ASAYİŞ
Fatih’te boşanma aşamasındaki eşini öldüren şüphelinin ifadesi ortaya çıktı: ‘‘Silahın kurulu olduğunu unutmuşum’’
06 Mart 2026 Cuma - 14:08 Fatih’te boşanma aşamasındaki eşini öldüren şüphelinin ifadesi ortaya çıktı: ‘‘Silahın kurulu olduğunu unutmuşum’’ Fatih’te kızını okuldan almaya giden boşanma aşamasındaki eşi Semiha Deniz’i silahla öldüren E.D., adliyeye sevk edildi. Şüphelinin polise verdiği ifadesinde, ‘’Cep telefonuyla çekmesini engellemeye çalıştım. Korkutmak için üzerimde bulunan silahı çıkardım, kafasına doğru doğrulttum. Silahın kurma kolunun çekili olduğunu unutmuştum, kafasına doğru iteklerken bir anda patladı’’ dediği öğrenildi. Olay, dün saat 12.30’da Fatih ilçesi Seyyid Ömer Mahallesinde bulunan Vedide Baha Pars İlkokulu önünde meydana gelmişti. 14 yaşındaki kızını okuldan almaya giden 33 yaşındaki Semiha Deniz, 2011 yılında evlendiği boşanma aşamasındaki eşi E.D. (40) tarafından silahla başından vurularak öldürülmüştü. Saldırgan koca ise olay yerinden kaçmıştı. Cinayet şüphelisi E.D.’nin kısa süre sonra olayı gerçekleştirdiği silahla birlikte polis ekiplerine teslim olduğu öğrenilirken, şüpheli işlemleri için Asayiş Şube Müdürlüğü’ne getirildi. Uzaklaştırma kararının kalkmasına 3 gün kala eşini katletti Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından sürdürülen çalışmalarda çiftin; amca çocukları olduğu, 2011 yılında evlendikleri ve iki kızlarının bulunduğu öğrenildi. Öte yandan çiftin aralarında şiddetli geçimsizlik yüzünden birbirleri hakkında birçok kez emniyete müracaat ettikleri öğrenilirken şikayet kapsamında E.D.’nin 8 Ocak itibarıyla iki aylık uzaklaştırma kararının olduğu ve kararın kalkmasına 3 gün kala cinayeti işlediği ortaya çıktı Şüphelinin ifadesi ortaya çıktı: ‘‘Silahın kurulu olduğunu unutmuşum’’ Cinayet şüphelisi E.D.’nin polis ekiplerine verdiği ifadesinde, çocuklarını görmek amacıyla okul önüne gittiğini ve Semiha Deniz ile karşılaşmasının tesadüf olduğunu belirtti. E.D., ifadesinin devamında okula yakın bir yerde ilk olarak baldızıyla tartışma yaşadığını, tartışmanın sürmesi üzerine eşinin araya girip kendisini cep telefonuyla videoya aldığını, sonrasında sinirlenerek eşinin cep telefonuyla çekmesini engellemeye çalıştığını ve eşini korkutmak için üzerinde bulunan silahı çıkardığını anlattı. Şüphelinin cinayet anını ise ‘’ Silahı kafasına doğru doğrulttum. Silahın kurma kolunun çekili olduğunu unutmuştum, kafasına doğru iteklerken bir anda patladı’’ diye anlattığı öğrenildi. Şüpheli, Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’ndeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi
TÜSİAD eski Başkanı Orhan Turan ve YİK Başkanı Mehmet Ömer Arif Aras’ın yargılandığı davada karar
06 Mart 2026 Cuma - 14:03 TÜSİAD eski Başkanı Orhan Turan ve YİK Başkanı Mehmet Ömer Arif Aras’ın yargılandığı davada karar Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) eski Başkanı Orhan Turan ile Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Mehmet Ömer Arif Aras’ın yargılandığı davada karar açıklandı. Sanıkların ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçundan 1 yıl 3 ay 18 gün hapisle cezalandırılmalarına hükmedildi. Verilen cezada hükmün açıklanması geri bırakıldı. Turan ve Mehmet Ömer Arif Aras’ın 2 ayrı suçtan 5’er yıl 6’şar aya kadar hapis talebiyle yargılandığı davanın görülmesine devam edildi. İstanbul 28.Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuksuz sanıklar Orhan Turan ve Mehmet Ömer Arif Aras ile avukatları hazır bulundu. Duruşmada savunma yapan Aras, "Huzurdaki yargılama konusu beyanlarım incelendiğinde suçlamaya konu bir durum olmadığı anlaşılabilir. 20 dakikalık konuşmam bağlamından koparılmıştır. Konuşma bütünüyle incelendiğinde ekonomik kalkınmaya yönelik olduğu anlaşılmaktadır ve tamamen iyi niyetlidir. Konuşmam güncel meselelere isim kullanmadan değinmektedir. Buradan suç üretilmeye çalışılması anlamsızdır. 