GENEL - 23 Mayıs 2022 Pazartesi 09:52

5. Kültürel Bilişim, İletişim ve Medya Çalışmaları Konferansı gerçekleştirildi

A
A
A
5. Kültürel Bilişim, İletişim ve Medya Çalışmaları Konferansı gerçekleştirildi

5.

5. Kültürel Bilişim, İletişim ve Medya Çalışmaları Konferansı, Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) İletişim Fakültesi, Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi ve Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi İletişim Fakültesinin katkılarıyla AdüTV kanalı üzerinden çevrimiçi olarak gerçekleştirildi.



Konferansa; Radyo Televizyon Üst Kurulu Başkanı Ebubekir Şahin, Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilgehan Gültekin ve Rhode Island Üniversitesi Harrington İletişim ve Medya Okulu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Renee Hobbs davetli konuşmacı olarak katıldı. 8 farklı ülkeden, 87 bildirinin sunulduğu ve 120 katılımcının yer aldığı konferansın açılış konuşmasını Konferans Düzenleme Kurulu Başkanı ADÜ İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Mustafa Özgür Seçim yaptı. Geleneksel hale gelen konferansın beşincisini gerçekleştirmekten mutluluk duyduğunu ifade eden Seçim, yurt içi ve yurt dışından birçok katılımcının konferansa gösterdiği ilgiden memnun olduklarını aktardı.



Konferans ile ilgili temel bilgiler de veren Seçim, hakemlik süreci başarıyla tamamlanan bildirilerin tam metinlerinin ADÜ İletişim Fakültesi Dergisi MEDİAJ ve Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Dergisi’ne özel sayı olarak yayınlanacağını aktardı. 25-27 Ekim tarihleri arasında Ege Üniversitesi ev sahipliğinde yüz yüze gerçekleştirilecek 6. Kültürel Bilişim, İletişim ve Medya Çalışmaları Konferansı hakkında da bilgi veren Seçim, konferansın tüm katılımcılar için verimli, başarılı ve keyifli geçmesini temenni etti.



Konferansta davetli konuşmacı olarak yer alan RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, iletişim fakültesi mezunu olduğunu aktararak, iletişim fakültelerinin kendisi için önemli bir yere sahip olduğunu, fakülte milliyetçiliği yapmaktan da geri durmadıklarını ifade etti. RTÜK olarak iletişim fakültelerine ve öğrencilerine yönelik projelerin olduğundan da bahseden Şahin, pandemi sebebiyle ara vermek zorunda kaldıkları ‘RTÜK Üniversite Buluşmaları’na devam edeceklerini iletti.



İletişim akademisyenlerinin çalışmalarından da memnun olduğunu belirten Şahin, “Alanı zenginleştirmeyi amaç edinen iletişim hocalarımızın şu an gerçekleştirdiğimiz konferans gibi benzeri çalışmalarla medya alanına ışık tuttuğunu düşünmekteyim. Emeği geçen tüm akademisyenlerimize ve çevrimiçi gerçekleştirilen kongremize iştirak eden tüm öğrencilerimize teşekkür ederim. Açılışını yaptığım bu seçkin toplantıda kültürel bilişim, radyo, sinema, reklamcılık, halkla ilişkiler, siyasal iletişim, dijital medya okuryazarlığı, sosyal medya, etik gibi konular ele alınıyor. RTÜK’ün çalışma alanına denk gelen bu konularla ilgili bizler de kurum olarak güzel ve yoğun çaba sarf etmekteyiz” dedi.



Uluslararası Medya ve İslamafobi Sempozyumu, Görsel ve İşitsel Medyada Dezenformasyonla Mücadele Çalıştayı, Medya ve Aile Değerleri Çalıştayı, Dijital Medya Okuryazarlığı ve Türkçe çalıştayları gibi sektörün sorunlarını ele aldıkları etkinlikler düzenlediklerini ifade eden Şahin, bu tür bilimsel kongrelerin önemli fırsatlar barındırdığını ve yapılan çalışmaların sektöre yön gösterdiğini belirtti. RTÜK olarak akademisyenlerden beklentilerinin olduğunu da vurgulayan Şahin, “Kurumumuzun politikalarına ve uygulamalarına yön verecek projeleri hayata geçirmelerini talep ediyoruz. Bu yöndeki yüksek lisans ve doktora tezlerine, araştırma makalesi ve projelerine, diğer tüm bilimsel çalışmalara imkanlarımız doğrultusunda destek vermeye devam edeceğiz. Ortaya koyulacak çalışmaların hem kurumumuz hem de sektörün gelecek vizyonu açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum.” diyerek konuşmasını sonlandırdı.



Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilgehan Gültekin ise konferansın davetli konuşmacısı olmaktan mutluluk duyduğunu ifade ederek, konferansın her geçen yıl hem akademik hem de toplumsal yaşama yaptığı katkılarla daha da ileriye gittiğini aktardı. Uluslararası iletişimde insani diplomasinin önemini konu alan Gültekin, Türkiye’nin bu alanda iyi bir örnek olduğunu ifade etti. Özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı’nda Türkiye’nin insani diplomasiyi merkeze alarak ve uluslararası ilişkilerde iletişimi öne çıkararak çok merkezi ve doğru bir rol oynadığını söyledi. Türkiye’nin Rusya-Ukrayna Savaşı’nda yürüttüğü insani diplomasinin uluslararası ilişkilerde yeni bir arabuluculuk modeli kurduğuna inandığını söyleyen Gültekin, “İletişimciler insani diplomasi alanında daha derin analizler ve araştırmalar yapmalı" dedi.



Özellikle uluslararası ilişkilerde iletişim becerilerinin diplomasiye ve siyasi aktörlere yansımanın çok belirleyici olduğunu vurgulayan Gültekin, Rusya-Ukrayna örneğinde bunun net örneğinin görüldüğünü aktardı.



Savaş süresince Rusya ve Ukrayna’yı yüz yüze getiren ilk ülkenin Türkiye olduğuna dikkat çeken Gültekin, “Bu müzakerelerin gidişatı açısından son derece önemliydi. İki ülke arasında yaşanan savaşı bitirecek iletişim gücünün Türkiye’de olduğunu görüyoruz. Çünkü Türkiye’nin bir müzakere, tarafları bir araya getirme ve iletişimi yürütebilme gücü var.” dedi. İnsani diplomasilerin yürütülmesinde iyi bir müzakereci olmanın önemine de değinen Gültekin, Türkiye’nin diplomaside insani değerleri ve mağduriyetlerin giderilmesini öncelediğini bunun ise Türkiye’yi insani diplomaside merkez durumuna getirdiğini belirterek “İnsani diplomasi, uluslararası müzakerelerin yürütülmesinde savaşların, çatışmaların engellenmesinde en önemli iletişim gücü. Bu açıdan baktığımızda Türkiye uluslararası ilişkilerin parlayan yıldızı" ifadelerini kullandı.



İnsani diplomasisinde iletişimi yönetmenin çok önemli olduğunu aktaran Gültekin, konuşmasının sonunda Türkiye’nin uluslararası ilişkilerdeki başarısı ve ayrıcalığını akademisyenlerin incelemesi gerekliliğini vurguladı.



