ASAYİŞ
15 Mayıs 2026 Cuma - 21:58 Milletvekili İsmail Ok’a yanlış ilaç verilmesi davasında savcı mütalaasını açıkladı Ankara’da AK Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok’a yanlış ilaç verilmesi nedeniyle açılan davada cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, sanık doktor ile acil tıp teknikerinin "kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olabilecek şekilde taksirle yaralama" suçundan cezalandırılmasını, hastane müdürünün ise beraatini talep etti. Ankara 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, sanık Ali Akçay ve avukatları ile diğer sanık müdafileri hazır bulundu. Dosyaya gelen uzlaştırma raporunda taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığı belirtildi. Duruşmada esasa ilişkin mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, olay tarihinde 27’nci Dönem Milletvekili olan İsmail Ok’un üst solunum yolu enfeksiyonu şikayetiyle Ankara’daki Özel Koru Hastanesine başvurduğunu, dahiliye uzmanı sanık Ali Akçay tarafından muayene edildiğini belirtti. Mütalaada, Akçay’ın şikayetçi Ok’a uygulanmak üzere kas içine enjekte edilen ‘Muscoflex’ isimli ilacı seçmek isterken, sistemde bu ilacın altında yer alan ve damar içine uygulanan ‘Muscobloc’ isimli ilacı seçerek order sistemine kaydettiği anlatıldı. "Kalbi duran Ok, CPR ile hayata döndürüldü" ‘Muscobloc’ isimli ilacın üst solunum yolu enfeksiyonu tedavisinde kullanılmadığı, genel anestezi ve cerrahi işlemlerde kas gevşetilmesi amacıyla kullanılan, kişinin solunumunun ve kalbinin durmasına neden olabilecek etkiye sahip bir ilaç olduğu ifade edilen mütalaada, ilacın uygulanması için acil servise yönlendirilen İsmail Ok’a, acil tıp teknikeri Şevval Öcal’ın yönlendirmesiyle hemşire tarafından damar yoluyla ilaç uygulandığı belirtildi. Sonrasında ise Ok’un kalbinin durduğu, CPR uygulanarak hayata döndürüldüğü ve daha sonra yoğun bakıma alındığı belirtildi. Mütalaada, Akçay’ın eyleminin ’Kasten öldürmeye teşebbüs’ değil, ’Kişinin yaşamını tehlikeye sokacak şekilde taksirle yaralama’ suçunu oluşturduğu değerlendirildi. Savcı, yargılanan hastane müdürü Mehmet Avcıküçük yönünden ise suç delillerini gizleme kastıyla hareket ettiğine dair delil bulunmadığını belirterek beraatini talep etti. Ara kararını kuran mahkeme heyeti, sanık Ali Akçay’ın yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirinin devamına hükmederek, yazılı savunma hazırlamaları için taraflara süre verdi. Duruşma 24 Eylül’e ertelendi.
15 Mayıs 2026 Cuma - 21:53 Aydın Cumhuriyet Başsavcılığından "bir öğrencinin okula silah getirdiği" haberlerine yalanlama Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı, bazı basın yayın organlarında yer alan "milletvekilinin oğlu okulu silahla bastı" yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Aydın Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, "Bazı basın yayın kuruluşlarında ’milletvekilinin oğlu okulu silahla bastı, Aydın’da milletvekilinin oğlu hakkındaki okulu silahla bastı iddiası CİMER kayıtlarına geçti’ şeklinde ve benzeri haberlerin çıkması üzerine Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından basın açıklaması yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Belirtilen şekilde basında yer alan haberler ve yakın tarihte Kahramanmaraş ilinde ve Şanlıurfa ili Siverek ilçesinde orta öğretim kurumlarında meydana gelen elim olaylardan sonra toplumda oluşan hassasiyet göz önüne alınarak Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, basında yer alan haberlerin gerçeği yansıtmadığı, böyle bir olayın meydana gelmediği anlaşılmıştır" denildi. "Ülkemizin iki ayrı şehrinde orta öğretim kurumlarında meydana gelen elim olaylardan sonra toplum üzerinde oluşan hassasiyetten de istifade edilerek hiçbir dayanağı olmayan halkı yanıltıcı bilgi niteliğinde gerçeğe aykırı haber yapmak suretiyle halk arasında endişe, korku ve paniğe neden olan şüpheliler hakkında Türk Ceza Kanununun 217/A maddesinde düzenlenen halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçundan