ÇEVRE - 22 Mart 2026 Pazar 10:10

Aracın çarptığı porsuk telef oldu

A
A
A
Aracın çarptığı porsuk telef oldu

Didim-Söke karayolunda bir aracın çarptığı değerlendirilen porsuk telef oldu.


Söke Yenidoğan’dan başlayıp Didim Dalyan Mahallesi’nde sona eren, yaklaşık 31 kilometrelik karayolu, yaban hayatını olumsuz etkiliyor. Son olarak bir porsuk bölünmüş yolda çelik bariyerlerin altından karşıya geçmeye çalışırken bir aracın çarpması sonucu telef oldu.


Konu ile ilgili olarak açıklamada bulunan Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği Başkanı Bahattin Sürücü, "Batı Anadolu’nun biyolojik çeşitlilik açısından en zengin doğal alanlarının ortasından geçen bu karayolunda; koşan, uçan, sürünen ve yüzen pek çok canlı yaşamını yitiriyor. 15 yıldır yaptığımız gözlemlere göre bu yolda neredeyse her gün bir ya da birden fazla yaban hayvanı araç çarpması sonucu ölmektedir. Yıllık kaybın 400 ila 600 arasında olduğu tahmin edilmektedir. Bu rakam, yaban hayatı açısından son derece ciddi ve kaygı vericidir.Yaşamını yitiren türler arasında; nesli tehlike altında bulunan Saz Kedisi ve Su Samuru başta olmak üzere Porsuk, Oklu Kirpi, Tilki, Çakal, Sansar, Kirpi, Yaban Domuzu, Yaban Tavşanı, Yılan, Kertenkele, Tosbağa ve çok sayıda kuş türü yer almaktadır. Ölümlerin büyük bölümü, yaban hayvanlarının daha aktif olduğu gece saatlerinde meydana gelmektedir. Yolun düz yapısı ise araç sürücülerinin hızını artırmasına neden olarak riski daha da büyütmektedir. Bu yolun ova ve düz yapısı ekolojik köprüler için uygun olmayabilir. Ancak mevcut durumda karayolu altından geçen çok sayıda menfez bulunmaktadır. Bu menfezler, yaban hayvanlarının güvenle geçebileceği şekilde düzenlenmeli; kıyıdaki bariyerlerin kenarlarına yerleştirilecek yönlendirici kafes sistemleriyle hayvanların bu geçişleri kullanması sağlanmalıdır. Böylece hem yaban hayatı korunacak hem de araç sürücüleri için ciddi risk oluşturan çarpışmalar önlenecektir" dedi.



