GÜNDEM - 14 Mart 2026 Cumartesi 09:20

Başkan Gençay: "Bu yıl 3.kez Türkiye Yelken Şampiyonası’na ev sahipliği yapmak büyük mutluluk"

A
A
A
Başkan Gençay: "Bu yıl 3.kez Türkiye Yelken Şampiyonası’na ev sahipliği yapmak büyük mutluluk"

2025-2026 TYF Yelken Ligi 2. Ayak Formula Kite-Wingfoil Türkiye Şampiyonası, Didim’de gerçekleştirilen final yarışlarının ardından sona erdi. Didim Belediyesi’nin ev sahipliğinde bu yıl farklı kategorilerde üçüncü kez düzenlenen şampiyona organizasyonu, Türkiye’nin dört bir yanından gelen sporcuları Didim’in berrak sularında buluşturdu.


Didim’de gerçekleştirilen yarışlar, sportif rekabetin yanı sıra görsel bir şölen niteliğiyle de izleyenlerden büyük beğeni topladı. Rüzgarın gücünü arkasına alan sporcular, yüksek tempolu yarışlarda teknik becerilerini, stratejik hamlelerini ve fiziksel dayanıklılıklarını ortaya koyarak heyecan dolu anlar yaşattı. Yarışların tamamlanmasının ardından Didim Amfi Tiyatro’da ödül töreni gerçekleştirildi. Törende dereceye giren sporculara ödülleri takdim edilirken, organizasyon toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.


Başkan Gençay: "Ege’nin incisi Didim ulusal organizasyonlarda da öne çıkıyor"


Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, organizasyonla ilgili açıklamasında, "Didim, tarihi mirası, eşsiz doğası, zengin kültürü, tarımı ve turizm potansiyeliyle öne çıkan bir kent. Ulusal ölçekli etkinliklerde kendini göstererek sadece turizm ve tarih açısından değil, spor ve sporcular için de önemli bir merkez olduğunu kanıtlıyor. Türkiye’nin dört bir yanından gelen sporcuları ilçemizde ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. Bu tür organizasyonlar hem sporun gelişmesine katkı sağlıyor hem de Didim’in tanıtımına değer katıyor. Tüm sporcularımızı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum." ifadelerini kullandı.



