ASAYİŞ
Çifte kadın cinayeti 10 yıl sonra aydınlatıldı
03 Mart 2026 Salı - 11:16 Çifte kadın cinayeti 10 yıl sonra aydınlatıldı Bolu’nun Mengen ilçesinde toprağa gömülü halde bulunan kemik parçaları üzerinde jandarma ekiplerince yapılan titiz incelemeler, 10 yıl önce İstanbul’da işlenen sır dolu iki kadın cinayetini gün yüzüne çıkardı. 10 yıldır kayıp olan iki kadını öldürdüğü belirlenen iki cezaevi hükümlüsü hakkında "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan bir kez daha tutuklama kararı verildi. Jandarma Genel Komutanlığı Asayiş Daire Başkanlığı, Jandarma Kriminal Başkanlığı ve Bolu İl Jandarma Komutanlığı Suç Araştırma Timi (JASAT) ekipleri, 24 Temmuz 2024’te Mengen ilçesine bağlı Yumrutaş köyündeki ormanlık alanda toprağa gömülü halde kafatası ve kemik parçaları bulunması üzerine geniş çaplı soruşturma başlattı. Kriminal incelemeye alınan bulguların kime ait olduğunu belirlemek amacıyla Interpol’den de destek istendi. Uluslararası işbirliği sayesinde kayıp şahısların ailelerine ulaşıldı. İstanbul’da yaşayan yakınlarından alınan DNA örnekleriyle yapılan karşılaştırmalar neticesinde, kemiklerin 2016 yılından bu yana kayıp olarak aranan yabancı uyruklu M.M. ve M.Y.’ye ait olduğu kesinleşti. Sigara izmariti ve HTS kayıtları ele verdi Soruşturmayı derinleştiren ekipler, elde edilen DNA profillerinin, 2016 yılında İstanbul’da işlenen farklı bir cinayet dosyasında delil olarak bekletilen bir sigara izmaritiyle de eşleştiğini tespit etti. Bu gelişme üzerine maktullere ait geçmiş dönem cep telefonu sinyalleri ve görüşme dökümleri mercek altına alındı. Yapılan çok yönlü araştırmalar sonucunda, M.M. ve M.Y.’nin, F.Y. ile Y.D. isimli şahıslar tarafından öldürülerek cesetlerinin Mengen’deki ormanlık alana gömüldüğü tespit edildi. Cezaevinde ikinci kez tutuklandılar Kimlikleri tespit edilen zanlıların, 2016 yılında işledikleri bir başka "kasten öldürme" suçu nedeniyle halihazırda cezaevinde hükümlü bulundukları ortaya çıktı. Yürütülen soruşturma kapsamında 25 Şubat’ta ifadeleri alınan F.Y. ve Y.D, çifte cinayetle ilgili "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan sevk edildikleri adli makamlarca bir kez daha tutuklandı.
Oğlunu parkta 36 bıçak darbesiyle öldüren babaya müebbet
03 Mart 2026 Salı - 11:00 Oğlunu parkta 36 bıçak darbesiyle öldüren babaya müebbet Antalya’da oğlu Barış Tolaman’ı (25) parkta 36 bıçak darbesiyle öldüren babanın tutuklu yargılandığı davada karar duruşması görüldü. Baba Ali Tolaman, ’altsoya karşı kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Antalya’nın Muratpaşa ilçesi Kızıltoprak Mahallesi 965. Sokak’ta 25 Mayıs 2025 tarihinde gece saatlerinde meydana gelen olayda Ali Tolaman (60), oğlu Barış Tolaman (25) ile konuşmak için evlerinin yakınındaki boş arazide buluştu. Kısa sürede çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Baba Tolaman, oğlunu defalarca bıçakladı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, gencin hayatını kaybettiğini belirledi. Barış Tolaman’ın cenazesi, savcılık incelemesinin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olay sonrası kısa sürede yakalanan Ali Tolaman, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Sağlık kontrolü sırasında gazetecilerin "Oğlunu neden öldürdün?" sorusuna, "Pişmanım, tartıştık. Alkol içip içip etrafa saldırıyordu" yanıtını veren Tolaman, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ali Tolaman’ın 11 yaşındaki A.T. ile 9 yaşındaki E.T. için ise kayyım atandı. Bir önceki duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, sanığın ’altsoya karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Hakkında ’canavarca hisle veya eziyet çektirerek altsoyu kasten öldürme’ suçundan dava açılan sanığın yargılandığı Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde karar duruşması görüldü. Mahkeme heyeti, olay yeri inceleme tutanakları, tanık beyanları, sanığın savunmaları ve 29 Eylül 2025 tarihli otopsi raporunu birlikte değerlendirdi. Mahkeme ’tahrik’ savunmasını kabul etmedi Karar metninde, sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki beyanları birlikte ele alındı. Sanık Ali Tolaman’ın kolluk aşamasındaki ifadesinde, "Motorum oradaydı, oradaki bıçağı aldım. Bir iki defa bıçakladığımı hatırlıyorum, gerisini hatırlamıyorum. Yere düştü, ben korkumdan onu orada bırakıp eve motorla döndüm" şeklinde beyanda bulunduğu belirtildi. Kararda ayrıca, sanığın mahkeme huzurundaki savunmasında ise olay öncesine ilişkin farklı bir anlatımda bulunduğu aktarıldı. Sanığın, oğlunun apartman önünde taşkınlık yaptığı ve komşuların bu nedenle polisi çağırdığı yönünde savunma yaptığı belirtilerek şu ifadelerine yer verildi: "Olay günü apartmanın önünde ses bombasıyla birlikte müzik açarak masasını kurdu. Apartmanın dışında aşağıda kaldırımda üstü çıplaktı. Komşular rahatsız olup memurları çağırıyor. Polisleri komşular çağırmış. Ben 200 metre ötede arkadaşın oradaydım. Polislere küfür edip üzerlerine rakı dökmüş. Polisler biber gazı sıkınca yere düştü. O an ben geldim. ‘Ne oldu’ dediler, ‘davacı mısın’ dediler, ‘değilim’ dedim. Zaten ayda bir kere memurlar gelir. Komşular ‘yukarı çıkar’ dediler. ‘Hadi oğlum, üzerini giy, duşunu al’ dedim. Yukarı gidince kardeşlerini dövmeye başlamış, Ayaz ile Asya’yı dövmüş, hatta para bile istemiş." Daha önceki duruşmalarda, bir kısım mağdur ve tanıkların da maktulün komşuları rahatsız ettiği ve alkol aldığı yönünde benzer beyanlarda bulunduğu ifade edildi. Ancak mahkeme, polis merkezlerinden gelen yazılarda Barış Tolaman’a yönelik herhangi bir olay ve eylem kaydına rastlanmadığının bildirildiğini, ayrıca ilgili polis merkezi yazıları ile 112 ihbar kayıtlarının da sanığın savunmalarıyla çeliştiğini vurguladı. Mahkeme heyeti, tüm hususları birlikte değerlendirerek sanığın savunmalarının somut olgu ve delillerle örtüşmediği sonucuna ulaştı. Kararda, maktulün sosyal davranışlarına ilişkin ileri sürülen iddialarla sanığın oğluna yönelik eylemi arasında açık bir orantısızlık bulunduğu, bu nedenle sanığın hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında hareket ettiğinin kabul edilemeyeceği kaydedildi. Bu gerekçelerle mahkeme heyeti, sanık hakkında cezada indirim sağlayan tahrik hükümlerini uygulamadı. 36 bıçak yarası, 4 kesik Karar metninde yer alan otopsi raporuna göre Barış Tolaman’ın vücudunda 36 adet kesici-delici alet yarası ve 4 adet kesik vasıfta yara tespit edildi. Raporda, bu yaralardan bir kısmının tek başına öldürücü nitelikte olduğu, ölümün kesici-delici alet yaralanmasına bağlı iç organ hasarı ve gelişen iç kanama sonucu meydana geldiği belirtildi. Müebbet ceza Cumhuriyet savcısı, bir önceki duruşmada sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, sanığı ’altsoya karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmetti. Sanığın yargılama sürecindeki davranışları ve geleceği üzerindeki etkileri dikkate alınarak cezada indirim uygulanmasına karar verildi ve ceza müebbet hapis olarak belirlendi. Sanığın tutukluluk halinin devamına hükmedildi.