YEREL HABERLER - 11 Nisan 2012 Çarşamba 16:30

BUHARKENT KAYMAKAMLIОI 18 AİLEYİ EV SAHİBİ YAPTI

A
A
A
BUHARKENT KAYMAKAMLIОI 18 AİLEYİ EV SAHİBİ YAPTI

Aydın`ın Buharkent İlçesinde evleri durulamayacak kadar kötü veya yıkılmak üzere olan 18 muhtaç aileye kaymakamlık tarafından ev yaptırıldı. Şehir merkezinde bulunan 9 eve onarım yapılırken, 9 ev ise sıfırdan yapıldı.
Buharkent Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığı (SYDV), 2011 yılında barınma yardımı kapsamında 5 yeni ev 5`de ev onarımı yaparken, 2012 yılında ise 4 yeni ev ve 4 ev onarım projesine başlandı. 2012 yılı barınma yardımları kapsamında 8 ailenin de evlerine Mayıs ayında sahip olacakları belirtildi. İlçede ikamet eden ve evleri durulamayacak kadar kötü durumda olan 18 aileye barınma yardımı kapsamında ev yapımı ve onarımı için Başbakanlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü tarafından Buharkent SYDV`ye aktarılan kaynak ve vakıf imkânları sonucu bitirilen evlerin sahiplerine anahtarları teslim edildi. Teslim edilen evlerden biri ise Kızıldere Köyü`nde yaklaşık 50 yıldır yalnız yaşayan 80 yaşındaki Durdu Civaroğlu`na yaptırıldı.
Kızıldere köyünde düzenlenen anahtar teslim törenine Buharkent Kaymakamı Osman Bilgin, Belediye Başkanı Yusuf Vural, İlçe Jandarma Bölük Komutanı J.Kd.Bçvş. Ercan Deniz, İlçe Emniyet Amiri İzzet Karaduman, AK Partili İl Genel Meclis Üyesi Uğur Kul, AK Parti İlçe Başkanı Raşit Yıldırım, Kızıldere Köyü Muhtarı Sami Erçin, Savcıllı Köyü Muhtarı Ali Arslan, Daire ve Kurum amirleri ile köylüler katıldı.
``BUHARKENTLİLER ŞANSLI``
En büyük avantajlarından bir tanesinin ilçenin çalışan bir kaymakamı olduğunu ifade eden Kızıldere Köyü Muhtarı Sami Erçin; ``Sosyal Yardımlaşma vakfı tarafından köyümüze ve çevre köylere gerek yeni ev gerekse onarım işleri yapılmıştır. Böyle bir projeyi gerçekleştiren başta Kaymakamımız Osman Bilgin olmak üzere Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı görevlilerine teşekkür ediyorum. Buharkent halkına, böyle değerli bir kaymakamla çalıştığımız için çok şanslı olduğumuzu belirtmek isterim`` dedi.
``688 KİŞİYE YARDIM ELİ UZANDI``
Buharkent Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı`nın 1988 yılında sosyal gelir dağılımının adilane bir şekilde tevzi etmek için kurulduğunu hatırlatan Buharkent Kaymakamlığı Özel İdare Müdürü Tamer Aktürk ise; ``Vakıf olarak 2011 ve 2012 yıllarında barınma yardımları kapsamında Ericek Köyünde 2, Savcıllı Köyünde 1, Ortakçı Köyünde 1 ve Kızıldere köyümüzde 1 olmak üzere toplam 5 yeni ev yapılmış olup, ilçe merkezinde 3, ortakçı köyünde 2 olmak üzere toplam 5 ev onarımı tamamlanmıştır. Yine yardımlar kapsamında 4 ev onarımı ve 4 yeni ev projesi başlamış olup Mayıs ayı içerisinde tamamlanarak hak sahiplerine teslim edilecektir. Ayrıca Vakıf olarak iş kurma projeleri kapsamında geçtiğimiz yıl ve bu yıl içerisinde toplam 11 ailemize ``˜yüksek tünel sera` projesi gerçekleştirilmiş ve teslimleri yapılmıştır. 2011 yılında Buharkent ve köylerinde 688 kişiye toplam 155 Bin 848 TL nakdi yardımda bulunulmuştur. Yaptığımız çalışmalarda her zaman bizi destekleyen ve çalışma azmi veren vakıf başkanımız sayın kaymakamımız Osman Bilgin`e ve vakıf mütevelli heyeti üyelerimize teşekkür ederim. 2012 yılında da vakıf olarak çalışmalarımızın artarak devam edeceğini belirtmek isterim`` dedi.