72 yıllık yaşamımda hiç mahkemeye çıkmamış bir kişi olarak, ülkenin kalkınması için yapılmış konuşmanın suç gibi gösterilmesini kabul etmiyorum" dedi. Sanık Turan da savunmasında suçlamaları kabul etmedi. Sanıkların ve avukatlarının savunmasının ardından kararını açıklayan mahkeme Mehmet Ömer Arif Aras ve Orhan Turan hakkında ‘adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs’ suçundan beraat kararı verdi. Sanıkların ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçundan ise 1 yıl 3 ay 18 gün hapisle cezalandırılmalarına hükmedildi. Verilen cezada hükmün açıklanması geri bırakıldı. Olayın geçmişi Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) eski Başkanı Orhan Turan ve Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Mehmet Ömer Arif Aras’a yönelik yürütülen soruşturma tamamlanmış, hazırlanan iddianamede şüphelilerin içeriğini bilmedikleri siyasi, hukuki, adli ve idari olaylar ile ilgili değerlendirmede bulunmak suretiyle ülke genelinde hukuki güvenliğin olmadığını, vatandaşların Türkiye Cumhuriyeti Devletine yönelik güven probleminin olduğunu, bu sebeple huzursuzluğun bulunduğunu, tutuklama iş ve işlemlerinin hukuksuz olduğunu, kayyum atama iş ve işlemleri ile gözaltı tutuklama gibi hukuki tedbirlerin toplumda güveni sarstığını beyan ederek telkin ve yönlendirici mahiyetteki yanıltıcı ve dezenfermasyon içerikli bilgileri yaydıkları aktarılmıştı. Şüphelilerin konuşmalarını ekonomi alanında bulunduğu konum ve kariyerleri ile birçok üyesi bulunan derneğin başkanlık makamında bulunmalarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle gerçekleştirdiklerinin aktarıldığı iddianamede, şüpheliler Mehmet Ömer Arif Aras ve Orhan Turan’ın zincirleme şekilde ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak’ suçundan 1 yıl 10 aydan 5 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti. Öte yandan şüpheliler hakkında ‘adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs’ suçundan dosyanın ayrı olarak devam ettiği öğrenilmiş, bu suçtan hazırlanan iddianamede ise şüpheliler Mehmet Ömer Arif Aras ve Orhan Turan’ın zincirleme şekilde ‘adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs’ 50 günden az olmamak üzere adli para cezasına çarptırılması talep edilmişti. 2 iddianame ise irtibatlı olduğu gerekçesiyle birleştirilmişti.
Jandarmadan 11 ilde operasyon: 61 yakalama
06 Mart 2026 Cuma - 13:51 Jandarmadan 11 ilde operasyon: 61 yakalama 11 ilde ’suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, tefecilik ve nitelikli yağma’ suçlarına yönelik jandarma ekiplerince düzenlenen operasyonlarda 61 şüpheli yakalandı. Ağrı, Antalya, Aydın, Diyarbakır, Eskişehir, Giresun, Hakkari, Konya, Manisa, Muğla ve Tekirdağ İl Jandarma Komutanlıkları tarafından Jandarma Genel Komutanlığı KOM Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, ’suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, tefecilik ve nitelikli yağma’ suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda halkı yüksek faizle borçlandırarak baskı altına aldığı, teminat olarak borç veya yüksek meblağlı çek ve senet imzalattığı ve ödeme yapamayanların mal varlıklarını tehdit ve baskıyla devraldıkları tespit edilen 61 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin hesaplarında 4,5 milyar lira hesap hareketi bulunduğu tespit edildi. Bu şahıslar hakkında ilgili savcılıklarca soruşturma başlatıldı. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri sonucunda ’suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’ suçunu örgütlü olarak işlediği değerlendirilen şüphelilere ait, 23 banka hesabında bulunan 92 milyon lira suç gelirine ve yaklaşık 215 milyon lira değerinde, 10 taşınmaz, 20 araç ve 1 tekneye el konuldu. İçişleri Bakanlığı tarafından olaya ilişkin yapılan sosyal medya paylaşımında şu ifadelere yer verildi: "Vatandaşlarımızı mağdur ederek haksız kazanç elde eden suç şebekelerine karşı tüm güvenlik güçlerimizin mücadelesi kararlılıkla ve aralıksız sürüyor. Daire Başkanlıklarımızı, Kahraman Jandarmamızı Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz."
