ASAYİŞ
15 Mayıs 2026 Cuma - 11:45 CHP İstanbul İl Kongresi davasının duruşmasında ara karar: Gürsel Tekin göreve devam edecek CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nde seçilen il başkanı ve il yönetim kurulunun tedbiren görevlerinden uzaklaştırılmasına ve kongrede alınan kararların iptaline ilişkin açılan davada ara kararını açıklayan mahkeme Gürsel Tekin’in görevine devam etmesine hükmetti. CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nde seçilen il başkanı ve il yönetim kurulunun tedbiren görevlerinden uzaklaştırılması talebiyle açılan dava ile kongre ve kongrede alınan kararların iptaline ilişkin davanın görülmesine devam edildi. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen duruşmaya davacı Özlem Erkan ve avukatı İlkay Orhan, davalı CHP Genel Başkanlığı’nın avukatı Avukat Çağlar Çağlayan hazır bulundu. Davacı tarafın avukatı İlkay Orhan duruşmada, ‘’Geçmiş beyanlarımızı tekrar ediyoruz. İfadesi alınan ve özellikle parti içerisinde etkin görevde bulunan kişilerin beyanları esas alındığında, 38. İstanbul CHP İl Kongresi ve 38. Kurultayı sırasında delege idarelerinin çeşitli menfaatler karşılığı sakatlandığı açık bir şekilde ortadadır" ifadelerini kullandı. Davalı avukat Çağlar Çağlayan ise ‘’Bir önceki celsedeki feri müdahale talebinin kabülüne karar verilsin, celse arasında İstanbul İstinaf mahkemeleri İstanbul İl Kongresine dair açılmış diğer davalarda verilen yetersizlik kararlarına dair İstinaf başvurularını reddetti. İstinaf son kararları İstanbul mahkemelerinin yetkisiz olduğu yönünde olduğundan yetkisizlik kararı verilmesini talep ederiz. Bunun dışında eksik hususların giderilmesini talep ederiz" dedi. Mahkeme ara kararında Ankaya 3. Asliye Hukuk Mahkemesine dosyaları birleştirmek için yeniden muvafakat gönderilmesine hükmederek duruşmayı erteledi. Ara kararla Gürsel Tekin görevine devam edecek.
15 Mayıs 2026 Cuma - 11:43 İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya Aşkale geri gönderme merkezinde incelemelerde bulundu İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Erzurum programı kapsamında Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya ve Anayasa Mahkemesi üyeleriyle birlikte Erzurum’un Aşkale ilçesinde bulunan Göç İdaresi Başkanlığı Aşkale Geri Gönderme Merkezi’ni ziyaret etti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya ve beraberindeki Anayasa Mahkemesi üyeleriyle birlikte Aşkale Geri Gönderme Merkezi’nde yürütülen faaliyetler ile merkezde sunulan hizmetlere ilişkin incelemelerde bulundu. Heyet; kapalı devre kamera sistemi (CCTV) odası, avukat görüşme odaları, yemekhane, etkinlik alanları, revir, kapalı spor salonu, havalandırma alanları ve ortak kullanım alanlarını gezerek yetkililerden bilgi aldı. Heyet ayrıca etkinlik alanlarında barınan farklı uyruklardaki yabancılarla da bir araya geldi. "İnsan haklarına saygı ve kötü muameleye sıfır tolerans" Hukuk ve insan haklarına saygı, kötü muameleye sıfır tolerans ve güvenli geri gönderme süreçleri esas alınarak faaliyet yürütülen merkezde; barınma, beslenme, sağlık, hijyen, eğitim, tercümanlık ve sosyal faaliyet alanlarında sunulan hizmetlere ilişkin heyete bilgi verildi. Merkeze kabul sürecinde yabancılara hak ve sorumluluklarının 11 farklı dilde hazırlanan afiş ve broşürlerle aktarıldığı belirtildi. Anayasa, ilgili uluslararası sözleşmeler ile Avrupa Konseyi ve AİHM standartları doğrultusunda faaliyet gösteren merkezde uygulanan güvenlik ve şeffaflık standartlarına ilişkin de heyete bilgi sunuldu. Mahremiyet ilkesi gereği yatakhaneler hariç tüm alanların 7 gün 24 saat kameralarla izlendiği, süreçlerin şeffaflığı kapsamında yaka kameralarının aktif olarak kullanıldığı ifade edildi. Heyete ayrıca merkezlerin; TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK), Kamu Denetçiliği Kurumu ile uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli olarak denetlendiğine ilişkin bilgi verildi.