Rhode Island Üniversitesi Harrington İletişim ve Medya Okulu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Renee Hobbs ise konuşmasında dijital medya okuryazarlığı, dijital öğrenme ve eğitici multimedya üretimi konularını ele aldı. Eğitim öğretimde eleştirel ve sorgulayıcı öğrenme uygulamaları, araştırmacı ve öğrencilerin dijital medya kullanımları ve içerik üretimlerine de değinen Hobbs, Amerika Bileşik Devletleri ve farklı ülkelerdeki eğitimci geliştirme programları hakkında da bilgi verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis Ahlat’ta ‘Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun’ anma programı düzenlendi Eski Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun vefatının 5. yılında Bitlis’in Ahlat ilçesinde anıldı. Ahlat ilçesinde Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun anısına “Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun” anma programı düzenlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın katkılarıyla Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği tarafından düzenlenen program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra konuşma yapan Bitlis Valisi Erol Karaömeroğlu, “Haluk Dursun’un hatırasına sahip çıkan bu anlamlı program dolayısıyla sizlerle beraber olmaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum. Bugün ülkemizin yetiştirmiş olduğu mümtaz bir ismi anmak üzere buradayız. Prof.Dr.Haluk Dursun’u ebedi aleme uğurlayalı tam 5 yıl oldu. Van Erciş’te kendi aracıyla seyir halindeyken meydana gelen elim bir trafik kazası sonucu maalesef hocamızı 19 Ağustos 2019 tarihinde kaybettik. Kültür birikimi ve hitabetiyle araştırmayı, bildiğini ve gördüğünü meraklısına aktarmayı seven, hayatını görevine adayan bir bilim insanıydı. Ahmet hocamızı bir kez daha rahmetle, özlemle, şükranla yad ediyorum. Değerli ailesine, dostlarına, mesai arkadaşlarına tekrar başsağlığı diliyorum. Rabbim Haluk hocamızdan razı olsun, mekanı ali olsun. Bu anlamlı buluşmanın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Ardından konuşan AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, “Gerçekten bir ideal, ülkü ve niyet uğruna yola koyulanlardandı Haluk hoca ve bugün bizi burada bir araya getirdi. Bunu da yaparken bir mekan ve bellek ilişkisi kurmaya yönelik en önemli noktalardan birinde Ahlat’ta bizleri buluşturdu. Gerçekten nereden geldik nereye doğru yürüyeceğiz duygusunu bize pekiştirebilecek bir noktada bir araya gelmiş olduk” ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy’da, “Ahlatın maneviyatıyla gençliğin enerjisini bir araya getiren bu tarihi ve bu mukaddes şehirde Kubbet-ül İslam’da sizlerle beraber olmaktan tarihe adanmış, adanmış olduğu bir ülküsünde yol yürürken rahmeti rahmana kavuşmuş değerlerimizi anma vesilesiyle sizlerle olmaktan bende kıvanç duyuyorum. Ahlat’ı anlamak, tanımak ve bu değerler etrafında dertlenen Ahmet Haluk Dursun profili, şahsiyetleri, onun etrafında neşet etmiş yetiştirmiş olduğu gençlerin yeniden filizlenmesine iklim oluşturmaktır. Bizim muradımız ve mefkuremiz budur. Siyasetten de, devlet hayatından da anladığımızda budur, bu olmalıdır. Bu sebepten dolayı bugün bu saatte bu salonu dolduran her bir arkadaşım bu atmosferin bir parçası olmuştur. Bu programın hayat bulmasında dertlenerek Ahmet Haluk Dursun hocanın derdini kendine dert ederek yola çıkıp kamu imkanlarıyla bu iş yürümüyorsa milletle yürüyebiliriz, dernekleşiriz diyerek devletimizin kapısını çalarız diyerek yolculuğa başladı. Bugünün anlamını bir bütün halinde program bitene kadar hissedip yaşayalım” şeklinde konuştu. Bitlis Eren Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Ferit İzci ise, “Bizim medeniyetlerimiz başka medeniyetlere benzemez. Bizim medeniyetlerimiz işte böyle şahsiyetler ve gençler üzerine inşa edilmiş ilelebet varlığını devam ettirecek medeniyetlerdir. Başka medeniyetlerin hayal bile edemeyecekleri zirvelere çıkmış olan ecdadın nesilleriyiz. Hayatını bu şekilde mücadeleyle geçiren başta sayın Ahmet hocamız olmak üzere bu ülkede ve coğrafyada yetişmiş değerlerli şahsiyetlere huzurlarınızda saygıyla ve minnet duyuyorum” dedi. Düzenlenen program hakkında gazetecilere açıklamada bulunan Anadolu Tarih ve Kültür Birliği Derneği Başkanı Doğan Güngör, “Kültür ve Turizm Bakan yardımcısıyken çok sevdiği Ahlat’ı ziyaretinin hemen sonrasında geçirdiği trafik kazasıyla hayatını kaybeden Prof.Dr.Ahmet Haluk Dursun hocayı anmak, Ahlat’ı anlatmak ve gençlerle hemhal olmka için