soruşturma yapılmıştır" denilen açıklamada, "Soruşturmaya konu haber içeriklerinde bir milletvekilinin oğlunun okula silah getirdiği ve okul içerisinde silahla fotoğraf çekildiği, bu durumun okul idaresi tarafından bilindiği halde işlem yapılmadığı yönünde CİMER başvurularının bulunduğu yönündeki iddialar ile ilgili yapılan araştırmada ise CİMER başvurularının şüpheliler hakkında TCK’nın 217/A maddesi kapsamında başlatılan soruşturmadan sonra şüphelileri suçtan kurtarmaya yönelik müracaatlar olduğu, 2024 yılı içerisinde Aydın ilinde faaliyet gösteren bir özel okulda bazı öğrencilerin okula getirdikleri boncuk atan oyuncak tabanca ile fotoğraf çekilmesi olayı ile ilgili okul idaresi tarafından disiplin soruşturması yapıldığı, okula oyuncak tabanca getiren öğrenci hakkında 5 gün okuldan uzaklaştırma cezası verildiği, CİMER başvurusuna eklenen fotoğrafın işbu disiplin soruşturmasına konu fotoğraf olduğu, bu öğrencinin velisinin bir kamu görevlisi ya da milletvekili olmadığı, bu olayın çarpıtılarak ve bağlamından kopartılarak gerçeğe aykırı habere dayanak yapılmaya çalışıldığı anlaşılmıştır" ifadeleri yer aldı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 21:47 Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET soruşturmasında adliyeye sevk edilen 16 kişiden 2’si tutuklandı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Antalya Büyükşehir Belediyesi iştirak şirketi ANSET tarafından yapılan ihalelerde usulsüzlük tespit edildiği iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 25 kişiden 2’si tutuklandı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Antalya, Adana ve Ankara’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Soruşturmanın, Antalya Büyükşehir Belediyesi iştirak şirketi ANSET tarafından yapılan ihalelerde tespit edilen usulsüzlüklere ilişkin yürütüldüğü bildirildi. Mülkiye Başmüfettişi tarafından hazırlanan tevdi raporu, bilirkişi raporu ve KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan araştırmalar doğrultusunda düzenlenen operasyonda, aralarında Antalya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Okan Y.’nin de bulunduğu 25 kişi gözaltına alındı. 9 kişi emniyetten serbest bırakıldı Gözaltına alınan 25 şüpheliden 9’u, emniyetteki ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, emniyetteki işlemleri tamamlanan 16 şüpheli ise adliyeye sevk edildi. Adliyeye sevk edilen 16 şüpheli, savcılıktaki ifadelerinin ardından nöbetçi sulh ceza mahkemesine sevk edildi. Kültür Daire Başkanı tutuklandı Nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarılan şüphelilerden Antalya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Okan Y. ile Tanıtım Şube Müdürlüğü görevini vekaleten yürüten Okan A. tutuklandı. Şüphelilerden 11’i adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 3 kişi ise ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Soruşturma ANSET ihalelerine ilişkin yürütülüyor Soruşturma kapsamında bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, ANSET tarafından yapılan bazı ihalelerde usulsüzlükler tespit edildiği belirtildi. Raporda, söz konusu ihalelerde ihale onay makamı, ihale komisyonu, muayene-kabul ve kontrol teşkilatı ya da komisyonunda görev alan kişiler ile ihalelere usulsüz teklif verdiği belirlenen şirket sahibine ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı öğrenildi. Bu kapsamda 14’ü Antalya Büyükşehir Belediyesi, 1’i Keçiören Belediyesi bünyesinde memur olmak üzere ihale süreçlerinde görev alan 24 kişi ile ihalelere usulsüz teklif verdiği tespit edilen 1 şirket sahibi hakkında işlem başlatılmıştı. Daha önceki operasyonda 15 kişi tutuklanmıştı Aynı soruşturma kapsamında, aralarında Muhittin Böcek ile Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer’in de bulunduğu 35 kişiye yönelik daha önce eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Operasyon sonrası adliyeye sevk edilen şüphelilerden 15’i tutuklanmış, 3 kişi hakkında adli kontrol kararı verilmiş, 13 kişi ise serbest bırakılmıştı.
