POLİTİKA - 12 Şubat 2026 Perşembe 18:21

Aydın Büyükşehir’in 1,5 milyarlık yatırımına ret oyu veren CHP’ye AK Parti grubundan eleştiri

A
A
A
Aydın Büyükşehir’in 1,5 milyarlık yatırımına ret oyu veren CHP’ye AK Parti grubundan eleştiri

Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısında görüşülen konuların kritik olduğuna dikkat çeken AK Parti Grup Başkanvekili Fatih Gürer, CHP grubunun 1,5 milyarlık yatırımlara ’ret oyu’ vermesini eleştirerek, "Cumhuriyet Halk Partisi yatırımlara engel olmak adına grup kararı almışlar" dedi.


Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Şubat ayı meclis toplantısının ana gündem maddesi 1,5 milyar TL’lik yatırımlar olurken, yatırımlar ve yetki konusunda çıkan tartışmalar dikkat çekti. Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından 17 ilçede yapılması planlanan yatırımlar için İller Bankası’ndan kredi çekilmesine ilişkin Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na yetki verilmesi konusunda yine karar çıkmadı. Geçtiğimiz Ocak ayı toplantısında görüşülerek CHP grubunun ret oyu sonrasında oy çokluğu ile ertelenen ‘yatırımlar ve yetki’ maddesi bu ay yeniden gündemde görüşüldü. Konuya ilişkin CHP grubu yine ‘ret’ oyu verirken, açıklamalarda bulunan AK Parti grubu CHP’yi ‘hizmet engeli’ vurgusuyla eleştirdi. Alınan kararın hizmetlerin yapılmasına engel teşkil ettiğini belirten AK Parti grubu, bu tutumun Aydın’a hiçbir yarar sağlamayacağını ifade etti.



"Bunu tüm Aydın halkına açıklamak da bize düştü"


CHP’li meclis üyelerinin yatırımların önünde engel teşkil ettiklerini ifade eden AK Parti Grup Başkanvekili Fatih Gürer, "Geçen ay meclisten kalan yatırım harcamalarında kullanmak üzere kredi ile ilgili 1,5 milyarlık iç borçlanma talebi vardı. 17 ilçede yapılması planlanan hizmet ile ilgili 1,5 milyarlık krediye karşılık yetki istenmişti. Bu konu geçen ay meclisten havale edilen konuydu. Geçen ay Cumhuriyet Halk Parti’li meclis üyeleri erteleme tutanağı tutturup, bu konuların görüşülmesini ertelemişlerdi. Biz de bu ay yine gündeme getirdik. Ne yazık ki CHP Plan Bütçe Komisyonu üyeleri, grup kararı aldıklarını söyleyerek bu hususta ‘ret’ kararı verdiler. Yani hizmetlerin yapılması için lazım olan kredinin kullanılmasına karşı oy kullandılar. Plan Bütçe Komisyonu’ndaki raporları bu yönde. Yani herhangi bir karar almama yönünde grup kararı aldıklarını beyan ettiler bize Plan Bütçe Komisyonu üyeleri. Yatırımların önüne engel teşkil edecek şekilde ‘ret’ kararını komisyon kararını aldılar. Bunlar kritik konulardı. Aydın’ımıza hizmet etmek için meclis kararı almak zorundayız. Yatırımlar için meclisin kararına ihtiyacımız var. Ama ne yazık ki, CHP grup kararı alarak bu yatırımların önünde engel oldular. Bunu tüm Aydın halkına açıklama konusu da bize düştü" dedi.



"Böyle tutarsız bir siyaset bu memlekete bir katkı sağlamaz"


"Gözlemimiz o ki, bugün Cumhuriyet Halk Partisi grubunda bir akıl tutulması var" diyen AK Parti Grup Sözcüsü Nuri Güler ise, "Aydın’ımıza gelecek olan imkan ve kaynakların, yatırımların önünde durulması, insanlarımızın yaşam konforu ve kalitesinin artırılması için sorumlu olan biz de bugün ne yazık ki CHP’nin meclis çoğunluğunu kullanarak Aydın’a gelmesi gereken kaynak ve imkanların durdurulduğuna şahit olduk. Biz bunu, vatandaşımıza şikayet ediyoruz, söylüyoruz. Onlara havale ediyoruz. Zannediyoruz ki, CHP bugün, grup kararı alarak bir ‘istemezük’ mantığıyla gelmişler. Gelecek olan imkan ve kaynakların durdurulmasıyla alakalı ortak karar almışlar. Bunların altında yatan sebeplerle de anladık ki, biraz şahsi, siyasi hesaplarının olduğunu gördük. Kendi siyasi gelecekleri adına memleketin yatırımlarının önüne geçilmesi aslında çok acı bir gerçek olarak önümüze çıkması bizi de çok üzdü. Böyle tutarsız bir siyaset bu memlekete bir katkı sağlamaz" şeklinde konuştu.