Başkan Gençay: "Bu yıl 3.kez Türkiye Yelken Şampiyonası’na ev sahipliği yapmak büyük mutluluk"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Vali Yılmaz: "14 Mart Tıp Bayramı’nı yürekten kutluyorum" Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında düzenlenen iftar programında, "Başta doktorlarımız olmak üzere tüm sağlık çalışanlarımızın nasıl olağanüstü bir fedakârlıkla çalıştıklarına her zaman şahit olduk, şahit oluyoruz" dedi. İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında iftar programı düzenlendi. Program, Vali Dr. Erdinç Yılmaz ve eşi Doç. Dr. Şenay Yılmaz’ın katılımıyla gerçekleştirildi. İftarda sağlık çalışanlarıyla bir araya gelen Vali Dr. Erdinç Yılmaz, yaptığı konuşmada sağlık çalışanlarının toplum için üstlendikleri hayati göreve dikkat çekerek 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutladı. "14 Mart Tıp Bayramı’nı yürekten kutluyorum" Sağlık çalışanlarının her şartta büyük bir fedakârlıkla görev yaptığını ifade eden Vali Yılmaz, "Başta doktorlarımız olmak üzere tüm sağlık çalışanlarımızın nasıl olağanüstü bir fedakârlıkla çalıştıklarına her zaman şahit olduk, şahit oluyoruz. Bunu pandemide yaşadık, tarihte yaşadık, afetlerde yaşadık. Hiçbir güçlükten çekinmeden sağlık hizmetine koşan sizlerin 14 Mart Tıp Bayramı’nı yürekten kutluyorum" dedi. Eşinin de hekim olduğunu belirten Vali Yılmaz, Doç. Dr. Şenay Yılmaz’ın da Tıp Bayramı’nı kutlayarak sağlık çalışanlarının insan hayatı için taşıdığı öneme değindi. Konuşmasında, sağlığın hayatın en temel değeri olduğunu vurgulayan Yılmaz, sağlık çalışanlarının insanların acılarını dindiren ve dertlerine derman olan çok kıymetli bir görevi yerine getirdiklerini belirterek tüm sağlık çalışanlarına görevlerinde başarılar ve sağlıklı, huzurlu yıllar diledi. Programın sonunda Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, meslekte 32 yılını tamamlayan Uz. Dr. Yahya Kemal Balipaşa’ya teşekkür paketi takdim etti.
Düzce Düzce tarihinin en büyük yatırımı başladı Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’nün mega projesi ‘Düzce İçme Suyu Altyapı Yenileme Projesi’ kapsamında şehir şebekesi yenileme çalışmaları Aziziye mahallesinde başladı. Toplamda 1250 kilometrelik şehir şebekesinin yenilenmesini kapsayan proje ile Düzce’deki içme sularında yaşanan basınç, kesinti, arıza ve kirlilik sorunu tarihe karışacak. Başkan Faruk Özlü’nün göreve geldiği ilk günden bu yana üzerinde çalıştığı ‘Düzce İçme Suyu Altyapı Yenileme Projesi’ fiilen başladı. Aziziye mahallesinde başlayan çalışmalar kapsamında şehir şebekesinin ana hatlarından biri olacak ve arıtma tesisinden merkeze uzanan bin 200 metreküp kapasiteli borular Beyköy yolu üzerinde döşenmeye başladı. 45 Milyon Euro bütçeli projenin Düzce tarihinin en büyük yatırımlarından biri olduğunu her zaman hatırlatan Başkan Özlü; "Biz şehrimize bir projeksiyon çiziyoruz. Çizdiğimiz projeksiyon planı en kısa 50 yıllık geleceği kapsıyor. Şehrimizin içme suyu şebekesi çok eski yıllarda inşa edilmiş ve iki deprem yaşamış, sel felaketleri ile hasar almış bir yapı. Göreve geldiğim ilk günden itibaren bu sistemi değiştirmek için tüm imkanları seferber ettik. Bu yatırım için kaynak oluşturmamız gerekiyordu, en zor kısmı tamamladık Allah’a şükür. Şimdi sıra 1250 kilometrelik şehir şebekesini yenileme işi kaldı. Bu çalışmayı da 2 ya da 2,5 yıl gibi bir süre içinde bitirme hedefimiz var. Düzce tarihinin en büyük yatırımı olan bu çalışmayı siyasi hayatıma mal olsa dahi yapacağımı söylemiştim, Düzceli hemşehrilerime verdiğimiz sözü tutacağız inşallah" dedi. Regülatörler, arıtma, şebeke değişimi Şehir şebekesi değişim süreci başlarken içme suyu kaynaklarının çeşitlendirilmesi kapasitesinin artırılması için de önemli çalışmalar gerçekleştirildi. Mevcut su kaynağı Uğur Suyu regülatöründe yapılan yenileme ile kapasite artırıldı, hasarlar giderilirken kaynaklara ek olarak Bıçkı Deresi üzerinde yeni bir regülatör inşa edildi, kaynaktan alınan suyun arıtma tesisine ulaştırılması için yeni bir terfi istasyonu da yapıldı. Ayrıca Uğur Suyu ve Bıçkı Deresi’nden arıtma tesisine 5,4 kilometre uzunluğunda çelik isale hattının da yapımı tamamlandı. Günlük 130 bin metreküp arıtma kapasitesine sahip olacak yeni arıtma tesisinin inşası ise sürüyor. SCADA kontrollü dijital altyapı ile su dağıtımı ve arıza yönetimi sunacak arıtma tesisinin bu sene içerisinde tamamlanması ile kapasite 5 kat artırılmış olacak. Toplam yatırım maliyetleri 1 Milyar 768 Milyon TL ve 45 Milyon Euro olan bu dev projeler tamamlandığında Düzce’de içme suyu sorunları tamamen çözülmüş olacak.
