POLİTİKA - 01 Mart 2026 Pazar 18:34

Başkan Ömer Günel: "Son kuruşuna kadar hizmet üretmek için kullanıyoruz"

A
A
A
Başkan Ömer Günel: "Son kuruşuna kadar hizmet üretmek için kullanıyoruz"

Kuşadası Belediye Meclisi Mart ayı olağan toplantısı gerçekleştirilirken, toplantıda Kuşadası’nda yapılacak yol yatırımlarıyla ilgili İller Bankası’ndan kredi çekilmesi için meclisten yetki isteyen Başkan Ömer Günel, "Biz aldığımız kredileri son kuruşuna kadar hizmet üretmek için kullanıyoruz. Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nde talep edilen kredilere hayır dememizin nedeni ise hizmete karşı olmamızdan kaynaklanmıyor" dedi.



Kuşadası Belediye Meclisi Mart ayı Olağan Toplantısı Başkan Ömer Günel yönetiminde, Pera Düğün, Organizasyon ve Kültür Merkezi’nde yapıldı. Toplantıda, müdürlüklerden gelen ve komisyonlara havale edilen gündem maddeleri ele alındı. Toplantıda, Başkan Ömer Günel, meclisten Kuşadası’na yapılacak yol yatırımları için İller Bankası’ndan 280 milyon liralık kredi çekilmesi için yetki talep etti. Bunun üzerine AKP Grup sözcüsü Tacettin Özden, Aydın Büyükşehir Belediye meclisinde CHP Grubunun kullanılmak istenen kredilere neden ret oyu verdiğini sordu.



Konuyla ilgili açıklama yapan Kuşadası Belediye Meclisi ve Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi Tümer Apaydın, "CHP Grubu olarak bugüne kadar köy yolları ve asfalt işleri için 250 milyon, yeni dört yol kavşağı için 850 milyon, Şehir hastanesi yol ve kavşağı için 150 milyon, yine sıcak asfalt işleri için 250 milyon, düğün salonu, oyun parkı ve halı sahalar için 500 milyon olmak üzere Aydın Büyükşehir Belediyesi için toplamda 2 milyar liralık kredi kullanılmasına yetki verdik. Ayrıca CHP Grubu olarak İncirliova kanalizasyon ve içme suyu işleri için 1 milyar 302 milyon 110 bin 350 lira, Söke yağmur suyu için 71 milyon lira, Söke Yenidoğan kanalizasyon işleri için de 86 milyon 238 bin 077 lira olmak üzere ASKİ’nin de toplam 1 milyar 459 milyon 348 bin 427 lira kredi kullanmasına izni verdik. Ancak Şubat ayında yapılan mecliste tekrar yüksek miktarda kredi kullanma talebi gelince biz daha önce çekilen kredilerin kullanılıp, kullanılmadığını sorduk. Ancak bununla ilgili bir bilgi alamadık. Eğer kredilerin bittiği cevabını alsaydık zaten istenen yeni rakama yine evet derdik. Onun için kimse hizmete engel oluyorlar algısı oluşturmasın" dedi.



"CHP’ye borçlu bir belediye bırakmak istiyorlar


Başkan Ömer Günel ise, "Biz bugüne kadar çektiğimiz her krediyi son kuruşuna kadar Kuşadası halkına hizmet üretmek için kullandık. Şimdi alacağımız krediyle Kuşadası’nın ihtiyacı olan tüm yolları yapacağız. Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nde kredi çekilmesine hayır dememizin nedeni ise hizmete karşı olmamızdan kaynaklanmıyor. Kaldı ki bugüne kadar Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin İller Bankası’ndan yaklaşık 3 milyar 600 milyon kredi kullanmasına onay vermişiz. Kötü niyetli olsak buna da onay vermezdik. Ancak burada altını çizmek istediğim bir nokta var. Aydın Büyükşehir Belediyesi şu an tarihinde hiç olmadığı kadar borçlanıyor. Ben bu kadar borçlanma talebinin, Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin bir sonraki dönemde kesinlikle iktidarı kaybedeceğini bilip, CHP’ye borçlu bir belediye bırakma niyetinden kaynaklandığını düşünüyorum" diye konuştu.



