GÜNDEM - 30 Nisan 2026 Perşembe 10:00

112 görevlileri tatbikatı gerçek zannetti

A
A
A
112 görevlileri tatbikatı gerçek zannetti

Aydın’da faaliyetlerini sürdüren ve yüzlerce kişinin çalıştığı OKT Trailer’de yangın ve iş kazası tatbikatı gerçekleştirildi. Tatbikatta senaryo gereği ayağı kırılan bir işçinin 112 ekiplerince kurtarıldığı sırada "kırık bacağıma dokunmayın, canım çok yanıyor" diye bağırması bir anda gerçek sanıldı. Tatbikatta işçinin oldukça gerçekçi rol yapması herkesi gülümsetti.



Her yıl 01 Mayıs İşçi Bayramı’nın çeşitli etkinliklerle kutlandığı OKT Trailer’de bu yıl da geleneksel işçi bayramı kutlamaları başladı. Program çerçevesinde fabrikada yangın ve iş kazası tatbikatı gerçekleştirildi. Tüm çalışanların hazır bulunduğu tatbikat öncesi fabrikada çalışanlara iş güvenliğinin önemi anlatıldı.



AFAD, Aydın Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri ve 112 Acil Yardım ekiplerinin de görev aldığı tatbikatta senaryo gereği, fabrikanın boyahane bölümünde boya yapıldığı sırada statik elektriklenmeden kaynaklı yangın çıktı. Bu sırada yaşanan patlama sonucu ise kumlama bölümünde çalışmakta olan bir işçinin ayağı kırıldı.



Yangın fabrikadaki söndürme ekipleri tarafından söndürülürken, yaralanan 2 işçi de mesai arkadaşları tarafından güvenli bölgeye alındı. Bu sırada ihbar üzerine fabrikaya gelen 112 Acil Sağlık ekipleri de yaralılara müdahalede bulundu. Yaralıları sedyeye alarak ambulansa taşıma işlemi yapan sağlık görevlileri kumlama bölümünde çalışan ve senaryo gereği ayağı kırılan İbrahim Duran’ı sedyeye alacağı sırada Duran, "Kırık ayağıma dokunmayın canım çok yanıyor" diye bağırınca bir anda sağlık görevlileri şaşırdı. İşçinin tatbikattaki rolüne kendini kaptırması herkesi gülümsetti.



Tatbikatta yangın çeşitleri ve müdahale sistemleri, uzuv kaybında yapılması gerekenler konusunda çeşitli bilgiler aktarılırken herkesin iş güvenliği kurallarına azami ölçüde uyması istendi.



