GÜNDEM - 05 Eylül 2025 Cuma 02:57

Aydın’ı üzen ölüm, Aydınlı Gazeteci Fatma Yazıcı hayatını kaybetti

A
A
A
Aydın’ı üzen ölüm, Aydınlı Gazeteci Fatma Yazıcı hayatını kaybetti

Aydın’da ‘Olay Aydın’ internet sitesinin sahibi Gazeteci Fatma Yazıcı hayatını kaybetti. Fatma Yazıcı’nın ani ölümü sevenlerini ve meslektaşlarını yasa boğdu.


Edinilen bilgiye göre bir süre önce Aydın’da yerel internet gazeteciliği yapmaya başlayan ve genellikle hayat hikayelerini konu alan çalışmaları ile gündeme gelen Fatma Yazıcı’nın tedavi için gittiği Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde hayatını kaybettiği öğrenildi. Yazıcı’nın ani ölümü herkesi şaşırttı.


Grip ve halsizlik şikayeti ile hastaneye başvurmuştu


Doğal ve sağlıklı yaşama dikkat eden yaşam tarzı ile de tanınan Fatma Yazıcı’nın bir süredir grip ve halsizlik yaşadığı yakınlarının tavsiyesi üzerine hastaneye gittiği öğrenildi. Yapılan kan tahlili üzerine hekimin tavsiyesi ile 3 gün önce Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne yatan Fatma Yazıcı için gündüz saatlerinde taze kan bağışı çağrısı yapılmıştı. Kısa sürede gelen bağışın ardından sağlığına kavuşması beklenen Fatma Yazıcı’dan gece saatlerinde gelen acı haber meslektaşlarını ve sevenlerini yasa boğdu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hakkari 20 yıllık tütün bağımlılığını 3 ayda yendi: Hemşire Sevda dumansız hayata ’merhaba’ dedi Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde 20 yıldır sigara kullanan hemşire Sevda Derinsu, Sağlıklı Hayat Merkezi’nde uzman desteği sayesinde 3 ayda sigarayı bırakarak, sağlıklı bir yaşama adım attı. Yüksekova Toplum Sağlığı Merkezi’nde görev yapan ve uzun yıllar tütün bağımlılığıyla mücadele eden hemşire Sevda Derinsu, tütün ürünlerinin sağlığa zararları konusunda toplumsal farkındalık oluşturulması amacıyla İlçe Sağlık Müdürlüğünce yürütülen çalışmalardan etkilendi. Başlangıçta önyargılı yaklaşmasına ve "Bu saatten sonra bıraksam ne değişir?" düşüncesine sahip olmasına rağmen 3 ay önce Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesindeki Sigara Bırakma Polikliniği’ne başvuran Derinsu, tütün bağımlılığından tamamen kurtularak çevresine örnek oldu. "Nefes almakta güçlük çekiyordum, şimdi merdivenleri rahatça çıkıyorum" 20 yıl sonra sigarasız bir hayata "merhaba" demenin mutluluğunu yaşadığını ifade eden Derinsu, sigarayı bıraktıktan sonra yaşam kalitesinde çok kısa sürede gözle görülür bir artış olduğunu söyledi. Daha önce de sigarayı bırakması yönünde tavsiyeler aldığını ancak ikna olmadığını belirten Derinsu, "Bu sefer meslektaşlarımın ve hocalarımızın da desteğiyle gerçekten ikna oldum. 20 yıl boyunca sigara içtim ve bu alışkanlığı kurumumun sunduğu ücretsiz tedavi ve danışmanlık hizmeti sayesinde 3 ay içinde çöpe attım. Sigara kullanırken yürümekte, merdiven çıkarken zorlanıyor ve nefes almakta güçlük çekiyordum. Zararlarını zamanla daha çok hissetmeye başlamıştım. Sigarayı bıraktıktan sonra adeta yeniden doğmuş gibi oldum. Vücudumdaki olumlu değişiklikleri hemen fark ettim. Şu an çok rahat yürüyorum ve en önemlisi artık sigara içilen ortamlarda bulunmak dahi istemiyorum. Ailem başta inanmadı ama tütünü tamamen hayatımdan çıkardığımı görünce büyük bir mutluluk yaşadılar. Benim gibi bağımlı olan herkesin bu merkezlere başvurmasını tavsiye ediyorum" dedi. Derinsu, artık poliklinikte sigarayı bırakmak isteyen diğer vatandaşlarla da birebir ilgilenerek, kendi başarı hikayesiyle onlara rehberlik ettiğini sözlerine