YEREL HABERLER - 18 Nisan 2012 Çarşamba 09:55

GEKA ÖNCÜLÜОÜNDE DİDİM`DE TURİZM KONUSU MASAYA YATIRILDI

A
A
A
GEKA ÖNCÜLÜОÜNDE DİDİM`DE TURİZM KONUSU MASAYA YATIRILDI

Güney Ege Kalkınma Ajansı Didim`in 2023 yılına ait vizyonunun oluşturulması, durumunun ortaya koyulması, planlamaların yapılmasını sağlayacak güçlü, zayıf, fırsat ve tehditlerin ele alındığı bir toplantı düzenledi.
Güney Ege Kalkınma Ajansı Didim`in kısaca GZFT olarak ta adlandırılan Güçlü, Zayıf, Fırsat ve Tehditlerin ele alındığı bir toplantı düzenledi. Didim Ticaret Odası Meclis Salonunda yapılan toplantıya Didim Kaymakamı Ersin Emiroğlu, Didim Belediye Başkanı Mümin Kamacı, Akyeniköy Belediye Başkanı Yusuf Deveci, Akbük Belediye Başkan Vekili Mustafa Demirbaş, Didim Ticaret Odası Başkanı Ufuk Döver, Belediye Meclis Üyeleri, İl Genel Meclis Üyeleri, Kamu Kurum ve Kuruluş Temsilcileri, Siyasi Parti İlçe Başkanları, Meslek Odaları Temsilcileri ve Sivil Toplum Örgütü Temsilcileri katıldı. Toplantıya GEKA adına GEKA Uzmanları Dilşat Erkek, Emine Aktuğ, Mehmet Sert ve Gülşah Öselmiş katıldı. Toplantıda Didim`in 2023 vizyonu açısında belirlenen Turizm, Tarım, Ticaret ve Sanayi konuları ana başlıklar altında sunulurken ilk olarak turizm konusu ele alındı. GEKA Uzmanı Dilşat Erkek toplantıya katılanlardan Turizm konusunda Didim`in fırsatları, güçlü yönleri, zayıf yönleri ve tehdit unsurları noktasında görüşlerini aldı.
Toplantıya katılanlar Didim`in güçlü yönleriyle ilgili şunları kaydetti; ``Apollon Tapınağı, Milet ve Bafa gölü, 90 km`lik sahil şeridi, 30 bin dönümlük turizm koruma ve gelişim bölgesi, Deniz turizmine yönelik çalışma, Turizm kenti ilan edilmesi, Sörf ve Kite (paraşütlü sörf) sporuna uygun olması, Üniversite kenti olabilme imkânı, Modern bina yapımın uygunluk`` konuları dile getirildi.
Didim`in zayıf yönleri konusunda ise ``İmkânların yeterince kullanılmaması, 20 bin kişilik planlanan yerlerin hazine de olması,tarihi turistik yerlerin turiste sunulamaması, organizasyon bozuklukları, tesislerin yetersizliği, büyük eski otellerin butik otele dönmemesi, Master ve stratejik planların onaylanmaması, tanıtım çalışmalarında kaynak yetersizliği, ikinci konutların (yazlık) amacı dışında kullanılmaması, turizm çeşitliliğinin az olması,Belde ve köylerde ulaşım zorluğu, spor tesislerinin eksikliği(kış turizmi açısından), Müşterinin tanınmaması, turizm yönelik gerekli analizlerin yapılmaması, her şey dahil sisteminin kısıtlanmaması, iletişim eksikliği, Vize sıkıntısı(Didim Marinada), Kurumlar arası koordinasyon eksikliği..``
Didim`i tehdit eden unsurlar ise ``Klasik turizm anlayışının devam etmesi, betonarme yapılaşma bozukluğu, çevre ve doğa bozukluğu, doğal ve kültürel alan bozukluğu, ikinci konutlar, Subjektif kararların karar olarak alınması, kalite turizm anlayışının olmaması ve yolcu iskelesinin projesinin bekletilmesi``¦``