112 görevlileri tatbikatı gerçek zannetti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Balık tezgahları kış aylarını aratmıyor Denizlerde büyük tekneler için başlayan av yasağına rağmen, Kocaeli’deki balıkçı tezgahlarında çeşitlilik ve hareketlilik devam ediyor. Gırgır ve trol tekneleri için 15 Nisan itibarıyla başlayan genel av yasağı, tezgahlardaki balık bolluğunu durdurmadı. Vatandaşların "balık bitti, fiyatlar artacak" endişesinin aksine Kocaeli’deki tezgahlarda hamsi, istavrit, sardalya, mezgit, zargana, çupra, levrek ve eşkina gibi pek çok çeşit satışa sunuluyor. Balıkçı esnafı Kemal Bineklioğlu, yasağın yalnızca büyük ölçekli avcılık yapan gırgır ve trollere yönelik olduğunu, küçük teknelerle kıyı balıkçılığının sürdüğünü hatırlattı. Tezgahlarda kış aylarını aratmayan bir çeşitlilik olduğunu ifade eden Bineklioğlu, "Sezon kapandı dediğimiz konu balığın tamamen yasak olduğu anlamına gelmiyor. Sadece gırgır ve trollere yasak geliyor. Küçük motorlarla, çekme ve çevirme yapmadan balık yakalamak yasak değil. Şu anda gördüğünüz gibi tezgah yine ağzına kadar dolu, kış sezonundaki gibi. Gırgır ve trollerin çekilmesiyle birlikte balığın miktarı biraz düşüyor, o kadar. Bu da yaz balığına fiyat olarak yansıyor ama çok fazla değil" dedi. "Balık fiyatlarında büyük bir yükselme yok" Fiyatlardaki son durumu değerlendiren Bineklioğlu, en çok tercih edilen balıklardan hamsi, istavrit ve sardalyanın kilogramının 250 liradan satıldığını bildirdi. Bazı türlerdeki fiyat artışının arz-talep dengesiyle ilgili olduğunu kaydeden Bineklioğlu, şunları söyledi: "Hamsi ve istavritin kilosu bir iki ay önce de 250 liraydı, şu anda da 250 lira. Balık fiyatlarında çok büyük bir yükselme yok. Sadece trol ile yakalanan tekir ve barbun gibi türlerde, serme ağ usulüne geçildiği için az yakalanıyor ve fiyatlar yukarıya çıkıyor. Bu da arz-talep meselesi. Sardalya da kilosu 250 liradan alıcı buluyor. İstavritin biraz irisi ise kilosu 300 lira. Zargana, mezgit ve Karadeniz mezgiti de kilosu 500 lira ama onlar yine trolle yakalanan balık olduğu için fiyatları bu şekilde. Çupra ve levreklerin fiyatları aynı. Somon 450 liraydı, 400 liraya düştü. Bu mevsimin balıkları var. Mesela isparoz 300 lira. Bu mevsimde yenmesi gereken, sürekli bu dönemde çıkan çok lezzetli balıklarımız var; isparoz, izmarit, mercan, kefal gibi. Bakın eşkina da orijinal deniz balığıdır, kilosu 550 lira. Lezzetine doyamazsınız. Karadeniz’in meşhur balığıdır ama Ege’de, İzmir’de ve Marmara’da da çıkar." "Türkiye’de en ucuz yiyecek balık" Balığın diğer protein kaynaklarına göre daha ekonomik olduğunu savunan Bineklioğlu, "Şu anda yine Türkiye’de en ucuz yiyecek balık, hem de sağlıklı. Burada gördüğünüz balıklar harika ve lezzetli. İnsanların alabileceği balık yine kilosu 250 lira bandında. Burada kilosu 200-250 liraya satılan balıkları herkes alabilir. 20 liralık alan da olabilir. Vatandaş ayda en az 4-5 defa balık alabilir. Vatandaş ayda 4-5 defa balık alsa bin lira yapar; bugün o paraya bir kilo kıyma bile almak zor" ifadelerini kullandı.
Bitlis Bitlis’te açan ters laleler ziyaretçilerin ilgi odağı oldu Bitlis’in Mutki ilçesinde baharın gelişiyle açan ters laleler, doğaseverlerin ve fotoğraf tutkunlarının yoğun ilgisini çekiyor. Halk arasında "ağlayan gelin" olarak da bilinen bu nadide çiçekler, oluşturduğu eşsiz manzarayla görenleri adeta büyülüyor. İlçeye bağlı Yumrumeşe köyünde doğal olarak yetişen ters laleler, özellikle yüksek kesimlerde baharın en güzel simgelerinden biri olarak öne çıkıyor. Bölge halkının yanı sıra çevre illerden ziyaretçiler de bu görsel şöleni yerinde görmek için köye akın ediyor. Ziyaretçiler, lalelerin oluşturduğu doğal güzellikler arasında bol bol fotoğraf çekerken, anı ölümsüzleştirmeyi ihmal etmiyor. Fotoğrafçılar için adeta açık hava stüdyosuna dönüşen bölge, doğa yürüyüşü yapmak isteyenler için de cazip bir rota haline geliyor. Bitlis’te açan ters laleleri görmek ve fotoğraflamak için İstanbul’dan Bitlis’e gelen doğa fotoğrafçısı Ümit Pektaş, gördüğü manzaranın hayranlık uyandırdığını söyledi. Pektaş, "İstanbul’dan geliyorum. Sırf ters laleleri görebilmek, çekebilmek adına bin 700 kilometrelik bir yol yaptık. Değdi mi derseniz, kesinlikle değdi. Şu anda bulunduğumuz yer Yumrumeşe köyü ve ters lalelerin oldukça yoğun olduğu bir lokasyon. Ben çok memnun kaldım. Emeği geçen bütün arkadaşlarımıza, hocalarımıza içten teşekkürler. Bu ikinci gelişim fotoğraf ağırlıklı olarak ve her defasında geldiğimde de bizim tabirimizle heybemiz dolu dolu dönüyorum. Dediğim gibi burası lokasyon olarak hem güvenlik açısından hem konfor açısından hiç insan korkup, kafalarında bir soru işareti olmasını gerektirecek hiçbir durum yok. Ben 7 yıl evvel de gelmiştim. Gayet güzel, güvenli ve özellikle buranın insanının o misafirperverliği inanın her şeye değer. Gelince göreceksiniz o kadar diyorum ve kesinlikle de pişman olmayacaksınız" dedi.