``VAKIF, KURUM GİBİ ÇALIŞIYOR``
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ne kadar kriz yaşasak da, Türk toplumu hiçbir zaman yıkılmamış veya muhtaç duruma düşmemiştir diyen Kaymakam Osman Bilgin; ``Vakıflar gerçekten de çok önemlidir. Türk toplumunun muhtaç duruma düşmemesinde en önemli rol oynayan etkenler ise birbirleriyle olan dayanışması, aile bağlarının güçlülüğü ve özellikle devletimizin sosyal yardımlaşma, dayanışma vakfı aracılığıyla sunduğu hizmettendir. Son dönemlerde vakıf hizmetleri çok çeşitlenmiş, artık insanlara her alanda katkı sağlayan, muhtaç durumdaki vatandaşın sosyal sorunlarını gideren bir kurum halini aldı. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, kışın yakacak, kömür ihtiyacı, gıda ihtiyacı, okula giden çocukların desteklenmesi, üniversite öğrencilere burs, ailelere gelir getirici projeler gibi sosyal kapsamda evi olmayan vatandaşların evlerinin yapılması, oturulmayacak durumdaki evlerin onarılması, yaşlılık maaşı, yeşilkart düzenlemeleri gibi çalışmalar devletin sosyal devlet olma gereği olan yani belli durumda ekonomisi olmayan kişilerin toplum içinde rencide olmadan, toplumun iyi kesimleriyle eş duruma getirmeye çalışan bir kurum haline gelmiştir.``
``YENİDEN TARAMA YAPACAОIZ``
Törenin düzenlenmesini özellikle istediğini belirten Kaymakam Bilgin; ``Yapılan çalışmalarla ilgili olarak işin reklamından ziyade neler yapıldığının görülmesi ve yapılan işlerin diğer köylerimizde ve ilçe merkezinde etkileşim içerisinde olarak muhtaç durumda olup bize başvurmayan veya muhtaç durumda olmayıp muhtaç diye kendilerini inandıran vatandaşlara ulaşmak için sizlerle buluşmak istedik. İlçemizde yaklaşık 20`ye yakın ev onarımı ve yapımı yapılıyor. Tüm köylerimizde yeniden bir tarama yaparak muhtaç durumdaki kişilere ulaşarak sağlıklı bir ortamda yaşamaları veya desteklenmelerini sağlayacağız`` dedi.
``KAYMAKAM BİLGİN; ``˜ANA BİR İSTEОİN VARMI?`
Konuşmaların ardından Kaymakam Osman Bilgin, Belediye Başkanı Yusuf Vural, Köy Muhtarı Sami Erçin ve ev sahibi Durdu Civaroğlu birlikte kurdele keserek evi gezdiler. 80 yaşındaki ev sahibi Durdu Civaroğlu`na ``˜Ana` diyerek seslenen kaymakam Bilgin, istekleri olup olmadığını sordu. Civaroğlu, devletin kendisine sıcak bir yuva sağladığı için mutlu olduğunu ifade ederek; ``Eski bir evde yaşıyordum. Sağ olsun muhtarımız ve Kaymakamımızın sayesinde yeni güzel bir eve kavuştum. Allah devlete zeval vermesin. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum`` dedi. Civaroğlu`nun, ellerim tutmuyor yaşlı olduğum için çamaşır yıkamakta zorlanıyorum ifadelerini üzerine kaymakam Bilgin, ``˜elimizden gelen desteği sağlamaya çalışacağız. O isteğin içinde bir çalışma yapacağız` diyerek moral verdi.
