GÜNDEM - 17 Aralık 2025 Çarşamba 09:41

Başkan Çerçioğlu’ndan Didim’e 370 milyon TL değerinde altyapı yatırımı

A
A
A
Başkan Çerçioğlu’ndan Didim’e 370 milyon TL değerinde altyapı yatırımı

Aydın Büyükşehir Belediyesi ve Aydın Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (ASKİ) tarafından Didim ilçesinde yürütülen altyapı çalışmaları aralıksız sürüyor.



ASKİ tarafından Akbük kanalizasyon kolektör ve terfi merkezleri yapım işi kapsamında sürdürülen ve 370 milyon Türk Lirası maliyete sahip proje kısa süre içerisinde tamamlanacak. Akbük, Fevzipaşa ve Denizköy Mahallelerini kapsayan çalışma kapsamında; 5 adet terfi merkezi istasyonu, 2 adet yükleme odası, 34 bin 396 metre şebeke hattı, 12 bin 449 metre kollektör hattı, 10 bin 574 metre terfi hattı, 900 adet parsel bacası ile 2 bin 700 metre parsel bağlantısı inşa edilecek.



Yüzde 75’i tamamlanan dev yatırımla birlikte Akbük ve çevresindeki mahallelere modern ve güçlü bir altyapı kazandırılmış olacak.



"Tüm ilçelerimizde yatırımlarımıza devam edeceğiz"


Aydın’ın tüm ilçelerinde alt ve üstyapı yatırımlarının devam edeceğini belirten Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, "Güzel Aydınımız için çalışıyor, 17 ilçemizin tamamında projelerimizi hayata geçiriyoruz. Tüm ilçelerimizde olduğu gibi Didim’de de alt ve üstyapı yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Vatandaşlarımızı hizmetlerimiz ile buluşturmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.



