YEREL HABERLER - 06 Aralık 2011 Salı 16:32

NAZİLLİ TÜRK OCAĞI’NDAN ORTADOĞU KONULU KONFERANS

A
A
A
NAZİLLİ TÜRK OCAĞI’NDAN ORTADOĞU KONULU KONFERANS

Araştırmacı yazar Aytunç Altındal, Nazilli Türk Ocağının düzenlemiş olduğu konferansta Nazillililerle buluştu.
Nazilli Belediyesi Tiyatro Salonunda düzenlenen konferansa Nazilli Belediye Başkanı Haluk Alıcık, Nazilli Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Akkaya, Nazilli Ülkü Ocağı Başkanı Şükrü Irgat, Belediye Meclis Üyeleri, Türk Ocağı mensupları ve çok sayıda davetlinin katıldı. Konferansın açılış konuşmasını yapan Nazilli Türk Ocağı Başkanı Ahmet Çekim, davetlerini kabul ederek Nazilli’ye gelip konferans verdiği için Aytunç Altındal’a teşekkür etti.
Tunus’ta başlayıp Mısır’da devam eden olayları değerlendiren Altındal, bu planların ABD, AB ve İsrail’in bir ürünü olduğunu, çalışmaların ise beş yıl önceden tasarlandığını söyledi. ABD ve AB’nin Ortadoğu’da İsrail’in yalnız kalmaması ve güvenliğini temin etmek için tüm çabanın sürdüğünü belirtti.
Bush yönetiminin ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın konuşmasını hatırlatan Altındal; “Emperyalist bir devlet olarak ABD’nin bir gecede işleri olmuyor. Bir hükümet gelip altyapı hazırlıyor. Diğer hükümet geliyor, hazırlanmış olan altyapının üzerine yeni çalışmalar ekliyor. Ortadoğu’da yaşananların hiçbiri rastlantı değil. Bu sürpriz olarak ortaya çıkmadı. Bunlar daha önceden her ince ayrıntısı düşünülüp, hazırlanmış olaylardır. “Şu an Ortadoğu’da olup bitenler nedir, bu sonuçlar nasıl ortaya çıktı?” sorularına gelince, bir kere yöneticilerin çoğu yozlaştı. Bu yöneticiler halklarına baskı yaptıkları için, yoksulluk, sefalet, açlık diz boyu. Bu yönetimlere karşı halk her an için ayaklanabilir. ABD ve AB ülkeleri, bunu gördü. Yıllarca büyük hazırlık yaptılar. Yani bir yanda meşru bir savunma hakkı, diğer bir yanda çürümüş, hırsız yönetimler cumhurbaşkanları ve hükümetleri, öte yanda da İsrail’in güvenliğini temin etmek isteyen ABD’nin bu bölgedeki Müslümanların arasındaki birlikteliği bozma amacı. Orta doğu’daki bu gelişmeler karşı Türkiye’nin de çok dikkatli bir politika izlemesi gerektiğini, herkesin bu konuda duyarlı olmasını istiyorum” dedi.
Konferansın sonunda ise Araştırmacı Yazar Aytunç Altındal, konukların gündemde öne çıkan son gelişmelerle ilgili merak edilen tüm sorularına cevap verdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Kağıthane’de miniklere kitap dolu dünya Kağıthane Belediyesi tarafından Emniyetevleri Millet Kıraathanesi içerisinde hizmet sunan Çocuk Kütüphanesi, okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocuklara hizmet verirken, hem eğitici hem de eğlenceli içeriğiyle ailelerin ilgisini çekiyor. Çocukların erken yaşta okuma alışkanlığı kazanmasını amaçlayan Emniyetevleri Millet Kıraathanesi içerisinde hizmet sunan Çocuk Kütüphanesi’nde yaklaşık 3 bin eser bulunuyor. Hikaye, masal, bilim ve keşif temalı kitapların yer aldığı alanda, çocukların yaş gruplarına uygun içerikler özenle bir araya getiriliyor. Kütüphane bünyesinde yalnızca kitaplar değil; zekâ oyunları, bulmacalar, boyama etkinlikleri ve çeşitli eğitsel aktiviteler de çocuklarla buluşuyor. Akıllı tahta desteğiyle ders çalışma imkânı da sunulan merkez, öğrencilerin eğitim süreçlerine katkı sağlıyor. Özel olarak hazırlanan tematik okuma köşeleri sayesinde çocuklar keyifli vakit geçirirken hayal güçlerini de geliştirme fırsatı buluyor. Ailelerin çocuklarıyla birlikte zaman geçirebileceği sosyal alanların da yer aldığı merkez, güvenli ve sıcak atmosferiyle öne çıkıyor. "Çocuklarımızın kitapla daha fazla buluştuğu alanlar oluşturmaya devam edeceğiz" Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, çocuklara yönelik yatırımların süreceğini belirterek, "Geleceğimiz olan evlatlarımızın kültürel ve akademik gelişimlerine destek verecek projeleri önemsemeye devam ediyoruz. Çocuklarımızın kitapla daha fazla buluştuğu, mutlu ve verimli zaman geçirdiği alanlar oluşturmaya devam edeceğiz" dedi.