Aracın çarptığı porsuk telef oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Geleceğin kaşifleri olacak depremzede çocuklar ‘Hataybot’ Robot Yarışması’na hazırlanıyorlar Hatay’da resmi kurumların iş birliğinde yapılacak olan ödüllü ‘Hataybot’ robot yarışmasına hazırlanan depremzede çocuklar, 2-3-4 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek yarışma öncesi çalışmalarını sürdürüyorlar. Vali Mustafa Masatlı, geçtiğimiz yıl ilki düzenlenen yarışmada 522 takımın başvurduğunu ve bin 44 öğrencinin yarıştığını belirterek ‘Hayalinizi projeye dönüştürün, merakınızı üretime taşıyın ve Hatay’ın yarınlarını hep birlikte kuralım’ dedi. Depremin ardından eğitim yuvalarının yeniden inşa edildiği Hatay’da öğrencilerin gelişimleri için yeni projeler hayata geçirilmeye devam ediyor. Hatay Valiliği, Hatay Büyükşehir Belediyesi ve Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde 2’nci robot yarışması yapılacak. Teknoloji ve inovasyonun ön planda olduğu yarışmaya katılmak isteyen öğrenciler, başvurularını gerçekleştirdiler. Depremzede çocuklar, yarışmada zafer elde ederek ödülü kazanmak için; 2-3-4 Nisan 2026 tarihlerine gerçekleştirilecek olan ‘Hataybot’ Robot Yarışmasına kadar çalışmalarını sürdürecekler. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, geleceğin kaşifleri olacak öğrencilere yarışmada başarılar diledi. "Tüm öğrencilerimizi ve öğretmenlerimizi bu büyük heyecana ortak olmaya, 2’nci Hatay Robot Yarışması’na katılmaya davet ediyorum" Bu yıl ikincisi düzenlenecek olan Hatay Robot Yarışması’nın Türkiye ve Hatay’a hayırlı olmasını temenni eden Vali Masatlı, "Hatay’ın yarınları; sınıflarda, atölyelerde, bilimle zihinlerde ve üretime dönüşen hayallerde şekillenecektir. Bu anlayışla çocuklarımızın ve gençlerimizin 21. yüzyılda beceriyle donanmasını, bilimi ve teknolojiyi tüketen değil, üreten bireyler olarak yetişmesini, tasarım odaklı düşünme, analitik akıl, problem çözme, takım çalışması ve yenilikçi bakış açısı kazanmasının hedefleyen 2’nci ‘Hataybot Robot’ yarışmasını düzenliyoruz. Geçtiğimiz yıl ilkini gerçekleştirdiğimiz organizasyona; 522 takımın başvurması, bin 44 öğrencimizin ve 522 öğretmenimizin işin içerisine dahil olması, Hatay’ın bilim ve teknoloji alanında ne kadar güçlü bir potansiyele sahip olduğunu göstermiştir. Bu yıl hedefimiz bu heyecanı daha büyütmek ve fazla takımın yarışmaya dahil olmasını da sağlamaktır. Diğer tarafta öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin üretimle buluştuğu hayallerinin projelerle başarıya dönüştü. Böylece Hatay’ın başarı hikayesini hep birlikte yeni bir sayfada ekleyeceğimize yürekten inanıyorum. Buradan özellikle çocuklarımıza, gençlerimize ve öğretmenlerimize sesleniyorum. Geliniz hayalinizi projeye dönüştürün, geliniz merakınızı üretime taşıyın ve geliniz Hatay’ın yarınlarını hep birlikte kuralım. Tüm öğrencilerimizi ve öğretmenlerimizi bu büyük heyecana ortak olmaya, 2’nci Hatay Robot Yarışması’na katılmaya davet ediyorum. Başvurular devam ediyor. Başvurular 13 Mart’a kadar devam edecek. Ben şimdiden ikinci Hatay Robot Yarışması’nın Hatay’ımıza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum" dedi. "Hatay Robot Yarışması’nda kendimizi göstermek için buradayız" Bu yılki Hatay Robot Yarışması’na iyi hazırlanıp kazanmayı hedeflediklerini ifade eden öğrenci Bekir Koluksa, "Burada bazı çalışmalar yapıyoruz. Bilgisayarlarla ahşap atölyelerde çalışmalarımız oluyor. Bu yıl 2 ila 4 Nisan arasındaki Hatay Robot Yarışması’na hazırlanıyoruz. Bu yarışmada başarılar göstermek istiyoruz. Arkadaşlarımızla çalışmalar yapıyoruz. İyi çalışarak yarışmayı kazanmak istiyoruz. Yarışmada hedefimiz ilk 3’e girip birinci olmak. Robot yapmak çok zor bir şey ve takım çalışmasıyla bunu yapabiliriz. Azimle, kararlılıkla ve kendine güvenerek yapılabilir. Şupi çok güzel bir karikatür. Hatay Robot Yarışması’nda kendimizi göstermek için buradayız" şeklinde konuştu. "Hedefimiz bütün kategorilerde derece almak olacak ve yarışma için heyecanlıyım" Hatay Robot Yarışması’nda dereceye girmek istediklerini söyleyen öğrenci Beray Solo, "Burada steam yaklaşımına yönelik dersler alıyoruz. Yakında olacak Hatay Robot Yarışması’na tüm takımlar olarak hazırlanıyoruz. Hedefimiz bütün kategorilerde derece almak olacak. Yarışma için heyecanlıyım. Şupi’nin tasarımı çok güzel oldu" ifadelerini kullandı.
