı. Ticaret Bakanlığı, yerli üretimin korunması, haksız rekabetin önlenmesi, istihdamın artırılması ve cari açığın azaltılması amacıyla iç ve dış piyasalardaki gelişmeler dikkate alınarak ithalat politikalarının güncellenerek 2026 yılında uygulanması yönünde yürürlüğe girdiğini açıkladı. Bu çerçevede 2026 yılına yönelik yapılan çeşitli düzenlemelerin Resmi Gazete’de yayımlandığı belirtilen açıklamada, İthalat Rejimi Kararında Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar’ın, tarım ve sanayi sektörlerinin ihtiyaçları ve talepleri dikkate alınarak hazırlandığı bildirildi. Açıklamada, İthalatta İlave Gümrük Vergisi Uygulanmasına İlişkin Karar’da Değişiklik Yapılmasına Dair Karar’ın da yerli üretimin desteklenmesi hedefiyle uluslararası mevzuat kapsamında çok taraflı ve ikili anlaşmalardan doğan yükümlülüklere göre hazırlanarak yürürlüğe girdiği kaydedildi. Bu yıl geçerli olmak üzere hazırlanan "İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetveli" doğrultusunda İthalat Rejimi ve İlave Gümrük Vergisi kararlarında düzenlemeler yapıldığı belirtilen açıklamada, her sene başında yayımlanan ve bazı eşyanın ithalatında tatbik edilecek hususları belirleyen tebliğlerin de gözden geçirilerek yürürlüğe girdiği duyuruldu. Açıklamada, bazı sanayi ürünlerinin ithalatında tarife kontenjanı uygulanması hakkında kararların ve tebliğlerin yayımlandığına da dikkat çekilerek, "Sanayicilerimizin rekabet gücünü desteklemek amacıyla ülkemizde yerli üretimi olmayan girdi mahiyetinde ham madde ve ara mamullerin gümrük vergileri, yılda iki defa Avrupa Birliği (AB) ile eş zamanlı olarak düşürülmekte, yerli üretimin tüketimi karşılamadığı girdilerde ise gümrük vergisiz ulusal tarife kontenjanı açılmaktadır. Bu kapsamda Sanayi Ürünleri İthalatında Tarife Kontenjanı Uygulanması Hakkında kararlar ile 35 eşyada tarife kontenjanı açılmış, ayrıca söz konusu tarife kontenjanlarının dağıtımı, yönetimi ve uygulanmasına ilişkin hazırlanan tebliğler yayımlanmıştır. Bazı Ürünlerin İthalatında Ek Mali Yükümlülük Uygulanmasına Dair Karar kapsamında ise altından mücevherci eşyası ithalatında uygulanan yüzde 20 ek mali yükümlülük, aynı oranda ilave gümrük vergisi olarak uygulanmaya devam edecektir. Düzenlemeyle amaçlanan, vergi oranlarında değişiklik yapılmaksızın uygulamanın mevzuat bütünlüğü ve idari uyum çerçevesinde yeniden yapılandırılmasıdır" ifadelerine yer verildi. İhracatçı kayıt formunun geçerlilik süresi 3 yıl oldu İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ’lerde ise 47 ürün grubuna dair düzenleme yapıldığına işaret edilen açıklamada, halihazırda gözetim uygulaması bulunan 24 ürün grubunda gözetim birim fiyatlarının güncellendiği, 23’ünde ise gözetim kıymeti ihdas edildiği, böylelikle Bakanlıkça uygulanan söz konusu tebliğ sayısının 184’e yükseldiği belirtildi. Açıklamada, ihracatçı kayıt formunun geçerlilik süresinin 1 yıldan 3 yıla çıkarıldığı da kaydedildi. Yerli üretici firmaların başvurularına istinaden, bazı ürünlerin ithalatına yönelik korunma önlemi soruşturmaları başlatılmasına ilişkin tebliğlerin yayımlandığı da bildirilen açıklamada, "Söz konusu tebliğlerle, ’pet resin’, ’tereftalik asit’ ve ’muhtelif karton türleri’ tanımlı ürünlerin ithalatının yerli üretici üzerinde ciddi zarar veya ciddi zarar tehdidi oluşturduğu gerekçesiyle korunma önlemi alınması için Bakanlığımıza yapılan başvuruya istinaden soruşturma açılmıştır. Bakanlığımızca bu ürünlere ilişkin yürütülecek soruşturmalarda, başvuruda iddia edildiği şekilde ithalatta artış olup olmadığı, ithalat artışının ve ithalatın gerçekleşme şartlarının yerli üretici üzerinde ciddi zarar veya tehdit oluşturup oluşturmadığı incelenerek sonucuna göre önlem tesis edilecektir. Bakanlığımız, üretici ve tüketici faydasını birlikte dikkate alarak yerli üretimin korunması ve teşviki için gerekli adımları kararlılıkla atmaya devam edecektir" bilgileri paylaşıldı.