Konya "Doğan Güneş" operasyonu diye 1 milyon 900 bin lirasını dolandırdılar Konya’da kendine ulaşan dolandırıcılara 1 milyon 900 bin lirasını kaptıran yaşlı adam, aynı dolandırıcıların dairesini sattırıp parasını almaya çalışmasından şüphelenen emlakçının dikkatiyle son anda ikinci kez dolandırılmaktan kurtuldu. Edinilen bilgiye göre, geçtiğimiz mart ayı içerisinde Konya’nın Beyşehir ilçesinde yaşayan 85 yaşındaki Cezmi Arıkan’ı telefonla arayan dolandırıcılar kendilerinin emniyetle bağlantılı operasyon içerisinde olduğunu söyledi. Şebeke üyeleri yaşlı adamı, "kimliğiniz şebeke tarafından ele geçirildi, adınıza yasa dışı işlem yapılıyor" diye korkuturken, Arıkan tedirgin olarak şahıslara "yapılması gerekeni yapayım" dedi. Bunun üzerine telefon dolandırıcıları, sözde adını ’Doğan Güneş’ verdikleri bir operasyon yürüttüklerini, bu operasyonun başarılı olması için Cezmi Arıkan’ın hesaplarındaki parayı güvenli hesaba aktarması gerektiğini söyledi. Yaşlı adam ise hesabındaki 1 milyon 900 bin lirayı istenilen hesaba gönderdi. Parayı aldıktan bir süre sonra dolandırıcılar tekrar Arıkan’ı arayarak, operasyonun büyük çerçeveli olduğunu belirtip merkez Meram ilçesindeki dairesinin de satılması gerektiğini söyledi. Bunun üzerine yaşlı adam merkez Selçuklu ilçesindeki bir emlakçıya giderek, ‘Borcum var, acil, hatta bugün dairemi satmak istiyorum’ dedi. Emlakçı Ferhat Çetin, yaşlı adamın panikle daire satmak istemesinden şüphelenirken, satış bedeli alınıp tapu devri yapılarak satış işlemi tamamlandı. Şüpheleri geçmeyen emlakçı Çetin, bir şeyler ikram etmek için Cezmi Arıkan’ı ofisine getirdi. Yaşlı adam ofisinde olduğu sırada bir iş için kısa süreli dışarı çıkan Ferhat Çetin, iş yerinin güvenlik kamerasını açtığında Cezmi Arıkan’ın telefon dolandırıcılarıyla konuştuğunu fark etti. Çetin, durumu yaşlı adamın şehir dışındaki kardeşlerine ulaşarak bilgi verdi. Cezmi Arıkan’ın yakınları gelene kadar kendisine dolandırıldığını anlatan Ferhat Çetin, dolandırıcıların ağından yaşlı adamı kurtardı. "85 yaşındaki bir insan acil 2 gün içerisinde dairesini neden satar diye şüphelendim" Yaşlı adamı tekrar dolandırılmaktan kurtaran Ferhat Çetin olay gününü anlatarak, "Cezmi amca beni aradığında dairesini satmak istediğini söyledi, ben de ilgileniriz dedim. ‘2 gün içerisinde acil satılması gerekiyor’ diye söyledi. Cezmi amca Beyşehir’den geleceği için ben ertesi güne randevu verdim. Cezmi amca ile ertesi gün buluştuk. Kendisini karşıladım, aldım ofise gelirken de sohbet ettik. Çocuğunun olmadığını, eşinin vefat ettiğini, kardeşlerinin olduğunu detaylı bir sohbetimiz oldu, ofise geldik. Bana acil dairesini satmak istediğini söyleyince şüphelendim. 