Amatör spora önemli destek


Kuşadası BelediyeMeclisi Mart ayı Olağan Toplantısı’nda amatör spor kulüplerine de maddi açıdan destek çıktı. Bu kapsamda kentte yaz ve kış dönemlerinde açtığı kurslarla binlerce kişiye spor yaptıran Kuşadası Belediye Spor’a 5 milyon 500 bin lira, Güzelçamlı Spor’a da 200 bin lira nakdi yardım yapılmasına karar verildi. Toplantıda ayrıca Kuşadası’nda faaliyet gösteren kooperatiflere de destek vermek amacıyla ‘Kooperatif Destek ve Proje Geliştirme Merkezi’nin kurulması kararlaştırıldı.



Başkan Ömer Günel: "Son kuruşuna kadar hizmet üretmek için kullanıyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara DEM Parti: "İran halklarının özgürlüğü ve barış kırmızı çizgimizdir" DEM Parti Merkez Yürütme Kurulunca (MYK) İran’a yönelik İsrail ve ABD saldırılarına ilişkin yapılan açıklamada, "İran halklarının özgürlüğü ve barış kırmızı çizgimizdir" ifadelerine yer verildi. DEM Parti MYK tarafından İran’a yönelik İsrail ve ABD saldırılarına ilişkin yazılı bir açıklama yapıldı. Açıklamada, İran’daki mevcut rejimin, demokrasiyle değişmesinin mümkün olduğu belirtilerek, saldırıların muhtemel bölgesel etkilerine karşı tüm taraflara uyarıda bulunuldu. "İran halklarının özgürlüğü ve barış kırmızı çizgimizdir" DEM Parti olarak İran’da da 3’üncü yolun mümkün olduğu savunulan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "İran halklarının özgürlüğü ve barış kırmızı çizgimizdir. Dünden bu yana İran’da yönetim ve komuta kademeleri başta olmak üzere stratejik merkezlerin İsrail ve ABD güçleri tarafından hedef alındığını yakından takip ediyor ve bu saldırıların sonuçlarının olası bölgesel etkileri konusunda tüm tarafları uyarıyoruz. Küresel ve bölgesel güçlerin, İran’da demokrasi ve özgürlüklerden ziyade tarihteki diğer örneklerde olduğu gibi kendileri için tehdit olmaktan çıkacak yeni bir düzen kurma arayışında oldukları açıktır. Devam eden hava saldırıların, İran’daki Kürtlerin, Belucilerin, Hıristiyan, Azeri ve Fars toplulukların yeni bir özgür yaşam beklentilerine denk düşecek bir konjonktüre hizmet etmeyeceğini ortaya koyan örneklere tanığız. DEM Parti olarak İran’da da 3’üncü yolun mümkün ve en ahlaki yaklaşım olduğunu savunuyoruz. İran’daki tüm toplulukların kendi tarihsel tecrübelerinden ve birlikte yaşam deneyimlerinden faydalanarak, kendilerini yönetecek bir model inşa edebileceklerine inanıyor ve İran halklarının toplumsal barışa ve demokrasiye yönelik girişimlerinin arkasında duruyoruz."
Muş Doç. Dr. Bingöl: "Bağımlılıkla mücadele toplumsal seferberliktir" Muş Gençliği Uyuşturucu ile Mücadele Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Zeynep Kantarcı Bingöl, bağımlılıkla mücadelenin toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Bingöl, 1-7 Mart Yeşilay Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, "Her yıl 1-7 Mart tarihleri arasında idrak edilen Yeşilay Haftası, bağımlılıklarla mücadele konusunda toplumsal farkındalığın artırılması adına son derece önemli bir zaman dilimidir. Bu hafta, yalnızca zararlı alışkanlıklara dikkat çekmekten ibaret değil, aynı zamanda sağlıklı birey, güçlü aile ve güvenli toplum anlayışını yeniden hatırlama ve geleceğimizi koruma sorumluluğunu hep birlikte üstlenme çağrısıdır" dedi. Bağımlılığın insanın iradesini zayıflatan, özgürlüğünü