Ziyaretin ardından Kaymakam Bilgin ve protokol üyeleri evin önünde toplu bir şekilde hatıra fotoğrafı çekildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Hatay’da aşırı yağışların etkisiyle, göle dönen yollarda araçlar mahsur kaldı Hatay’ın İskenderun ve Payas ilçelerinde akşam saatlerinde etkili olan yağış yolları göle çevirdi. Aşırı yağışların etkisiyle göle dönen yollarda, araçlar sular altında kalırken ulaşımda aksamalara neden oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün şiddetli yağış uyarısında bulunduğu Hatay’ın İskenderun ve Payas ilçelerinde akşam saatlerinden itibaren etkili olan sağanak yağış hayatı olumsuz etkiledi. Payas ve İskenderun ilçelerinde yağışın şiddetini artmasıyla caddeler ve sokaklar adeta göle döndü. Oluşan sel nedeniyle yolların sular altında kalan araçlar ilerlemekte güçlük çekti. Yağışın yoğun olduğu ilçelerde trafikte aksamalar yaşanırken bazı araçlar da yolda kaldı. Vatandaşlar ise sel sularına karşı kendi imkanlarıyla önlem almaya çalıştı. Aşırı yağışların etkisiyle vatandaşların yaşadığı zor anlar cep telefonu kamerasına yansıdı. Ekiplerin bölgede çalışmalarını sürdürdüğü öğrenildi. "Burası yaklaşık son 2 saattir yağış aldı, bayağı yollar kapandı ve sel oldu" Kentte 2 saatlik yağan yağmurların hayatı olumsuz etkilediğini söyleyen Yücel Er, "Burası yaklaşık son 2 saattir yağış aldı. Bu 2 saatlik süreçte de bayağı yollar kapandı ve sel oldu. Yaya olarak gidip geleceğimiz yollar bayağı bir kısıtlandı. Bizim için de problemli oldu. Hava koşulları burada değişkenlik gösterebiliyor. Burada 2 saatlik bir yağış olmasına rağmen, bayağı kaldırım üzerine taşan sular göründü. Yürüyemeyecek derecede sular çıkmıştı ortaya ve bayağı kirli sular temiz de değil. Geleceğimiz yoldan nereden baksan 2 kilometre yolumuzu uzatarak gelmek zorunda kaldık. Yağmur yağması güzel bir şey memlekete ama bu denli güzel bir şeyin böyle sıkıntılı bir probleme dönüşmesi güzel değil" ifadelerini kullandı.
Kocaeli Dilovası’ndaki yangın davasında faciadan önce işçiden dikkat çeken söz: "İçimde kötü bir his var" Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin davada, tanık olarak dinlenen çevre sakinleri patlama seslerinin peş peşe geldiğini, içeride kalanlara müdahale edemediklerini ve iş yerinin daha önce defalarca şikayet edildiğini öne sürdü. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu, 9 sanığın savunmaları ile müşteki ifadelerinin dinlenmesi tamamlandı. Sıra tanıkların dinlenmesine geçildi. "Patlamalar peş peşe oldu" Tanık Cemil Düzgüner, yangının çıktığı fabrikanın evine çok yakın olduğunu belirterek, "Yanan fabrika evime yaklaşık 10 metre mesafedeydi. Patlama sesi duydum. Dışarı çıktığımda Tuncay’ın yandığını gördüm. Hürol’un ise onu söndürmeye çalıştığını gördüm. Hemen hortumla müdahale ettik. Çocukların ve kadınların içeride olduğunu öğrendik. Alevlere yaklaşamadık. Onları kurtarma imkanımız olmadı. Patlamalar peş peşe oldu. Altay ve İsmail’i iş yerinde gördüm. Çalışanlar kaldırımda yemek yiyordu, çalışma şartları kötüydü" dedi. "İkinci patlamadan sonra