Jandarmadan 11 ilde operasyon: 61 yakalama
06 Mart 2026 Cuma - 13:48 Jandarmadan 11 ilde operasyon: 61 yakalama 11 ilde ‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak, Tefecilik ve Nitelikli Yağma’ suçlarına yönelik Jandarma tarafından düzenlenen operasyonlarda 61 şüpheli yakalandı. Ağrı, Antalya, Aydın, Diyarbakır, Eskişehir, Giresun, Hakkari, Konya, Manisa, Muğla ve Tekirdağ İl Jandarma Komutanlıklarınca Jandarma Genel Komutanlığı KOM Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; ‘Suç İşlemek amacıyla örgüt kurmak, tefecilik ve nitelikli yağma’ suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda halkı yüksek faizle borçlandırarak baskı altına aldığı, teminat olarak borç veya yüksek meblağlı çek ve senet imzalattığı ve ödeme yapamayanların mal varlıklarını tehdit ve baskıyla devraldıkları tespit edilen 61 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin hesaplarında 4,5 milyar lira hesap hareketi bulunduğu tespit edildi. Bu şahıslar hakkında ilgili savcılıklarca soruşturma başlatıldı. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri sonucunda ‘Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama’ suçunu örgütlü olarak işlediği değerlendirilen şüphelilere ait; 23 banka hesabında bulunan 92 milyon lira suç gelirine ve yaklaşık 215 milyon lira değerinde; 10 taşınmaz, 20 araç ve 1 tekneye el konuldu. İçişleri Bakanlığı tarafından olaya ilişkin yapılan sosyal medya paylaşımında şu ifadelere yer verildi: "Vatandaşlarımızı mağdur ederek haksız kazanç elde eden suç şebekelerine karşı tüm güvenlik güçlerimizin mücadelesi kararlılıkla ve aralıksız sürüyor. Daire Başkanlıklarımızı, Kahraman Jandarmamızı Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz."
Gaziantep’te karısını bıçaklayan kocaya 17 yıl hapis cezası
06 Mart 2026 Cuma - 13:14 Gaziantep’te karısını bıçaklayan kocaya 17 yıl hapis cezası Gaziantep’te iki yıl önce tartıştığı eşini ve oğlunu bıçaklayan şahsa 17 yıl hapis cezası verildi. Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanık Ali B., bıçaklanan eş Belgin B., sanık avukatı ve sanığın oğlu Osman B. hazır bulundu. Son savunması alınan Ali B., "Sinir sebebiyle oldu. Oğlum Osman mutfaktan bıçağı alıp üzerime doğru gelince ben de bileğinden tuttum. Arka tarafta eşim müdahale etti. Bu sırada eşim benim sağ tarafımdaydı. Sonra oğlum sağ elindeki bıçağı sol eline aldı. Ben o esnada kendisiyle mücadele ediyordum. Bıçağı elinden alarak merdiven boşluğuna fırlattım. Evden dışarı çıktım. Oğlum arkamdan ‘Buraya gel’ diye bağırıyordu. Ben de aşağı doğru gidip büfede oturdum. Büfede 2 tane bira içtim, sonra oğlum Osman’ı aradım. Oğlumun telefonunu alamadım. Telefonu ablam açtı. Eşimin yaralandığını söyledi. Ben de karakola gittim. Eşimi bilerek bıçaklamadım. Beraatıma karar verilmesini talep ederim" dedi. "Eşimden şikayetçi değilim" Duruşmada dinlenen müşteki Belgin B., "Olay günü eşim alkollüydü. Oğlumla arasında tartışma çıktı, ben de onları ayırmak isterken bıçak bana geldi. Vücudumda kalıcı hasar yoktur. Eşimden şikayetçi değilim" ifadelerini kullandı. Olayın tanıklarından olan ve aynı zamanda sanığın oğlu olan müşteki Osman B. ise "Olay anında babam alkollüydü. Annemin eline bıçak gelince biz babamla tartıştık. Bıçak benim elimi bu esnada kesti. Babam çok alkollüydü, bilincini kaybetmiş gibiydi" ifadelerine yer verdi. Mütalaa açıklandı Yargılama sürecinde cumhuriyet savcısı, esasa ilişkin mütalaasında sanığın eşine yönelik eylemi nedeniyle kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs, oğluna yönelik eylemi nedeniyle ise kasten yaralama suçlarından cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, sanığı eşine karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 14 yıl, oğluna yönelik kasten yaralama suçundan ise 3 yıl hapis cezasına çarptırarak, tutukluluk halinin devamını hükmetti.