elinden alan ve bireyi zamanla hem kendisinden hem de hayattan uzaklaştıran bir süreç olduğuna dikkat çeken Bingöl, "Madde bağımlılığı, alkol ve tütün kullanımı, teknoloji ve dijital bağımlılıklar başta olmak üzere tüm bağımlılık türleri bireyin fiziksel sağlığını, ruhsal dengesini ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyerek, onu adeta görünmez bir esaret altına almaktadır. Bağımlı hale gelen birey yalnızca kendisini değil, ailesini, çevresini ve içinde yaşadığı toplumu da derinden etkilemektedir. Oysa sağlıklı ve nitelikli bir yaşam, insanın en temel hakkıdır. Sporla, sanatla, bilimle, kültürle ve milli-manevi değerlerle desteklenen bir yaşam anlayışı bireyi bağımlılıklardan uzak tutan en güçlü koruyucu kalkandır. Üreten, düşünen, sorumluluk alan ve hedef sahibi bireyler hem kendi geleceklerini hem de toplumun yarınlarını inşa ederler. Gerçek özgürlük, bağımlılıklardan uzak bir hayat sürebilme iradesidir" ifadelerini kullandı. Bağımlılıkla mücadelede en hassas ve öncelikli alanın çocuklar ve gençler olduğunu belirten Bingöl, "Gençlerimizi yalnız bırakmadan, onları anlayarak, dinleyerek ve doğru yönlendirerek korumak zorundayız. Sevgi, ilgi ve rehberlik gören gençler riskli ortamlardan uzak durmakta ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını daha güçlü şekilde benimsemektedir. Bu nedenle eğitim kurumlarına, ailelere, yerel yönetimlere ve sivil toplum kuruluşlarına büyük sorumluluk düşmektedir. Muş ili, genç nüfus potansiyeliyle ülkemizin önemli şehirlerinden biridir. Bu potansiyelin sağlıklı, bilinçli ve üretken bireyler olarak yetişmesi hepimizin ortak sorumluluğudur. Bizler yalnızca akademik bilgi üretmekle kalmayıp, toplumsal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek gençlerimizi bağımlılık risklerinden korumaya yönelik bilimsel, eğitsel ve farkındalık temelli çalışmalar yürütmekteyiz. Üniversitemiz bünyesinde faaliyet gösteren Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi aracılığıyla öğrencilerimize, ailelere ve toplumun farklı kesimlerine yönelik eğitimler, seminerler ve bilinçlendirme faaliyetleri gerçekleştirilmektedir" şeklinde konuştu. Sivil toplumun önemine değinen Bingöl, Muş Gençliği Uyuşturucu ile Mücadele Derneği çatısı altında yürütülen çalışmalarla gençlerin zararlı alışkanlıklardan korunmasının, sağlıklı sosyal alanlara yönlendirilmesinin ve toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirterek, "Çünkü bağımlılıkla mücadele yalnızca kurumların değil, toplumun tüm paydaşlarının birlikte yürütmesi gereken bir seferberliktir. Unutmamalıyız ki güçlü aile, bağımlılığa karşı en etkili koruyucu unsurdur. Çocuklarıyla iletişim kuran, onları dinleyen, değer veren ve rol model olan aileler, sağlıklı nesillerin yetişmesinde belirleyici bir role sahiptir. Aileyi korumak, aslında toplumu ve geleceğimizi korumaktır. Bağımlılıkla mücadele aynı zamanda vatanımıza ve milletimize sahip çıkma meselesidir. Sağlıklı nesiller yetiştirmek, ülkemizin sosyal gücünü artırmak ve geleceğimizi teminat altına almak anlamına gelmektedir. Gençliğini koruyan toplumlar, yarınlarına güvenle yürüyen toplumlar olacaktır" diye konuştu. Bingöl, Yeşilay Haftası vesilesiyle tüm vatandaşları bağımlılıklara karşı bilinçli olmaya ve gençlere daha fazla sahip çıkmaya davet etti.