Ankara Bakan Işıkhan: "Engelli ve eski hükümlü vatandaşlarımıza yönelik uyguladığımız hibe desteğini artırdık" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Engelli ve eski hükümlü vatandaşlarımıza yönelik uyguladığımız hibe desteğini artırdık. Başvurular bugün itibarıyla başlıyor" dedi. Bakan Vedat Işıkhan, engelli ve eski hükümlülere yönelik uygulanan hibe desteğine ilişkin sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Işıkhan, engelli vatandaşların kendi işlerini kurmasını teşvik etmek için 735 bin liraya kadar, eski hükümlü bireylerin ise iş hayatına yeniden kazandırılması için 550 bin liraya kadar hibe desteği açılacağını açıkladı. Ayrıca iş gücü piyasasında çalışma imkanı kısıtlı olan engellilere yönelik korumalı iş yerlerinin kapasitesini arttırmak amacıyla çalışmalar yaptıklarını belirten Bakan Işıkhan, bu çerçevede 905 bin liraya kadar kuruluş sermayesi desteğinin sağlanacağını aktardı. İş hayatına ve sosyal hayata katılımını güçlendirdiklerini aktaran Bakan Işıkhan, şu ifadelere yer verdi: "Engelli ve eski hükümlü vatandaşlarımıza yönelik uyguladığımız hibe desteğini artırdık. Başvurular bugün itibarıyla başlıyor. Son gün 16 Ocak. Yeni yılda da istihdama ve üretime tam destek olmaya devam edeceğiz. Erişilebilir ve etkin hizmetlerimiz ile dezavantajlı grupların hem iş hayatına hem de sosyal hayata katılımını güçlendiriyoruz."
İstanbul Uzmanlardan ‘sarı serum’ uyarısı: "Anafilaksi gelişirse saniyeler içinde ölümle sonuçlanabilir" Halk arasında "atom" veya "sarı serum" olarak bilinen seruma ilişkin uyarılarda bulunan İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Acil Tıp Ana Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Serap Biberoğlu, "Soğuk algınlıklarıyla ilgili başvurular acil servislerimizde artmıştır. Hastaların çoğunlukla talebi; serum, sarı serum. ‘Taktırdım, çok iyi geldi, bir şey olmaz’ diye söyleyebiliyorlar. Ev ortamlarında taktırabiliyorlar, hastane dışı ortamlarda lütfen vücudumuza uygulatmayalım. Anafilaksi, dakikalar, saniyeler içinde ölümle sonuçlanabilen en acil durumdur" dedi. Uzmanlar, vatandaşların sıklıkla talep ettiği halk arasında "atom" veya "sarı serum" olarak bilinen B vitamini ve çeşitli vitaminler, bazı ilaç ve takviyelerden oluşan serumun uygunsuz noktalarda uygulanmaması gerektiğini belirtti. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Acil Tıp Ana Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Serap Biberoğlu ve Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Nurhayat Yakut, üst solunum yolu enfeksiyonları, kas, eklem ağrısı, halsizlik gibi durumlarda serumla iyi olunabileceği düşüncesinin yanlış olduğuna dikkat çekti. Kişilerin ev, iş yeri gibi noktalarda çeşitli şekillerde bu taleplerini karşılamaya çalışmalarının ölüme kadar götürebileceğini belirten uzmanlar, önemli uyarılarda bulundu. "Taktırdım, çok iyi geldi, bir şey olmaz’ diye söyleyebiliyorlar" Mevsim etkisiyle ‘Soğuk algınlıklarıyla ilgili başvurular acil servislerimizde artmıştır, sıklıkla gözlemlemekteyiz’ diyerek sözlerine başlayan Doç. Dr. Serap Biberoğlu, "Sıklıkla burun tıkanıklığı, genzi akıntısı, öksürük, gözlerde yaşarma gibi semptomlarla başvuruyorlar. Bulguları aynı, son dönemde grip başvurularının içinde H1N1, Covid, H3N2 gibi viral enfeksiyonları sıklıkla görmekteyiz. Muayene ettiğimizde gerekli tedavileri düzenlemekteyiz fakat hastaların çoğunlukla talebi; serum, sarı serum. Halk arasında terminolojik bir kelime oldu, B vitamini kompleksleri, C vitamini, ilaçları, bazen antibiyotikleri içeren damardan