ekledi. Yüksekova İlçe Sağlık Müdürlüğünde görevli Uzm. Dr. Vehbi Küçükkavradım ise, Sağlıklı Hayat Merkezlerinde vatandaşları sigara, tütün ürünleri ve kanser arasındaki ilişki konusunda bilinçlendirmek için yoğun bir mesai harcadıklarını belirtti. Hemşire Sevda Derinsu’nun tütünle mücadele polikliniğine başvurduğunda ilk etapta çekinceleri olduğunu dile getiren Küçükkavradım, şöyle konuştu: "Sevda hemşiremiz, yaklaşık 20 yıllık sigara geçmişine sahip bir sağlık çalışanımızdı. Bize başvurduğunda ona sigaranın vücudunda gösterdiği tahribatı, yıllar içinde oluşabilecek kronik rahatsızlıkları ve tütünü bıraktığı andan itibaren vücudun ne kadar hızlı toparlanacağını bilimsel verilerle anlattık. İlk etapta ’Bu yaştan sonra ne değişecek’ direnci vardı ancak kararlılığı ve merkezimizde uyguladığımız ücretsiz destek tedavileriyle bu bağımlılığı aşmayı başardı." Sigarayı bırakan bireylerde klinik olarak iyileşmenin çok hızlı başladığını vurgulayan Küçükkavradım, "Sevda Hanım’ın şu anda nefes alışı çok daha rahat. Tat ve koku alma duyuları tamamen geri geldi, günlük fiziksel aktivitelerini artık zorlanmadan yapabiliyor. En önemlisi uzun vadede kalp krizi, akciğer kanseri ve diğer kanser türlerine yakalanma riski, zamanla hiç sigara içmemiş bir bireyle eşitlenecek. Kaç yıl içtiğiniz veya günde kaç paket tükettiğiniz önemli değil. İnsan vücudu her zaman temizlenmeye ve kendini yenilemeye hazırdır. Yeter ki kişi bırakmaya niyetlensin ve uzman desteği almaktan çekinmesin. Şimdi Sevda hemşiremizin merkezimizde sigarayı bırakmak isteyen diğer vatandaşlara kendi süreciyle rol model olması, bizleri ayrıca gururlandırıyor" şeklinde konuştu.
Hakkari Sınırda getirilen uçkunlar Yüksekova’da satışa sunuldu Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde, ilkbaharın gelişiyle birlikte bölge halkı tarafından "yayla muzu" olarak adlandırılan ve şifa kaynağı olarak bilinen uçkun tezgahlardaki yerini aldı. Özellikle Türkiye-İran sınır hattındaki yüksek rakımlı dağlardan büyük bir emekle toplanan uçkunun bağı, ilçe merkezinde 100 liradan satışa sunuluyor. Bölgede son 10 yılın en yoğun yağışlı döneminin yaşanması, dağlardaki uçkun rekoltesine de adeta bereket getirdi. Yüksekova’nın sarp dağlarının yanı sıra sınırın İran tarafındaki dağlık alanlarda da yetişen bitkiyi toplayan vatandaşlar, zorlu bir mesainin ardından topladıkları ürünleri ilçeye getiriyor. Doğal ortamında kendiliğinden yetişen ve Cengiz Topel Caddesi üzerinde kurulan tezgahlarda vatandaşların beğenisine sunulan uçkun, hem ekşi ve aromatik tadıyla hem de sağlığa olan faydalarıyla yoğun ilgi görüyor. C vitamini açısından zengin olan ve özellikle şeker, tansiyon gibi rahatsızlıklara iyi geldiğine inanılan bu şifalı bitki, adeta kapış kapış satılıyor. Dağların dik yamaçlarından topladıkları uçkunları Yüksekova’da satışa sunan Mahmut Çiftçi, ürünlerin sofralara ulaşana kadar büyük bir emek süzgecinden geçtiğini belirtti. Çiftçi, "Bu uçkunlar, yüksek rakımlı sınır dağlarında ve İran topraklarında bin bir güçlükle toplanıyor. Esendere Sınır Kapısı üzerinden Yüksekova’ya getirilen bu şifalı bitkiyi biz de onlardan teslim alıp ilçe merkezindeki tezgahlarımızda halkımızla buluşturuyoruz. Bu sene yağışların bol olması sebebiyle hem tadı çok güzel hem de oldukça bereketli. Vatandaşlarımızın ilgisinden memnunuz, bağını 100 liradan satışa sunuyoruz" dedi. (MT-MSA-Y)