Aydın Büyükşehir’in 1,5 milyarlık yatırımına ret oyu veren CHP’ye AK Parti grubundan eleştiri

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Kurum: "Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir, tek ses değil diyalog, ayrılık değil uzlaşı, durağanlık değil aksiyon’’ Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir, tek ses değil diyalog, ayrılık değil uzlaşı, durağanlık değil aksiyon. Bu ilkelerle hareket ederek Mart ayında güçlü ve sağlam yapılandırılmış eylem ajandamızı dünyaya ilan edeceğiz’’ dedi. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31) İstanbul Beşiktaş’ta düzenlendi. Beşiktaş’taki bir otelde gerçekleşen konferansa, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanı sıra COP30 Başkanı Andre Aranha Correa do Lago, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçevesi İcra Sekreteri Simon Stiell, yurt dışından temsilciler ve davetliler katıldı. Tanıtım filminin yayınlanmasının ardından temsilciler ortak basın toplantısı düzenledi. Konferansta söz alan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP toplantılarının dünyanın en yüksek iklim toplantısı olduğuna ve dünya liderlerini de tek masa etrafında toplama gücüne sahip bir organizasyon olduğuna dikkat çekti. Bakan Kurum, "COP toplantıları çok kritik ve kıymetlidir, çünkü dünyamız, iklim krizinin yıkıcı etkilerini her gün daha sert şekilde yaşamaktadır. Dahası, iklim değişikliği, sadece bir çevre krizi değil; ticaretten ulaşıma, sanayiden gıdaya, enerjiden eğitime kadar insan yaşamına dair her alanı etkileyen bir varlık-yokluk meselesi haline gelmiştir. İşte dünyanın içinde bulunduğu bu kriz döneminde Türkiye, engin tarihi birikimi, iklim krizine dair attığı somut adımlar ve küresel adalete duyduğu inançla, COP31’e Antalya’mızda ev sahipliği yapacaktır. Hakikaten son 3 aydır; 9-20 Kasım tarihleri arasında gerçekleştireceğimiz COP31’in başarılı bir şekilde sonuçlanması için yoğun bir mücadele içerisindeyiz. Bu çerçevede dün ve bugün İstanbul’da; İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekretaryası, Avustralya, Azerbaycan ve Brezilya’dan üst düzey katılımcılarla Birinci Stratejik Misyon çalışmamızı başarılı bir şekilde tamamladık’’ dedi. "Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir" 9-20 Kasım 2026’da Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek olan COP31 toplantısına tüm detaylarıyla çalıştıklarının bilgisini veren Bakan Kurum, "COP31 Başkanlığı olarak, bu mirası sahipleniyor, COP31 sürecini sonuç odaklı bir anlayışla yürütmeyi hedefliyoruz. COP31’i başarılı kılmak amacıyla, Türkiye ve Avustralya olarak, istişare ve işbirliğine dayalı bir anlayışıyla çalışacağız. Dünyanın COP31’den beklentilerinin yüksek olduğunun farkındayız. Bizim sorumluluğumuz, bu beklentileri doğru okumak, taraflar arasında güven inşa etmek ve sonuç üretmektir. Hep söylediğimiz bir şey var. Biz, COP31’i yalnızca bir konferans olarak görmüyoruz, kimse de öyle görmemelidir. Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir, tek ses değil diyalog, ayrılık değil uzlaşı, durağanlık değil aksiyon. Bu ilkelerle hareket ederek Mart ayında güçlü ve sağlam yapılandırılmış eylem ajandamızı dünyaya ilan edeceğiz. Kimseyi geride bırakmadan, tarafsız, adil bir başkanlık anlayışıyla herkesin sesini duyacak, duyuracak ve cesaretlendireceğiz. Küresel iklim eyleminde geriye gidiş kabul edilemez. Tüm ülkelere eşit biçimde tanınan uygulama esnekliğinin ve geçiş sürecine yönelik toleransın artık sıfır noktasında olduğunu herkese en açık ifadelerle anlatacağız. Bu yaklaşım, yalnızca teknik bir müzakere çerçevesini değil; insanlığın doğayla kurduğu kadim ilişkiyi yeniden hatırlatan, medeniyetlerin ortak hafızasından beslenen bir sorumluluk anlayışını temsil etmektedir" diye konuştu. "Göbeklitepe’yi