ASAYİŞ
Polisin "dur" ihtarına uymayan CHP otobüsü şoförü hakkında mütalaa verildi
30 Mart 2026 Pazartesi - 11:31 Polisin "dur" ihtarına uymayan CHP otobüsü şoförü hakkında mütalaa verildi CHP’li milletvekilleri ile genel başkan yardımcılarını taşıyan otobüsün şoförü Gökhan Gülyurt hakkında, polislerin ’dur’ ihtarına uymadığı gerekçesiyle zincirleme şekilde ’görevi yaptırmamak için direnme’ suçundan mütalaa verildi. Ankara 72. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuksuz sanık Gökhan Gülyurt katılmazken, taraf avukatları salonda hazır bulundu. Mahkeme hakimi, olay günü görevli polis memuru Okan A.’nın Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla hazır bulunduğunu belirterek dinleneceğini ifade etti. Tanık olarak dinlenen polis memuru Okan A., "Hipodrom Caddesi’nde görevliydim. Yanımda polis memuru Sare Yavuz vardı. Saat 09.30 sıralarında orta şeritten gelen otobüsü durdurmak istedik. ‘Dur’ ihtarında bulunduk ancak şoför durmadı. Otobüsün Sıhhiye Adliye istikametine doğru ilerlediğini bir sonraki kavşaktaki ekiplere anons ettik. Şikayetim devam etmektedir" dedi. Ardından söz alan savcı, esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, sanık Gülyurt hakkında zincirleme şekilde ’görevi yaptırmamak için direnme’ suçundan 13 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep etti. Sonraki duruşma 13 Nisan’a ertelendi. Olayın geçmişi Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, CHP’li milletvekilleri ile genel başkan yardımcılarının bulunduğu, Gökhan Gülyurt’un kullandığı 06 CHP 66 plakalı makam otobüsü, 23 Nisan’da, Hipodrom Caddesi’nden Talatpaşa Caddesi istikametine doğru seyir halindeyken müşteki polisler Sare Y. ve Okan A.’nın otobüsün hangi yöne gideceğini öğrenmek amacıyla ’dur’ ikazında bulunarak aracı durdurmak istediği belirtildi. İddianamede, Gökhan Gülyurt’un, aracı Sare Y. ve Okan A.’nın üzerine sürdükten sonra Talatpaşa Bulvarı’ndan Altınsoy Caddesi’ne dönerek, Ankara Adliyesi istikametine doğru ilerlediği aktarıldı. Adliye önünde görevli müşteki polis Mehmet Ö.’nün elini kaldırarak ’dur’ ihtarında bulunmasına rağmen aracın durmadığına değinilen iddianamede, Mehmet Ö.’nün otobüsün çarpmaması için yolun kenarına atladığı anlatıldı. Gökhan Gülyurt idaresindeki otobüsün Atatürk Bulvarı’na doğru seyir halindeyken, müşteki polisler Yasemin K. ile Okan Y. tarafından bir kez daha durdurulmak istendiği ancak Gülyurt’un ’dur’ ikazına uymayarak aracı polislerin üzerine sürdüğü ve yoluna devam ettiği kaydedildi. Gülyurt’un ’silahtan sayılan otobüsü’ müştekilerin üzerine sürmesinin cebir niteliğinde olduğu ve görevi yaptırmama için direnme suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğu belirtilen iddianamede, sanığın zincirleme şekilde ’görevi yaptırmamak için direnme’ suçundan 13 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
Siber Güvenlik Araştırmacısı Kuvat, "Siber güvenliğin en zayıf halkası karmaşık kodlar değil, insan psikolojisidir"
30 Mart 2026 Pazartesi - 11:23 Siber Güvenlik Araştırmacısı Kuvat, "Siber güvenliğin en zayıf halkası karmaşık kodlar değil, insan psikolojisidir" Siber güvenliğin en zayıf halkasının karmaşık kodlar değil, insan psikoloji olduğunu vurgulayan Siber Güvenlik Araştırmacısı Adem Kuvat, "Saldırganlar güven, korku ve merak duygularımızı manipüle ederek sistemlere sızıyor" dedi. Siber Güvenlik Araştırmacısı Adem Kuvat, dijital kimlik gaspının bireyin sosyal ve profesyonel yaşamını olumsuz etkileyebildiğini açıkladı. Saldırganların sisteme girmek için yazılım açıklarının yanı sıra insan psikolojisini de hedef aldığını belirterek iki faktörlü doğrulama kullanılmasını öneren Kuvat, açık Wi-Fi ağlarından kaçınılmasını ve şüpheli bağlantılara tıklanmaması gerektiğine dikkat çekti. Güven, korku ve merak duygularını manipüle eden sosyal mühendislik saldırıları ile oltalama yöntemlerinin her geçen gün daha da yaygınlaştığını aktaran araştırmacı Kuvat, bu tehditlere karşı bireylerin alması gereken önlemleri de sıraladı. Açık Wi-Fi ağlarından kaçınılmasını, zorunlu hallerde VPN kullanılmasını, iki faktörlü doğrulamanın mutlaka etkinleştirilmesini ve her platform için özgün ve karmaşık şifreler oluşturulmasını öneren Kuvat, yazılım güncellemelerinin de aksatılmaması gerektiğini vurguladı. Kuvat ayrıca, kimlik gaspına uğrayan bireylerin dijital delillerini kayıt altına alarak TCK’nın 243 ve 244. maddeleri kapsamında yetkili makamlara başvurması gerektiğini de belirtti. Dijital kimlik gaspının yalnızca teknik bir saldırı olmadığını ifade eden, Siber Füvenlik Araştırmacısı Adem Kuvat, "Sosyal medya hesaplarımız, e-devlet verilerimiz ve dijital ayak izlerimiz artık kimliğimizin ayrılmaz bir parçası haline geldi. Gasp edilen bir hesap üzerinden yayılan yanlış bilgiler, bireyin sosyal, profesyonel ve ailevi bağlarını saniyeler içinde yerle bir edebilir. Buna sosyal ölüm diyorum; fail mağdurun dijital sesini çalarak onu toplum nezdinde haksız bir konuma düşürüyor ve kişiyi adeta görünmez bir dijital tecrite mahkum ediyor" ifadelerini kullandı. Saldırganların en çok hangi açıkları hedef aldığına da değinen Kuvat, "Siber güvenliğin en zayıf halkası karmaşık kodlar değil, insan psikolojisidir. Saldırganlar güven, korku ve merak duygularımızı manipüle ederek sistemlere sızıyor. Bu nedenle bireylerin açık Wi-Fi ağlarından kaçınması, zorunlu hallerde VPN kullanması, iki faktörlü doğrulamayı mutlaka etkinleştirmesi ve her platform için özgün şifreler oluşturması büyük önem taşıyor. Yazılım güncellemelerini ertelemek ise saldırganlara açık kapı bırakmaktan farksız" şeklinde konuştu. Kimlik gaspına uğrayan bireyler için de uyarılarda bulunan Kuvat, "Saldırıya uğradığınızda yapılacak ilk şey dijital delillerinizi vakit kaybetmeden kayıt altına almaktır. Şifre değişim bildirimleri ve sistem kayıtları en kritik delillerinizdir. Teknik kanıtlarla desteklenmiş suç duyurunuzu yetkili makamlara iletin ve 5651 Sayılı Kanun kapsamında servis sağlayıcılara başvurun. TCK’nın 243 ve 244. maddeleri bu suçlar için ciddi yaptırımlar öngörüyor, hukuki süreci ne kadar hızlı başlatırsanız adalet o kadar çabuk tecelli eder" diye konuştu.