ASAYİŞ
Adana’da bir genç elindeki kolonya şişesiyle dehşet saçtı: "Kendimi ve evi yakacağım" 12 Mart 2026 Perşembe - 03:32:07 Adana’da bir genç, eline aldığı kolonya şişesiyle "Kendimi ve evi yakacağım" diyerek balkondan bağırınca mahallede panik yaşandı. Polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken genç, yaklaşık 4 saatlik çalışma sonucu ikna edilerek evden çıkartıldı. Olay, merkez Çukurova ilçesi’ne bağlı Huzurevleri Mahallesi 77173 Sokak’taki 15 katlı bir apartmanın 9’uncu katında meydana geldi. İddiaya göre, madde etkisinde olduğu öne sürülen E.A. (25), eline aldığı kolonya şişesiyle kendisini ve evini yakacağını söyleyerek bağırmaya başladı. Durumu fark eden çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ekipleri görünce daha da sinirlenen genç, "Polis ve itfaiye gitmezse evi yakarım" diyerek balkondan tehditler savurdu. Polisleri istemediğini söyleyen genç, "Polisler gitsin, polisleri sevmiyorum" diye bağırdı. Olay yerine sevk edilen müzakereci polisler, E.A.‘yı kapıyı açması için ikna etmeye çalıştı. Bu sırada itfaiye ekipleri de merdivenle daireye girmeye çalışınca daha da sinirlenen E.A. "Polis ve itfaiye gitsin bir şey yapmayacağım. Zorla evime girmeye çalışıyorlar, hakkımda şikayet yok" diyerek bağırıp, tehditler savurdu. E.A., yaklaşık 4 saatin sonunda ikna edildi ve kapıyı açıp aşağı indi. E.A., ifadesi alınmak üzere emniyete götürüldü. E.A.’nın daha önceden de evini yakmaya çalıştığı öğrenildi.
Bilecik’te 30 saniyelik kuyumcu soygununun görüntüleri ortaya çıktı
05 Mart 2026 Perşembe - 20:33 Bilecik’te 30 saniyelik kuyumcu soygununun görüntüleri ortaya çıktı Bilecik’te kimliği belirsiz 4 kişi, gece yarısı girdikleri kuyumcuyu 30 saniyede soyarak, kayıplara karışırken, soygununun güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Olayla ilgili 2 kişi gözaltına alındı. Olay, gece 03.50 sularında Teyfikbey Caddesi üzerindeki bir kuyumcuda meydana geldi. Alınan bilgilere göre, kiralık bir araçla kuyumcu önüne gelen kimliği belirsiz 4 kişi, daha önceden kopyaladıkları kapının kepenklerini uzaktan kumanda ile açtı. Ardından balyoz ile camı kırarak içeri giren 4 şahıs, 30 saniyede kuyumcuyu talan etti. Ardından kiraladıkları araçlar kayıplara karışan şahıslar için polis ekipleri çalışma başlatıldı. Aracın plakası belirlenirken, şahısların Bursa’nın Yenişehir ilçesine doğru gittikleri tespit edildi. Bilecik İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler geniş çaplı inceleme başlattı. Kentteki tüm KGYS görüntülerine inceleyen özel bir ekip şahısların Bursa’nın Yenişehir ilçesine doğru gittikleri tespit edildi. Olayın güvenlik kameraları ortaya çıkarken, 4 şahsın önce iş yeri kepeğinin kaldırarak ellerindeki balyozla camı kırarak içeri girdikleri tespit edilirken, içerideki ziynet eşyalarını ellerindeki çuvala doldurdukları görünüyor. 4 kişi içeri soyduktan sonra 30 saniye sonra içeriden çıktıkları görülüyor. Öte yandan yapılan çalışmalarda olayla ilgili 2 kişi gözaltına alındığı öğrenildi.