Manisa’daki derin FETÖ yapılanması çökertildi
07 Nisan 2026 Salı - 21:22 Manisa’daki derin FETÖ yapılanması çökertildi Manisa’da FETÖ’ye yönelik 3 Nisan’da düzenlenen operasyonda yakalanan 47 şüpheliden 44’ü gözaltına alındı. 6 Nisan’da gözaltına alınan şüphelilerden 21’i tutuklandı, 23’ü hakkında adli kontrol tedbirleri uygulanmasına karar verildi Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 47 şüpheli hakkında başlatılan soruşturmada, terör örgütünün Manisa genelinde yeniden hücre yapılanmasını genişletmek için yaptığı çalışmalar ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında edinilen bilgilere göre; terör örgütünün ilde kadın ve erkek yapılanması şeklinde iki farklı yapı kurduğu ve kadın yapılanmasının doğrudan sözde "il imamına" bağlı çalıştığı belirlendi. Yeni haberleşme araçları Signal Güvenlik güçlerinin takibine takılmamak için örgüt üyelerinin yüz yüze görüşmekten ziyade FETÖ tarafından temin edilen cihazlar ile "Signal" ve benzeri uygulamalar üzerinden görüşmelerini sağladığı tespit edildi. FETÖ’nün yeni hedefi ortaokul öğrencileri Soruşturmada en fazla dikkat çeken detaylardan birisi de terör örgütünün yeniden eleman kazanma stratejisi oldu. Örgütün yeni hedefinin ortaokul öğrencileri olması dikkat çekti. FETÖ tarafından ortaokul öğrencilerinin içinden seçilen öğrencilerin, özel öğretmenler aracılığıyla "KINALAMA" adı verilen yöntemle özel yetiştirilmesinin planlandığı belirlendi. Paravan şirketler aracılığıyla örgüte maddi kaynak sağlanıyor Yurt dışı bağlantılı şirketler üzerinden yapılan para transferleri de soruşturmada dikkat çeken bir diğer detay oldu. FETÖ tarafından "arsa alım satımı" adı altında yurt dışında kurulu bir şirket üzerinden gönderilen para sisteme sokularak, örgüte maddi destek sağlanıyor. Örgütün güncel olarak finans ve eğitim başta olmak üzere tüm eylemlerine devam ettiği ve İzmir bölgeye bağlı olarak faaliyet yürüttüğü de tespit edildi. Terör örgütüne yapılan baskınlarda yaklaşık 22,5 milyon lira değerinde altın, döviz ve Türk lirası ele geçirildi. Terör örgütü, cezaevindeki üyelerinin ailelerine de düzenli yardım yaparak, kendisine olan bağlılığı diri tutmaya çalışıyor. Manisa’daki derin FETÖ yapılanması çökertildi 3 Nisan’da düzenlenen operasyonda yakalanan 47 şüpheliden 44’ü gözaltına alındı. 6 Nisan’da gözaltına alınan şüphelilerden 21’i tutuklandı, 23’ü hakkında adli kontrol tedbirleri uygulanmasına karar verildi. Yetkililer, FETÖ/PDY’nin Manisa yapılanmasına ilişkin soruşturmanın devam ettiğini bildirdi.