Didim`in fırsatları ise ``Turizm kenti ilan edilmesi, bakir koyları, hazine arazisinin çokluğu, gelişmekte olan bir ilçe olması, yeni turizm tahsisleri..``
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Bozkır Devlet Hastanesi Diyaliz Ünitesi’nin kapasitesi artırıldı Konya’nın Bozkır İlçe Devlet Hastanesi’nde hizmet veren Diyaliz Ünitesi’nin cihaz ve yatak kapasitesi yükseltilerek tescilli cihaz ve yatak kapasitesi 9+1’e, toplam hizmet verecek diyaliz cihazı sayısı 14’e çıkartıldı. Bozkır’da özellikle yaz tatili döneminde artan diyaliz hasta taleplerini karşılamak, hastaların tedavi bekleme sürelerini azaltmak ve hizmet kalitesini yükseltmek amacıyla cihaz sayısı, yatak kapasitesi ve fiziksel alanın genişletilmesi için yapılan çalışmalar tamamlandı. Hastaneye yeni kazandırılan 5 adet hemodiyaliz cihazının temini ve kurulumu ile birlikte diyaliz ünitesinin kapasitesi 9+1’e çıkartıldı. Cihaz ve yatak tescil izin işlemleri tamamlanırken, diyaliz ünitesi yaz tatili diyalizinde kullanılması planlanan cihazlarla birlikte toplamda 14 adet diyaliz cihazı ile hizmet vermeye başladı. Yapılan çalışmalar sonucu diyaliz ünitesi 79 hastaya kadar hizmet verme kapasitesine ulaşmış oldu. Bozkır Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Gökhan Bilgehan, diyaliz ünitesinin Bozkır ve mahallelerinin yanı sıra diyaliz ünitesi bulunmayan Ahırlı, Yalıhüyük ilçeleri ile Hadim ve Akören ilçelerinin bazı mahallelerinde yaşayan hastalara da hizmet verdiğini belirterek, "Diyaliz ünitemizde mevcut durumda tedavi gören hasta sayımız bugün itibari ile 33’dür. Her ay ünitemizde tedavi gören hasta sayımıza göre yapılan tedavi seans sayımız farklılık göstermektedir. Diyaliz ünitemizde 2025 yılı içinde aylık ortalama 36,5 hastamıza, aylık ortalama 370 seans diyaliz yapılmıştır. Yaz tatili döneminde yapılan yaz tatil diyalizi ile birlikte 2025 yılı Haziran ve Temmuz ayı içinde 43, Ağustos ayında 49, Eylül ayında 44 hastamıza diyaliz hizmeti sunulmuştur. 2025 yılı yaz tatili döneminde diyaliz tedavisi verdiğimiz hasta sayımız bazı aylarda 49’a kadar yükselmiştir. Özellikle yaz tatili döneminde ve bayram tatillerinde diyaliz ünitemize tedavi için başvuru yapan hasta talebimiz fazla olmaktadır. Yaz tatil diyalizi yaptığımız ve maksimum kapasite de hasta aldığımız halde bu talepleri karşılamakta zorlanmaktaydık. Kurumumuza yeni kazandırılan diyaliz cihazlarımıza ek olarak yine envanterimizde bulunan ve tatil diyalizinde kullanılmak üzere ayrılan 4 adet diyaliz cihazı ile birlikte toplamda 14 cihaz ve yatak kapasitesi ile halkımızın diyaliz tedavi talepleri kurumumuzca karşılanmış olacaktır" dedi.
