KÜLTÜR SANAT - 20 Nisan 2020 Pazartesi 09:59

Sokağa çıkma kısıtlaması, gemi maketçiliğine olan ilgiyi arttırdı

A
A
A
Sokağa çıkma kısıtlaması, gemi maketçiliğine olan ilgiyi arttırdı

Korona virüs (Kovid 19) tedbirleri kapsamında uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarından biri olan maket gemi yapımı ve koleksiyonculuğuna olan ilgiyi arttırdı.

Korona virüs (Kovid 19) tedbirleri kapsamında uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarından biri olan maket gemi yapımı ve koleksiyonculuğuna olan ilgiyi arttırdı. Denizciliğe ilgi duyanların yanı sıra el becerileri gelişmiş olan pek çok kişinin de geni maketi yaparak zamanını değerlendirmeye çalıştığı belirtildi.


Sabır ve el işçiliğinin birleştiği gemi modeli maketçiliğinin stresten uzaklaşıp keyifli vakit geçirmek için değerli bir hobi olduğunu belirten Su Üstünde Firması’nın sahibi Eren Budaklı, bu hobiye gönül verenlerin kısa bir eğitim ile harika eserler üretebileceğini söyledi.


Unutulmaya yüz tutan bir el sanatları arasında yer alan gemi maketçiliğinin güzel bir uğraş olmasının yanında aynı zamanda yapanlara para kazandıran bir uğraş olduğunu belirten Eren Budaklı, “Bu uğraş insana sabır gösterdiği oranda sakinlik duygusu veren güzel bir sanattır. Gemi modelciliği sanatı gönüllük esasıyla yapılmaktadır. Gemi modelciliğini ayrıca gündelik hayatın bütün stresini unutabileceğiniz bir hobi olarak görmek gerekir. Maketçiliğe gönül vermiş kişiler modellemeye başlamadan önce hangi teknikle yapılacağına karar vermesi ve modelin gerçekçi olabilmesi için aslına uygun malzeme kullanması gerekmektedir. Gemi maketi yapımında ölçekli yapılmasının ve yapılacak modelin planına uygun parçaları ortaya çıkarmak ile başlanılması gerekir. Maket yapımının en keyifli yeri kendinizi sürekli geliştirebilmektir. En iyi maket en son yaptığın makettir, esasına uygun gemi maketi yaptıkça kendinizi geliştirerek farklı teknikler uygulayarak gelişme kaydedebilirsiniz” dedi.


“Bir maket 25 gün ile 12 ay süren emek sonucu ortaya çıkar”