uygulanan bir karışımdır. Sarı serum talebiyle başvuran hastalar, daha çabuk iyileşeceklerine inanmaktalar, önermemekteyiz. Birbirileriyle etkileşime girerek vücudumuzda yan etkilere, bir çeşit zehirlenmeye dahi sebep olabileceğini unutmamak lazım. Anafilaksi, dakikalar, saniyeler içinde ölümle sonuçlanabilen en acil durumdur, ivedilikle acil müdahale edilmelidir. Damar yoluyla verilecek tüm ilaçlar, serumların acil donanımı olan, acil müdahale edilebilecek ortamlarda uygulanması gerektiğini vurgulamak isterim. Bir de hastalarımız ‘Ben taktırdım, bana çok iyi geldi, bir şey olmaz’ diye söyleyebiliyor" şeklinde konuştu. "Ev ortamlarında taktırılabiliyor, anafilaksi ölümcüldür" Tedavilerin sağlık profesyonelleri tarafından uygun noktalarda yapılması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Biberoğlu, "Ev ortamlarında taktırabiliyorlar, hastane dışı, acil müdahale yönetiminin olmayacağı ortamlarda maalesef uygulamaktalar. Daha önce olmaması olmayacağı anlamına gelmez. Anafilaksi olabileceğini, yan etkilerinin gelişebileceğini unutmamak gerek. Gerekli tedaviyi düzenledikten sonra yine ısrarla sarı serum talep ediyorlarsa ağızdan tedaviye üstün olmadığını vurguluyoruz. Grip benzeri bu tarz viral enfeksiyonlarda istirahat, dengeli beslenme, bol su içmek gerekirse de ağızdan tabletler olabiliyor, kullanmak yeterli olmaktadır. Acil servisler hayat kurtarılan merkezlerde, sarı serum talebinde bulunmak doğru değildir. Bilimsel olarak hiçbir kanıtı yoktur, halk arasında sarı serum denilen tedavi geçici bir iyileşme hali. Hastane dışı merkezlerde ya da ev ortamlarında, dış ortamda lütfen bu şekilde ilaç karışımlarını damardan vücudumuza uygulatmayalım. Anafilaksi çok ciddi bir sorundur, ölümcüldür. Dakikalar, saniyeler içerisinde gerçekleşir ve hızlıca müdahale etmek gerekir. Acil serviste de başımıza gelmekte, anafilaksi için adrenalin, oksijen tedavisi, hızlıca damardan sıvı tedavisini ve gerekli diğer ilaçları uygulayabilmekteyiz" ifadelerini kullandı. "Hastalığı önleyici, bulgularını düzeltici bir özelliği yok" "Halk arasında birtakım vitaminler, mineraller bazen anti alerjikler, ağrı kesiciler bazen de antibiyotiklerin içerdiği karışımlar sarı serum olarak tanımlanıyor" diyen Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nurhayat Yakut, "Gerekliliğine bir doktorun karar vermesi, gerekliyse mutlaka hastane şartlarında yapılması gerekiyor. Ailelerin de bu konuda bilinçlenmesi gerekiyor, çocuklarda yapıldığı uygulamalardan biri de gribal enfeksiyonlar, üst solunum yolu ve viral enfeksiyonlar gibi durumlar. Bu tür serumların aslında hızlı bir şekilde halsizlik, yorgunluğu giderici, hastalığı önleyici, hastalığın klinik bulgularını düzeltici bir özelliği yok. Özellikle vitamin içerikleri çocuklarda hayatı tehdit edici alerjik reaksiyona yol açabildiğinden, böbrek, karaciğer, kalp gibi organlar üzerindeki yükü artırma potansiyeli olduğundan fayda beklerken aslında ciddi sorunlarla karşı karşıya kalabiliriz. Ağızdan herhangi bir ilaç veya takviyenin alınmasıyla ilgili bir sıkıntı varsa tabii ki damar içi uygulamalar, serum vermek gibi bir gereklilik doğabilir, mutlaka doktor karar vermeli. Çocuklarda en sık gördüğümüz durum, hastane veya acil başvuru sebebi; üst solunum yolu ve daha çok da viral kaynaklı enfeksiyonlar. Bunların yönetiminde önerdiğimiz şeyler zaten belli. Dinlenmek, uyku düzenimizin iyi olması, bol sıvı tüketimi ve düzenli beslenme önerilerine uyum bu takım sıkıntı verici sonuçlarla yüz yüze gelmemizi engelleyecektir" şeklinde konuştu.