Kars Kaymakam Tutal, muhtarlarla iftar programında buluştu Susuz’da görev yapan köy ve mahalle muhtarları için düzenlenen iftar programında birlik ve dayanışma mesajları verildi. Programa Muhammed Emin Tutal katılarak muhtarlarla bir araya geldi. Kars’ın Susuz ilçesinde görev yapan muhtarların yoğun katılım gösterdiği programda, Ramazan ayının manevi atmosferi içerisinde aynı sofrada buluşmanın önemine vurgu yapıldı. Kaymakam Tutal, iftar öncesinde muhtarlarla sohbet ederek mahalle ve köylerde yürütülen çalışmalar hakkında görüş alışverişinde bulundu. İftarın ardından düzenlenen toplantıda ise ilçede kış şartlarında yürütülen çalışmalar ele alındı. Özellikle yoğun kar yağışının etkili olduğu dönemlerde gerçekleştirilen karla mücadele çalışmaları, yol açma faaliyetleri, ulaşımın aksamaması için alınan tedbirler ve vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik yürütülen hizmetler değerlendirildi. Kaymakam Tutal, muhtarların yerel yönetimlerin en önemli paydaşlarından biri olduğunu belirterek, köy ve mahallelerde vatandaşların taleplerinin ilgili kurumlara ulaştırılması noktasında muhtarların büyük bir sorumluluk üstlendiğini ifade etti. Muhtarların sahadaki gözlemlerinin kamu hizmetlerinin daha hızlı ve etkin şekilde yürütülmesine katkı sağladığını dile getiren Tutal, iş birliği içerisinde çalışmaların devam edeceğini söyledi. Program, muhtarların görüş ve önerilerinin dinlenmesinin ardından karşılıklı iyi dileklerin iletilmesiyle sona erdi. Susuz ilçesinde kamu kurumları ile muhtarlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi amacıyla benzer toplantıların ilerleyen dönemlerde de devam edeceği belirtildi.
Ankara Müzik dünyasının geçmişine 20 yıldır topladığı plak ve kasetlerle ışık tutuyor Ankara’da yaklaşık 20 yıldır kaset ve plak dükkânı işleten Harun Han, dijitalleşen dünyaya rağmen iğnenin plağa değdiği o cızırtılı sesi yaşatmaya devam ediyor. Aradığı Neşet Ertaş plağının izini sürerken başladığı yolculukta bir dükkân dolusu anı biriktiren Han, kaset ve plak kültürünün insan var oldukça yaşamaya devam edeceğini söyledi. Ankara’da uzun yıllardır plakçılık yapan Harun Han, teknolojinin hızına rağmen eski plakların ruhunu yaşatmaya çalışan isimlerden biri olarak biliniyor. Dijital platformların müziği hızlı tüketilen bir ürüne dönüştürdüğünü söyleyen Han, her plağın ve kasetin içinde ayrı bir hikaye olduğunu belirtiyor. Plakçılığa başlamasının bir ihtiyaçtan doğduğunu anlatan Han, nostaljiye olan ilginin son yıllarda yeniden arttığına dikkat çekti. Kendisini bir anda müzik sektörü içinde bulduğunu söyleyen Han, "Yaklaşık 20 sene civarı oldu. İlk başlangıcım aslında bir ihtiyaçtan doğdu; Neşet Ertaş’ın bazı kasetlerini aramıştım ama bulamamıştım. Sonra bir baktım ki bu sektörün tam içindeyim. Eskiden ilgi daha farklıydı ama şu an özellikle gençlerde yeniden büyük bir yönelim görüyoruz. Plakların ve makara kayıt dediğimiz sistemlerin ses kalitesi çok yüksektir. Bana bu kültürün bitip bitmeyeceğini sorduklarında hep aynı cevabı veriyorum; insanoğlu ne zaman yok olursa kaset ve plak kültürü de o zaman yok olur. İnsanoğlu var olduğu sürece bu ilgi gün geçtikçe daha da büyüyerek devam edecektir" dedi. "Cem Karaca ile yaşadığım anı bambaşkaydı" Dükkanına her kesimden insanın geldiğini söyleyen Han, zaman zaman ünlü isimlerin de ziyaret ettiğini ifade ederek, "Buraya en garibanından en tepesine kadar herkes gelir. Sagopa Kajmer geldi iki sefer sağ olsun, Selçuk Balcı kardeşim sürekli gelir. Ama Cem Karaca ile yaşadığım o anı bambaşkaydı. 90’lı yıllarda Kızılay’da karşılaştık, fotoğraf çekinmek istedim ama bana ‘Her önüne gelenle hemen fotoğraf çekinemem’ dedi. Ben de sinirlendim, ‘Ben o her önüne gelen kişilerden değilim; 80’lerde ilk haftalığımla senin kasetini aldım’ dedim. Sonra gönlümü aldı, fotoğrafımı imzalayıp bir büfeye bıraktı; o fotoğraf hala burada asılıdır. Hatta daha sonra oğlu Emrah’a da bu anıyı anlattım, onlar da sağ olsunlar gelip giderler" ifadelerini kullandı. "Zor ve yıpratıcı bir meslek" Mesleğin zor ve yıpratıcı olduğunu belirten Han, piyasada çok sayıda sahte ürün bulunduğunu söyleyerek, "Güzel ama çok zor, yıpratıcı bir iş yapıyoruz. Aradığını istediğin gibi bulamıyorsun, piyasada her şeyin sahtesi var. Çoğu genç geliyor, ‘Ben bunu 20 liraya aldım, sen niye 100 lira diyorsun’ diyor. Orijinalin kıymetini anlatmak bazen çok yoruyor bizi. Benim tek isteğim Neşet Ertaş gibi, Mahzuni Şerif gibi, Selda Bağcan gibi bu büyük değerlerimizi kimsenin unutmamasıdır. Herkese sağlıklı, mutlu, huzurlu ve müzikli dünyalar diliyorum. En önemlisi; Neşet gibi, Mahzuni gibi değerlerimizi unutmasınlar" diye konuştu.