Bursa Çocuğunuzu bahar alerjisinden korumanın yolları Bahar ayları çocuklar için özgürce doğanın keyfini çıkartmak anlamına gelse de, hapşırma krizleri, burun akıntısı ve kaşıntısına yol açan "alerjik nezle (rinit)" ya da bilinen diğer adıyla "saman nezlesi" oldukça rahatsız edici bir sağlık sorunu olarak yaşanabiliyor. Alerjik nezlenin 2 gruba ayrıldığını belirten Medicana Bursa Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Mesut Arslan, "Bahar nezlesi, çimen, ağaç ve ot polenlerine bağlı gelişmekte iken, perennial alerjik nezle ise ev tozu akarı, hamamböceği, küf ve evcil hayvanlara bağlı gelişmektedir. Özellikle bahar aylarında burun akıntısı, burun tıkanıklığı sorunu yaşayan hastaların yaklaşık yarısı bahar nezlesidir. Bahar nezlesi yıl boyu sürer ya da mevsimseldir" dedi. Uzm. Dr. Mesut Arslan, alerji belirtilerini şöyle sıraladı: "Sık tekrarlayan burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve aksırık nöbetleri ile kendini gösterir. Aksırıklar arka arkaya 10-20 atak halinde, burun akıntısı ise su gibi olup çok bol miktarda ve devamlıdır. Akıntı olmadığı durumlarda çocuk burun tıkanıklığından şikâyet edebilir. Burun tıkanıklığı burun içini kaplayan mukozanın şişmesinden olur. Alerjik nezle, göz sulanması ve kaşıntısı gibi göz alerjileri ile birlikte de görülebilir. Bazen damakta ve genizde akıntı veya kaşıntı hissedilebilir." "Alerjik nezle genellikle soğuk algınlığıyla karıştırılabilen bir hastalıktır" diyen Uzm. Dr. Mesut Arslan, "Eğer nezle, ilkbahar ve yaz aylarında başlayıp, üç haftadan uzun sürüyorsa ve iyileşme eğilimi göstermiyorsa, alerjik nezle şüphesi kuvvetli hale gelir. Böyle durumlarda mutlaka doktora danışılması gerekir. Bahar alerjisi çocuklukta 2 yaşından önce nadir görülür. Özellikle okul çağında sık görülür. Alerjik nezlesi olan çocuklarda astım da görülmesi sık karşılaşılan bir durumdur. Bu nedenle aileler çocukta öksürük ve hırıltı belirtilerine karşı dikkatli olmalıdır. Çocukluk yaşlarında ilk belirtilerini veren hastalık yetişkin döneminde de devam edebilir" şeklinde konuştu. Çocukta alerjik nezleden şüphelenildiği durumlarda, alerjiye neden olan maddeyi tespit etmek için cilt veya kan testleri yapılabileceğine değinen Uzm. Dr. Mesut Arslan, "Testlerin sonucunda, çocuğun belli bir alerjene karşı duyarlı olduğu tespit edildiği takdirde, buna karşı tedbirler alınabilir ya da bu alerjiye yönelik tedaviye başlanabilir. Alerjik nezle tedavisinin ilk adımı alerjiye sebep olan alerjenlerden kaçınmaktır. Eğer çocuktaki alerjik nezle polenlere karşı gelişiyorsa, tozlaşmanın sıkça görüldüğü aylarda, çocuğu yeşil alanlardan mümkün olduğunca uzak tutmak gerekebilir ya da temas kaçınılmazsa tedavi altında tutulması sağlanmalıdır" dedi. Çevresel korunma yöntemlerinin yetersiz kaldığı durumlarda, ilaç tedavisinin etkili bir yöntem olacağına değinen Uzm. Dr. Mesut Arslan, "Bu ilaçlar sadece belirtilerin görüldüğü günlerde kullanıldıklarında bile, çocuğun şikâyetlerini gidermeye yardımcı olabilir. İlaç tedavisi de yetersiz kaldığında çocuklarda aşı tedavisi, "immünoterapi" uygulanmaktadır. Çocuğun duyarlı olduğu alerjenlerin artan dozlarda çocuğa verilmesiyle bağışıklık sistemini düzenlemeyi amaçlayan aşı tedavisi, bir süre sonra vücudun bu alerjenleri doğal karşılayabilmesini sağlamaktadır" ifadelerini kullandı.