Gemi maketçiliğinin bir yetenek olduğu gibi ciddi bir sabır işi olduğunu ve maketin durumuna göre bir eserin 25 gün ile 12 ay arasında değişen uğraş sonucu ortaya çıktığını kaydeden Su Ütünde Bloğu yetkilisi Eren Budaklı, iyi bir eserin baş köşelerde sergilendiğini söyledi. Budaklı, “Bir gemi maketi büyüklüğüne göre ortalama 25 gün ile 45 gün arasında yapılabildiği gibi; profesyonelce ince ayrıntılı gerçeği ile bire bir yapılan modeller 2 ay ile 12 ay arasında üretim zamanı alabiliyor. Sağlık için evde kalınan bu günlerde güzel bir hobi edinmek isteyenleri gemi modeli yapmaya davet ediyorum” diyerek herkesin bu sanatı öğrenmesini tavsiye etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Çocuklar Gündüz Bakımevinde 23 Nisan büyük bir coşku ile kutladı Düzce Belediyesi Çocuk Gündüz Bakımevinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Belediye Başkan Yardımcısı Ayşe Kılıç’ında katıldığı etkinlikle büyük bir coşkuyla kutlandı. Düzce Belediyesi iştirak şirketi Düzce BelKA İnsan Kaynakları çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Çocuk Gündüz Bakımevi’nde eğitim gören minikler, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını hazırladıkları gösterilerle kutladı. Kutlama programına; Düzce Belediye Başkan Yardımcısı Ayşe Kılıç bata olmak üzere veliler, öğretmen ve öğrenciler ile davetliler katıldı. Düzce Belediye Başkan Yardımcısı Ayşe Kılıç, yapığı konuşmada, "Böyle bir organizasyonda sizlerle birlikte olmaktan dolayı çok mutluyum. Bugün 23 Nisan ulusal egemenlik ve Çocuk Bayramını kutlamak için buradayız. Belediye Başkanımız sizlere selamlarını iletti. Çocuklarımızın gözlerinden öpüyor" ifadelerini kullandı. Etkinlikler kapsamında ilk olarak miniklerin hazırladığı eserlerden oluşan serginin açılışı yapılırken, ardından Çocuk Üniversitesi personelleri tarafından çocuklara yönelik eğlenceli ve öğretici çeşitli aktiviteler düzenlendi. Oyunlar, spor gösterileri ve yarışmalarla minikler hem eğlendi hem de 23 Nisan ruhunu yaşamış oldu. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı yazılı pastanın kesimi ile devam eden etkinlik, günün anlam ve önemine ilişkin şiirlerin okunması ve eğlenceli etkinliklerle devam etti.
Sakarya Doğanın sanata dönüştüğü nokta: Menderesler göz kamaştırdı Sakarya’nın Taraklı ilçesinde bulunan Karagöl Yaylası, havadan çekilen görüntülerle doğal güzelliği ve jeomorfolojik yapısıyla hayran bıraktı. Bin 100 metre rakımda, 567 hektarlık geniş bir alanı kaplayan yayla; el değmemiş doğası, zengin bitki örtüsü ve kıvrımlı su yataklarıyla dikkat çekiyor. Sakarya’nın Taraklı ilçesinde yer alan ve bin 100 metre rakıma sahip Karagöl Yaylası, şehrin en büyük yaylalarından biri olma özelliğini taşıyor. Şehir merkezine yaklaşık 100 kilometre uzaklıktaki bölge, köknar, kayın ve çam ağaçlarıyla kaplı yoğun ormanlarla çevrili bulunuyor. 567 hektarlık geniş alana sahip olan bölge, bol oksijenli havası ve soğuk içme sularıyla adeta doğal bir terapi merkezi niteliği taşıyor. Karstik özellikleri ve düdenleriyle öne çıkan alan, ilkbaharda suyla kaplanarak eşsiz bir manzara sunuyor. Adını, yağışların ardından düdenlerde biriken suların uzaktan bakıldığında göl görünümü oluşturmasından alan Karagöl, bu özelliğiyle dikkat çekiyor. Havadan kaydedilen görüntülerde, karstik oluşumların meydana getirdiği çöküntüler ve yıl boyunca su akışıyla şekillenen menderesler net şekilde gözlemlendi. Toprak yüzeyindeki dalgalı desenler ve kıvrılarak ilerleyen su kanalları, bölgenin jeolojik karakterini ortaya koyarak benzersiz bir görünüm oluşturuyor. Doğa yürüyüşleri, yayla turizmi ve fotoğraf safarileri için uygun şartlar sunan bölgede geleneksel yaşam da sürdürülüyor. Karagöl Yaylası; doğal peyzajı, zengin florası ve jeomorfolojik özellikleriyle hem bilimsel çalışmalar hem de doğa turizmi açısından önemli bir potansiyel barındırıyor. "Sakaryalıyım ama ilk defa buraya geldim, çok beğendim" Yaylaya ilk defa geldiğini aktaran Sinem İsabetli, "Karagöl Yaylası’na ilk defa geldim ve fotoğraflardaki gibi güzelmiş. Bu menderesler yılın bazı zamanlarında ortaya çıkıyormuş ve onu görmek için geldik. Gerçekten hoşumuza gitti, doğa tutkunlarının görmesi gereken bir yer" derken Merve Bingül, "Sakaryalıyım ama ilk defa buraya geldim, çok beğendim. Herkesin özellikle doğayı seven insanların gelip görmesi gerektiğini düşünüyorum. Nisan sonu Mayıs ortası sadece bu görüntü oluşuyormuş, bu sürede görmek isteyenlerin gelmesi gerekiyor" dedi.