Bursa’da isim benzerliği mağduriyeti
07 Nisan 2026 Salı - 20:55 Bursa’da isim benzerliği mağduriyeti Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde Yamanlı Mahalle Muhtarı Necati Eren, fotoğrafının başka bir soruşturma kapsamında adı geçen farklı bir kişiyle karıştırılarak ulusal basında kullanılması üzerine, hukuki süreç başlattı. Edinilen bilgiye göre, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde yürütülen ve aralarında Mustafa Bozbey’in de bulunduğu bir soruşturma kapsamında adı geçen başka bir "Necati Eren" ile isim benzerliği yaşayan muhtar Necati Eren’in fotoğrafı, söz konusu haberlerde kullanıldı. Olayın ardından kamuoyunda yanlış algı oluştuğu belirtildi. Soruşturmayla ilgisi bulunmadığını ifade eden Muhtar Necati Eren, avukatı Gökhan Eğribaş aracılığıyla Mustafakemalpaşa Adliyesi’ne giderek suç duyurusunda bulundu. Ayrıca ilgili yayın kuruluşu hakkında tekzip başvurusu yapıldığı öğrenildi. Adliye önünde açıklama yapan Avukat Gökhan Eğribaş, müvekkilinin söz konusu iddialarla herhangi bir bağlantısının bulunmadığını belirterek, "Ulusal bir gazetede yer alan haberde müvekkilimizin yaklaşık 60 dairenin sahibi olduğu ve bu kapsamda tutuklandığı yönünde ifadeler kullanılmıştır. Ancak müvekkilimizin bu soruşturmayla hiçbir ilgisi yoktur. Buna rağmen fotoğrafı kullanılarak kamuoyu yanıltılmıştır. Müvekkilin kişilik hakları ve manevi değerleri zedelenmiştir. Gerekli suç duyurusunda bulunduk, tekzip başvurusu yaptık" dedi. Muhtar Necati Eren ise haberin ardından çok sayıda telefon aldığını ifade ederek, olayla hiçbir ilgisinin bulunmadığını vurguladı. Yaşanan durumun isim benzerliğinden kaynaklandığını belirten Eren, kullanılan fotoğrafın kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığını kaydetti. Eren, hukuki haklarını sonuna kadar kullanacağını belirterek, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi.
Bursa’da rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasında yeni gelişme
07 Nisan 2026 Salı - 20:45 Bursa’da rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasında yeni gelişme Bursa’da imar yolsuzluğu ve rüşvet iddialarına yönelik soruşturmada yeni gelişme yaşandı. Operasyon kapsamında gözaltına alınan İldam Aydın Bozbey, Naci Kale, Yusuf Bakgör, Ferhat Bakgör ve ilk soruşturmada tutuklu bulunan Şemsi Oğuz, savcılığın itirazı sonrası tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında önemli bir gelişme yaşandı. Soruşturma çerçevesinde, Bursa’nın Nilüfer ilçesinde dönemin Nilüfer Belediye Başkanları Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem ile bazı belediye çalışanlarının, inşaat projelerinde rüşvet karşılığında usulsüz emsal artışları yaparak kendilerine ve proje sahiplerine maddi menfaat sağladıkları tespit edildi. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 31 Mart 2026 tarihinde Bursa merkezli 5 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda gözaltına alınan şüphelilerden, İldam Aydın Bozbey, Naci Kale, Yusuf Bakgör, Ferhat Bakgör ve ilk soruşturma çerçevesinde tutuklu bulunan Şemsi Oğuz, 4 Nisan 2026 tarihinde tutuklama talebiyle Bursa Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Hakimlikçe haklarında adli kontrol kararı verilen şüphelilere yönelik Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itiraz üzerine, Bursa 6. Sulh Ceza Hakimliği’nin kararları doğrultusunda adı geçen 5 şüpheli hakkında tutuklama kararı verildi. Tutuklanan şüphelilerin, konumlarına uygun kapalı ceza infaz kurumlarına gönderildiği öğrenildi.