geleceğin COP’u olarak tanımlıyoruz" Göbeklitepe’nin insanlık tarihinin başlangıç noktası olduğunu ve insanlığın bir araya gelerek ilk kez bir anlam oluşturduğuna vurgu yapan Bakan Kurum, "Bu yönüyle COP31’i insanlığın yeniden bir araya geldiği, ‘Geleceğin COP’u’ olarak tanımlıyoruz. Evet, Diyalog, COP31 sürecinin başlangıç noktasıdır. Bu çerçevede COP31; hükümetlerin, özel sektörün, şehirlerin, gençlerin ve sivil toplumun anlamlı biçimde dinlendiği, farklı sorumlulukların kabul edildiği kapsayıcı bir istişare zemini oluşturacaktır. Uzlaşı, bu diyalog zemininde inşa edilecek ikinci aşamadır. COP31; iddia ile uygulanabilirlik, hakkaniyet ile sorumluluk arasında denge kuran, ülkelerin kalkınma önceliklerini gözeten gerçekçi taahhütlere odaklanacaktır. Ve Aksiyon. Aksiyon, bu sürecin nihai hedefidir. COP31, taahhütleri sahaya indiren; yatırım, politika uyumu, kamu-özel sektör iş birlikleriyle desteklenen somut uygulamaları öncelikli kılacaktır. Bu üç ilke ile, COP31’i söylem ağırlıklı bir müzakere sürecinin ötesine taşıyacak; güven üreten, sonuç odaklı ve reel sektörlerde uygulama çalışmalarını önceleyen bir başkanlık anlayışını sürecin tüm aşamalarında sergileyeceğiz" ifadelerini kullandı. "Bu sürecin en önemli toplantısı, hiç şüphesiz Liderler Zirvesi olacak" Bu yılın Kasım ayında Antalya’da yapılacak olan COP31 konferansının en önemli kısmının 2 gün sürecek olan liderler zirvesi olacağına dikkat çeken Kurum, "Zirvenin ilk gününde devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla yüksek düzeyli genel oturumlar ve stratejik liderlik mesajları verilecek. İkinci gününde ise uygulama odaklı yuvarlak masa toplantılarıyla birlikte ortaklıklar geliştirilecek. Tabi burada şunun altını kalın şekilde çizmekte fayda var. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği, Türkiye’nin dış politikasında kökleşmiş olan; konuşabilen, dinleyebilen, denge kurabilen ve sonuç üretmeye odaklanan diplomasi anlayışını temsil etmektedir. Bu yaklaşım, iklim diplomasisinde de tarafları aynı masa etrafında buluşturabilen, güven inşa eden ve uzlaşıyı mümkün kılan güçlü bir siyasi rol üstlenecektir. Diğer taraftan, COP31’in özellikle aksiyon boyutu ‘Değer Temelli’bir anlayışla güç kazanmaktadır. Sayın Emine Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen Sıfır Atık Hareketi, iklim eyleminin yalnızca söylem düzeyinde kalmadığını sonuç odaklı bir dönüşüm çerçevesine taşınabileceğini tüm dünyaya göstermiştir" şeklinde konuştu. "Çok taraflılık, insanlığın ortak geleceğini koruyacak yegane meşru ve etkili zemindir" Dünyada yaşanan iklim krizinde tek çözümün çok taraflı düşünmek ve ortaklaşa hareket etmek olduğuna kaydede Bakan Kurum, "COP31 Başkanlığı olarak, sonuç üretmeye odaklanan güçlü bir vizyonla, çok taraflılığa olan güveni yeniden inşa etmeye kararlıyız. Çünkü biz biliyoruz ki, COP31’in yapılacağı ülke olan Türkiye; yüzyıllar boyunca kötülüğün karşısında iyiliğin, adaletsizliğin karşısında hukukun, çirkinin karşısında güzelin yanında saf tutmuştur. İklim değişikliğinin tüm dünyayı kasıp kavurduğu bu dönemde de insanlığın yanında durmaktadır. Şunu unutmayalım, kadim dünyadan bugüne ulaşan tek bir reçete vardır. Doğayla uyumlu yaşamak! Çünkü Dünya ortak evimiz ve bizim gideceğimiz başka bir yer, başka bir ev, başka bir sığınak yok. İşte bu şuurla diyoruz ki, Türkiye küresel iklim krizine karşı verilecek mücadelenin doğal merkezidir" diye belirtti.