Kocaeli 7 kişinin öldüğü parfüm fabrikası yangını davasında savcı tutukluluğun devamını istedi Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği parfüm dolum tesisi yangınına ilişkin davanın duruşmasında savcı, tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamını talep etti. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’ndeki salonda görülen duruşma saat 12.10’da başladı. Yoğun katılımın olduğu oturumda müşteki ve tanık beyanları alınırken, sanık avukatları da söz alarak müvekkilleri yönünden sorumluluk bulunmadığını savundu ve tahliye talebinde bulundu. Ara mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı ise tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamını istedi. Yabancı uyruklu müştekiler ise kendilerine ulaşılamaması nedeniyle dinlenemedi. Dosyada 2 firari sanığın bulunduğu davada, toplam 14 sanığın dinlenmesi tamamlandı. "Evimiz tamamen yanmaktan ramakla kurtuldu" Müşteki Necmettin Çalbıyık, "Olay çok vahim, ilk müdahale edenlerden biriyim. Evimizin tamamen yanmasından ramakla kurtulduk. Evimiz yangından zarar gördü. İçeri girip kurtarmaya çalıştık ama olmadı. O sırada evimiz de yanıyordu. Maddi ve manevi zararım var, şikayetçiyim. Maddi zararım 1,5 milyon TL" dedi. "Çocuk işçiler çalıştırılıyordu, sistem kölelik gibiydi" Tanık Engin Aras, "Raviva’daki iki yere de evimiz yakın. Kurtuluş ile tanıştığımda ‘Burası senin mi?’ diye sordum. Bana ‘Değil ama sayılır’ dedi. Ortaklığının olduğunu söyledi. Bu firma yaşı tutmayan kız çocukları ve kadınları çalıştırıyordu. Kölelik gibi bir sistem vardı. Tuncay, Kurtuluş’un kara kutusuydu. İkisinin de ölümünü şaibeli buluyoruz. Çalışanlar yemek yiyecek yer olmadığı için sokakta yiyordu" diye konuştu. "Sadece tasarım konusunda yardımcı olmuştur" Aleyna Oransal’ın avukatı Velat Karahan, müvekkilinin LYKEE isimli şirkete sadece tasarım konusunda yardımcı olduğunu, olay tarihinde 2 aylık, şu an ise 7 aylık hamile olduğunu belirterek tahliyesini istedi. Karahan, "Atıl durumda olan LYKEE isimli şirketin devri Altay’dan Gökberk ile Aleyna’ya geçmiştir. Müvekkilim bu süreçte İsmail ile nişanlıydı, 2022’de evlendikten sonra işi bırakıp ev hanımlığı yapmaya başlamıştır. Gökberk ile Aleyna arasında herhangi bir ticari faaliyet bulunmamaktadır. Emek karşılığı girdiği ortaklıktan ayrılmış, ancak bu durum resmi kayıtlara yansıtılmamıştır. Aleyna suç teşkil eden bir faaliyete katılmamıştır. Müvekkilim olay tarihinde 2 aylık, şu an ise 7 aylık hamiledir. Hakkında beraat kararı verileceğini düşünüyoruz. Tahliyesini talep ediyoruz" dedi. "Suçluyu kayırma suçunun unsurları oluşmamıştır" Aynı zamanda Ali Osman Akat’ın da avukatı olan Karahan, müvekkilinin olay günü yeğenlerinin fabrikaya girmesini engellediğini, yangını sonradan haberlerden öğrendiğini ve "suçluyu kayırma" suçunun unsurlarının oluşmadığını savundu. Karahan, "Akat ailesi uzun yıllardır kozmetik alanında faaliyet gösteren köklü bir ailedir. Müvekkilim ile yeğenleri arasında zaman zaman ticari sebeplerle küslükler yaşanmaktadır. Olay günü de bu sebeple yeğenlerinin fabrikaya girmesini engellemiştir. Olayla ilgili bilgisi yoktur, sonradan haberlerden öğrenmiştir. Suçluyu kayırma suçunun unsurları oluşmamıştır. Müvekkilim sabit ikamet sahibidir ve 9 şirketi bulunmaktadır. Tahliyesini talep ediyoruz" diye konuştu. "Olayın asıl 2 faili de hayatını kaybetmiştir" Avukat Karahan, diğer müvekkili Altay Ali Oransal için ise asıl yetkilinin hayatını kaybeden Kurtuluş Oransal olduğunu, olayın Tuncay Yıldız’ın kusurundan kaynaklandığını düşündüklerini belirterek, "Müvekkilimin babası Kurtuluş Oransal ciddi borçları olan birisidir. Bu sebeple şirketleri kendi üzerine alamamış, çocuklarından destek istemiştir. Raviva’daki tek yetkili Kurtuluş Oransal’dır. Shauran markalı ürünlerin üretimi Fransa’da yapılmaktadır. Raviva’da üretildiği iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Müvekkilim işlerini Alaşehir’deki ofisinden yürütmektedir. Olayın Tuncay’ın kusurundan kaynaklandığını düşünüyoruz. Olayın asıl 2 faili de hayatını kaybetmiştir. Müvekkilimin tahliyesini talep ediyoruz" ifadelerini kullandı. Ara mütalaada tutukluluk talebi Müşteki avukatları, taleplerinin ardından sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Beyanların ardından ara mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, tutuklu tüm sanıkların tutukluluk hallerinin devamı yönünde karar verilmesini talep etti. Duruşmaya ara verildi.