Başkan Çerçioğlu’ndan Didim’e 370 milyon TL değerinde altyapı yatırımı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Hınıs’tan Avrupa’ya uzanan eğitim hamlesi: Öğretmenler Lüksemburg’da iklim değişikliği eğitimi alıyor Erzurum’un Hınıs ilçesinde görev yapan 5 öğrenmen, Erasmus+ Programı kapsamında kabul edilen "Change Yourself, Not the Climate (CYNC)" "Kendini Değiştir, İklimi Değiştirme" adlı uluslararası proje kapsamında iklim değişikliği eğitimi alıyor. Fransa Ulusal Ajansı tarafından desteklenerek uygulamaya alınan proje Fransa, Lüksemburg, Yunanistan ve Türkiye ortaklığında yürütülüyor. Proje ortaklarından biri de Hınıs İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü oldu. Proje kapsamında Hınıs İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden seçilen 5 öğretmen, 11-17 Ocak 2026 tarihleri arasında Lüksemburg’da eğitim faaliyetlerine katılıyor. Öğretmenler, Lüksemburg’daki cole Internationale Gaston Thorn ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda, iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik temalı eğitimlere katılacak. Projenin ana amacının öğretmenleri güçlendirmek olduğu belirtilirken projenin temel hedefin iklim değişikliği ile mücadelede öğretmenlerin bilgi ve becerilerini artırmak olarak ifade edildi. İklim değişikliğinin derslere entegrasyonu konusunda uygulamalı yöntemler geliştirmek, öğrencilerde çevre bilincini güçlendirmek, okullarda yeşil okul, sıfır atık ve karbon ayak izinin azaltılması yönünde uygulamalar başlatmanın amaçlandığı proje; çevre ve iklim değişikliği ile mücadeleyi merkeze alan Erasmus+ yatay öncelikleri ile uyumlu olarak tasarlandı. Aynı zamanda öğretmenlerin mesleki gelişimine ve temel anahtar becerilerin geliştirilmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Lüksemburg hareketliliğinde yoğun eğitim programı Lüksemburg’daki eğitim hareketliliğinde öğretmenler; iklim okuryazarlığı, derslerde iklim değişikliğinin nasıl ele alınacağı, müfredat entegrasyonu, yenilikçi öğretim yöntemleri, okulda yeşil uygulamalar ve sıfır atık çalışmaları, karbon ayak izinin azaltılması faaliyetleri konularında atölye çalışmalarına katılacak. Program süresince öğretmenler, Lüksemburg eğitim sistemi ve yerel çevre uygulamalarını yerinde inceleyerek farklı ülkelerden gelen öğretmenlerle ortak çalışma fırsatı elde edecek. Eğitim sonunda katılımcı öğretmenlerin kendi okullarında uygulayabilecekleri ders içi ve okul temelli etkinlik planları geliştirmeleri bekleniyor. Hınıs’ta öğrencilere ve okullara doğrudan katkı sağlayacak Harekete katılan öğretmenler dönüşte: edindikleri bilgi ve deneyimleri diğer öğretmenlerle paylaşacak, okullarda çevre ve iklim değişikliği temalı eğitim faaliyetleri yürütecek, öğrencilerle sıfır atık, geri dönüşüm, ağaçlandırma ve sürdürülebilir yaşam uygulamalarını hayata geçirecek. Proje kapsamında elde edilen çıktılar; yerel basın, sosyal medya ve okul web siteleri aracılığıyla da kamuoyu ile paylaşılacak. Bu uluslararası iş birliği ile Hınıs’taki öğretmenler ve öğrenciler, Avrupa düzeyinde yürütülen iklim değişikliği çalışmalarının aktif bir parçası haline geliyor.
İstanbul Akalazya hastalığına modern tedavi yöntemi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Altay Kandemir, Akalazya hastalığında kullanılacak yeni tedavi yöntemini anlattı. Kandemir, "Geleneksel olarak akalazya tedavisinde balon dilatasyon veya cerrahi yöntemler kullanılırdı. Günümüzde bu hedefe ulaşmada en modern ve etkili yöntemlerden biri POEM (Peroral Endoskopik Miyotomi) tedavisidir" dedi. Yemek yerken takılma hissi ve yutma güçlüğü ile kendini gösteren Akalazya hastalığında yeni bir tedavi çözümü geliştirildi. Zamanla beslenme yetersizliğine ve şiddetli kilo kaybına neden olan hastalığa karşı uyaran Liv Hospital Ulus Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Altay Kandemir, hastaların hayatını normale döndüren POEM (Peroral Endoskopik Miyotomi) yöntemini anlattı. Kandemir, endoskopik olarak gerçekleştirilen tedavinin Akalazya ile mücadelede yeni bir dönem başlattığını vurguladı. Akalazya nedir? Akalazya’nın yemek borusunun nadir görülen