Balıkesir Balıkesir ve Çanakkale’de Ramazan ayı boyunca "Asırları Aşan Hayır" Sofrası Balıkesir ve Çanakkale Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Ramazan ayı boyunca Türkiye genelinde ücretsiz iftar sofraları kurmaya hazırlanıyor. 25 Bölge Müdürlüğü aracılığıyla gerçekleştirilecek organizasyonlarla binlerce vatandaş aynı sofrada buluşacak. "Asırları Aşan Hayır Bu Sofrada" temasıyla düzenlenecek iftar programları kapsamında, Vakıflar Balıkesir Bölge Müdürlüğü de Balıkesir ve Çanakkale’de binlerce vatandaşı ağırlayacak. "Bu sofraların sadece iftar değil, gönül birliği olduğunu bildiren Vakıflar Balıkesir Bölge Müdürü Mikail Akıllı, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ayı olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Vakıf medeniyetimiz asırlardır ihtiyaç sahiplerine el uzatan, gönülleri birleştiren köklü bir iyilik hareketidir. Ramazan ayı boyunca kuracağımız iftar sofraları sadece yemek verilen noktalar değil; kardeşliğin, paylaşmanın ve gönül birliğinin yaşatıldığı buluşma mekânlarıdır. Tüm vatandaşlarımızı bu bereketli sofralara davet ediyoruz." Ramazan ayı boyunca açık olacak iftar noktaları şöyle: "Karesi Kültür Merkezi-Karesi / Balıkesir, Yıldırım Beyazid İmareti-Karesi / Balıkesir, Anadolu Hamidiye Tabyası-Merkez / Çanakkale, Gelibolu Mevlevihanesi-Gelibolu / Çanakkale." İftar programları Ramazan ayı boyunca her gün vatandaşlara açık olacak. "Asırları aşan hayır" geleneği, bu Ramazan’da da aynı sofrada buluşarak yaşatılmaya devam edecek.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Dünyada belirsizliğin arttığı dönemde Türkiye olarak çevremizde ve ötesinde barışın ve huzurun tesisi için var gücümüzle çalışıyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Dünyada belirsizliğin arttığı bir dönemde Türkiye olarak yakın çevremizde ve ötesinde barışın ve huzurun tesisi için var gücümüzle çalışıyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aleksandar Vucic’i resmi törenle karşıladı ve daha sonra ikili görüşme gerçekleştirdi. Heyetler arası gerçekleştirilen diğer görüşmenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Aleksandar Vucic ortak basın toplantısı düzenledi. "Toplam ticaret hacmi geçtiğimiz yıl 3.5 milyar dolar seviyesine ulaştı. 5 milyar dolarlık hedefimize adım adım yaklaşıyoruz" Vucic ile son olarak 11 Ekim 2024’te Belgrad’da Dördüncü Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Toplantısını gerçekleştirdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aradan geçen süre zarfında gerek ikili münasebetlerimizde gerek bölgesel ve küresel meselelerde önemli gelişmeler yaşandı. Bugün kendisiyle bu gelişmelerin ilişkilerimize etkilerini değerlendirip ileriye yönelik atacağımız adımları istişare ettik. Bilhassa Balkanlarda istikrarın korunması ve ekonomik kalkınmanın güçlendirilmesi açısından neler yapabileceğimizi ele aldık. Sırbistan’la her geçen gün artan ticaret ve yatırımlarımız ilişkilerimizin adeta lokomotifi durumunda. Toplam ticaret hacmi geçtiğimiz yıl 3.5 milyar dolar seviyesine ulaştı. 5 milyar dolarlık hedefimize adım adım yaklaşıyoruz. Sırbistan’ın ev sahipliğinde Belgrad’da gerçekleştirilecek EXPO 2027’ye katılacağımızı daha önce duyurmuştuk. Bu önemli etkinliğin ülkelerimiz arasındaki ekonomik, ticari ve kültürel ilişkileri geliştirmek için ilave bir vesile teşkil edeceğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. "2015 yılında 100 civarında Türk sermayeli firma Sırbistan’da faaliyet gösterirken bugün bu rakam 1500’ü aşmış toplam yatırım miktarı 300 milyon doları bulmuştur" Türk yatırımcıların Sırbistan’a gösterdikleri alakadan mutlu olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2015 yılında 100 civarında Türk sermayeli firma Sırbistan’da faaliyet gösterirken bugün bu rakam 1500’ü aşmış toplam yatırım miktarı 300 milyon doları bulmuştur. Müteahhitlerimiz ise üstlendikleri 100’ü aşkın projeyle Sırbistan’da konut, yol ve altyapı üretimine destek oluyor. Bu noktaya ulaşmamızda değerli dostumun altyapı yatırımlarını ve büyümeyi esas alan kalkınma stratejisinin etkisi olduğu görülüyor. Bizim de Sırbistan’dan yatırımcıları Türkiye’ye beklediğimizi bir kez