21 aylık İkra’nın acılı ailesi adli süreci başlattı
05 Mart 2026 Perşembe - 19:42 21 aylık İkra’nın acılı ailesi adli süreci başlattı Eskişehir’de yaşayan Umut ve Burcu Öter çifti, geçtiğimiz yıl diş çıkarmasından dolayı götürdükleri Eskişehir Şehir Hastanesi’nde hayatını kaybeden 21 aylık kızları İkra Beliz Öter için adli süreç başlattı. Öter çifti, geçtiğimiz yıl kızlarını diş çıkarma döneminde Seyitgazi ilçesinde bulunan aile sağlık merkezine götürdü. Burada kendilerine bebeklerinin bir probleminin olmadığı söylenen Öter çifti, evlerine döndüklerinde İkra Beliz Öter’in kustuğunu gördü. Bunun üzerine çocuklarını Eskişehir Şehir Hastanesi’ne 18 Şubat 2025 tarihinde götüren ailenin bebekleri burada muayene edilip, tedavi altına alındı. Bir gece boyunca hastanede kalan bebek, 19 Şubat 2025 günü sabah, erken saatlerinde fenalaştı. Hemşirenin ‘Mavi kod’ uyarısıyla İkra Beliz Öter’e, müdahale edilmeye başlandı. Doktorların yaklaşık 50 dakikalık müdahalesinden sonra bebeğin hayatını kaybettiğini Burcu Öter’e bildirildi. Acılı anneye, minik İkra’nın bütün organlar iflas ettiği ve çoklu organ yetmezliğinden hayatını kaybettiği bildirildi. Muhtemel ihmale karşı dava açan Öter çifti, hastanede kendileriyle yeterince ilgilenmediğini belirtti. Sorumlu var ise cezalandırılmasını isteyen aile, adli sürecin peşini bırakmayacaklarının altını çizdi. "Doktor, ’Kanda şüpheli bir durum görüyorum’ dedi" Konuyla alakalı konuşan anne Burcu Öter, "Kızım, İkra Beliz Öter 21 aylıktı. Basit bir ateş şikayetiyle, diş çıkartma dönemindeydi. Seyitgazi Sağlık Ocağı’na götürüldü. Ateşinin 37 derece olduğu ve hiçbir şeyinin olmadığı söylendi, eve gönderildi. İlk kusmasında Şehir Hastanesi’ne getirdim. Röntgeni çektirdik. Bana ’Burnu tıkalı çocuğunuzun, temizleyelim’ dediler. Öksürük vesaire hiçbir şeyi yoktu. ‘Boşuna getirmişsin, bu çocuğun bir şeyi yok, yapabileceğim bir şey de yok’ denince eve geldik. Çocuğum akşama doğru tekrar kustu. Kustuktan sonra morarma, böyle bembeyaz oldu, su gibi terlemeye başladı. Sonra ben hemen ambulans aradım. Hastanede doktor ‘Tamam, ben size bir serum yaptırayım’ dedi. Bizi sarı alana gönderdi. Serum takılması gerekiyormuş. Oradaki hemşireler, ‘Bizim sistemde serum gözükmüyor’ dedi. Çocuğum tekrar kustu, yine morardı. Tekrar ben hekimin yanına gittim ve ‘Doktor hanım çocuğun kusması durmuyor, tekrar morardı’ dedim. Görevli sağlık çalışanı, ‘serum yapılmadı mı?’ dedi. ‘Yazmamışsınız’ dedim, hemşireler sarı alana bizi geri gönderdi. O sıra benim çocuğum konuşuyor, gayet iyi. Kan testleri çıktı ama idrarı veremedik, çünkü hala çocuk idrar yapmıyordu. Doktor, ‘Kanda şüpheli bir durum görüyorum. İdrar çıkmadan ben çocuk doktoru arayamam’ dedi. O sıra zarfında çok güzel uyuyor diye çocuğumun resmini çektim" dedi. "’Bütün organlar iflas etmiş’ denildi" Çocuğunun ölümü anlatan acılı anne Burcu Öter şöyle devam etti: "Sabah işte 06.00 sıralarında tekrar kan alındı. Çocuğumun göz bebekleri birden büyüdü. ‘İkra’ diye seslendim, dişleri kitlendi, hemen ağzını açtım. Doktor, ‘Atak geçirmiş, nöbet geçiriyor’ dedi. ‘Mavi kod’ diye bağırmaya başladılar orada. Beni apar topar dışarı attılar. Bir yarım saat boyunca orada müdahale edildi ama hiçbir bilgi verilmedi. Sonra yoğun bakıma indirdiler benim çocuğumu. 50 dakika sonra bizi içeri aldılar, ‘Bize geldiğinde karaciğer enzimleri zaten yüksekti. Bütün organlar iflas etmiş, çoklu organ yetmezliğine gitmiş çocuğun’ dedi. Sonrası zaten bende yok. Bir gecede ne olduysa oldu." "Yine kızım oldu korkuyorum hastaneye götüremiyorum" Adaletin yerini bulması gerektiğini belirten anne Öter, "Hasta kayıt dosyaları yok şu an. İstanbul’dan gelecek sonucu bekliyoruz. Hala çıkmadı, hala bir sonuç yok. Duysun herkes duysun sesimizi. Sadece bir İkra değil, bir Ali, bir Veli değil. Bizim toprağa koyduklarımız bir isimden ibaret değil. Biz anneler onları ne şartlarda büyütüyoruz, ne şartlarda doğuruyoruz. Benim şu an tekrar bir kızım oldu. Ben onda da korkuyorum. Hastaneye götüremiyorum. En ufak bir kusması yani içtiği sütü kusuyor diyerekten korkuyorum ben artık. Başkalarının canı yanmasın yani ne yapılması gerekiyorsa yapılsın, Sağlık Bakanlığı duysun bizim sesimizi" dedi. "Sonuna kadar hakkımızı arayacağız" Adaletin yerini bulmasını isteyen baba Umut Öter ise, "Gidebildiğimiz yere kadar gideceğiz yani. Çocuğumuzun hakkını arayacağız yani. Zaten çocuğumuz sağlam gitti hastaneye, bir şeyi yok dediler. Ondan sonra sabah kalkıp vefat etti dediler. Yani çocuğumuzun fotoğrafları filan her şey var yani gülerken oynarken. Yani sonuna kadar hakkımızı arayacağız. Ben yani başka da bir şey söylemek istemiyorum Allah razı olsun" ifadelerini kullandı.