ancak yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen bir hastalığı olduğunun altını çizen Prof. Dr. Altay Kandemir, "Bu hastalıkta, yemek borusunun alt ucundaki kasların gevşeyememesi ve yemek borusunun gıdaları mideye itme yeteneğini kaybetmesiyle karakterize bir hastalıktır. Sonuç olarak hastalar uzun süredir devam eden yutma güçlüğü, göğüs ağrısı, yemek sonrası takılma hissi, zamanla kilo kaybı gibi şikâyetler yaşar. Akalazya tedavisinde amaç, yemek borusunun alt ucundaki bu kasın gevşemesini sağlayarak yiyeceklerin mideye rahat geçmesini sağlamaktır. Geleneksel olarak akalazya tedavisinde balon dilatasyon veya cerrahi yöntemler kullanılırdı. Günümüzde bu hedefe ulaşmada en modern ve etkili yöntemlerden biri POEM (Peroral Endoskopik Miyotomi) tedavisidir" ifadelerini kullandı. "POEM, tamamen endoskopik olarak, yani ağız yoluyla girilerek gerçekleştirilen bir işlemdir" diyen Prof. Dr. Kandemir, vücudun dışında hiçbir kesi, dikiş veya yara izinin oluşmayacağını belirtti. POEM tedavisinin avantajlarından bahseden Kandemir, şöyle devam etti: "Ciltte kesi yoktur, tamamen ağız yoluyla yapılır. Hastanede yatış süresi genellikle 1-2 gün ile sınırlıdır. İyileşme süreci hızlıdır, hasta kısa sürede günlük yaşamına döner. Uzun dönem başarı oranları oldukça yüksektir. Daha önce balon, botoks veya cerrahi tedavi uygulanmış hastalarda da etkili bir seçenektir. Akalazyanın tüm tiplerinde uygulanabilir." İşlem süreciyle ilgili olarak da açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Kandemir, "POEM işlemi genel anestezi altında, donanımlı bir endoskopi ünitesinde gerçekleştirilir. Endoskopla yemek borusuna girilerek, tıkanıklığa yol açan kaslara müdahale edilir ve yemek borusu çıkışı gevşetilir. Böylece gıdalar rahatça mideye iner" dedi. "Sağlığınızı ertelemeyin" Yutma güçlüğünün sadece bir konfor sorunu olmadığını, aynı zamanda beslenme yetersizliği ve akciğer komplikasyonlarına yol açabilen ciddi bir durum olduğunu kaydeden Prof. Dr. Altay Kandemir, "Yutma güçlüğü yaşayan hastaların, gecikmeden bir gastroenteroloji uzmanına başvurarak güncel tedavi seçenekleri hakkında bilgi alması büyük önem taşır" diye konuştu.
Hatay Depremde evi yıkılan ailenin yeni yuvası alev alev yandı Hatay’da depremde evi yıkılan Özlem Berrak ve ailesinin yaşadıkları yeni yuvaları yangında zarar gördü. Depremin ardından ikinci kez felaketi yaşayan Berrak, 1 yıldır yaşadığı yuvasının yeniden eski haline dönmesini istiyor. Edinilen bilgilere göre yangın, Defne ilçesi Çekmece Mahallesi’ndeki apartmanda meydana geldi. Özlem Berrak ve ailesinin yaşadığı 4. kattaki daire henüz bilinmeyen nedenle alevlere teslim oldu. Yangını fark eden ev sahibi Özlem Berrak durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirildi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Hatay Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri, yangını diğer odalara sıçramadan söndürdü. Asrın felaketinde evi yıkılan Berrak, depremi atlatmaya çalışırken yangınla birlikte ikinci kez felaketi yaşadı. Evlatlarıyla birlikte son anda yangından kaçmayı başaran Berrak ailesi, yuvalarının yeniden eski haline dönmesini istiyor. "Birden alevler yükselince müdahale edemedik" Evlatlarıyla evde oturdukları esnada alevlerin içinde kaldıklarını ifade eden Özlem Berrak, "Çocuklar birlikte yangın esnasında evdeydik. Oğlum yangın var anne dedi. Geldiğimizde kanepeler ve perdeler yanıyordu. Birden alevler yükselince müdahale edemedik. İtfaiye ekiplerine haber ettik. Ekipler de gelip müdahale ettiler. Yangını fark etmedik. Küçük oğlum koku var, yangın çıktı galiba diye söyledi. Geldiğimizde ise alevlerle karşılaştık. Apartman girişine inip yardım istedim, yardım edin diye bağırdım. Komşular da itfaiye ekiplerine haber verdiler. Depremde bu mahallede oturuyorduk. Depremde evimiz yan yattı ve sonrasında yıkıldı. Burada 1 yıldır yaşıyorum. Bu odada büyük oğlum kalıyor. Oğlum içeride değil de mutfaktaydı. Odasına geri döndüğünde odam yanıyor diye bağırmıştı. Çocuğumun odası komple yandı ve biraz da benim odama sıçradı. Evimizin eski haline dönmesini çok istiyorum" ifadelerini kullandı.