Van Van’da sakatlanan kargayı arkadaşları yalnız bırakmadı Van’ın Edremit ilçesinde yaralı olduğu için uçamayan kargayı diğer kargaların koruma altına alıp beslemesi, yaban hayatı uzmanlarını ve mahalle sakinlerini şaşırttı. Edremit ilçesine bağlı Yeni Cami Mahallesi’nde yaşayan yaban hayatı fotoğrafçısı ve biyolog Vedat Atlı, evinin karşısındaki çalılıklarda uzun süredir üç karganın sürekli aynı noktada beklediğini fark etti. Kargaların hareketlerini inceleyen Atlı, kuşlardan birinin sol kanadının sakat olduğunu ve uçamadığını, diğer iki karganın ise onu korumak için adeta nöbet tuttuğunu tespit etti. Yaklaşık bir aydır sakat karganın başından ayrılmayan diğer iki karganın sergilediği dayanışma, doğadaki yardımlaşmanın en somut örneklerinden birini oluşturdu. Mahalle sakinlerinin de ilgisini çeken kargalar, her sabah kendileri için bırakılan yiyeceklerle beslenirken, yaralı karganın güvenliği diğer kargalar tarafından gün boyunca sağlanmaya devam ediyor. "Vefa gösterip onu terk etmediklerini fark ettim" İHA muhabirine konuşan yaban hayatı fotoğrafçısı Vedat Atlı, kuşların bölgede adeta bir koruma kalkanı oluşturduğunu belirtti. Fotoğrafçı Atlı, "Uzun bir süredir oturduğum evin karşısındaki çitlerde sürekli üç karganın durduğunu görüyordum. Birisi yalnız kalıyordu, ikisi de onu belli bir mesafeden izliyordu. Bu durum sürekli devam ediyordu. İlk olarak bir ay önce fark ettim; kargaların geliş ve göç mevsimi olduğu için sıradan bir olay sandım, belki yuva yapmak için yer arıyorlardır diye düşündüm. Sonra yaklaşık 20 gün önce salonda otururken, karganın sol kanadını aşağı doğru indirdiğini fark ettim. Sol kanadı sakat, yani uçamıyor. Çalıların arasına giriyor, koşuyor ama uçup kaçamıyor. Biraz daha dikkatli bakınca, o iki karganın aslında ona gözetmen olduğunu, ailesinden geldiklerini ve vefa gösterip onu terk etmediklerini fark ettim. Bunun üzerine onları beslemeye başladım. Şimdi her sabah evden çıkışta bir poğaça ya da bir parça ekmek koyuyorum. Onlar da çitlerde sesimi duyunca gelip ekmeklerini yiyorlar, karınlarını doyuruyorlar" dedi. "İlginç bir vefa örneği" Kuşlar arasındaki sosyolojik ilişkiden çok etkilendiğini dile getiren Atlı, "Doğada, alanda da bu tür durumları görüyorum ama bunu bizzat kapımın önünde yaşamak, şahit olmak bize ilginç hissettirdi. Belli bir alanı kapıp onu korumaları ve tehlikelerden gözetmeleri nedeniyle mutlu oluyoruz. Bunu fark edebiliyorum, bir kedi bile yaklaşsa kesinlikle izin vermiyorlar. Karga tam olarak yardıma muhtaç bir durumda mı, açıkçası bilmiyorum. Yanaşmaya çalıştığınız zaman çalıların arasına kaçıyor, kendini koruyor. Sadece kanadında ya bir yorgunluk ya da bir sakatlık var, tam olarak ne olduğunu bilmiyorum ama kendini çok yardıma muhtaçmış gibi hissettirmiyor. Buna rağmen diğerleri sürekli başında bekleyip onu koruyorlar. Bu ilişkileri, bu vefaları ne zamana kadar devam edecek bilmiyorum ama bizi derinden etkiledi. Ben şahsen çok etkilendim" diye konuştu. "Kuşların ilişkisi ilginç bir seviyede" Kargaların alan savunmasını üst düzeyde olduğunu ifade eden Atlı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu süreçte şöyle bir şey fark ediyorsunuz: Önce belli bir alanı kontrol ediyorlar, sakat karga daha sonra oraya iniyor. Etrafında geziyorlar. Bir tehlike geldiği zaman, örneğin bir araba yanaştığında, önce o sağlam kargalar gelip her şey yolunda mı diye kontrol ediyor. Daha sonra diğeri yanaşıyor. Çok ilginç. Bizlerin hayvanların hayatlarına dair, belki dillerini çözme konusundaki bu durumunu gelecek nesiller fark edecek ama aralarındaki ilişki gerçekten ilginç bir seviyede." (YS-MSA-Y)