daha ifade etmek istiyorum" diye konuştu. "Bugün Türkiye, Sırp turistler için ikinci turizm güzergahıdır. Vatandaşlarımız da Sırbistan’ı ziyaret eden turistler sıralamasında ilk sırada yer alıyor" İki ülke arasındaki ilişkilerin artırılması için konuşulan konulara dair bilgi veren Erdoğan, "Beşeri ilişkilerimiz, münasebetlerimizin önemli bir boyutunu oluşturuyor. Halklarımızın birbirine daha yakından özellikle tanıma isteğinin en güzel tezahürü artan karşılıklı turist sayılarıdır. Bugün Türkiye, Sırp turistler için ikinci turizm güzergahıdır. Vatandaşlarımız da Sırbistan’ı ziyaret eden turistler sıralamasında ilk sırada yer alıyor. Bu ziyaretleri daha da artırmak ve kolaylaştırmak için Türkiye ile Sırbistan arasında uçuşların arttırılması konusunu da bugün değerlendirdik. Sırbistan’da Türkçe öğrenimine yoğun bir ilgi görüyoruz. Bu ilginin Yunus Emre Enstitüsü ve Türkiye Maarif Vakfı gibi kurumlarımız tarafından layıkıyla karşılanması için çalışmalarımızı yürütüyoruz. Sırbistan’la aramızda dostluk köprüsü olarak gördüğümüz Sancak Bölgesinin kalkınması için yapılabilecekleri de Sayın Vucic ile ele aldık. Kendisinin bölgenin kalkındırılmasına yönelik projelerini takip ediyoruz. Ben de bu vesileyle Sırbistan’daki Müslüman toplumunun yaklaşan Ramazan-ı Şeriflerini canı gönülden tebrik ediyorum" dedi. "Dünyada belirsizliğin arttığı bir dönemde Türkiye olarak yakın çevremizde ve ötesinde barışın ve huzurun tesisi için var gücümüzle çalışıyoruz Dünya’da barış için durmadan çalıştıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyada belirsizliğin arttığı bir dönemde Türkiye olarak yakın çevremizde ve ötesinde barışın ve huzurun tesisi için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu çalışmalarımızda bizim için müstesna yere sahip Balkanları asla ihmal etmiyoruz. Sayın Vucic’in ziyaretini de bu manada çok kıymetli görüyorum. Bir yandan bölge ülkeleriyle ikili ilişkilerimizi tahkim ederken diğer yandan da bölgesel sahiplenmeyi esas alan girişimlerle halkların huzur ve refahını desteklemeye matuf koşulları oluşturmaya gayret ediyoruz. Bu yaklaşımımızın en yeni örneklerinden olan Balkan Barış Platformu’nun ikinci toplantısına 23 Ocak 2026’da İstanbul’da ev sahipliği yaptık. Ben bu platformda verdiği şahsi destekten ötürü Sayın Vucic’e teşekkür etmek istiyorum. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken Sayın Cumhurbaşkanı’na ziyaretleri için tekrar teşekkür ediyorum. Bugün aldığımız kararların ülkelerimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum" ifadelerine yer verdi. "Erdoğan çok daha deneyimli bir lider" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sadece bölgede değil dünyada büyük bir lider olduğunu söyleyen Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ise, Türkiye’nin Sırbistan için önemli ve büyük bir ortak olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın deneyimli bir lider olduğunu söyleyen Vucic, "Kişileri, halkları Balkanlarda bir araya getirmek çok önemli. Bunu başka türlü ifade etmem gerekirse şunu söylemek istiyorum; Cumhurbaşkanı Erdoğan çok daha deneyimli bir lider. Zaman zaman ben bir şey söylüyorum, Cumhurbaşkanı bunu her zaman bunu beğenmeyebiliyor ama akil bir kişi olduğu için buradaki tozun ortadan kalkmasını bekliyor ve barışın nasıl tesis edilmesi gerektiğini çok iyi bilen bir lider olarak bu konuda Sayın Cumhurbaşkanı bizi her zaman dinlediğiniz için teşekkür etmek istiyorum" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyaretini beklediklerini söyleyen Vucic, bugün ilk defa askeri ve teknik alandaki iş birliğinden bahsettiklerini söyledi. Vucic’in konuşması sonrasında ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mayıs-Haziran ayları içerisinde Sırbistan’a kalabalık bir ekiple ziyaret gerçekleştireceklerini söyledi.