buradayız. Dernek olarak hocamızı anmak üzere yaptığımız ikinci program. İlkini Çanakkale’de yine tarihimizin müstesna mekanlarından birinde, bugünde Ahlat’ta yaptık” dedi. Anma programına katılan Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kızı Nilay Dursun’da duygularını şöyle ifade etti; “Babamın hayatının son yıllarında özellikle çok önem verdiği Anadolu Tarih ve Kültür Birliği projesinin yaşatılıyor olabildiğini görmek gerçekten çok mutluluk verici. Yıllar önce babamın vefatından sonra tanıştığım bu değerli ekiple 5.yılında da bu tarz etkinliklerle bir araya gelmeyi sürdürüyoruz. Babamı anmayı, onun öğretilerini, gençlere aktarmaya çalıştığı bilgileri bir arada tekrar hatırlayarak belki yeni kitlelere aktarmaya çalışıyoruz. Bu gerçekten çok önemli. Dolayısıyla bu etkinliklerde desteği olan herkese çok teşekkür ediyorum.” İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü son sınıf öğrencisi Kenan Toprak Çatkın’da, “Ahlat’a ikinci gelişim. Bundan önce de bir program aracılığıyla gelmiştim. Haluk hoca bizde çok önemli ve derin etkiler bıraktı. Zaten bu etkileri panelimizde de anlatacağız” dedi. Yapılan konuşmaların ardından program Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği Musiki Grubunun Haluk Dursun’un sevdiği müzikleri seslendirmesiyle devam etti. Arından Ahmet Haluk Dursun hocayla anısı olan çeşitli üniversite öğrencilerin paneli ve BEÜ öğretim üyesi Doç.Dr.Hasan Buğrul’un Ahlat’taki tarihi mezar taşları üzerindeki övgü içerikli yazılar adlı sunumuyla program sona erdi. Anma programı sonunda toplu hatıra fotoğrafı çektirildi. Ahlat Halk Eğitimi Merkezi konferans salonunda düzenlenen anma programına Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, Bitlis İl Emniyet Müdürü Ortaç Şekeroğlu, Bitlis İl jandarma komutanı Tuğgeneral Eyüp Subaşı, bazı kurum amirleri, çok sayıda akademisyen, yazar, eğitimci ve öğrenci katıldı. Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kaza sonucu vefatı 2019 yılında Malazgirt Zaferi’nin 948. yıl dönümü etkinlikleri öncesi Ahlat’ta gezi ve incelemelerde buluna merhum Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun, buradaki incelemeleri sonrası kara yoluyla Van’a hareket etmişti. Dursun’un içinde bulunduğu araç, Erciş’in Bayramlı Mahallesi yakınlarında kaza yapmış, kazada Ahmet Haluk Dursun hayatını kaybetmişti.
Antalya Otomobil su kanalına uçtu: Öldüğü düşünülen sürücünün yüzerek kaçtığı ortaya çıktı Antalya’da kontrolden çıkıp su kanalına uçan otomobildeki sürücü, kanaldan yüzerek çıkıp olay yerinden kaçtı. Aracın yaklaşık 1 buçuk ay önce satışını yapıp devrinin henüz alınmadığını belirten ruhsat sahibi kadın ise olay yerine geldiğindeki ilk sözü, “Allah’tan içinde kimse yok” oldu. Kazanın görgü şahidi bir genç ise, “Sürücü çok paniklemişti, yüzerek kanaldan çıktı, ardından kaçtı” dedi. Kaza, saat 22.00 sıralarında Kepez ilçesine bağlı Göksu Mahallesi’ndeki Nene Hatun Caddesi ile İbn-i Sinan Sokak kesişiminde meydana geldi. Henüz sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 16 LUB 73 plakalı otomobilin önce kaldırıma çarpıp ardından su kanalına uçtuğunu görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbarın ardından olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Belirtilen adrese gelen itfaiye ekipleri, araçta yaptıkları kontrolde herhangi bir kişinin olmadığını tespit etti. Bunun üzerine görgü şahitlerinin ifadesine başvuran polis, sürücünün araçtan çıktıktan sonra yüzerek kanaldan çıktığını ve ardından panikleyerek kaçtığını belirledi. Trafik polisinin araç plakasından yaptığı sorgulamada, aracın Gülfer Hanedar adına kayıtlı olduğu belirlendi. “Arabayı sattım, parasını aldım ama devrini almadı” Ekiplerin haber vermesiyle kaza yerine gelen Hanedar, aracı Halil isminde bir galerice yaklaşık 1 buçuk ay önce sattığını, parasını almasına rağmen karşı tarafın devrini henüz üzerine almadığını söyledi. Gazetecilere de açıklamada bulunan Hanedar, “Arabayı satmıştım, parasını aldım ancak devrini henüz üzerine almadı. Kaza olunca beni aradılar. Allah’tan içinde kimse yok, ona sevindik. Galericiye satmıştım. Onun sürüp sürmediği de belli değil, ulaşamıyorum da” diye konuştu. Kazayı görenlerden Musa Kont isimli genç ise “Araba aniden fren yaptı ve kanala uçtuktan sonra sürücü yüzerek çıktı. Adam çok panik yapıyordu, sakinleştirmeye çalıştık ama kaçtı gitti” dedi. Polis ekipleri sürücüyü bulmak için çalışma başlatırken, araç çekiciyle su kanalından çıkartılarak otoparka götürüldü.