GÜNDEM - 25 Şubat 2026 Çarşamba 08:36

Aydın’ın yöresel lezzeti kedirgen ve sarmaşıklar pazar tezgahlarını süslemeye başladı

A
A
A
Aydın’ın yöresel lezzeti kedirgen ve sarmaşıklar pazar tezgahlarını süslemeye başladı

Aydın dağlarında bahar mevsiminde doğada kendiliğinden çıkan, halk arasında acı ot diye de bilinen sarmaşık ve kedirgen otları pazar tezgahlarını süslemeye başlarken, sezonun ilk ürünleri bağı 150 TL’den satılıyor.



Aydın’ın acı otu olarak bilinen sarmaşık ve kedirgenler, baharın gelmesiyle birlikte topraktan çıkarak yüzünü göstermeye başladı. Pek çok kişinin sağlık için tükettiği bu otlar bir yandan işsizlere iş olurken, diğer yandan da şehirde yaşayanların sofrasına aş oluyor. Yumurtalı ve yoğurtlu iki ayrı türde yemeği yapılan otlar, bu yıl yağışların da etkili olması ile birlikte dağlarda çıkmaya başladı. Aydın’ın yanı sıra Ege Bölgesi’nde de severek tüketilen kedirgen ve sarmaşıklar, kemik ağrılarından romatizmaya kadar bir çok hastalığa da iyi geldiği biliniyor.



Pazar tezgahlarında yerini alan sezonun ilk otları, fiyatıyla toplayanı lezzetiyle de yiyeni mutlu ederken, sezonun ilk ürünleri bağı 150 TL’den satılıyor. Semt pazarlarında en çok ilgi gören sezonluk ürünler arasında yer alan kedirgen ve sarmaşık otlarını toplamasının zahmetli ama bir yandan da çok zevkli olduğunu ifade eden pazarcı Hayrullah Acar; "Aydın’ımızın meşhur otu olan kedirgen sezonumuz başladı. Bu hafta ilk kedirgenlerimizi getirdik. Kuşkonmaz olarak da bilinir ama yöremizin kedirgeni farklıdır. Dağlarda kendiliğinden yetişir. Yağmurlardan sonra baharda çıkar bu. Faydalı bir bitki. Bilhassa idrar yolları iltihabına çok faydalıdır. Çok faydalıdır. Dağlardan toplaması da bir o kadar zahmetlidir. Toplandığı yerler açısından zahmetli ama zevkli bir şey. Herkes yerini bulamaz ama toplayan bilir onu. Toplaması da çok zevkli olur. Bölgemizin önemli lezzetlerinden. İlk kedirgenleri satmaya başladık. Bağı 150 TL’den satıyoruz. Yağışlar devam ederse bunlar da olmaya devam edecek" dedi.



Aydın’ın yöresel lezzeti kedirgen ve sarmaşıklar pazar tezgahlarını süslemeye başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van 32 yıllık ayakkabı ustasının çırak sitemi: "Eli kirlenmeyenin karnı tok olmaz" Van’da 32 yıldır mülki amirlere özel ayakkabı üreten ve eskiyenleri ekonomiye kazandıran Fikret Kaya, gençlerin "elim kirleniyor" diyerek mesleğe ilgi göstermemesinden dert yanarak zanaatın yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Van’ın İpekyolu ilçesinde yarım asrı geride bırakan ömrünün 32 yılını ayakkabı tezgahının başında geçiren Fikret Kaya, gelişen teknolojiye rağmen mesleğini ilk günkü heyecanla sürdürüyor. Çıraklıktan başladığı ayakkabıcılık mesleğini 32 yıldır aralıksız sürdüren Fikret Kaya, değişen teknolojiye rağmen mesleğini ilk günkü heyecanla icra ediyor. Meslek hayatı boyunca el emeğinin yerini fabrikasyona bırakışına tanıklık eden Kaya, bir yandan mülki amirler ve bürokratlar için özel sipariş ayakkabı üretirken bir yandan da eskiyen ayakkabıları aslına uygun şekilde onararak ekonomiye katkı sağlıyor. "Biz eskiyi özlüyoruz" İHA muhabirine konuşan ayakkabı ustası Fikret Kaya, geçmişten bugüne el emeği bittiğini ve her şeyin artık fabrikasyona döndüğünü belirtti. Ayakkabı ustası Kaya, "Teknoloji ve makineler çıkınca hem biz hem de müşterilerimiz rahat etti. Ama yine de biz eskiyi özlüyoruz. Keşke o eski günler olsaydı, keşke eskiye devam edebilseydik. O zorlukları, o sıkıntıları yine görseydik; ama maalesef o günlere geri dönemiyoruz. Bugünün teknolojisi bunu gerektiriyormuş, biz de bu teknolojiyle devam ediyoruz" dedi. "Bizim mesleğimizde artık çırak yetiştiremiyoruz" Eski yıllarda mesleklerine olan ilginin daha fazla olduğunu ve bu yüzden çırak bulma sorunlarının olmadığını hatırlatan Kaya, "Eskiden en azından 3-5 tane çırak çalıştırıyorduk, şimdi ise bir tane bile bulamıyoruz. Mesleğe rağbet yok. Rağbet olmadığı için ileride bu mesleğin büyük sıkıntılar yaşayacağını görüyorum. Hem kendi mesleğimize hem de diğer mesleklere bakıyorum; genel olarak büyük bir sıkıntı var. Özellikle bizim mesleğimizde artık çırak yetiştiremiyoruz. Gelen çırak da 3-5 gün çalışıp bırakıp gidiyor. ’Usta, bu benim işim değil’ diyor ve bir daha gelmiyor. Babasını arıyorum, ’Oğlun işe niye gelmedi?’ diye soruyorum; ’Vallahi benim oğlum bu işi yapmayacak, bu iş kirlidir; eli kirleniyor, boya oluyor’ diyor. Oysa eli kirlenmeyenin karnı tok olmaz. Mecburuz ama maalesef çırak bulamadığımız için yetiştiremiyoruz. Korkarım ki bu gidişle mesleğimiz ölüyor" diye konuştu. Eski ayakkabıları tamir ederek bir yandan geri dönüşüme katkı sağladıklarını dile getiren Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü: "Oysa geri dönüşüme büyük katkı sağlıyoruz. Çok şükür, çok güzel tadilat ve tamiratlar yapıyoruz. Yaptığımız işlemler hiç belli olmuyor; orijinali neyse, aynı şekilde onarıp müşterilerimize teslim ediyoruz. Ayrıca bürokrat kesimine, mülki amirlerimize ve büyüklerimize özel sipariş üzerine ayakkabı yapmaya da devam ediyoruz."