Sanık Iraz Bayrak: "Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkan adaylarına bir veri göndermek isterse gönderir bana ihtiyaçları yok"
07 Nisan 2026 Salı - 20:36 Sanık Iraz Bayrak: "Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkan adaylarına bir veri göndermek isterse gönderir bana ihtiyaçları yok" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 17. oturumunda tutuklu sanık Iraz Bayrak savunma yaptı. Seçim sandık verilerinin Cumhuriyet Halk Partisi’nden temin edilip işlenmesini ve İBB Hanem isimli uygulama içerisine yüklenmesini sağladığı iddia edilen sanık Bayrak savunmasında "Ben Cumhuriyet Halk Partisi ile veri alışverişi yapmakla suçlanıyorum. Benim herhangi bir siyasi partiye üyeliğim yok. Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkan adaylarına bir veri göndermek isterse gönderir bana ihtiyaçları yok" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 17. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada sanık Iraz Bayrak, İsmet Korkmaz ve Mehmet Çağlar Kuru savunma yaptı. İddianamede Iraz Bayrak’ın, İstanbul Senin uygulamasındaki kişisel verilerin yurt dışına sızdırılması ile seçim sandık verilerinin Cumhuriyet Halk Partisi’nden temin edilip işlenmesini ve İBB Hanem isimli uygulama içerisine yüklenmesini sağladığı belirtilmişti. Bu verilerin 31 Mart 2024 seçim sürecinde ilçe başkan adayları ile de paylaşıldığı iddianamede kaydedilmişti. İddianamedeki suçlamalara karşı savunma yapan Iraz Bayrak "4 yıllık bir personeldim. Analisttim. İBB Hanem projesi hakkında konuşmak istiyorum. Ben bu projenin İPA’dan (İstanbul Planlama Ajansı) talep olarak geldiğini biliyorum. İBB’nin çeşitli hizmetlerinden faydalanan vatandaşların tespit edilmesi ve vatandaşların beklediği faydayı görmesi amaç buydu bana anlatılan. İddianamede yönetici yetkisi denilen şey bir panel. Panele giriş yapılıyor sadece. Saha çalışmaları kapsamında örneğin bir vatandaş ziyaret ediliyor. Gıda desteği, hijyen paketi gibi destelere ihtiyacı olup olmadığı kontrol ediliyor. Yardım teslimi gerçekleşti mi gerçekleşmedi mi diye veri giriliyor uygulamaya. Sonrasında arayacak olan personeller devreye giriyor. Vatandaş aranıyor ’size bir gıda paketi teslim edilecekti edildi mi?’ diye soruluyor. Tüm süreç bu. Bu tasarım ortaya çıktı. Yazılımı geliştirildi. Veri denilince akla büyük şeyler geliyor ama öyle bir durum yok. Bana telefon numarası ve isim gibi veriler gönderildi. Ben bu veriyi ’İBB transfer’ diye bir sisteme yükledim. Uygulamayı test etmem gerekiyordu. Yazılım doğru gerçekleştirilmiş mi diye. Ben bu verileri test ettim. Veri, ad, soyad, cinsiyet ve hangi hizmetten faydalanılmış. Ben test etmeleri için İPA’ya bilgi verdim. Bir daha bana geri dönüş gelmediği için proje orada son buldu. Proje 2-3 ay sürdü ve son buldu. Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) toplantısında biz sunucuda bulunan klasörün içinde seçim numarası sandık numarası gibi şeyler gördük. Bana ısrarla şunu soruldu ’size bu veri hangi yöneticiniz tarafından gönderildi’ diye sordu. Sonrasında ben kurum müdürüme USOM toplantısında sunucuda seçmen bilgisi olduğunu bildirdim. Sonrasında tutanak tutuldu olayla ilgili. Ben İBB Hanem projesinde 2-3 ay çalıştım. Tutukluluk sürem projeden daha uzun. Ben Cumhuriyet Halk Partisi ile veri alışverişi yapmakla suçlanıyorum. Benim herhangi bir siyasi partiye üyeliğim yok. Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkan adaylarına bir veri göndermek isterse gönderir bana ihtiyaçları yok. Hangi ilçe başkan adayına göndermişim bununla ilgili herhangi bir veri yok" dedi. Sanık İsmet Korkmaz ise savunmasında, "Ben İBB’de veri uzmanı olarak çalışıyordum. İBB Hanem faal olmayan bir uygulama. Biz sadece teknik destek sağlamaya çalıştık. İşlem şuydu; veriyi eşleştirip imha ettik. Bilgi İşlem Daire Başkanlığımız tarafından İBB Hanem için bir rapor oluşturuldu. Benim İBB Hanem uygulamasının oluşturulma, geliştirme süreçlerinde yer almadığım USOM raporlarında da gözükmektedir. İBB Hanem içerisinde bulunan verilere erişimim bulunmuyor. Ben hukuka aykırı şekilde kişisel veri elde etmedim. Bu verilerin yayılması konusunda bir girişimim olmadı. Kaçma gibi bir düşüncem hiç olmadı. Durum Tespit Raporunun oluşturulduğu tarih ile emniyet sürecim arasında 4 ay var, ben bu süreçte kaçabilirdim. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Sanık Mehmet Çağlar Kuru da savunmasında, "2016 yılından beri İBB bünyesinde bilgisayar mühendisi olarak çalışmaktayım. İstanbul Senin uygulamasında herhangi bir görev ve yetkim yoktur" diyerek suçlamaları kabul etmedi. Duruşma sanık savunmaları ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.