85 yaşındaki bir insan acil 2 gün içerisinde dairesini neden satar diye sorgulamaya başladım. Ertesi gün geldiğinde yetki işlemleri için bana telefonunu verdi. Telefondan yetki işlemi yaptım, kardeşlerinin numaralarını aldım. Cezmi amcayla yine sohbetimiz bitti, çayımızı içtik yolcu ettim. Ben ofise geldim İstanbul ve Mersin’deki kardeşlerini aradım. Dairesini satmak istediğini, haberleri olup olmadığını sordum, öyle bir şeyden haberimiz yok dediler. Cezmi amcayı aradı kardeşleri, ‘Abi ne yapıyorsun, iyi misin, Meram’daki daire boş burayı kiraya verelim’ dediler ‘yok’ diye cevap verdi. Satmak istemediğini söylemiş. Sonra tekrardan bana dönüş yaptılar ve ‘Ferhat bey biz abimizle görüştük abimiz bizden bir şeyleri saklıyor. Siz bu dairenin satışını yapın sonrasında da yine oturup konuşalım’ dediler. Ben daireyi 2-3 gün sonra satışı için bir müşteri ile anlaştım tabii kardeşlerine sürekli bilgi veriyorum, çünkü bir şeylerden şüpheleniyorum. Cezmi amcaya da soruyorum ama bana söylemiyordu" dedi. Yapay zeka ile yaşlı adamı inandırdı Daire satışının ardından parayı şahıslara göndermeden dolandırıcılık olayını ispat ettiğini anlatan Ferhat Çetin, "Tapudan çıktıktan sonra ben aracın bagajına paranın tamamını koydum. Cezmi amca ile birlikte ofise geldik. Cezmi amca oradan kendisini uğurlayacağımı biliyor ama ben göndermedim. Cezmi amcayı getirdim ofise, parayı da güvenli bir yere koydum. Şüphe üzerine Cezmi amcaya dedim ki ‘Amca sen otur ben karşıdan bir daire göstereceğim’ diye ofisimden ayrıldım. Ofisten çıkar çıkmaz cep telefonumdan kamera görüntülerini izlemeye başladım. Cezmi amca dolandırıcılarla konuşuyordu onu fark ettim, ‘artık kesin’ dedim. Sonrasında ofise geri geldim bunu Cezmi amcaya anlatmaya çalıştım ‘seni dolandırıyorlar’ dememe rağmen ‘yok’ diyerek ikna olmadı. Sonra amcaya ‘sanatçı veya siyasetçi sevdiğin bir insan’ var mı diye sordum o da Orhan Gencebay’dan bahsetti. ‘Orhan Gencebay’ı çok severim’ dedi. Cezmi amcanın fotoğrafını çektim ve yapay zekayla ikisini yan yana koyup Cezmi amcaya gösterdim. Orada şok oldu bunu nasıl yaptın diye. Öyle olunca Cezmi amcayı inandırmış oldum. Ondan sonra bir sohbet esnasında belki 10-15 dakika geçti. Cezmi amca 1 milyon 900 bin liradan bahsetti. Bunu bankaya bir ay öncesinden gönderdiğini ama bunu güvenli hesap üzerinde beklettiğini söyledi. Meğer benden önce Cezmi amcayı bir defa dolandırmışlar. 1 milyon 900 bin lirasını almışlar. Bu ikinci olay aynı şahıslar bundan sonra da Cezmi amcanın 2-3 dairesi ve arabası sırasıyla hepsini dolandırıp alacaklarmış. Çok şükür onların önüne geçmiş olduk" diye konuştu.