Eşini kaybetti, adalet istiyor: "Azmettiriciler hala dışarıda geziyor"
08 Nisan 2026 Çarşamba - 10:12 Eşini kaybetti, adalet istiyor: "Azmettiriciler hala dışarıda geziyor" Adana’da 15 yaşındaki iki çocuk tarafından öldürülen PVC ustasının eşi, olayın arkasındaki azmettiricilerin yakalanmadığını öne sürerek, "Kız kardeşinin kayınbabası, kayınbiraderi tetikçileri onlar azmettirdi. Ateş edenler tutuklandı, azmettiriciler hala dışarıda geziyor" dedi. Geçtiğimiz 3 Mart’ta Seyhan ilçesine bağlı Mıdık Mahallesi’nde meydana gelen olayda iddiaya göre, L.A. (15) ve H.H. (15), PVC ustası Yusuf Çelik’e (39) silahlı saldırı düzenledi. Saldırıda H.H. motosikleti sürerken, L.A. ise iş yerinin önüne gelince defalarca ateş açtı. Açılan ateş sonucunda Yusuf Çelik başından vuruldu. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından Seyhan Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Çelik yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Adana Adli Tıp Kurumu’nda otopsisi yapılan Çelik’in cenazesi Mardin’de toprağa verildi. Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olaydan kısa süre sonra L.A. ve H.H. suç aleti tabanca ile birlikte Seyhan ilçesine bağlı Barbaros Mahallesi ara sokaklarında yakaladı. L.A. ve H.H., çocuk şube ekiplerine teslim edildi. Çocukların ifadelerinde önceden Yusuf Çelik’in kendilerine küfür ettiği gerekçesiyle cinayeti işlediklerini söyledikleri öğrenildi. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen iki çocuk, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. 8 ay önce kavga etmişler, o anlar kameraya yansıdı Öte yandan, iddiaya göre 19 Ağustos 2025’te Yusuf Çelik’in kız kardeşi F.Ç., eşinden boşanma kararı verip ağabeyinin evine yerleşti. Bunun üzerine F.Ç.’nin eşi E.Ç., Yusuf Çelik’in evine gelerek eşini görmek isteyip ağabey Yusuf Çelik ile tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine kavga çıktı ve bu anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Olaya ilişkin Yusuf Çelik ve kardeşi Zeynettin Çelik tutuklandı. 5 ay tutuklu kalan kardeşler sonrasında tahliye edildi. "Ateş edenler tutuklandı, azmettiriciler hala dışarıda geziyor" Kocasını silahlı saldırıda kaybeden Kadriye Çelik, olayın azmettiricilerinin dışarıda gezdiklerini yakalanmadıklarını öne sürerek gazetecilere konuştu. Çelik, "8 ay önce evimize saldırı düzenlendi. Eşimin kız kardeşinin boşanma süreci nedeniyle müdahale etmek istediler. Eşim de kız kardeşini savundu. Bunun üzerine evimize saldırdılar. Çıkan tartışmanın ardından eşim ve abisi tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ancak karşı taraftan hiç kimse tutuklanmadı, serbest kaldılar. Olaydan 5 ay sonra eşim çalıştığı sırada azmettiriciler tarafından infaz edildi. Buna rağmen sadece ateş edenler tutuklandı, azmettiriciler hala dışarıda geziyor. Defalarca yetkililere şikayette bulunduk. Evimize saldırılmasına rağmen eşim ve kardeşi tutuklandı" ifadelerini kullandı. "Eşimin kız kardeşinin akrabaları tetikçileri azmettirdi" Eşinin kız kardeşinin boşanmak istediği kocasının akrabalarının tetikçileri azmettirdiğini öne süren Çelik, "Eşimin kız kardeşi boşanacaktı. Bu yüzden kardeşine destek oldu. Destek olduğu için tetikçileri azmettirdiler. Kız kardeşinin kayınbabası, kayınbiraderi tetikçileri onlar azmettirdi. Hala göz hapsindeyiz. Bir grup serseri grubu da var" dedi. "Çocuklarımla rahat ve huzurlu yaşamak istiyorum" Azmettiricilerin kendilerine yönelik tehditlerinin sürdüğünü belirten Çelik, daha sonra şunları söyledi: "Şu anda sürekli evimizin önünden geçip bizi gözetliyorlar. Kim olduklarını da kestiremiyorum. Çocuklarımı okula götürmeye korkuyorum, nasıl başa çıkacağımı bilmiyorum. Daha önce de silahlı saldırıda bulundular. Şu anda evimizin önünden geçiyorlar, yolda karşılaşıyoruz. Devletimizden adalet istiyoruz, bunların yakalanmasını istiyoruz. 2 kişiyi hapse attılar, hepsinin yakalanmasını istiyoruz. Çocuklarımla birlikte rahat ve huzurlu bir şekilde yaşamak istiyorum. 5 Ocak’ta eşim tahliye oldu, 3 Mart’ta eşimi katlettiler."