MAGAZİN - 07 Ağustos 2025 Perşembe 10:06

Andre Reyes: "Türkiye her zaman evimiz gibi hissettiriyor"

A
A
A
Andre Reyes: "Türkiye her zaman evimiz gibi hissettiriyor"

Didim’de konser veren dünyaca ünlü İspanyol müzik grubu Gipsy Kings’in solisti Andre Reyes, "Türkiye her zaman evimiz gibi hissettiriyor. Türk dinleyicisi bize inanılmaz bir enerji veriyor" dedi.


Dünyaca ünlü İspanyol müzik grubu Gipsy Kings by Andre Reyes, yaz konseri kapsamında 1 Ağustos’ta Didim’de bulunan Anda Barut Collection’da sahne aldı. Konser öncesi grubun solisti Andre Reyes, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine özel açıklamalarda bulunurken, Türkiye’ye ve Türk dinleyicisine duyduğu sevgiyi dile getirdi.


Türk halkının sıcaklığına ve enerjisine hayran olduğunu söyleyen Reyes, daha önce de Gipsy Kings’in Türkiye’de birçok kez sahne aldığını belirtti. Usta sanatçı, "Türkiye her zaman evimiz gibi hissettiriyor. İnsanlar, tıpkı bizim müziğimiz gibi sıcak, tutkulu ve müzik dolu. Türk dinleyicisi bize inanılmaz bir enerji veriyor. Şarkılara eşlik ediyorsunuz, dans ediyorsunuz, her notayı hissediyorsunuz. Didim’de, deniz kenarında sahne almak bizim için harika bir deneyim olacak. Müzik, doğa ve insan. Mükemmel bir birleşim" ifadelerini kullandı.



"Ne yapıyorsak sevgiyle yapıyoruz"


Gipsy Kings’in uzun soluklu başarısının ardındaki sırrı da paylaşan Reyes, müziğe ve köklere duydukları sadakatin her şeyin temelinde olduğunu vurguladı. Köklerine sadık kaldıklarını aktaran Andre Reyes, "Ailemize, geleneğimize ve tutkumuzla bağlı kaldık. ’Bamboleo’ dönüm noktasıydı. Müziğimizi tüm dünyaya tanıttı. Ama işin sırrı sevgi. Ne yapıyorsak sevgiyle yapıyoruz ve müziğin gücüne olan inancımızı hiç kaybetmedik" dedi.



"Müziğimiz hayatın ve duyguların içinden geldi"


Flamenko ve rumba gibi geleneksel türleri pop ve caz gibi modern ögelerle birleştiren Gipsy Kings tarzının doğal bir sentez olduğunu dile getiren Reyes, "Flamenko içinde büyüdük ama pop, salsa, caz gibi türleri de dinledik. Bu karışım planlı değildi, hayatın ve duyguların içinden geldi. Zamanla tarzımızı geliştirdik, yeni renkler kattık ama kalbimiz hep aynı kaldı" diye konuştu.



"Türk müziğini de takip ediyoruz"


Kendi müzik yolculuğunda ilham aldığı isimleri de paylaşan Reyes, sözlerini şu şekilde sürdürdü:


"Efsanelerden ilham aldık. Paco de Lucia, Camaron... Bugün ise kalpten gelen, ruhunu müziğine katan her sanatçıya saygı duyuyorum. Türk müziğini de takip ediyoruz. İçinde büyük bir zenginlik ve duygu var. Daha fazlasını keşfetmek ve belki bir gün iş birliği yapmak isteriz."



"Yaz turnemiz çok yoğun geçiyor"


Yeni albüm planları olmadığını ancak bazı özel projeler üzerine düşündüklerini açıklayan Andre Reyes, "Yeni albüm yok ama heyecan verici iş birlikleri için fikirlerimiz var. Avrupa’da, Amerika’da birçok konser verdik. Yaz turnemiz oldukça yoğun ve coşkulu geçiyor" cümlelerine yer verdi.


Son olarak Türk hayranlarına özel bir mesaj da ileten Reyes, "Sevginiz, sesiniz, ruhunuz her defasında bize ilham veriyor. Gelin, birlikte dans edelim, şarkı söyleyelim, hayatı kutlayalım" diyerek sözlerini noktaladı.



Apollon Tapınağı’nda klip çekimi


Öte yandan Gipsy Kings by Andre Reyes, Didim’in simgesi olan Apollon Tapınağı’nda bir klip çekimi gerçekleştirdi. Antik dönemin en etkileyici yapılarından olan Apollon Tapınağı’nda gerçekleşen bu özel çekimde müzik tarihle buluştu.