içeriden ses gelmedi" Tanık Mehmet Düzgüner ise olay günü yaşananları anlatarak, "Olay günü gümleme ve çığlık sesleri duydum. Yanan birini gördüm. Abim Cemil ile altlı üstlü oturuyoruz. Hemen hortumu çektik ve şahsı söndürdük. İkinci bir patlamadan sonra içeridekilerin sesi kesildi. Orası daha önce başka bir iş yeriydi, lazer işleri yapılıyordu. Sonrasında parfüm üretimi yapılmaya başlandı. Kurtuluş’u tehlike konusunda uyardığımda bana ‘Biz önlemlerimizi aldık’ dedi" diye konuştu. "Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım" Olay gününden bahseden İlhan Altan, "Olay yerine 50-60 metre mesafemiz vardı. Patlama sesi duyunca olay yerine gittim. Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım ancak çok da yapabileceğim bir şey yoktu" ifadelerini kullandı. "Sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı" Tesisin elektrik işleriyle ilgilenen tanık Adem Çukan, "Elektrik işleri ile uğraşıyorum. Kurtuluş Bey beni çağırdı, üst katta dağıtım panosunu yaptım. Elektrik kablosu çektim. Ben işlemleri yaptığımda sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı. Kaçak akım rölesi çektim" dedi. "Bir işçi ‘İçimde kötü bir his var’ dedi" Tanık Gökçe Şadiye Sağlam, "Raviva’da ön muhasebe işlerini yapıyordum. Hafta sonu mesaisine gittim, Tuncay ve Hürol ürün yapıyordu. Bir işçi, ‘İçimde tarif edemediğim bir sıkıntı var’ dedi. Kısa bir süre sonra patlama meydana geldi. Eski yerde de tesise kadar çalıştım. Olaydan bir hafta önce Kurtuluş çağırdı, yeni yerde öylece çalışmaya başladım. Sheliq marka krem ve Shauran markalarına ait parfüm yapılıyordu. Dosyada yer alan iş yeri müracaat kontrol müessese açma ruhsatı gösterildi. Atılan imzaların kendisine ait olmadığını söyledi" ifadelerini kullandı. "Eşyalarını almaya gittiler, çıkamadılar" Kıvılcımın karıştırıcıdan çıktığını belirten tanık Hürol Eroğlu, "Olay günü Tuncay ile iş yerine geldik. O gün yapmamız gereken karışımlar vardı. Ben krem, Tuncay ise kolonya karışımı yapıyordu. Birden patlama oldu. Alevlerin içinden Tuncay geldi, onun üzerini söndürmeye çalıştım. Komşu hortum uzattı, onunla söndürdük. 112’yi aradım, içeri giremedim. Kurtuluş’u aradım, ‘Yangın var, hemen gel’ dedim. Sonra itfaiye geldi. 4-5 aydır orada çalışıyordum, geçici süreliğine orada işe başladım. Tuncay, yaralıyken ‘Karıştırıcıda kıvılcım çıktı’ dedi. Ataşehir’deki merkez ofiste Kurtuluş’un çocukları kalıyordu. Ayten’e olay günü, ‘Nasıl oldu da sen yangından çıkabildin, diğerleri çıkamadı?’ diye sorduğumda bana, ‘İşçiler telefon ve çantalarını almaya gitti’ dedi" ifadelerini kullandı. "Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz" Müşteki avukatı, "Tanık, bizim sorduğumuz sorulara düşünerek; sanık avukatlarının sorularına ise soluksuz ve düşünmeden cevap verdi. Tanık Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz. Bu sebeple hesap hareketleri ile HTS kayıtlarının incelenmesini talep ediyoruz. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağız" dedi. Duruşma, avukatların savunmasının alınması ve ara karar verilmesi amacıyla yarına ertelendi.