Andre Reyes: "Türkiye her zaman evimiz gibi hissettiriyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TÜRKYED Başkanı Çelik’ten "maaşlı çiftçilik" modeli olarak bilinen projeye ilişkin açıklama Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri (TÜRKYED)Genel Başkanı Nihat Çelik, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile TÜME Vakfı arasında, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) ev sahipliğinde imzalanan ve kamuoyunda "maaşlı çiftçilik" modeli olarak bilinen projeye ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Çelik, söz konusu projenin Türkiye tarımının geleceği açısından stratejik, yenilikçi ve umut verici bir adım olduğunu belirterek, "Genç nüfusun üretimden uzaklaşması, kırsaldan kente göçün artması ve üretici yaş ortalamasının yükselmesi gibi sorunlar artık ertelenemez bir noktaya gelmiştir. Bu nedenle gençlerimizi yeniden üretime kazandıracak her adımı son derece kıymetli buluyoruz" dedi. Projenin yalnızca bir istihdam modeli olmadığını vurgulayan Çelik, "Bu proje aynı zamanda üretim kültürünü yeniden inşa edecek önemli bir kalkınma hamlesidir. 10 üniversitenin dahil olduğu, yapay zekâ destekli eğitim sistemleri ve AR-GE çiftliklerini içeren bu yapı, bilim ile sahayı buluşturan örnek bir modeldir" ifadelerini kullandı. Ülke genelinde 40 bin gence 40 bin çiftlik kurulmasının hedeflenmesini de değerlendiren Çelik, "Doğru uygulandığı takdirde bu proje tarımda yeni bir dönemin kapısını aralayacaktır" diye konuştu. Projede gençlere sağlanacak ekonomik desteklere de dikkat çeken Çelik, "Bekâr gençlere iki, evli gençlere üç asgari ücret verilmesi ve belirli bir sürenin sonunda işletmelerin kendilerine devredilecek olması, gençlerimiz açısından güçlü bir motivasyon kaynağıdır. Bu yönüyle proje, kırsalda kalıcılığı teşvik eden önemli bir adımdır" dedi. Üniversitelerin akademik birikiminin sahaya yansıtılmasının önemine de değinen Çelik, "Uygulamalı eğitimin güçlendirilmesi ve teorik bilginin üretimle buluşması, verimliliği artıracak ve projenin başarı şansını yükseltecektir" şeklinde konuştu. Ancak tarım sektörünün yalnızca proje bazlı yaklaşımlarla güçlenemeyeceğinin altını çizen Çelik, "Gençlerin kırsalda kalıcı olması için üretim maliyetlerinin düşürülmesi, pazarlama sorunlarının çözülmesi, alım garantilerinin sağlanması ve sosyal güvence mekanizmalarının güçlendirilmesi şarttır" ifadelerini kullandı. TÜRKYED olarak gençlerin üretimde aktif rol aldığı, teknolojinin etkin kullanıldığı ve planlı bir tarım modelinin hayati önem taşıdığını belirten Çelik, ziraat mühendisleri ve veteriner hekimlerin istihdamına katkı sağlayacak bu tür projeleri desteklediklerini dile getirdi. Genel Başkan Nihat Çelik, açıklamasının sonunda başta YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar olmak üzere, TÜME Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Karagöz’e, MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar’a ve emeği geçen herkese teşekkür ederek, projenin ülkemiz tarımına ve gençlere hayırlı olmasını temenni etti.
Mersin Dün taşlarla saldırdılar, bugün silahlarla ateş açtılar: 6 gözaltı Mersin’in Tarsus ilçesinde dün iki grup arasında çıkan taşlı kavganın ardından bugünde silahlarla ateş açıldı, polis 6 şüpheliyi gözaltına aldı. İlk olay dün ilçeye bağlı Akşemsettin Mahallesi sınırlarında Tarsus-Adana-Gaziantep (TAG) otoyolunun üstündeki köprünün olduğu bölgede yaşandı. İddiaya göre dün iki grup arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Kavgada bir grup önce ellerine aldıkları taşlarla araçlara saldırdı. Daha sonra şahıslardan biri taşla saldırdığı aracın sürücüsünü yumruklamaya çalıştı. Saldırıya uğrayan otomobiller olay yerinden uzaklaşırken, şahısları çevresindekiler sakinleştirmeye çalıştı. O anlar ise cep telefonu kamerasına saniye saniye yansıdı. Silahlarla ateş açıldı, o anlar kameraya yansıdı Bugün ise dün kavga eden iki grup arasında yaşadıkları Altaylılar Mahallesi’nde olay çıktı. Gruplardan biri yolun karşı tarafından diğer şahısların oturduğu eve doğru silahlarla ateş açtı. Karşı tarafta tüfekle karşılık vermeye çalıştı ancak tutukluk yaptı. O sırada polis ekipleri gelince, tüfeği biri alarak kaçtı. O anlar ise cep telefonu kamerasına saniye saniye yansıdı. Polis olayla ilgili her iki tarafından 6 şüpheliyi gözaltına aldı. Olay yeri inceleme ekipleri de ateş açılan yerde kartuş aradı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Kayseri Melikgazi, kültür ve sanat hayatına zenginlik katmaya devam ediyor Kültüre ve sanata büyük önem veren ve bu alanda birbirinden farklı birçok çalışmaya imza atan Melikgazi Belediyesi, 26 Nisan günü sergileyeceği Körebe oyununa tüm çocukları davet etti. Melikgazi’de çocuklar ve yetişkinlere tiyatro keyfi yaşatmaya devam edeceklerini söyleyen Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu; "Melikgazi Belediye olarak, her zamanki gibi kültürel etkinliklerle ilçemize renk katmaya devam ediyoruz. Çocukları kurslarımızla, sanatla, kültürle, sporla bir araya getiren bir belediyeyiz. Kültürel ve sanatsal etkinliklere katılan çocuklarımızın sosyal ve duygusal gelişimlerinin artacağı inancıyla onlara birçok etkinlik düzenliyoruz. Geçtiğimiz haftalarda çocuklarımız için muhteşem bir tiyatro daha düzenlemiştik. Çocuklarımızın yüzündeki mutluluk görülmeye değerdi. Bu hafta da Körebe adlı müzikli oyunumuzda, öğretmenleriyle, pikniğe giden bir grup öğrencinin başından geçenler anlatılacak. Yardımlaşma, dostluk ve hayvan sevgisini konu alan oyununun sonunda seyirciler için mutlu bir son da var. Oyunumuz ücretsizdir. Oyunu izlemek isteyen 08-13 yaş aralığındaki çocuklarımız 0530 253 91 91 numaralı hattımızdan rezervasyon yapabilirler. Saat 13.00 ve 14.30 olmak üzere 2 seans halinde gerçekleştirilecek oyunu 26 Nisan Pazar günü Melikgazi Belediyesi Tiyatro Salonu’nda sergileyeceğiz. Tüm çocuklarımız bekliyor; hepsine şimdiden iyi seyirler diliyorum" dedi.
Bursa Osmangazi’de Orhan Kemal’in Bursa yılları yad edildi Osmangazi Belediyesi’nin 2026’yı Orhan Kemal Yılı ilan etmesi kapsamında Bursa 23. Kitap Fuarı’nda düzenlenen "Orhan Kemal Bursa’da" panelinde, usta yazarın Bursa’daki yıllarının edebiyat hayatına etkisini oğlu Işık Öğütçü anlattı. TÜYAP Bursa Fuarcılık Anonim Şirketi tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliğiyle 11 - 19 Nisan tarihlerinde Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Fuar Alanı’nda düzenlenen Bursa 23. Kitap Fuarı, 2026 yılını Türk edebiyatının usta kalemlerinden Orhan Kemal’e ithaf eden Osmangazi Belediyesi’nin gerçekleştirdiği anlam dolu bir panele ev sahipliği yaptı. Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir ve kitapseverlerin katılımıyla Seminer Salonu’nda düzenlenen "Orhan Kemal Bursa’da" adlı panelde, Orhan Kemal’in oğlu, Orhan Kemal Müzesi Kurucusu ve yazar Işık Öğütçü, usta kalemin kentte yaşadıklarına ve edebi hayatına bıraktığı izlere değindi. Gülçin Elif Yücel moderatörlüğündeki panelde babası Orhan Kemal’in hatıralarını da yad eden Işık Öğütçü, büyük ustanın Bursa ile özel bir bağı bulunduğuna işaret etti. "Bursa Orhan Kemal’in edebiyat yolunun başlangıcı" Bursa’nın Orhan Kemal için çok önem taşıdığının altını çizen Işık Öğütçü "Orhan Kemal’in aslında edebiyat yolunun başlangıcı Bursa diyebiliriz çünkü Bursa Cezaevi’nde Nazım Hikmet ile olan o 3,5 yılın sonunda Nazım Hikmet Akademisi’nden mezun olan bir edebiyatçıyı görüyoruz." dedi. Öğütçü, şöyle devam etti; "Belki bir şiirinde Bursa’nın adı var ama buradaki yaşadıklarından edindiği toplam bilgi kitaplarının neredeyse hepsinde zaten var. Bursa, Orhan Kemal’in hayatında çok önemli bir yer tutmuş. Ben de Bursa’yı çok önemsiyorum, böyle bir takım etkinlikler olduğu zaman Bursa’ya geliyorum, katkı veriyorum. Burada Osmangazi Belediyesi’nin 2026 yılını Orhan Kemal Yılı ilan etmesi çok çok önemli. Bu bir vefa. Orhan Kemal ile ilgili bu tür çalışmalarda herkesi dost olarak görüyorum, değerli Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a çok teşekkür ediyorum." Gülçin Elif Yücel de, Bursa’da okuyucularla birlikte olmanın çok keyif verici olduğunu belirterek, "Orhan Kemal gibi Türk edebiyatının büyük ustasını anmak onur verici. Hem Nazım Hikmet’i onunla beraber anmış olduk, hem Bursa’yı yad etmiş olduk. Burada bulunmaktan çok mutluyuz" diye konuştu. Osmangazi Belediyesi’nin standını da ziyaret eden Işık Öğütçü, burada kitapseverler ile bir araya gelerek imza dağıttı.